| |
|
Konu Başlığı |
Yanıtlar |
Konuyu Başlatan |
Okunma |
Son Faaliyet |
| Duyurular |
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Hava Durumu |
- |
Live |
8815 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Nöbetçi Eczaneleri Adres ve Tel |
- |
Live |
8492 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Hoca ve İdari Bilimlerin Telefon Numaraları |
- |
Live |
23292 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Fakülteler İçin Haftalık Yemek Programı - Güncel |
- |
Live |
22605 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Burç Yorumları - 7/24 Sürekli Günceldir... |
- |
Live |
23764 |
--
Son İleti: Live
|
| Önemli Başlıklar |
 |
 |
|
2
|
eяy |
569 |
18.06.2008 - 11:51:08 Son İleti: Live |
 |
 |
|
3
|
Live |
516 |
07.10.2007 - 22:00:46 Son İleti: pirana |
İşte 49 yıllık Lig tarihinin akıllara kazınan "en"leri
Birinci Futbol Ligi'nin 49 yıllık geçmişinde şimdiye dek birçok rekora imza atıldı.
İşte 49 yılın "en" leri...
En çok şampiyon olan takım: Fenerbahçe (17)
En çok lig ikincisi olan takım: Fenerbahçe (15)
En gollü maç: 1991-92 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor (8-4)
En farklı skorlu galibiyet: 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana
Demirspor (10-0)
En farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1992-93 sezonunda Ankaragücü-Galatasaray (0-8)
En çok maç oynayan takımlar: Fenerbahçe ve Galatasaray (1596)
En çok galibiyet alan takım: Galatasaray (898)
En az galibiyet alan takım: Kahramanmaraşspor (4)
En çok yenilen takım: Ankaragücü (539)
En çok berabere kalan takım: Beşiktaş (455)
En çok gol atan takım: Fenerbahçe (2776)
En çok gol yiyen takım: Ankaragücü (1826)
En az gol yiyen takım: Balıkesirspor (39)
En uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç, 1990-91 sezonunun 26. haftasından, 1992-93 sezonunun 13. haftasına kadar)
En çok ''Gol Kralı'' çıkaran takımlar: Galatasaray ve Fenerbahçe(13)
En çok ''Gol Kralı'' olan futbolcu: Metin Oktay (6)
İlk yabancı ''Gol Kralı'': 1983-84 sezonunda Galatasaray'da oynayan Yugoslav Tarık Hosiç (16 Gol)
Toplamda en çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (240)
En uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-79 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika)
En uzun sezon: 1962-63 sezonu (42 maç)
En iyi performans: 1988-89 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet,6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe.
En kötü performans: 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor.
En çok seyircili maç: 2003-04 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki
Galatasaray-Fenerbahçe maçı. (70 bin 125 kişi)
Üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 hafta, 1959-60 sezonunda 10-22. haftalar arası)
En uzun süre deplasmanda maç kazanan takım: 2002-03 sezonunda 9 maçla Galatasaray.
En çok gol atılan sezon: 1987-88 (1032 Gol)
En az gol atılan sezon: 1973-74 (405 Gol)
En çok şampiyonluk gören teknik adam: Ahmet Suat Özyazıcı ve Fatih Terim (4)
Aralıksız en uzun süre görev yapan yabancı teknik adam: İngiliz Gordon Milne (Beşiktaş'ın başında 6.5 sezon)
En çok şampiyonluk gören futbolcu: Galatasaraylı Bülent Korkmaz ve Suat Kaya (8)
Ligi yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-86 sezonunda Galatasaray, 1991-92 sezonunda Beşiktaş.
Yenilgisiz şampiyon olan takım: 1991-92 sezonunda Beşiktaş.
En çok gol yiyen şampiyon: 1997-98 sezonunda 43 golle Galatasaray.
En çok puanla şampiyon olan takım: 1988-89 sezonunda 93 puanla Fenerbahçe.
 |
 |
|
0
|
Live |
570 |
14.08.2007 - 13:07:38 Son İleti: BauLive |
1. hafta (10-12 Ağustos):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Fenerbahçe
Gençlerbirliği-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Galatasaray-Çaykur Rizespor
Trabzonspor-Sivasspor
Denizlispor-Bursaspor
Ankaraspor-Ankaragücü
Kayserispor-Vestel Manisaspor
Beşiktaş-Konyaspor
Gaziantepspor-Kasımpaşa
2. hafta (19 Ağustos):
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Trabzonspor
Konyaspor-Kayserispor
Vestel Manisaspor-Ankaraspor
Ankaragücü-Denizlispor
Çaykur Rizespor-Gençlerbirliği
Sivasspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Fenerbahçe-Gaziantepspor
Bursaspor-Galatasaray
Kasımpaşa-Beşiktaş
3. hafta (26 Ağustos):
Gaziantepspor-Beşiktaş
Trabzonspor-Çaykur Rizespor
Denizlispor-Vestel Manisaspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Gençlerbirliği-Bursaspor
Galatasaray-Ankaragücü
Kayserispor-Kasımpaşa
Fenerbahçe-Sivasspor
Ankaraspor-Konyaspor
4. hafta (2 Eylül):
Ankaragücü-Gençlerbirliği
Çaykur Rizespor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Beşiktaş-Kayserispor
Vestel Manisaspor-Galatasaray
Bursaspor-Trabzonspor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Fenerbahçe
Sivasspor-Gaziantepspor
Konyaspor-Denizlispor
Kasımpaşa-Ankaraspor
5. hafta (16 Eylül):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Bursaspor
Sivasspor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Fenerbahçe-Çaykur Rizespor
Gaziantepspor-Kayserispor
Trabzonspor-Ankaragücü
Gençlerbirliği-Vestel Manisaspor
Galatasaray-Konyaspor
Denizlispor-Kasımpaşa
Ankaraspor-Beşiktaş
6. hafta (23 Eylül):
Çaykur Rizespor-Sivasspor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Gaziantepspor
Kasımpaşa-Galatasaray
Vestel Manisaspor-Trabzonspor
Ankaragücü-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Bursaspor-Fenerbahçe
Kayserispor-Ankaraspor
Beşiktaş-Denizlispor
Konyaspor-Gençlerbirliği
7. hafta (30 Eylül):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Vestel Manisaspor
Galatasaray-Beşiktaş
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Çaykur Rizespor
Trabzonspor-Konyaspor
Gençlerbirliği-Kasımpaşa
Denizlispor-Kayserispor
Sivasspor-Bursaspor
Fenerbahçe-Ankaragücü
Gaziantepspor-Ankaraspor
8. hafta (7 Ekim):
Kasımpaşa-Trabzonspor
Ankaragücü-Sivasspor
Beşiktaş-Gençlerbirliği
Vestel Manisaspor-Fenerbahçe
Bursaspor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Çaykur Rizespor-Gaziantepspor
Ankaraspor-Denizlispor
Kayserispor-Galatasaray
Konyaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
9. hafta (21 Ekim):
Gençlerbirliği-Kayserispor
Çaykur Rizespor-Bursaspor
Fenerbahçe-Konyaspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Kasımpaşa
Trabzonspor-Beşiktaş
Galatasaray-Ankaraspor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Ankaragücü
Sivasspor-Vestel Manisaspor
Gaziantepspor-Denizlispor
10. hafta (28 Ekim):
Kayserispor-Trabzonspor
Konyaspor-Sivasspor
Kasımpaşa-Fenerbahçe
Vestel Manisaspor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Ankaragücü-Çaykur Rizespor
Bursaspor-Gaziantepspor
Denizlispor-Galatasaray
Ankaraspor-Gençlerbirliği
Beşiktaş-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
11. hafta (4 Kasım):
Çaykur Rizespor-Vestel Manisaspor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Konyaspor
Gaziantepspor-Galatasaray
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Kayserispor
Trabzonspor-Ankaraspor
Gençlerbirliği-Denizlispor
Bursaspor-Ankaragücü
Sivasspor-Kasımpaşa
Fenerbahçe-Beşiktaş
12. hafta (11 Kasım):
Denizlispor-Trabzonspor
Kayserispor-Fenerbahçe
Konyaspor-Çaykur Rizespor
Kasımpaşa-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Vestel Manisaspor-Bursaspor
Ankaragücü-Gaziantepspor
Galatasaray-Gençlerbirliği
Ankaraspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Beşiktaş-Sivasspor
13. hafta (25 Kasım):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Denizlispor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Beşiktaş
Sivasspor-Kayserispor
Trabzonspor-Galatasaray
Ankaragücü-Vestel Manisaspor
Bursaspor-Konyaspor
Çaykur Rizespor-Kasımpaşa
Fenerbahçe-Ankaraspor
Gaziantepspor-Gençlerbirliği
14. hafta (2 Aralık):
Gençlerbirliği-Trabzonspor
Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Konyaspor-Ankaragücü
Kasımpaşa-Bursaspor
Vestel Manisaspor-Gaziantepspor
Denizlispor-Fenerbahçe
Ankaraspor-Sivasspor
Kayserispor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Beşiktaş-Çaykur Rizespor
15. hafta (9 Aralık):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gençlerbirliği
Bursaspor-Beşiktaş
Sivasspor-Denizlispor
Trabzonspor-Gaziantepspor
Ankaragücü-Kasımpaşa
Çaykur Rizespor-Kayserispor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Ankaraspor
Fenerbahçe-Galatasaray
Konyaspor-Vestel Manisaspor
16. hafta (16 Aralık):
Galatasaray-Sivasspor
Kayserispor-Bursaspor
Gaziantepspor-Konyaspor
Kasımpaşa-Vestel Manisaspor
Trabzonspor-İstanbul Büyükşehir Blediyespor
Gençlerbirliği-Fenerbahçe
Denizlispor-Gençlerbirliği Oftaş Spor
Ankaraspor-Çaykur Rizespor
Beşiktaş-Ankaragücü
17. hafta (23 Aralık):
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gaziantepspor
Çaykur Rizespor-Denizlispor
Fenerbahçe-Trabzonspor
Vestel Manisaspor-Beşiktaş
Ankaragücü-Kayserispor
Bursaspor-Ankaraspor
Gençlerbirliği Oftaş Spor-Galatasaray
Sivasspor-Gençlerbirliği
Konyaspor-Kasımpaşa
 |
 |
|
2
|
Live |
219 |
21.02.2007 - 11:19:50 Son İleti: XXL |
-LİGİN REKORLARI VE ''İLK''LERİ-
Lig tarihinde ilk resmi golü İzmirsporlu Özcan Altuğ attı.
İzmirspor'un 21 Şubat 1959 tarihinde Beykoz'u 2-1 yendiği maçın 11. dakikasında meşin yuvarlağı rakip filelere gönderen Özcan, böylece lig tarihine de geçmiş oldu.
Lig tarihindeki ilk golü ise bu maçta Beykoz'un kalesini koruyan Sıtkı yedi.
Ayrıca bu maçta ilk gol kararını veren hakem de Osman Yeşeren olarak kayıtlara geçti.
-ŞENOL GÜNEŞ'İN ''GOL ORUCU''- Birinci Futbol Ligi tarihinde en uzun süre gol yememe rekoru Trabzonsporlu Şenol Güneş'e ait bulunuyor.
Bu sezon bordo-mavili takımın başında teknik adam olarak görev yapacak Şenol Güneş, 1978-79 sezonunda bin 112 dakika süreyle kalesinde gol görmeyerek, ulaşılması zor bir rekora imza attı. Güneş, üst üste 12 maç kalesini gole kapattı.
-BEŞİKTAŞ 48 MAÇ YENİLMEDİ-
Beşiktaş, lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip olarak tarihe damgasını vurdu.
Siyah-beyazlılar, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Ankara'da Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı. ''Kara Kartallar'' tam 48 hafta sonra, 1992-93 sezonunun 13. haftasında Galatasaray'a 3-1 yenilerek, muhteşem seriye son vermek zorunda kaldı.
-DATCU KALEYİ KAPATTI-
Birinci Futbol Ligi tarihinde bir sezonu en az golle kapatan takım Fenerbahçe, kaleci ise Ilie Datcu oldu.
Sarı-lacivertliler, 1969-70 sezonunda 30 maçta kalesinde yalnızca 6 gol görürken, maç başına 0.2 gol yiyen Rumen Datcu da muhteşem bir performans göstererek, Türk futbol tarihine ismini yazdırdı.
[color=red]
BEŞİKTAŞ'TAN MUHTEŞEM SERİ-
Birinci Futbol Ligi'nde bir sezonda üst üste en çok maç kazanma rekoru da Beşiktaş'a ait bulunuyor.
Siyah-beyazlılar, 1959-60 sezonunda 10. ile 22. haftalar arasında üst üste 13 maç kazanırken, bu rekora şimdiye kadar ulaşan takım çıkmadı.
[color=red]
TANJU ÇOLAK'IN REKORLARI-

Türk futbolunun en golcü isimlerinden Tanju Çolak, Birinci Futbol Ligi'nde 3 ayrı rekorun sahibi bulunuyor.
Lig tarihinin 240 golle en golcü oyuncusu unvanını yıllardır elinde bulunduran golcü futbolcu, 1987-88 sezonunda attığı 39 golle, bir sezonda ligin en fazla gol atan oyuncusu unvanının da sahibi.
Tanju ayrıca, bir maçta attığı 6 golle de bir maçta en fazla gol atan futbolcu oldu. Tanju Çolak, 1992-93 sezonunda Fenerbahçe'nin İstanbul'da Karşıyaka'yı 7-1 yendiği maçta sarı-lacivertli formayla 6 kez fileleri sarsarken, ayrı bir rekora daha imza attı.
LİGDEN DÜŞMEYENLER-
Birinci Futbol Ligi'nin kuruluşundan bu yana küme düşmeyen sadece 4 takım bulunuyor.
Türk futboluna damga vuran Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, ligden düşmeyen takımlar olarak tarihteki yerini aldı.
-EN ÇOK DÜŞEN TAKIM- Birinci Futbol Ligi'nde en çok düşen takım unvanı Karşıyaka'ya ait bulunuyor.
İzmir'in yeşil-kırmızılı ekibi, 48. sezona giren Birinci Lig'e 16 kez katılırken, tam 6 kez İkinci Lig'e düştü.
Karşıyaka'yı 5'er kez ligden düşen Adana Demirspor, Samsunspor, Mersin İdmanyurdu ve Göztepe izliyor.
Bu arada Samsunspor, 6 kez Birinci Lig'e yükselerek, ayrı bir rekora da imza attı.
-''4 BÜYÜKLER''İN İLK YENİLGİLERİ-
Birinci Futbol Ligi'nde Fenerbahçe, ilk yenilgisini Galatasaray'dan, Galatasaray ise Ankara Demirspor'dan aldı.
Ayrıca Beşiktaş, Beykoz'a, Trabzonspor da Fenerbahçe'ye karşı ilk yenilgiyi tattı.
GALATASARAY'IN DEPLASMAN REKORU-
Galatasaray, Birinci Lig tarihinde deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takım unvanının sahibi bulunuyor.
Sarı-kırmızılılar, 25 Ocak 1998'de Bursa'da Bursaspor'a 3-2 yenildiği maçın ardından üstü üste 40 deplasman maçında yenilmedi.
1999-2000 sezonunun 33. haftasında İzmir'de Altay'a 1-0 yenilen Galatasaray, 2,5 yıl sonra deplasmanda yitirerek, ayrı bir rekor kırdı.
-GALATASARAY'IN 25 MAÇLIK SERİSİ-
Galatasaray, lig tarihinde kendi evinde üst üste en çok kazanan takım unvanının da sahibi durumda.
2000-2001 sezonunun 32. haftasında, 13 Mayıs 2001'de Ali Sami Yen Stadı'nda Ankaragücü'ne 2-1 yenilmesinin ardından, 34. haftada Trabzonspor galibiyeti ile seriye başlayan ''Cim Bom'', şampiyon kapattığı 2001-2002 sezonunda kendi evindeki tüm maçları kazandı. Galatasaray, 2002-2003 sezonun 16. haftasında kendi evinde Beşiktaş'a İbrahim Üzülmez'in golüyle 1-0 yenilerek, 25 maçlık galibiyet serisine son verdi.
Beşiktaş ayrıca, bir önceki sezon da Fenerbahçe'ye ait bulunan 24 maçlık iç saha galibiyet serisine yine deplasmanda 2-1 kazanarak son vermişti.
-BEŞİKTAŞ'TAN TARİHİ FARK-
Birinci Futbol Ligi'nin 47 yıllık geçmişinde en farklı skorlu galibiyeti Beşiktaş elde etti.
Siyah-beyazlılar, 1989-90 sezonun 6. haftasında İstanbul'da Adana Demirspor'u 10-0 yenerek tarihe geçti.
Beşiktaş'ın gollerini atan Ali Gültekin (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3), siyah-beyazlıların uzun süre dillerinden düşürmediği besteye konu olmuştu. -EN ÇOK GOL ATILAN MAÇ-
Birinci Futbol Ligi tarihinde şimdiye dek bir maçta en çok 12 gol atıldı.
Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında 1991-92 sezonunun son haftasında Kadıköy'de yapılan maçı sarı-lacivertliler 8-4 kazanırken, filelere giden toplam 12 gol, bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.
LİGİ YENİLGİSİZ TAMAMLAYANLAR
Birinci Futbol Ligi'ni şimdiye kadar 2 takım yenilgisiz kapatabildi.
Galatasaray, 1985-86 sezonunda 36 maçta yenilgi yüzü görmemesine karşın ligi şampiyon Beşiktaş'ın ardından 2. sırada tamamladı.
Beşiktaş ise 1991-92 sezonunda 30 maçta yenilgi almadan şampiyonluğa ulaşmayı bildi.
PUANI SİLİNEN TEK TAKIM MERSİN İDMANYURDU
Lig tarihinde puanı silinen tek takım Mersin İdmanyurdu olarak kayıtlara geçti.
1980-81 sezonunda Beşiktaş ile oynadığı maçta sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu, federasyon tarafından hükmen yenik sayılırken, ayrıca 2 puanı silindi.
-FENERBAHÇE'DEN GOL REKORU-
Lig tarihinde bir sezonda atılan toplam gol sayısı bakımından gol rekoru ise Fenerbahçe'ye ait bulunuyor.
Sarı-lacivertliler, 1988-89 sezonunda 36 maçta rakip filelere toplam 103 gol attı.
Öte yandan Galatasaray, 1962-63 sezonunda 2 aşamalı olarak gerçekleştirilen ligde, 42 maçta toplam 105 gol kaydetti.
1 MAÇTA 5 KIRMIZI KART-
Lig tarihinde 1 maçta 5 oyuncusu birden kırmızı kart görerek hükmen yenik sayılan tek takım Beşiktaş oldu.
2003-2004 sezonunun 18. haftasında, 25 Ocak 2004'te BJK İnönü Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Samsunspor maçında siyah-beyazlı oyunculardan Carlos Antonio Zago, İbrahim Üzülmez, Ahmet Yıldırım, Daniel Gabriel Pancu ve İlhan Mansız, maçın hakemi Cem Papila tarafından kırmızı kartla oyundan atıldı. Hakem Papila, skor 4-1 Samsunspor lehineyken, 85. dakikada gösterdiği son kırmızı kartın ardından kurallar gereği maçı bitirirken, Futbol Federasyonu, skoru hükmen 4-0 olarak tescil etti.
Ayrıca, 2001-2002 sezonunda Fenerbahçe'nin 1-0 kazandığı Galatasaray maçında sarı-kırmızılı takımdan Emre Aşık, Batista, Hasan Şaş ve Bülent Korkmaz, aynı sezonda Antalyaspor'un 4-2 kazandığı Trabzonspor maçında ise bordo-mavili ekipten Metin, Macit, Hasan ve Gökhan, kırmızı kartla oyun dışı kaldı ve takımları maçı 7'şer kişi tamamladı.
''HAT-TRICK'' YAPANLARLigde şimdiye kadar bir sezonda 3 büyük kupayı da kazanan 3 takım bulunuyor.
1967-68 sezonunda Fenerbahçe, 1976-77 sezonunda Trabzonspor, 1992-93 sezonunda da Galatasaray, lig, Türkiye Kupası ve son yıllarda düzenlenmeyen Cumhurbaşkanlığı kupalarını müzelerine lale*ürme başarısını gösterdi.
-FENERBAHÇE'NİN UNUTKANLIĞI-
Fenerbahçe, şampiyonluğa ulaştığı 2000-2001 sezonunun 5. haftasında, 16 Eylül 2000'de tarihi bir hata yaptı ve yönetmeliklere aykırı olarak 6 yabancı oyuncuyu aynı anda sahaya sürdü. Fenerbahçe'nin, BJK İnönü Stadı'nda ezeli rakibi Beşiktaş'a sahada 3-0 yenildiği maçın sonucu federasyon kararıyla hükmen 3-0 tescil edildi.
Aynı anda 5 yabancı oyuncunun sahada bulunabildiği söz konusu sezonda sarı-lacivertli takımda, 64. dakikada Baliç'in yerine Rapaiç'in oyuna girmesiyle, sahaya 6 yabancı futbolcu bulunmuş oldu. Bu durumda, Futbol Federasyonu'nun ''5 artı 1'' kuralını ihlal eden sarı-lacivertliler, federasyon kararıyla 3-0 hükmen mağlup ilan edildi. Fenerbahçe'de, Beşiktaş karşısında 64. dakikadan itibaren sahada Lazetiç, Andersson, Revivo, Moshoeu, Zoran Mirkoviç ve Rapaiç ile yer aldı.
SERGEN YALÇIN'IN REKORU-
Türk futbolunun yıldız isimlerinden Sergen Yalçın, şampiyonluk yaşayan 4 büyük takımda birden oynayan tek futbolcu olarak tarihe geçti.
Deneyimli oyuncu Beşiktaş'ın yanı sıra, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da da belirli sürelerde forma giyerek, bu 4 kulüpte de oynayan tek futbolcu unvanını aldı.
-KURAL HATASI-
47 yıllık lig tarihinde şimdiye dek kural hatasından dolayı 2 maç tekrar edildi.
2003-2004 sezonunda, 8 Kasım 2003 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapılan ve 1-1 sonuçlanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor maçında hakem Ali Aydın, 86. dakikada 2. sarı kartı gösterdiği Çaykur Rizesporlu futbolcu Gustavo Victoria'ya kırmızı kart göstermediğinden dolayı oluşan kural hatası nedeniyle karşılaşmanın tekrarına karar verildi. 18 Ocak 2004'te yapılan tekrar maçını Fenerbahçe 4-1 kazandı.
2004-2005 sezonunun 19. haftasında ise, 6 Şubat 2004 tarihinde BJK İnönü Stadı'nda yapılan Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında bu kez hakem Kuddusi Müftüoğlu kural hatası yaptı.
Müftüoğlu, 1-1 biten maçta, Gençlerbirliği'nin serbest vuruştan attığı gol sırasında, önce oyunu başlatmak için ilk düdüğü, daha sonra Beşiktaşlı Tayfur Havutçu'nun barajı ihlal ettiği gerekçesiyle ikinci düdüğü çaldı. Pozisyonun devamında top kaleye gidince üçüncü bir düdük daha çalan Müftüoğlu, kural hatasına neden oldu. 9 Mart'ta tekrarlanan maç 0-0 bitti.
-SEYİRCİ REKORU-
Lig tarihinde seyirci rekorunun kırıldığı maç, 2003-2004 sezonunda, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında 21 Eylül 2003 tarihinde İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki 2-2 sonuçlanan karşılaşma oldu.
Karşılaşmayı 70 bin 125 biletli seyircinin izlediği duyurulurken, eski rekor 62 bin 600 biletli seyirci ile aynı sezon, yine aynı statta oynanan Galatasaray-Diyarbakırspor karşılaşmasında kırılmıştı.
-LİGİN ''EN''LERİ- ,
[B
]47 sezon baz alınarak yapılan değerlendirmede, lig tarihinde, bir sezonda ve bir maçta ortaya çıkan ''en''ler şöyle:
[/B]
-LİG TARİHİNDE-Lig tarihinde en çok şampiyon olan takım: Fenerbahçe (16) ve GALATASARAY

Lig tarihinde en gollü maç: 1991-92 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor: (8-4)
Lig tarihinde en farklı skorlu galibiyet: 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor: (10-0)
Lig tarihinde en farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1959-60 sezonunda Hacettepe-Beşiktaş (1-9), 1992-93 sezonunda Ankaragücü-Galatasaray (0-8)
Lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç)
Lig tarihinde en çok ''Gol Kralı''ı çıkaran takım: Galatasaray (13)
Lig tarihinde en çok ''Gol Kralı'' olan futbolcu: Metin Oktay (6)
Lig tarihinde ilk yabancı ''Gol Kralı'': 1983-84 sezonunda Galatasaray'da oynayan Yugoslav Tarık Hosiç (16 Gol)
Lig tarihinde toplamda en çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (240)
Lig tarihinde en uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-79 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika)
Lig tarihinin en uzun sezonu: 1962-63 sezonu (42 maç)
Lig tarihinin en iyi performansı: 1988-89 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe.
Lig tarihinde en kötü performans: 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor.
Lig tarihinde en çok seyircili maç: 2003-2004 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Galatasaray-Fenerbahçe maçı. (70 bin 125 kişi)
Lig tarihinde en çok gol atılan hafta: 1995-96 sezonunda 8., 1997-98 sezonunda 30. haftalar (43 gol)
Lig tarihinde en az gol atılan hafta: 1981-82 sezonu 29. hafta (4 Gol)
Lig tarihinde üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 hafta, 1959-60 sezonunda 10-22. haftalar arası)
Lig tarihinde en uzun süre yenilen takım: 1996-97 sezonunda Zeytinburnuspor (10 maç, 25-34. haftalar arası)
Lig tarihinde en uzun süre deplasmanda maç kazanan takım: 2002-03 sezonunda 9 maçla Galatasaray.
Lig tarihinde en çok takımı yer alan il: İstanbul (15)
Lig tarihinde en uzun süre kazanamayan takım: Adanaspor (27 hafta, 2000-2001 sezonunda 8-34. haftalar arası)
Lig tarihinde en çok gol atılan sezon: 1987-88 (1032 Gol)
Lig tarihinde en az gol atılan sezon: 1973-74 (405 Gol)
Lig tarihinde gol ortalaması en yüksek sezon: 2000-2001 (Maç başına 3.32 gol)
Lig tarihinde gol ortalaması en düşük sezon: 1973-74 (Maç başına 1.69 gol)
Lig tarihinde en çok şampiyonluk gören teknik adam: Ahmet Suat Özyazıcı ve Fatih Terim (4)
Lig tarihinde en uzun süre çalışan yabancı teknik direktör: Gordon Milne (Beşiktaş'ta 6.5 sezon)
Lig tarihinde deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takım: Galatasaray (40 maç)
Lig tarihinde en çok şampiyonluk gören futbolcu: Galatasaraylı Bülent Korkmaz (8)
Ligi yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-86 sezonunda Galatasaray, 1991-92 sezonunda Beşiktaş.
Lig tarihinde yenilgisiz şampiyon olan takım: 1991-92 sezonunda Beşiktaş.
Lig tarihinde en çok yenilen şampiyon: 1980-81 sezonunda 7 yenilgiyle Trabzonspor.
Lig tarihinde en çok gol yiyen şampiyon: 1997-98 sezonunda 43 golle Galatasaray.
Lig tarihinde en az gol yiyen şampiyon: 1969-70 sezonunda Fenerbahçe (6)
Lig tarihinde puanı silinen ilk takım: 1981'de Beşiktaş karşısında sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu.
Lig tarihinde en gollü beraberlikler: 1967-68 sezonunda Beşiktaş-Galatasaray, 1982-83 sezonunda Fenerbahçe-Galatasaray, 1995-96 sezonunda Samsunspor-İstanbulspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor-Kocaelispor, 2001-2002 sezonunda Gençlerbirliği-Diyarbakırspor, Kocaelispor-Ankaragücü (4-4)
Lig tarihinde en nötr sonucu alan takım: 1969-70 sezonunda 30 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alan, 26 gol atıp, aynı sayıda gol yiyen Beşiktaş.
BİR SEZONDA-
Bir sezonda en çok galip gelen takımlar: 1959-60 sezonunda Beşiktaş, 1988-89 sezonunda Fenerbahçe (29)
Bir sezonda en az galip gelen takımlar: 1981-82 sezonunda Diyarbakırspor, 1992-93 sezonunda Konyaspor, 1996-97 sezonunda Zeytinburnuspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor (2)
Bir sezonda en çok gol atan takım: 1962-63 sezonunda 2 aşamalı ligde 42 maçta 105 gol atan Galatasaray ile 1988-89 sezonunda 36 maçta 103 gol atan Fenerbahçe
Bir sezonda en az gol atan takımlar: 1971-72 sezonunda Samsunspor, 1972-73 sezonunda Beşiktaş (14)
Bir sezonda en az gol yiyen takım: 1969-70 sezonunda 30 maçta 6 gol yiyen Fenerbahçe.
Bir sezonda en çok gol yiyen takım: 2000-2001 sezonunda 34 maçta 91 gol yiyen Adanaspor.
Bir sezonda en az berabere kalan takımlar: 1995-96 sezonunda Eskişehirspor, 1991-92 ve 2004-05 sezonlarında Fenerbahçe (2)
Bir sezonda en çok berabere kalan takım: 1982-83 sezonunda Ankaragücü (18)
Bir sezonda en iyi averaja sahip takım: 1988-89 sezonunda artı 76 ile Fenerbahçe.
Bir sezonda en kötü averaja sahip takım: 1996-97 sezonunda eksi 60 ile Zeytinburnuspor.
Bir sezonda en çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (1987-88 sezonunda 39 gol)
Bir sezonda en az golle ''Gol Kralı'' olan futbolcu: 1959 sezonunda Metin Oktay (11 Gol)
Bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcu: Şota Arveladze (Trabzonspor'da 1995-96 sezonunda 25 gol). Ayrıca, Türk vatandaşı statüsünde oynayan Boşnak asıllı Elvir Boliç, 1994-95 sezonunda Gaziantepspor'da 26 gol attı.
Bir sezonda kendi evindeki bütün maçları kazanan takımlar: 2000-2001 sezonunda Fenerbahçe, 2001-2002 sezonunda Galatasaray (17)
Bir sezonda en az gol atarak şampiyon olan takım: Trabzonspor (1979-80 sezonunda 25 golle)
Bir sezonda ''4 Büyükler''i yenen takımlar: 1987-88 sezonunda Malatyaspor, 2001-2002 sezonunda Ankaragücü.
Bir sezonda 4 derbi maçı da da, üstelik hiç gol yemeden kazanan takım: 2002-2003 sezonunda Beşiktaş.
Bir sezonda en fazla puan farkıyla şampiyon olan takım: 1987-88 sezonunda 2. sıradaki Beşiktaş'a 12 puan fark atan Galatasaray.
-BİR MAÇTA-
[/B]Bir maçta en çok gol atan futbolcu: 1992-93 sezonunda Fenerbahçe-Karşıyaka (7-1) maçında 6 gol atan Tanju Çolak.
Bir maçta en çok penaltı atan takım: 1986-87 sezonunda Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında Fenerbahçe (4)
Bir maçta en çok penaltı atan futbolcu: 1986-87 sezonunda Fenerbahçeli Zafer Tüzün, Eskişehirspor'a karşı 4 atışı da gole çevirdi.
Bir maçta en fazla kırmızı kart gören takım: 2003-2004 sezonunda Beşiktaş-Samsunspor maçında 5 kırmızı kartla Beşiktaş.
EN ÇOK GOL 1987-88, EN AZ GOL 1973-74'TE ATILDI-
47 sezonda en fazla gol 1987-88, en az gol ise 1973-74 sezonlarında atıldı.
Ligde 3 puan sisteminin başlangıcı olan 1987-88 sezonunda yapılan 380 maçta, toplam 1032 gol atıldı. Bu rakam lig tarihine, en çok gol atılan sezon olarak geçti.
Birinci Lig'de şimdiye dek en az gol ise 1973-74 sezonunda atıldı. Takımlar 240 maçta fileleri toplam 405 kez havalandırırken, sporseverler sezon boyunca lig tarihinin en az golünü izledi.
-GOL ORTALAMASI EN YÜKSEK VE EN DÜŞÜK SEZONLAR-
Ligde gol ortalaması en yüksek sezon ise 2000-2001 oldu. 306 maçta toplam 1017 gol atılırken, maç başına düşen 3.32 ortalama, lig tarihine ''en bereketli sezon'' olarak geçti.
En az gol ortalamasının gerçekleştiği sezon ise 1969-70 oldu. 240 maçta toplam 419 gol atılırken, maç başına düşen ortalama gol sayısı 1.74'te kaldı.
-1000 GOL BARAJI 2 KEZ GEÇİLDİ- Birinci Futbol Ligi'nde bir sezonda 1000 gol barajı şimdiye dek 2 kez geçildi.
Ligde 2000-2001 sezonunda atılan toplam 1017 golün yanı sıra, 1987-88 sezonunda da fileler toplam 1032 kez havalanmıştı.
3 PUAN SİSTEMİ, GOL PATLAMASI YAPTI-
Birinci Futbol Ligi'nde 3 puan sistemine geçilmesiyle birlikte, atılan gol sayısında da gözle görülür bir artış meydana geldi.
Ligde gol ortalaması, 3 puan sistemine geçildikten sonra 2.67'nin altına düşmedi. Oysa 3 puan sisteminden önce bu rakama yalnızca 1 kez (1962-63 sezonunda 2.66) ulaşılabilmişti.
-EN FARKLI SKORLU GALİBİYETLER-
Ligde şimdiye kadar en farklı skorlu galibiyeti Beşiktaş elde etti. Siyah-beyazlılar, 47 sezonu geride kalan ligde, 1989-1990 sezonunda İstanbul'da Adana Demirspor'u 10-0 yenerek, tarihi galibiyete imza attı.
Beşiktaş'ın tarihe geçen en farklı skorlu galibiyetiyle birlikte, Birinci Futbol Ligi'nde şimdiye dek 8 ve daha farklı skorlu sonuçlanan toplam 9 maç yapıldı.
Bu galibiyetlerden 2'şer tanesinde Beşiktaş ve Galatasaray, diğerlerinde ise Göztepe, Sarıyer, Ankaragücü, Konyaspor ve Bursaspor'un adları bulunuyor.
Öte yandan, ligde son 8 sezonda yapılan maçların hiçbirinde takımlar birbirlerine 8 ve daha farklı skorlu üstünlük kuramadı.
TARİHE GEÇEN MAÇ-
Birinci Futbol Ligi tarihinde şimdiye kadarki en farklı skorlu maç, 15 Ekim 1989 Pazar günü İstanbul'da yapıldı.
Ali Sami Yen Stadı'nda, 1989-1990 sezonunun 6. hafta maçında Beşiktaş, Gordon Milne yönetiminde, yabancı oyuncularından yoksun olarak çıktığı karşılaşmada, tarihsel bir zafere ulaştı.
Siyah-beyazlıların gollerini, bu maç sonrası Beşiktaş taraftarının adlarına beste yaptıkları Ali Gültiken (4), Feyyaz Uçar (3) ve Metin Tekin (3) attı.
Beşiktaş ile Adana Demirspor arasında yapılan maçın tablosu şöyle:
Hakemler: Engin Kurt, Atilla Olkun, Yolcu Yılmaz
Beşiktaş: Engin İpekoğlu (Dk. 64 Metin Akçevre), Recep Çetin, Gökhan Keskin, Ulvi Güveneroğlu, Kadir Akbulut, Rıza Çalımbay, Şenol Fidan, Zeki Önatlı, Feyyaz Uçar, Metin Tekin, Ali Gültiken
Adana Demirspor: Fatih (Dk. 46 Haluk), Mehmet, Ümit, Muammer, Cengizhan, Sedat (Dk. 46 Çetin), Murat, B.İbrahim, Erol, İsmail, K.İbrahim
Goller: Dk. 2, 57, 61 ve 82 Ali, Dk. 12, 65 ve 85 Feyyaz, Dk. 24, 43 ve 76 Metin Tekin
Seyirci: 15 bin 227
Hasılat: 207 milyon 740 bin lira
-BEŞİKTAŞ VE GALATASARAY 2'ŞER KEZ-
Birinci Futbol Ligi'nde şampiyonlukta iddialı 4 büyük takımdan Beşiktaş ve Galatasaray, daha önce 8 ve daha fazla farklı skorlu galibiyete 2'şer kez imza attı.
Siyah-beyazlılar, tarihe geçen 1989-1990 sezonundaki 10-0'lık Adana Demirspor galibiyetinin yanısıra, 1959'da düzenlenen ilk sezonda da Hacettepe'yi deplasmanda 9-1 yenme başarısını gösterdi.
Galatasaray ise, 1959-1960 sezonunda İstanbul'da Altınordu'yu 8-0, 1992-1993 sezonunda da deplasmanda Ankaragücü'nü aynı skorla 8-0 yendi.FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR, 8 FARKA ULAŞAMADI-
Fenerbahçe ve Trabzonspor ise, Birinci Futbol Ligi'nde şimdiye dek 8 farklı galibiyet elde edemedi.
Fenerbahçe, ligdeki en farklı skorlu galibiyetlerini 1984-1985 ve 1996-1997 sezonlarında Denizlispor'u, 1997-98 sezonunda Şekerspor, 2004-2005 sezonunda da Kayserispor'u aynı skorla 7-0, 1993-1994 sezonunda Samsunspor'u, 1994-1995 sezonunda da Kayserispor'u aynı sonuçla 8-1 yenerek aldı.
Trabzonspor ise 1994-1995 sezonunda Adana Demirspor'u 7-0 yenerek, şimdiye kadarki en farklı skorlu galibiyetini tattı.
ANKARAGÜCÜ'NÜN İLGİNÇ REKORU-
Ankaragücü, Birinci Futbol Ligi'nde 8 farklı sonuçlanan maçlardan 3'üne imza atarken, aynı zamanda ilginç bir rekorun da sahibi bulunuyor.
Başkentin sarı-lacivertli ekibi, aynı sezonda 8 farklı sonuçlarla hem galibiyet, hem de yenilgi alan tek takım olarak da Türk futbol tarihine geçti.
Ankaragücü, 1992-1993 sezonunda kendi evinde Konyaspor'u 8-0 yenerken, sezonun son maçında, yine kendi evinde bu kez şampiyonluk için gol averajının çok önemli olduğu bir maçta Galatasaray'a 8-0 yenildi.
Başkent temsilcisi ayrıca, 1995-1996 sezonunda deplasmanda Bursaspor'a 8-0 yitirerek, tarihindeki en farklı skorlu yenilgilerine bir yenisini ekledi.
EN GOLLÜ MAÇLAR-
Ligde bir maçta en fazla 12 gol atıldı. Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında 1991-1992 sezonunda İstanbul'da yapılan maçı sarı-lacivertli ekip 8-4 kazanırken, filelere giden toplam 12 gol, Birinci Futbol Ligi'nde şimdiye dek bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.
Ligde geride kalan 47 sezonda, bir maçta 10 ve daha fazla gol atılan maç sayısı 14 oldu.
LİG TARİHİNDEN İLGİNÇ NOTLAR-
Lig tarihinde ilgi çekici pek çok gelişme de yaşandı. Ligde 1979-80 sezonunda Trabzonspor, 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaşırken, 1989-90 sezonunda ise Malatyaspor, aynı sayıda galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı. -EN ÇEKİŞMELİ SEZON- Birinci Lig'de puantaj olarak en çekişmeli sezon 1980-81 oldu.
Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki, ligi 2. sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, düşen Rizespor'un ise 29 puanı vardı.
-BEŞİKTAŞ, LİGİ EKSİ AVERAJLA TAMAMLADI- Lig tarihine damgasını vuran ''3 Büyükler'' içinde ligi eksi averajla tamamlayan tek büyük takım Beşiktaş olarak kayıtlara geçti.
Siyah-beyazlılar, 1975-76 sezonunda ligi 11. sırada tamamlarken, 25 gol atıp, kalesinde 32 gol gördü. Böylece eksi 7 gol averajıyla, ''3 Büyükler'' arasında ligi eksi averajla tamamlayan tek takım oldu.
Bu arada Fenerbahçe ise 1990-91 sezonunda ligi 53 gol atıp, 53 gol yiyerek, sıfır (0) averajla kapattı.
-SARIYER VE GAZİANTEPSPOR'UN BAŞARISI- Birinci Lig tarihinde Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor dışında, ligi 20 galibiyet barajıyla kapatan 2 takım, Sarıyer ve Gaziantepspor oldu.
Yeni sezonda İkinci Lig (B) Kategorisi'nde yer alacak Sarıyer, 1988-89 sezonunda 21 galibiyet elde ederek ligi 4. sırada tamamlarken, 2000-2001 sezonunda ise Gaziantepspor, 20 galibiyetle 3. sırada yer aldı.
-FENERBAHÇE AVERAJLA LİGDE KALDI- Lig tarihinin 16 kezle en çok şampiyon olan takımı Fenerbahçe, 1980-81 sezonunda küme düşmekten gol averajıyla kurtuldu.
Rizespor'un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay, Adana Demirspor ve Boluspor ile birlikte aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı.
-''4 BÜYÜKLER''İ AYNI SEZON YENENLER- Lig tarihinde, şampiyonluk yaşayan 4 büyük takım Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'u, aynı sezonda yenebilen sadece 2 ekip bulunuyor.
1987-88 sezonunda Malatyaspor, kendi sahasında Galatasaray'ı 3-1, Beşiktaş'ı 5-3, Fenerbahçe'yi 1-0, deplasmanda da Trabzonspor'u 3-2 yendi.
2001-02 sezonunda ise Ankaragücü, kendi evinde Galatasaray ile Fenerbahçe'yi 2-1, Trabzonspor'u 4-2 yenerken, Beşiktaş'ı İstanbul'da 2-1 mağlup etti.
-GALATASARAY AÇIK ARA- Lig tarihinde en fazla puan farkıyla şampiyonluğa ulaşan takım Galatasaray oldu.
Sarı-kırmızılı ekip 1987-88 sezonunda 90 puanla mutlu sona ulaşırken, 2. sıradaki Beşiktaş 78 puanda kaldı. Aradaki 12 puanlık fark, şimdiye dek şampiyonla 2. arasındaki en fazla puan farkı olarak tarihe geçti.
-AVERAJLA GÜLENLER VE ÜZÜLENLER- Ligin geride kalan 47 sezonunda şampiyonlar 3 kez averajla belli olurken, düşen takımlar da 8 kez yine gol averajıyla ortaya çıktı.
1984-85 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50'şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan sarı-lacivertli ekip şampiyonluğa ulaştı.
1985-86 sezonunda ise Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray'ın gol averajıyla önünde ligi en önde tamamladı.
1992-93 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş'ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı.
Lig tarihinde ayrıca 8 kez de ligden düşen takımlar gol averajıyla belirlendi.
-''DERBİ KRALI'' BEŞİKTAŞ- Beşiktaş, bir sezonda ezeli rakiplerini her iki maçta da yenen tek takım olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlılar, şampiyonluğa ulaştıkları 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe'yi 1-0 ve 2-0, Galatasaray'ı her iki maçta 1-0'lık sonuçlarla geçerek, 4 derbi maçı da kazandı.
''Kara Kartallar'' ayrıca, bu 4 maçta kalesinde hiç gol görmeyerek, ayrı bir rekora imza attı.
-''KARAKARTAL''IN KABUS SEZONU- Beşiktaş, 2003-2004 sezonundaki ilginç performans grafiğiyle sevenlerine adeta kabus yaşattı.
Sezonun ikinci yarısına en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde namağlup lider başlayan Beşiktaş, ikinci yarıdaki inanılmaz düşüşüyle, sezonu şampiyon bitiren ezeli rakibinin tam 14 puan gerisinde 3. sırada kaldı.
17 maçlık 2. yarıda tam 8 yenilgi birden alan siyah-beyazlılar, böylece lig tarihinde iki devre arasında en büyük düşüşü gerçekleştiren şampiyon adayı takım olarak kayıtlara geçti.
-İLK VE SON ŞAMPİYON FENERBAHÇE- 1959 yılında ilk kez düzenlenen Birinci Futbol Ligi'nde ilk şampiyonluğu Fenerbahçe kazandı.
2 ayrı grupta birinciliği elde eden ezeli rakipler Fenerbahçe ile Galatasaray, o zamanki statü gereği final maçlarında karşı karşıya geldi. İlk maçta rakibine 1-0 yenilen sarı-lacivertliler, rövanş maçını 4-0 kazanarak, 48 yaşına girmeye hazırlanan ligde ilk şampiyonluğu kazanan takım oldu.
Birinci Lig'de son şampiyonluğu da 2004-2005 sezonunda, Trabzonspor'un önünde mutlu sona ulaşan Fenerbahçe elde etti.
-''4 BÜYÜKLER''İN HASRET YILLARI- Birinci Futbol Ligi'nde şampiyonluklara adeta ambargo koyan ''4 Büyükler'', zaman zaman mutlu sona ulaşmak için uzun süreler beklemek zorunda kaldı.
Beşiktaş, 1966-67 sezonunda elde ettiği şampiyonluğun ardından tam 14 sezon mutlu sona ulaşmaya hasret kaldı. 1981-82 sezonunda Dorde Miliç yönetiminde şampiyon olan Beşiktaş, taraftarlarının uzun süren hasretine de son verdi.
Galatasaray ise 1972-73 sezonunda ligi en önde tamamladıktan sonra 13 sezon boyunca şampiyonluk sevinci yaşayamadı. Sarı-kırmızılı takım, 1986-87 sezonunda Jupp Derwall yönetiminde şampiyon olarak, 13 yıllık hasreti dindirdi.
-EN AZ SÜRE BEKLEYEN FENERBAHÇE- Ezeli rakipler arasında şampiyonluk için en az süre bekleyen takım ise Fenerbahçe olarak dikkati çekiyor.
Sarı-lacivertli ekibin şimdiye kadar ki en uzun süreli şampiyonluk hasreti 6 sezon sürdü. 1988-89 sezonunda gol rekoru kırarak şampiyon olan Fenerbahçe, 6 sezon bekledikten sonra, 1995-96 sezonunda Carlos Alberto Parreira yönetiminde ipi göğüsledi.
-TRABZONSPOR ŞAMPİYONLUĞU UNUTTU- Lig şampiyonluğunu şimdiye dek İstanbul dışına taşıyan tek Anadolu takımı olan Trabzonspor ise, son yıllarda şampiyon olamamanın sıkıntısını yaşıyor.
Son lig şampiyonluğunu 1983-84 sezonunda Ahmet Suat Özyazıcı döneminde yaşayan bordo-mavililer, o tarihten bu yana geçen 21 sezondur şampiyonluğa hasret.
-GALATASARAY'IN REKORU- Galatasaray, üst üste en çok şampiyonluğa ulaşan takım unvanının sahibi.
Lig tarihinde şimdiye dek bir takım en fazla 4 sezon üst üste şampiyon oldu.
Fatih Terim yönetimindeki Galatasaray, 1996-97, 1997-98, 1998-99 ve 1999-2000 sezonlarında ipi en önde göğüsleyerek, Türk futbol tarihine geçti.
-ÜST ÜSTE 3'ER KEZ ŞAMPİYON OLAN TAKIMLAR- Bunun yanı sıra Galatasaray 1970-71, 1971-72 ve 1972-73 sezonlarında, Trabzonspor 1978-79, 1979-80 ve 1980-81 sezonlarında, Beşiktaş da 1989-90, 1990-91 ve 1991-92 sezonlarında üst üste 3'er kez şampiyonluğa ulaşma başarısını gösterdi.
Toplam 16 şampiyonluğu olan Fenerbahçe'nin ise, şimdiye dek üst üste 3 lig şampiyonluğu bulunmuyor. Son 2 yılın şampiyonu sarı-lacivertliler, bu sezon tarihlerinde ilk kez bu başarıya ulaşmak için mücadele edecek.
-BEŞİKTAŞ'IN 2 ŞAMPİYONLUĞU- Beşiktaş Kulübü'nün, 1959'da başlayan lig önceki 2 şampiyonluğunun, Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu kararıyla lig şampiyonluğuna eklenmesiyle siyah-beyazlıların şampiyonluk sayısı 12 olarak tescillendi.
Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu'nun konuyla ilgili almış olduğu karara ilişkin Beşiktaş Kulübü'nün açıklaması şöyle:
''Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu; 09.05.2002 tarihinde yaptığı toplantısında 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarına ilişkin şampiyonluklarımızın onaylanması talebimizi yerinde ve haklı görerek Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün var olan 2 şampiyonluğunun Türkiye şampiyonluğu olarak Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına tescil edilmesini karara bağlamıştır.''
Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) resmi internet sitesinde yer alan açıklama da şöyle:
''Türkiye 1. Ligi'nin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulu'nun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında Beşiktaş Kulübü'nün 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF yıldız kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır.''
-ONLARIN ADI: GOL-
47 sezonda 29'u Türk, 2'si yabancı olmak üzere toplam 31 futbolcu ''Gol Kralı'' unvanını kazandı.
Galatasaraylı Metin Oktay, 6 kezle en fazla ''Gol Kralı'' unvanını alan futbolcu olurken, Tanju Çolak ise, Galatasaray formasıyla attığı 39 golle, bir sezonda en fazla gol atan futbolcu rekorunu elinde bulunduruyor.
Ligin ilk ''Gol Kralı'' Galatasaraylı Metin Oktay, son ''Gol Kralı'' ise Trabzonsporlu Fatih Tekke oldu.
-METİN OKTAY'IN REKORU- Lig tarihinde en fazla ''Gol Kralı'' olan futbolcu unvanı, Türk futbolunun efsane isimlerinden Metin Oktay'a ait bulunuyor.
Aynı zamanda ligin ilk ''Gol Kralı'' olan Metin Oktay, 1959, 1959-60, 1960-61, 1962-63, 1964-65 ve 1968-69 sezonlarında toplam 6 kez ''Gol Kralı'' olarak, lig tarihine adını yazdırdı.
Metin Oktay'ı 5 kezle Tanju Çolak, 3'er kezle de Cemil Turan, Aykut Kocaman ve Hakan Şükür izliyor.
-EN ÇOK ''KRAL'' GALATASARAY'DAN ÇIKTI- Ligin en çok gol atan toplam 31 futbolcusu, 14 ayrı takımdan çıkarken, Galatasaray, 13 kezle en çok ''Gol Kralı'' çıkaran takım unvanını elinde bulunduruyor.
Fenerbahçe, 12 kez ''Gol Kralı'' çıkarmayı başarırken, şampiyonluk yaşayan diğer takımlardan Beşiktaş ve Trabzonspor ise 3'er kez ligin en çok gol atan futbolcusunu kadrosunda barındırdı.
Bunun yanı sıra Samsunspor, Eskişehirspor, Ankaragücü ve Bursaspor 3'er, Adanaspor 2, Ankara Demirspor, Göztepe, Altay, Sakaryaspor ve Konyaspor da 1'er kez ''Gol Kralı'' futbolcuyu kadrosunda bulundurdu.
-TANJU ÇOLAK, TARİHE GEÇTİ- Birinci Futbol Ligi'nin geride kalan 47 sezonunda, ''Gol Kralları'' içinde en fazla golle bu unvanı yakalayan futbolcu Tanju Çolak oldu.
Çolak, 1987-88 sezonunda Galatasaray formasıyla 39 gol atarak, Metin Oktay'a ait 38 gollük rekoru kırdı ve Türk futbol tarihine altın harflerle geçti.
Tanju Çolak ayrıca, 5 kez yakaladığı ''Gol Kralı'' unvanına 3 ayrı kulüpte ulaşarak, ayrı bir rekor kırdı.
Golcü futbolcu, 1985-86 ve 1986-87 sezonlarında Samsunspor, 1987-88 ve 1990-91 sezonlarında Galatasaray, 1992-93 sezonunda da Fenerbahçe formasıyla ''Gol Kralı'' oldu.
-YABANCI ''KRALLAR''- Birinci Futbol Ligi tarihinde şimdiye dek yalnızca 2 yabancı futbolcu ''Gol Kralı'' unvanını yakalayabildi.
Galatasaray formasını giyen Yugoslav Tarık Hosic, 1983-84 sezonunda 16 gol atarak, lig tarihinde en çok gol atan ilk yabancı futbolcu oldu.
Trabzonspor'un Gürcü futbolcusu Şota Arveladze ise 1995-96 sezonunda 25 gol atarak, ''Gol Kralı'' olan 2. yabancı futbolcu olarak tarihe geçti.
-PAYLAŞILAN ''KRALLIKLAR''- Birinci Futbol Ligi'nin geride kalan 47 yıllık tarihinde ''Gol Krallığı'' 3 kez paylaşıldı.
Fenerbahçeli Cemil Turan, 1975-76 sezonunda Ankaragücü'nden Ali Osman Renklibay ile birlikte 17'şer golle, 1979-80 sezonunda Bursasporlu Bahtiyar Yorulmaz ile Altaylı Mustafa Denizli 12'şer golle ortak ''Gol Kralları'' oldular. 2001-2002 sezonunda ise Beşiktaşlı İlhan Mansız ile Galatasaraylı Arif Erdem 21'er golle bu unvanı paylaştı.
-GOL ORTALAMASI EN YÜKSEK VE DÜŞÜK ''KRALLAR''- Lig tarihinde oynadığı maç başına attığı gol sayısı açısından en başarılı ''Gol Kralı'', Metin Oktay oldu.
Galatasaraylı futbolcu, 1962-63 sezonunda forma giydiği 26 maçta 38 gol atarken, maç başına 1.46 gol ortalamasına ulaştı ve en verimli golcü olarak tarihe geçti.
Gol ortalaması en düşük krallar ise, 1979-80 sezonunda krallığını paylaşan Bursasporlu Bahtiyar Yorulmaz ile Altaylı Mustafa Denizli oldu. Toplam 30 maçta 12'şer gole imza atan her 2 futbolcu da maç başına 0.4 gol ortalaması tutturdu.
UNVANLAR GALATASARAY'DA-
Birinci Lig'de 1990'lı yılların sonlarına kadar Fenerbahçe'nin üstünlüğü göze çarparken, Galatasaray, özellikle teknik direktör Fatih Terim döneminde yakaladığı çıkışla, ezeli rakibini birçok alanda geride bıraktı.
Sarı-kırmızılılar, 47 yıllık geçmişi bulunan Birinci Futbol Ligi'nde, ezeli rakibi Fenerbahçe'ye ait olan birçok unvanı, 1996 ile 2000 yılları arasında gösterdikleri başarılı çıkışla eline geçirdi.
-PUANLARDA FENERBAHÇE'Yİ GEÇTİ-
Sarı-kırmızılılar, 1999-2000 sezonu başında Fenerbahçe'nin 13 puan gerisinde bulunurken, 1999-2000 sezonu bitiminde 5 puan farkla zirveye yerleşti ve bu üstünlüğünü 2005-06 sezonuna dek korumayı başardı.
47 yılda yaptığı bin 528 lig maçında, 2 bin 513 puanla ilk sıraya çıkan ''Cim Bom'', 2 bin 506 puana sahip olan ''Sarı Kanaryalar''ı 6 puan geride bıraktı.
Beşiktaş, bin 526 maçta 2 bin 453 puanla 3. sırada yer alırken, Trabzonspor ise bin 18 maçta topladığı bin 664 puanla 4. durumda bulunuyor.
GALİBİYETLER-47 yıllık geçmişi bulunan Birinci Futbol Ligi'nde toplam bin 528 maç yapan 2 takımdan Galatasaray, aldığı 857 galibiyetle de ilk sırada bulunuyor.
Galibiyetlerde Fenerbahçe 852 ile 2., Beşiktaş ise 819 ile 3. sırada.-EN GOLCÜSÜ DE GALATASARAY-Birinci Futbol Ligi'nin 47 yıllık geçmişinde en çok gol atan takım unvanına da Galatasaray sahip oldu.
Sarı-kırmızılılar, toplam 2 bin 630 gol kaydederken, Fenerbahçe ise 2 bin 621 gol atabildi. Beşiktaş'ın gol sayısı ise 2 bin 448.
 |
 |
|
3
|
Live |
374 |
10.02.2007 - 19:07:17 Son İleti: BauLive |
İnsanoğlunun "top" ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere dayanıyor. Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir. Homeros da "Odiesa"da top oyunlarından bahseder. M.Ö 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir.
Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz...
Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakin şeklini 17. yüzyılda İngiltere'de almıştır. Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:
1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü
1848 - "Cambridge kuralları" adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge'de ögrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.
1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya'da futbolun temelini atması
1857 - İngiltere'de ilk futbol kulübü Sheffield Club'in kurulması.
1863 - İngiltere Futbol Federasyonu'nun ve böylece modern futbolun doğuşu.
1870 - Portekiz'de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.
1871 - "Kral Kupası" veya "İngiltere Federasyon Kupası" nın başlaması
1872 - "İngiltere-Iskoçya" : ilk milli maç.
1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi
1876 - Korner kuralının kabulü
1879 - Glasgow'dan Darwen'e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması.
1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili "International Board"un kurulması
1885 - Profesyonelliğin İngiltere'de resmen kabulü
1886 - Ofsayt kuralının kabulü
1889 - Danimarka ve Hollanda'da futbol federasyonlarının kurulması
1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi
1891 - Penaltının kabulü
1893 - Amerika'da ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması
1895 - İngiltere'de bayanların ilk futbol maçını oynaması
1899 - Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi
1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izlemesi.
1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya'nın Macaristan'ı 5-0 yenişi.
1903 - Averajın kabulü
1904 - Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre'nin FIFA'yı kurması
1906 - Kıtalar arasi ilk milli maçta Güney Afrika'nın Brezilya'yı Brezilya'da 5-0 yenişi.
1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü
1908 - Londra Olimpiyat Oyunları'nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması.
 |
 |
|
0
|
Live |
397 |
10.02.2007 - 19:05:43 Son İleti: BauLive |
“Meşin Yuvarlakla İlk Tanışma”
Futbolun ya da benzeri bir oyun tarih boyunca değişik yerlerde ortaya çıkmış, büyük mücadelelere sahne olmuş ve canlar yakmış hatta canlar almıştır. Futbolun ya da benzeri bir oyun tarih boyunca değişik yerlerde ortaya çıkmış, büyük mücadelelere sahne olmuş ve canlar yakmış hatta canlar almıştır. Günümüzde milyarları peşinden sürükleyen bu oyunun İngiltere’de ortaya çıkışı ise büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, futbolun atası sayılan La Soule’ü akıncı Normanlar ile İngiltere’ye götürdüklerini iddia etmişlerdir. İngilizler ise, Normanlar’dan önce kendilerinin bu oyunu oynadığını ileri sürmektedir.
İtalyanlara göre futbolu İngiltere’ye Jül Sezar’ın lejyonerleri götürmüş, Londonium’a (Londra) yerleşerek yerli halka bu oyunu öğretmişlerdir. Değerli spor tarihçisi merhum Rüştü Dağlaroğlu ise 1957’de çıkardığı F.Bahçe Tarihi’nde; bu oyunun ilk Türkler tarafından oynandığını iddia etmiş ve: “Futbol denilen sporun düzenli bir şekilde kurallarıyla ilk kez İngiltere’de oynandığı, günümüzde en çok kabul gören görüştür. Ancak bugünkü şekliyle olmasa da çok eski zamanlarda, günümüzden yaklaşık 8 bin yıl önce Türklerin Orta Asya’da bir çok spor türü arasında ayakla oynadıkları ve adına “Tebük” yani tekmelemek anlamına gelen ad taktıkları bir sporu yaptıkları, eski Türk destanlarında yazılıdır.
“Divan-Ül Lugat El-Türk” Türklerin futbol oynadıklarını yazar ve nasıl oynandığına dair bilgi verir. Türkler futbola “Tebük” derlerdi. Timurlenk devrinde kuzu derisinden yapılmış ve hava ile doldurulmuş topların el değmemek ve belirli bir sahanın dışına çıkarılmamak şartı ile ayakla oynandığı “Tarih-i Tümur” da yazılıdır.
Dikkate değer bir nokta, İslamiyetten önce eski Türklerde sporun bir zevk ve ihtiyaç konusu değil, fakat doğrudan doğruya dini bir görev kabul edilmesidir. İşte bu inanç, spora atalarımız tarafından büyük değer ve kutsallık yüklenmesini sağlamıştır. Buna ait örneklere özellikle Çin tarihlerinde sıkça rastlanır.
“La Tartarie” adlı esere göre, Orta Asya’da Tsang’da kız ve erkeklerden kurulu karma takımların futbol maçlarını seyreden Hiutan adlı bir Çinli demiştir ki:
“Büyük mabetlerin avlularında sık sık ayak topu maçları yapılır. Topa el ile dokunulmaz. Ya ayak, başla vurulur ve rakip kaleden içeri sokmaya çalışılır. Türk kadınlarının erkekler gibi savaşçı olmalarının sebebini bu futbol maçlarında verdikleri mücadele ruhu ve azmi ile açıklamak mümkündür.”
Diğer bir Çinli Song-Wen, yine Orta Asya’da Kivişka’da yapılan Türk spor bayramlarını görmüş ve şöyle aktarmıştır:
“Mabetlere bağlı spor kulüpleri sık sık büyük bayramlar organize ederler. Aralıksız 3 gün ve 3 gece devam eden bu bayramlarda pehlivanlar güreşir, insanlar koşar, atlar koşturulur, top oynanır, oklar atılır. Bir atlas kumaş üzerine konan küçük hedefe oku nişanlayan, o ülkenin bir günlük kralı ilan olunur ve o gün için bir kralın bütün haklarını kazanır.”
Yine Çin tarihleri yazar ki; Türk Hakanları, savaşa girmeden önce, sonucu yaptırdıkları futbol maçları ile öğrenmeye çalışırlardı. Maçın hakemi takımlardan birini niyet ederdi. Eğer niyet edilen takım galip gelirse savaş kazanılacak, kaybederlerse mağlup olunacak demekti. Maç kazanılınca, savaşa başlamadan önce, mabette her spor gibi futbolu temsil eden ilahenin huzurunda büyük merasimle bir beyaz at kurban edilirdi. Ölen Türk Hakanlarının mezarları önünde top oynanması futbolun taşıdığı kutsallığın derecesine bir ölçüdür.
Fakat tüm bunlara rağmen, Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türklerin “Tebük” oyununu beraberinde getirmedikleri de bir gerçektir. Ne yazık ki 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Türklerin futbolla hiçbir ilgileri yoktu.” demiştir.
Kaynağı neresi olursa olsun, İngiltere’de 12. yüzyıldan itibaren futbol oynanmaya başlanmıştır. Halk da, soylular da bu oyunu çok sevmiştir. Ancak giderek köyler, kasabalar arasında büyük bir rekabet, önemli bir çatışmaya dönüşen futbol bu yüzden 13 Nisan 1314 tarihinde Kral II. Edward’ın fermanıyla bütün ülkede yasaklanmıştır. II. Edward bu fermanında halka şöyle seslenmiştir:
“Büyük bir topla şehir içinde gürültüler yapıldığı, Tanrı korusun bir çok kaza, facia ve hasara sebebiyet verileceği anlaşıldı. Tanrı ve Kral adına şehir ve kasaba içinde top oynayanlar en şiddetli cezalara çarptırılacaklardır.”
Bu fermanla birlikte futbol adeta lanetlenmiş, futbol oynayanlara da kötü gözle bakılmaya başlanmıştır. Ünlü tiyatro yazarı Shakespeare’in “Kral Lear” adlı eserinde aynı görüş şöyle dile getirilmektedir:
“You base, football player! (Seni aşağılık futbol oyuncusu!)”
Ancak bu yasaklamalar ve aşağılamalar, İngilizlerin futbola olan sevgisini ortadan kaldıramamıştır. Zamanla İngiltere’de futbol yaygınlaşmaya ve gelişmeye devam etmiştir. Öyle ki; 17. yüzyılda İngiltere’de krallar futbolu teşvik etmeye başlamışlardır.
1848’de mevcut futbol kuralları “Cambridge Kuralları” adı altında birleştirilmiş ve bu bütünlük tüm ülkede bir futbol standardının oluşmasına yardım etmiştir. Böylece ilk okullar arası futbol maçları düzenlenmeye başlanmıştır. 1857’de ilk futbol kulübü “Sheffield Club” kurulmuştur.
TÜRKİYE’DE FUTBOL
Modern futbolun Türk toplumuna girmesi 19. yüzyılın sonlarına rastlar. Futbol oyunu o dönemde; halkın bir araya gelmesini engellemek amacıyla dini yasaklar kisvesi altında ne yazık ki Müslüman Türkler arasında gelişmemiştir. Futbol, Osmanlı toprakları üzerinde ilk kez gayrimüslimler ve ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklular tarafından oynanmıştır.
Sosyal ve idari bakımdan başşehir İstanbul’a uzak ve rahat olan iki şehir, Selanik ile İzmir futbol oyununun Türkiye’de ilk taraftarlarını bulduğu yerlerdir. 1875 yılında Selanik’te, 1877’de de İzmir’de bu oyun hafta tatillerinin ve yaz akşamlarının en büyük eğlencesi olmuştur.
İzmir’in Bornova semtinde, buraya yerleşmiş bulunan ve pek çoğu tütün ve pamuk ticaretiyle uğraşan İngiliz aileleri arasında Bornova çayırlarında futbol oynanmaya başlamıştır. Bu ünlü aileler arasında Lafontaine’ler, Giraud’lar, Whittall’ler ve Charnuad’lar ön planda yer almaktaydılar. Türkiye’de ilk futbol maçları böylece, bu sporun İngiltere adasında doğmasından yaklaşık 40 yıl sonra Ege’de oynanmaya başlamıştır.
Bu İngiliz aileler, Bornova çayırlarında ilk futbol maçlarını oynamaya başladıkları günlerde, “Football and Rugby Club” adını taşıyan ilk futbol kulübünü de kurmuşlardır.
Türkiye’de oynanan bu ilk futbol maçları, İngilizlerin bir aile eğlencesi gibi görünmesine rağmen, bu İngilizlerin arasında çok iyi futbolcuların bulunduğu da bir gerçektir. Lafontaine, Giraud, Whittall ve Charnaud ailelerinin oldukça kalabalık olan fertleri kendi aralarında iki takım oluşturmuşlar ve ilk futbol maçları işte bu iki takım arasında gerçekleşmiştir. İngilizler 1894’te İzmir’de “Football Club Smyrn”i kurmuşlar ve zamanla İngilizlere bazı Rum gençleri de katılmıştır.
Selanik’te ise İngiliz, Rum ve İtalyan gençleri arasında büyük bir futbol rekabeti başlamıştır. 1891’de “Cycling Club” kurulmuş, atletizm, bisiklet ve futbol alanında önemli faaliyet göstermişlerdir. Bu kulübün ilk sporcuları arasında bir Türk, Kemal (İren) Bey’de bulunmaktadır. 1896’da “Sporting Club’un kurulmasıyla futbolda rekabet ortamı başlamıştır. Kırmızı-Beyaz ve Mavi-Beyaz formalarıyla Cycling ve Sporting kulüpleri her yıl iddialı futbol maçları düzenlemişler, atletizm, bisiklet ve jimnastik yarışmalarıyla da halka spor sevgisini aşılamışlardır.
Selanik ve İzmir’de futbol öylesine gelişmiş ve sevilmiştir ki, 1906 yılında Atina’da düzenlenen Ara Olimpiyatları’nda Danimarka karması birinci olurken İzmir Karması ikinciliği, Selanik Karması da üçüncülüğü kazanmışlardır. Ara Olimpiyatlar’ın resmi kayıtlarına göre İzmir ve Selanik karmalarında şu futbolcular oynamıştır:
İZMİR KARMASI: Edwin Chernaud- Zare Kuyumciyan, Edward Giraud, Jacques Giraud, Henry Jolly, Ferrey de la Fontaine- Donald Wihttall, Alfred Whittall, Godfrey Whittall, Herbert Whittall, Edwin Whittall.
SELANİK KARMASI: G.Vaporis- N.Pindos, A.Tagos- N.Panzikis, Y.Kuri, G.Sotiryadis- V.Zarkadis, D.Mişiropulos, A.Karambuidis, Y.Abot, Y.Salidakis.
| Forum Başlıkları |
 |
|
|
1
|
mka |
138 |
11.03.2010 - 16:50:12 Son İleti: Hestia |
Tam 2 yıldır... Karda, yağmurda, yakıcı yaz sıcağında... Hastalıkta, sağlıkta... Üşenmiyor, pes etmiyor... 2 yıldır Gaziosmanpaşa'daki evinden çıkıyor, 2 saat yürüyor, Seyrantepe'ye gidiyor, saatlerce oturup Aslantepe inşaatını izliyor!
Seyit isimli Bulgaristan göçmeni yaşlı bir amca, 2 yıldır her hafta sonu Aslantepe'deki inşaata gelip saatlerce çalışmaları izliyor! Kar da yağsa, güneş de yaksa, Seyit amcanın deyimiyle "her çocuğun oyuncağını beklediği gibi"
 |
|
|
23
|
Melankolia |
539 |
23.02.2010 - 20:35:09 Son İleti: denizkizi1905 |
[b]Kadıköy'de dejavu: 2-3[/b]
Turkcell Süper Lig'de 22. haftanın kapanış maçında Fenerbahçe evinde, Bursaspor'a 2-0 öne geçtiği maçın 90+1. dakikasında yediği golle 3-2 mağlup oldu. Bursaspor, İnönü'de de Beşiktaş'ı 2-1 geriye düştüğü maçta 3-2 mağlup etmeyi başarmıştı. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda ilk yarısı sarı-lacivertlilerin 2-1'lik üstünlüğü ile sona eren karşılaşmada Fenerbahçe'nin golleri 5. dakikada Alex ve 21. dakikada Santos'tan gelirken, Bursaspor'un golleri 26. dakikada Batalla ve 85 ile 90+1. dakikada Ozan İpek'ten geldi. Kadıköy'de müthiş bir kapışmaya sahne olan maçta iki takımda tüm gücünü sahaya koydu. Beş golün olduğu maçta iki takıman da birer topu direkten döndü.
Bu sonucun ardından son üç maçında 7 puan kaybeden Fenerbahçe 45 puanda kalırken, bir maçı eksik olan Bursaspor puanını 43'e yükseltti.
AÇILIŞ GOLÜ ALEX'TEN...Kadıköy'de ilk gol Brezilyalı yıldız Alex'ten geldi. Bursaspor savunmasının dengesiz yakalandığı pozisyonda Alex kaleye yaklaşık 25 metre uzaklıkta topla buluştu, kaleye hareketlenen Alex, sol ayağıyla çok klas vurdu ve 5. dakikada ağları havalandırdı. Bu gol Alex'in ligdeki 8. golü oldu. 1-0.
SANTOS'TAN ÇOK ŞIK BİR GOL...Fenerbahçe ikinci golünü 21. dakikada buldu. Vederson'un sol kanattan yerden yaptığı ortaya Santos topuğuyla dokundu ve topu ağlara gönderdi. 2-0.
BATALLA YİNE ATTI...Batalla, Fenerbahçe'yi yine bir kafa golü attı. Bursa'da oynanan kupa maçında kafayla Fenerbahçe'ye bir gol atan Batalla, Kadıköy'de de kafayla golünü attı. 26. dakikada sol kanattan Ozan İpek'in yaptığı ortaya Batalla kalabalık defansın arasında kafayı vurdu ve farkı 1'e indirdi. 2-1.
OZAN İPEK DENGEYİ GETİRDİ...Bursaspor, Bilica'nın ceza sahası içinde rakibine taban göstermesi sonucunda çift vuruş kazandı. Bursaspor'da topun başına Ozan İpek geldi. 85. dakikada Ali Tandoğan'ın dokunduğu topa Ozan İpek sert vurdu, Cristian'a çarpan top yükeldi ve kaleci Volkan'ı şaşırttı, herkesin bakışları arasında top ağlarla buluştu. 2-2.
SON SÖZ OZAN'DAN...Bursaspor'un beraberlik golünü atan Ozan İpek 90+1. dakikada bir kez daha sahneye çıktı ve takımına galibiyeti getirdi. Bursaspor'un kontra atağında Volkan Şen topu sağ kanattan süratle taşıdı, ceza sahasına hareketlenen Ozan İpek'in önüne bıraktı. Kaleci Volkan'la karşı karşıya kalan Ozan, yerden düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi.
VOLKAN ŞEN'İN ŞANSI YOK...Bursaspor, Alex'in golüne 7. dakikada karşılık vermeye çok yaklaşmıştı ancak direk izin vermedi. Bursaspor'un genç yıldızı Volkan Şen, Bilica'nın hatasında topu kaptı, ceza sahasına girer girmez şutunu attı, kaleci Volkan'ın parmaklarına da çarpan top direğe çarpıp oyun alanına geri döndü.
ALEX'İN ŞUTU DİREKTE PATLADI...Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex ilk yarıda müthiş bir futbol resitali verdi. Bir gol atan ve takım arkadaşlarına da çok klas paslar atan Alex'in ilk yarıda bir şutu da direkten döndü. Emre Belözoğlu'nun pasıyla ceza yayı üzerinde topla buluşan Alex, sol ayağıyla müthiş bir şut çıkardı, Ivankov'un bakışları arasında üst direkte patlayan top oyun alanına geri döndü.
MÜTHİŞ BİR İLK YARI..Kadıköy'de tribünleri dolduran taraftarlar ilk yarıda müthiş bir futbola tanıklık etti. İki takım da ofansif futbolu tercih edince, seyrine doyulmaz bir ilk yarı oldu. Fenerbahçe hızlı başladığı maçta golleri üst üste buldu. Bursaspor bu gollere Batalla ile karşılık verdi. Üç golün olduğu ilk yarıda akıllarda kalan en önemli şey ise Alex'in müthiş futboluydu.
BURSASPOR GERİ DÖNDÜ...
İkinci yarıya da Fenerbahçe hızlı başladı ancak oyun 55. dakikadan sonra Bursaspor'un lehine dönmeye başladı. İlk olarak oyunda dengeyi kuran Bursaspor, hızlı ataklarla rakip kalede büyük tehlikeler yaratmaya başladı. Volkan, Turgay, Ozan İpek ve Ali Tandoğan ile etkili gelen yeşil-beyazlılar maçın son dakikalarından bulduğu gollerle Kadıköy'de tarihi bir galibiyete imza atmayı başardı.
BURSASPOR'DA BÜYÜK SEVİNÇ...Karşılaşmanın büyük bölümünü 2-1 yenik götürmesine rağmen mücadeleyi bırakmayan ve sürekli Fenerbahçe kalesini bunaltan Bursaspor, son dakikalarda bulduğu gollerle İstanbul'da galibiyete ulaştı. Maçın ardından büyük sevinç yaşayan Bursasporlu futbolcular, seyircisinin olduğu bölümün önüne doğru giderek burada kenetlendi ve galibiyet sevincini taraftarıyla paylaştı.
LILLE KADROSU DEĞİŞMEDİ...Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Turkcell Süper Lig'de Bursaspor ile yaptıkları mücadelede, sakatlığı bulunan Lugano dışında, UEFA Avrupa Ligi'ndeki Lille maçının kadrosunda değişiklik yapmadı. Daum, Lille maçının ilk dakikalarında sakatlandıktan sonra oyundan çıkan Lugano'nun yerine sahaya sürdüğü Deniz'i, Bursaspor maçında da Bilica ile birlikte savunmanın ortasında görevlendirdi.
Daum, Lille maçında girdiği pozisyonları değerlendiremeyerek, ortaya koyduğu performansla eleştirileri üzerine çeken Güiza'ya, Bursaspor maçında yine 11'de yer verirken, Semih yedek kaldı. Takımın diğer forveti Gökhan Ünal da yedek kulübesinde oturdu. Sarı-lacivertli ekipte, sakatlığı bulunan Lugano, Mehmet Topuz ve Deivid ile tedavileri süren Uğur ve Ali Bilgin kadroda yer almadılar.
Bursaspor ise Fenerbahçe karşısına, sakatlığı bulunan önemli oyuncusu Sercan Yıldırım'dan yoksun çıktı.
MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI) 5. dakikada Cristian'ın pasında topla buluşan Alex, ceza yayının hemen dışından düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-07. dakikada Volkan'ın ceza yayı üzerinden sert şutunda, kaleci Volkan Demirel'in çeldiği top yan direkten döndü. Altıpasta topa yetişen Bilica, Bursasporlu oyunculardan önce topu kornere attı.
8. dakikada Alex'in kendi yarı alanından Bursaspor savunmasının arkasına attığı topu kontrol eden Güiza, hızla ceza alanına girip, kaleciyle karşı karşıya kaldı. İspanyol futbolcunun vuruşunda, ileri çıkan kaleci Ivankov'dan dönden topu savunma uzaklaştırdı.
10. dakikada Özer'in pasıyla sol çaprazda topla buluşan Alex'in ceza alanına girer girmez vuruşunda, meşin yuvarlak yandan auta çıktı.
13. dakikada Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında, ceza yayı üzerinde Alex vurdu, top kaleci Ivankov'da kaldı.
21. dakikada sağdan korner kullanan Alex, topu ceza alanı dışında sol çaprazdaki Vederson'a gönderdi. Bu futbolcunun yerden sert bir şekilde ceza alanına gönderdiği topa ceza alanı içinde Andre Santos şık bir hareketle dokunarak, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve farkı ikiye çıkardı: 2-0
26. dakikada topu sol kanattaki Ozan İpek'e gönderen Batalla, ceza alanına koştu. Ozan İpek'in soldan ortasına ceza alanında iyi yükselen Batalla, kafa vuruşuyla topu filelere göndererek, farkı bire indirdi: 2-129. dakikada Emre'nin ceza alanına gönderdiği topa, Güiza'dan önce İbrahim kafayı vurdu ve meşin yuvarlağı kornere attı.
35. dakikada Emre'nin pasıyla Alex topla buluştu. Bu oyuncunun ceza alanı dışından sert şutunda, üst direğe çarpan top auta çıktı.
42. dakikada Emre'nin kendi yarı alanından uzun pasında, ceza alanına hareketlenen Güiza'dan önce, ileri çıkan kaleci Ivankov topu kontrol etti.
Karşılaşmanın ilk yarısı 2-1 Fenerbahçe'nin üstünlüğüyle sona erdi.
MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI) 57. dakikada Emre'nin ceza yayı üzerinden sert şutunda, top üstten auta gitti.
63. dakikada Vederson'un pasında, ceza alanı içinde sol çaprazda kaleci Ivankov ile karşı karşıya kalan Güiza'dan önce araya girerek topa müdahale eden İbrahim, meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.
73. dakikada Andre Santos'un pasıyla ceza alanı içine hareketlenen Semih'ten önce kaleci Ivankov, ileri çıkarak topu kontrol etti.
79. dakikada ceza alanına uzak mesafede kazanılan serbest vuruşu kullanan Vederson'un yerden şutunda, kaleci Ivankov direğin dibinde topa sahip oldu.
80. dakikada Ali'nin soldan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde Ömer Erdoğan kafayı vurdu, top üstten auta çıktı.
85. dakikada Bursaspor'un ceza alanı içi sağ çaprazında kazandığı faul atışında, Bekir Ozan'ın dokunduğu topa Ozan İpek vurdu, barajdan çıkarak ayağını uzatan Cristian'ın ayağına çarpan top, uzak köşeden ağlara gitti: 2-2
90 artı 1. dakikada gelişen Bursaspor kontraatağında, Fenerbahçe savunması az adamla yakalanırken, sağdan Volkan'ın pasıyla ceza alanı içinde kaleciyle karşı karşıya kalan Ozan İpek'in vuruşunda, top filelere gitti: 2-3Bursaspor, Fenerbahçe'yi deplasmanda 3-2 yendi.
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Bülent Yıldırım, Cem Satman, Alper Ulusoy
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül (Dk. 88 Gökhan Ünal), Deniz, Bilica, Andre Santos, Özer (Dk. 34 Önder), Emre, Cristian, Vederson, Alex, Güiza (Dk. 70 Semih)
Bursaspor: Ivankov, Ali, Ömer Erdoğan, İbrahim, Yenal (Dk. 46 Mustafa), Volkan, Hüseyin, Ivan (Dk. 80 Bekir Ozan), Ozan İpek, Batalla (Dk. 73 Iglesias), Turgay
Goller: Dk. 5 Alex, Dk. 21 Andre Santos (Fenerbahçe), Dk. 26 Batalla, Dk. 85 ve Dk. 90 artı 1 Ozan İpek (Bursaspor)
Sarı kartlar: Dk. 47 Alex (Fenerbahçe), Dk. 73 Mustafa (Bursaspor)
 |
|
|
1
|
elektrohayat |
355 |
24.01.2010 - 16:45:42 Son İleti: blksrfzk07 |
UEFA Avrupa Ligi'nde gruplarından lider olarak çıkan Fenerbahçe ile Galatasaray'ın son 32'de eşleştiği rakipleri belli oldu. Temsilcilerimizin son 32'yi aşmaları durumunda son 16'da karşılaşacakları rakipler de belli.

UEFA Avrupa Ligi'nde gruplarından lider olarak çıkan temsilcilerimiz Fenerbahçe ve Galatasaray'ın rakipleri oldu. Galatasaray, Avrupa Ligi ikinci turunda İspanya'dan Atletico Madrid ile eşleşti. Fenerbahçe ise Fransa'dan Lille'in rakibi oldu.
Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa Ligi'nde gruplarından lider olarak çıktıkları için ilk maçları deplasmanda oynayacaklar. UEFA Avrupa Ligi'nde son 32'deki maçlar 18 ve 25 Şubat'ta oynanacak. Bu arada son 16 kuraları da çekildi. Galatasaray'ın son 16'daki rakibi Everton-Sporting eşleşmesinden çıkacak. Fenerbahçe ise tur atladığı taktirde bir İngiliz deviyle karşılaşabilir. Fenerbahçe'nin son 16'daki rakibi Liverpool-Unirea Urziceni eşleşmesinden çıkacak.
[b]UEFA AVRUPA LİGİ SON 32 EŞLEŞMELERİ:[/b]
1- Rubin Kazan - Hapoel Tel Aviv
2- Athletic Bilbao - Anderlecht
3- Kopenhag - Marsilya
4 -Panathinaikos - Roma
[b]5- Atletico Madrid - Galatasaray
[/b]6- Ajax - Juventus
7- Brugge - Valencia
8- Fulham - Shakhtar
9- Liverpool - Unirea Urziceni
10- Hamburg - PSV Eindhoven
11- Villarreal - Wolfsburg
12- Standard Liege - Salzburg
13- Twente - Werder Bremen
[b]14- Lille - Fenerbahçe
[/b]15- Everton - Sporting
16- Hertha - Benfica
[b]
UEFA AVRUPA LİGİ SON 16 EŞLEŞMELERİ:
[/b]10- Hamburg - PSV Eindhoven - 2- Athletic Bilbao - Anderlecht
1- Rubin Kazan - Hapoel Tel Aviv - 11- Villarreal - Wolfsburg
[b]5- Atletico Madrid - Galatasaray [/b]15- Everton - Sporting
16- Hertha - Benfica 3- Kopenhag - Marsilya
4 -Panathinaikos - Roma 12- Standard Liege - Salzburg
[b]14- Lille - Fenerbahçe [/b]9- Liverpool - Unirea Urziceni
6- Ajax - Juventus 8- Fulham - Shakhtar
7- Brugge - Valencia 13- Twente - Werder Bremen
Fenerbahçe, son 32'de eşleştiği Lille'i elemesi durumunda son 16'da Liverpool-Unirea eşleşmesinden tur atlayan ekiple karşılaşacak.
Galatasaray ise son 32'de Atletico Madrid'i elemesi durumunda son 16'da Everton-Sporting eşleşmesinden tur atlayacak olan ekiple karşılaşacak.
UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 maçları 11-18 Mart tarihlerinde oynanacak.
ntvspor
 |
|
|
0
|
Melankolia |
156 |
18.12.2009 - 13:30:53 Son İleti: Melankolia |
stuttgart - barcelona
olympiacos - bordeaux
inter - chelsea
bayern - fiorantina
cska - sevilla
lyon - real madrid
porto - arsenal
milan - manchester united
 |
 |
|
7
|
prisonlove |
249 |
02.12.2009 - 16:32:08 Son İleti: Melankolia |
Yeni Baslayanlar için ''TRİBÜN''
- Ekseriyetle ilk toplumsallaşma aşamasının yani 0 12 benetton devresinin meselesi olan tribün ortamlarina giris hadisesi ilerki yaslara ertelenirse uyum saglamak adina kendinizi sancili bir sürecin içinde bulabilirsiniz. evvela sabirli ve azimli olun.
...
- tribün hayatiniz boyunca sizi bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahlariniz olacaktir.
"hem eziyet çekiyorsun hem üstüne para veriyorsun","sampiyon olunca sanki sana para veriyolar" gibi ekonomik tabanli ikna cümleleri kafanizi bulandirmasin,siz bir yürek isi yapiyorsunuz.aldiginiz hazzin parasal karsiliginin olmadigini anlamalarini beklemeyiniz..
- tribüne gire-çika bünyeniz olumsuz hava kosullarina alisik olacagindan,"boyun kadar kar var disarda,otur evde seyret sicak sicak"ya da "ne isin var oglum adana'da,hemen eve gel" seklindeki anne replikleri aklinizi çelmesin,sevgi eylem ister.
- "uyutuyorlar olm sizi,futbol kitlelerin afyonudur,bos isler bunlar" diyen filozof arkadaslarinizi da kaale almayiniz.sizinkisi mantigin yanindan geçmeyen,tamamen gönülden, gözleri kapali bir sevda çünkü..
- eger 5 yaslarinda bir çocuksaniz ve babaniz üstünüze forma geçirip elinizden tuttugu gibi anlam veremediginiz sekilde ziplayan insanlarin doldurdugu,kalabalik,gürültülü betonarme bir yere götürmüsse korkmayiniz,orasi artik sizin ikinci evinizdir.bu yeni evinizin bireyleri öyle sen samata insanlardir ki durmadan sarki söylerler,ziplarlar hatta bazen de birbirlerine sarilirlar.ama burdaki sarkilar kreste ögrendiklerinize pek benzemez,babaniza bu sarkilarda geçen kelimelerin anlamini sormayi denemeyiniz..buradaki amcalar maç içinde bazen celallense de sizi görünce hep gülümser,göz kirpar ve hep ayni soruyu sorarlar: en büyük kim ?
- maça beraber gideceginiz,sizinle ayni asktan muzdarip,kafa dengi 4-5 kisilik tayfa diye tabir edilen bir arkadas grubu olusturun..ilk zamanlar maça yalniz da gidebilirsiniz.unutmayin ki stadyumlar erkeklerin en rahat kaynastiklari yerlerdir zira ortada çok büyük bir ortak payda vardir.
- stadyumlar bilhassa da açik tribünler imaj ve sekil kaygisinin sifir oldugu yerlerdir.kimse ne giydiginize ya da saçinizin modeline dikkat etmez, rahat olun..kis aylarinda tribünlerde takimin renklerinde atki,bere ve mont kreasyonundan olusan kamuflaj modasi revaçtadir.yaz modasi ise kirli kot-forma-yazlik atki seklindedir. çamurlanmasina bozulmayacaginiz bir pantalon,eski ama su geçirmeyen rahat bir ayakkabi tercih etmenizi öneririz.
- evden çikmadan önce sesinizi test ediniz. bogazinizi üsütmemeye dikkat ediniz. takildiginiz tezahuratlarin sözlerini bestesiyle prova ediniz.
- futbol sadece sahada oynanan 90 dakikadan ibaret degildir.maçin oldugu günü futbola ayirmalisiniz.stada gitmek için genelde ayni güzergahi ve tasitlari kullaniniz.bu hem tahmini varis saati hesabinizi kolaylastirir hem de haftalar ilerledikçe ayni yolu kullanan takimdaslariniza selam etmeye baslarsiniz.
- stadinizin yakinlarinda yemek yiyecek,zamanla müdavimleriyle enseye saplak göte parmak olacaginiz büfe ya da küçük restoran tadinda bir yer belleyin.tribün kültürünün olmazsa olmaz önemli bir parçasidir bu.sakin merak edip stad çevresinde satilan seyyar köftelerden yemeyin,kokusu zaten maç öncesi sizi yeterince denyolastiracak ve agresiflestirecektir.
- içki hadisesi tribün olayini bozar zira binlerce kisinin yanindan siyrilip zirt pirt çise gidene kadar goller kaçar,tezahurat bölünür,yerler kaptirilir. alemi maç sonrasina saklayiniz.buna karsilik "içkisiz tribüncü pankartsiz tribüne benzer" seklinde bir düsünce de mevcuttur.maç öncesi abartmamak kosuluyla birkaç bira kafidir.
- kuyruga kaynama yapmak risklidir. uyaniklik yaparken yakalanirsaniz sizi oracikta kaynatabilirler.
- hem stad disinda hem stad içinde ceplerinizi sik sik kontrol ediniz. cüzdan ve telefonu koymak için ön cepleri tercih ediniz.
- polisin içeri sokmaniza izin vermedigi üzerinizdeki bozuk paralari çekirdege degil enerji vermesi için çikolataya gofrete yatiriniz.
- her tarafta takimizin taraftarlarini görmek ilk baslarda sizi heyecanlandirabilir saga sola kosturabilirsiniz ama sakin olun ne de olsa orasi sizin eviniz.
- stada yaklastikça kaldirimda durmus,elleri ceplerinde açik var açik diye fisildayan kisiler karaborsacilardir.mecbur kalmadikça itibar etmeyiniz.
- stadyumda gördügünüz çocuk taraftarlara ilgi ve sefkat gösteriniz.onlar bu tribünlerin gelecegidir.
- her ne kadar tribünde bir bütün olunsa da kitle psikolojisine kapilip her denileni yapmayiniz.kendi kafanizda yargilayip olur verdiginiz eylemlerde ve tezahuratlarda yer aliniz.
- kiz arkadasinizi en az bir kere maça getirip anlam veremedigi bu tutkunuzu daha özenli sözcüklerle ve canli örneklerle bir kez daha anlatmayi deneyiniz.
- maç bittiginde sesiniz kisilmadiysa kendinizi kötü hissediniz.zira takiminizi ne kadar çok desteklerseniz galibiyetten ya da sampiyonluktan kendinize çikardiginiz pay o kadar artar.
- kaybedilen maçin ardindan hiç bosuna "bir daha maça gelirsem dombili olayim" seklinde cümleler kurmayiniz.15 gün sonra kosa kosa stadin yolunu tutarken mahçup olursunuz.
- deplasman taraftarligi apayri birseydir,tecrübe ister.tribüne yeni baslayanlara pek önerilmez.
 |
|
|
1
|
mka |
237 |
22.10.2009 - 17:07:23 Son İleti: Vivivan |
 |
 |
|
0
|
Psychopath |
186 |
04.10.2009 - 19:01:27 Son İleti: Psychopath |
Vettel Suzuka'da kusursuz bir zafer kazandıSebastian Vettel Japonya Grand Prix'sindeki harika performansını zaferle süslemeyi başardı. Yarışa pole pozisyonunda başlayan Vettel hatasız sürüşü ile birlikte bu sezon 3. ve kariyerindeki 4. zaferine ulaşmış oldu.
Yarışta ikinci sırayı ikinci pit stoplar sonrasında Lewis Hamilton'ı geçen Toyota pilotu Jarno Trulli elde etti. Trulli start anında yerini Hamilton'a kaptırmıştı. Lewis Hamilton ise KERS sistemindeki arızanın da etkisiyle yarışın bazı bölümlerinde yeterince hızlı gidemedi. Hamilton soruna rağmen podyumun 3. basamağına çıkmayı başardı.
Ferrari adına artık son yarışlarına çıkan Kimi Raikkonen ise etkileyici bir performansın ardından 4. sırayı alarak yarıştan 5 puan çıkartmayı başardı.
Sebastian Vettel Brawn GP'den Jenson Button'ın 8. olması ile birlikte şampiyonluk şansını Brezilya Grand Prix'sine ertelemeyi başarmış oldu. Aynı zamanda Rubens Barrichello da Jenson Button'ın 1 sıra önünde yarışı tamamlarken takım arkadaşına 1 puan daha yaklaşmış oldu.
Yarışta Williams takımından Nico Rosberg 5. BMW Sauber'den Nick Heidfeld ise 6. sıraları aldılar.
Jamie Alguersuari'nin yarışın bitimine 10 tur kala yaptığı kazanın ardından piste giren güvenlik aracı 4 tur boyunca pistte kaldı. Güvenlik aracı pit yoluna geri döndükten sonra yarış yeniden başladı ancak kalan turlarda herhangi bir geçiş yaşanmadı.
Yarışta en hızlı zamanı 50. turda Mark Webber elde etti.
Poz Sürücü Takım Zaman
1. Vettel Red Bull-Renault (B) 1h28:20.443
2. Trulli Toyota (B) + 4.877
3. Hamilton McLaren-Mercedes (B) + 6.472
4. Raikkonen Ferrari (B) + 7.940
5. Rosberg Williams-Toyota (B) + 8.793
6. Heidfeld BMW Sauber (B) + 9.509
7. Barrichello Brawn-Mercedes (B) + 10.641
8. Button Brawn-Mercedes (B) + 11.474
9. Kubica BMW Sauber (B) + 11.777
10. Alonso Renault (B) + 13.065
11. Kovalainen McLaren-Mercedes (B) + 13.735
12. Fisichella Ferrari (B) + 14.596
13. Sutil Force India-Mercedes (B) + 14.959
14. Liuzzi Force India-Mercedes (B) + 15.734
15. Nakajima Williams-Toyota (B) + 17.973
16. Grosjean Renault (B) + 1 tur
17. Webber Red Bull-Renault (B) + 2 tur
En hızlı tur: Webber, 1:32.569
Yarış dışı:
Pilot Takım Tur
Alguersuari Toro Rosso-Ferrari (B) 58
Buemi Toro Rosso-Ferrari (B) 26
Glock Toyota (B) 15
Puan Durumu:
Sürücüler: Takımlar:
1. Button 85 1. Brawn-Mercedes 156
2. Barrichello 71 2. Red Bull-Renault 120.5
3. Vettel 69 3. Ferrari 67
4. Webber 51.5 4. McLaren-Mercedes 65
5. Raikkonen 45 5. Toyota 54.5
6. Hamilton 43 6. Williams-Toyota 34.5
7. Rosberg 34.5 7. Renault 26
8. Trulli 30.5 8. BMW Sauber 24
9. Alonso 26 9. Force India-Mercedes 13
10. Glock 24 10. Toro Rosso-Ferrari 5
Yarış Öncesi
Suzuka'da hava şu an güneşli ve yağmur beklentisi bulunmuyor. Sabah gelen haberlerde Timo Glock'un yarışmayacağı bilgisi verildi. Glock'un dün yaptığı kaza sonrasında sol bacağında 5 cm'lik kesik oluşmuştu.
Kurallar gereği Cumartesi günü yarışacak pilot bildirilmeli. Glock Cumartesi sıralama turlarına katıldığı için Toyota takımı evindeki yarışa tek araçla çıkmak zorunda kalacak.
YARIŞ ANLATIMI
Formasyon turu sorunsuz şekilde başladı. Mark Webber yarışa pit alanından başlayacak. Gridde 18 pilot start alacak. Pilotlar formasyon turunu tamamladılar ve grid alanındaki ceplerine yerleşiyorlar.
Kımrızı ışıklar söndü ve pilotlar gazlarına yüklendiler. Vettel iyi bir çıkışla yerini korudu. Hamilton atak yaparak ikinci sıraya yükseldi. Trulli 3. sıraya geriledi. Heidfeld 4. ve Raikkonen 5. sırada yarışa devam ediyorlar. Sutil start ile birlikte 7. sıraya yükseldi.
İlk tur tamamlandı sıralam şu şekilde - Vettel - Hamilton - Trulli - Heidfeld - Raikkonen - Barrcihello - Sutil - Rosberg - Kovalainen - Kubica.
Webber erken bir pit stop yaparak ilk tur sonunda pit alanına girdi. Vettel Hamilton farkı 1.1 saniyeye yükseldi. Fernando Alonso start ile birlikte 12. likten 15. sıraya kadar geriledi. Webber büyük şanssızlık yaşayarak ikinci kez pit alanına girmek zorunda kaldı.
3. tur tamamlandı ve sıralamada bir değişiklik yok. Vettel aradaki farkı 1 saniye daha açmayı başardı. 11. sırada yarışı sürdüren Jenson Button önündeki Kubica'yı geçerek 10. sıraya yükseldi.
6. tur geçilirken 9. luk mücadelesi için Kovalainen ve Sutil rekabet ediyorlar. Sutil Kovalainen'i geçmek için teşebbüslerde bulunmaya başladı. İkili arasında sadece 0.5 saniye var. Yarışın lideri Vettel 1:33.236 ile en hılzlı tur derecesini biraz daha geliştirdi. Hamilton ile Vettel arasındaki fark 2.9 saniyeye çıktı.
Start anında sarı bayrakların sallanmasına neden olan Toro Rosso pilotu Sebastien Buemi 11,2. tur içerisinde garaja dönerek yarış dışı kladı.
Adrian Sutil 13. turda Kovalainen'e atağını yaptı. Viraja yan yana giren iki pilot temas edince Sutil spin atmak zorunda kaldı. Bu olayın ardından Sutil Button ve Kubica'ya geçilirken Button Kovalainen'i de geçmiş oldu. Jenson Button bu atakla birlikte önü açılınca hızlanmaya başladı. İngiliz pilot şu an 8. sırada.
15. turun başında Lewis Hamilton ilk pit stopunu gerçekleştirdi. Hamilton 8.9 saniye süren pitin ardından Button'ın önünde piste geri döndü. Hemen ardından Adrian Sutil de pit alanında.
Hamilton'ın pite girmesi ile birlikte 2. sıraya yükselen Trulli bir turun ardından pite girdi. Sert lastikleri takan Trulli yarışa 3. sırada geri döndü.
Jenson Button 8. sıradayken 17. turda pit stopunu gerçekleştirid. Aynı turda Giancarlo Fisichella da pite girdi. 17. turun sonunda yarışın lideri Vettel 1. pit stopunu gerçekleştirdi. Vettel'in pit stopu 12 saniye sürdü. Bu tur içerisinde Heidfeld ve Raikkonen de pit stoplarını yaptılar.
Alonso'nunda pite girmesi ile tüm pilotlar ilk pit stoplarını tamamladılar. Vettel Hamilton'ın 6 saniye önünde liderliği sürdürüyor. Trulli ve Heidfeld 3 ve 4. sıradalar.
36. turda başlayan 2. pit stopların ardından Kimi Raikkonen Nick Heidfeld'i geçmeyi başardı. Yarışı ikinci sırada sürdüren Hamilton 36. turun sonunda ikinci ve planlanmış son pit stopunu yaptı. Hamilton yarışa 3. sırada geri döndü.
2. lik için çok önemli olan Toyota pilotu Jarno Trulli'nin pit stopu 39. turda yapıldı. Trulli pit stopu sonrasında Hamilton'ı geçerek 2. sıraya yükselmeyi başardı.
Bitime 10 tur kala Jamie Alguersuari ciddi bir kaza geçirdi. Bu kazanın hemen ardından güvenlik aracı piste giriyor. Alguersuari aracından kendisi inebildi. Ancak kazanın ardından pist üstü oldukça kirlendi. Bu temizlik yapılana kadar güvenlik aracı pistte kalacak.
Bitime 5 tur kala güvenlik aracı pistten çıktı ve yarış yeniden başladı. Raikkonen Hamilton'a oldukça fazla yaklaştı. Vettel liderlik konusunda rahat. Pilotlar birbirlerine çok yakınlar ancak bitime sadece 3 tur kaldı.
Kalan turlarda pistte herhangi bir geçiş yaşanmayınca Sebastian Vettel bu sezon 3. zaferine ulaşmış oldu. Jarno Trulli de Toyota adına Japonya Grand Prix'sindeki ilk podyumunu 2. olarak almış oldu. Yarışta son podyum Lewis Hamilton'a gitmiş oldu.
TurkiyeF1.Com
 |
|
|
1
|
dreat |
197 |
03.10.2009 - 16:04:36 Son İleti: usulca |
Turkcell Süper Lig'de Manisaspor ile Bursaspor 7. kez karşılaşacak. Manisa 19 Mayıs Stadı'ndaki 7. mücadele öncesinde iki takım 2004-2005'de 1. Lig'de, 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında da Turkcell Süper Lig'de karşılaştı.
İki takım arasındaki lig maçlarında Manisaspor'un 3, Bursaspor'un 2 galibiyeti bulunurken, 1 maç da berabere tamamlandı. Her iki takımın da 8'er gol attığı müsabakalarda Bursaspor, Manisa'daki 3 maçta sadece 1 puan alabildi. Bugün saat 17.00'de başlayacak Manisaspor-Bursaspor maçını Aytekin Durmaz yönetecek.
İki takımın bugüne kadar oynadığı müsabakalar şöyle:
Tarih Müsabaka Skor
------ --------- ----
28.08.2004 Bursaspor-Manisaspor: 1-2
30.01.2005 Manisaspor-Bursaspor: 1-0
05.11.2006 Bursaspor-Manisaspor: 4-0
22.04.2007 Manisaspor-Bursaspor: 4-1
10.11.2007 Manisaspor-Bursaspor: 1-1
06.04.2008 Bursaspor-Manisaspor: 1-0
 |
 |
|
0
|
Catastrophe |
191 |
23.09.2009 - 15:38:26 Son İleti: Catastrophe |
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, bir süre önce bir araya geldiği Galatasaray Başkanı Adnan Polat"a, Arda Turan transferi için tam 15 milyon Euro teklif etmişti. Sarı-Kırmızılı kulübün patronu ise bu teklife, "Arda Galatasaray"ın ruhudur. Ruhumuzu satmayız" cevabını vermişti. Yıldırım bunun üzerine, "Arda"yla görüşmem için bana 10 dakika izin verin, onu Fenerbahçeli yaparım" demiş, Polat da şakayla karışık, "Başkan dikkat et de, Arda seni Galatasaraylı yapmasın" cevabını vermişti.
Yıldırım"ın istediği 10 dakika
İşte o 10 dakikalık görüşme, dün İstinye Park"ta gerçekleşti! Taraflar bir araya geldi, hatta el sıkıştı! Tabii ki bu el sıkışma, bayramlaşma merasiminden başka bir şey değildi, zaten buluşma da tamamen bir tesadüften ibaretti. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım; Sinan Engin, Levent Kızıl gibi futbol adamlarıyla yemek yerken mekana giren Arda Turan, Sarı-Lacivertli kulübün patronuna gitti ve elini öperek bayramını kutladı. Masada transfer şakaları ile lig üzerine kısa bir sohbet yapıldı.
Transfer sorusuna ne yanıt verdi?
Daha sonra kendi masasına geçen Arda"nın yanına giden basın mensupları, "Aziz Yıldırım seni 10 dakikada Fenerbahçeli yapacağını söylüyordu, bir transfer teklifi aldın mı?" diye sordu. Cim Bom"un kaptanı ise "Daha önce de söyledim, yine söylüyorum; ben Galatasaraylıyım, ölene kadar da Galatasaraylı kalacağım. Fenerbahçe"ye gitmem söz konusu bile olamaz" cevabıyla Sarı-Kırmızılı taraftarların yüreğine su serpmiş oldu.
Ne konuştular?
Arda Turan: "Başkanım, bayramınızı kutlarım, verin elinizi öpeyim..."
Aziz Yıldırım: "Sağol evladım, senin de bayramın kutlu olsun. Keyfin nasıl?"
Arda Turan: "Teşekkür ederim başkanım. Maçı kazandık, mutluyuz. Sizin takım da, bizim takım da kötü oynuyor, ama kazanıyoruz."
Aziz Yıldırım: "Siz 10. haftaya kadar kazanmaya devam edin bakalım!"
Arda Turan: "Sadece 10. haftaya kadar değil, ilk yarının sonuna kadar kazanmaya devam başkanım..."
Aziz Yıldırım: "Söyle bakalım bize ne zaman geliyorsun?"
Arda Turan: "Galatasaray"da mutluyum, taş yerinde ağırdır başkanım"
 |
|
|
8
|
Catastrophe |
395 |
19.09.2009 - 13:10:17 Son İleti: eяy |
bu konuyu çok tartışıyorlar bende sizlerin görüşlerini bekliyorum

tarafsız olarak
 |
|
|
3
|
SaiR |
211 |
13.09.2009 - 11:28:22 Son İleti: Melankolia |
A Milli Basketbol Takımı, Avrupa Şampiyonası ikinci tur ilk maçında son dünya şampiyonu İspanya'yı 63-60 yenerek, 4'te 4 yaptı.

12 Dev Adam'ın Avrupa Şampiyonası'ndaki yürüyüşü devam ediyor. İlk tur grubunu 3'te 3 yaparak lider tamamlayan milliller, son dünya şampiyonu, Avrupa ve olimpiyat ikincisi İspanya'yı da yenerek büyük bir zaferin altına imza attı.
Milliler Polonya'nın Lodz kentinde oynanan maça Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Ömer Aşık, Hidayet Türkoğlu ve Ersan İlyasova 5'iyle başlarken, ilk dakikalarda iki takım da pota altından sayılar üretti.
Dış oyuncularının etkili oyunuyla 5 dakika geçilirken, İspanya 6 sayılık farkı yakaladı. Moladan sonra savunmasını sertleştiren Türkiye, özellikle boyalı alanda Ömer Aşık'ın Gasol üzerindeki üstünlüğüyle farkı periyot sonunda 2 sayıda tuttu: 20-22.
İkinci çeyreğin ilk bölümlerinde iki takım da sayı bulmakta zorlandı. Skordaki dengeyi Türkiye lehine Kerem Tunçeri bitime 2 dakika kala gönderdiği üçlükle bozarken, Ersan'ın üçlüğü de 12 Dev Adam'ı soyunma odasına 36-34 önde götürdü.
Milliler ikinci yarıya da Kerem'in üçlüğüyle başlarken, Gasol ve Navarro'nun sayılarıyla 3 dakika içinde geriye düştü. Ersan'ın oyuna girişiyle denge sağlanırken, savunmadaki sertlik İspanyolları top kayıplarına zorladı. Son 2 dakikaya 6 sayılık avantajla giren Türkiye, Garbajosa'nın sayılarına engel olamayınca son çeyreğe 1 sayı farkla 49-48 önde girdi.
Son periyodun ilk dakikasında tabela değişmezken, ikinci dakika da karşılıklı serbest atış sayılarıyla geçildi. Savunmadaki dirençli oyununu hücuma da taşıyan A Milli Takım 3 dakika sonunda 55-51'lik üstünlüğü yakaladı. Özellikle dış atışlarda isabet bulamayan ay-yıldızlılar karşısında İspanya bitime 4 dakika kala eşitliği sağladı: 55-55.
Engin'in asistleriyle ön plana çıktığı 37. dakika içinde 3 sayılık farkı yakalyan A Milli Takım, savunmada kritik toplar çaldı. Son İspanya hücumunda etkili savunma yapan milliler, Semih'in serbest atışlarıyla da maçtan 63-60 galip ayrıldı.
A Milli Basketbol Takımı, Litvanya, Bulgaristan ve Polonya'nın ardından turnuvanın favorilerinden İspanya'yı da devirerek çeyrek final için çok büyük bir avantaj yakaladı.
12 Dev Adam ikinci tur F Grubu'ndaki ikinci maçında pazartesi günü 22.15'te Sırbistan'la karşılaşacak.
 |
 |
|
4
|
Live |
352 |
07.09.2009 - 10:16:43 Son İleti: sinemis |
Fanatik kızlar tribünde kavga etti
2010 Dünya Kupası eleme maçları için lige verilen arayı değerlendiren Bursaspor ile Eskişehirspor hazırlık maçı yaptı. Bursa Atatürk Stadı'nda yapılan karşılaşmaya iki takım da yedek oyuncularıyla sahaya çıktı.Karşılaşmanın 32. dakikasında saha kenarında ısınan Ümit Karan ile Bursaspor taraftarları arasında sözlü münakaşa yaşandı. Tribünden ısınan Ümit'e bağıran Bursaspor taraftarlarına Ümit Karan el hareketleriyle cevap verdi. Tribün yanına kadar gelen Ümit Karan'ı polisler uzaklaştırdı.
DEVREYE ÇALIMBAY GİRDİMünakaşayı gören Eskişehirspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay da futbolcusunu uyararak yedek kulübesine gitmesini istedi. Devre arasında da tartışmalar büyüdü. Ümit Karan ve tribündeki taraftarlar arasında tekrar sözlü münakaşa yaşandı. Araya polislerin girmesiyle Ümit Karan tekrar yedek kulübesine gönderildi.
Karşılaşmanın ilk yarısının sonlarına doğru Bursaspor kale arkası tribünde de hareketlenme yaşandı. Bursaspor'un kız taraftarları tribünde bilinmeyen bir nedenle birbirine girdi. Kızların tartışması büyüyünce erkek taraftarlar da kavgaya karıştı. Kavgayı Çevik Kuvvet ekipleri ayırdı.
TRİBÜNDE FANATİK KIZLARIN KAVGASIBursaspor'un kendi sahasında Eskişehirspor ile yaptığı hazırlık maçı ilginç bir kavgaya sahne oldu. Yeşil-beyazlı kulubün bayan taraftarları olan ve aralarında rekabet bulunan "
Yeşil inciler" ile "Dişi Timsahlar" grupları arasında tribünde sataşma yüzünden çıkan sözlü münakaşa tekme-tokat kavgaya dönüştü. Erkeklerinde karıştığı kavgayı kavgayı polis güçlükle ayırdı.
 |
 |
|
0
|
Live |
133 |
06.09.2009 - 00:24:54 Son İleti: uLá$ |
Milan Kaddafi'ye satılıyorİtalya'nın dünyaca ünlü takımlarından AC Milan'ın ciddi ekonomik sıkıntılar içinde olduğu ve bu nedenle satılacağı iddia edildi
İtalyan La Republica Gazetesi'nde yer alan bir haberde ise "Berlusconi Milan'ı Kaddafi'ye teklif etti!" haberi yayınlandı. İtayla Başbakanı Berlusconi'nin kulübü emanet ettiği çocukaları Piersilvio ve Marina'nın artık kulübü ekonomik sıkıntıdan kurtaramayacaklarının anlaşıldığı yazılan haberde Berlusconi'nin satış işini konuşmak üzere Libya lideri Muammer Kaddafi'yi geçtiğimiz Cumartesi günü oynanan Inter Milan derbisine davet ettiği yazıldı. Berlusconi'nin, gizlice Libya'ya giderek Kaddafi ile bu konuyu konuşacağı ortaya atılan iddialar arasında.
 |
 |
|
0
|
Live |
169 |
05.09.2009 - 23:53:51 Son İleti: uLá$ |
Kalbimiz seninle 12 Dev Adam
Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası finallerinde katılacak (A) Milli Takım, 20. kez Avrupa Şampiyonası finallerinde yer alacak.
Polonya'da 7 Eylül Pazartesi günü başlayacak 36. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası finallerinde mücadele edecek (A) Milli Takım, 20. kez Avrupa Şampiyonası finallerinde yer alacak.
Avrupa Şampiyonası'nda bugüne dek 19 kez mücadele eden milliler, en iyi derecesini Türkiye'de yapılan 32. Avrupa Şampiyonası'nda elde etti. 2001'deki şampiyonada ev sahibi olmasının avantajını iyi kullanan “12 Dev Adam”, taraftarlarının büyük desteğiyle finale kadar gelmiş, ancak Yugoslavya'ya yenilerek gümüş madalya almıştı.
Milliler, bu başarının ardından son 3 şampiyonada ilk 8'e giremedi.
İLK KEZ MISIR'DA MÜCADELE ETTİ
Türkiye, Avrupa Şampiyonası'nda ilk kez 1949'da Mısır'da mücadele etti.
Kahire'deki 6. Avrupa Şampiyonası'nda 4. olan milliler, 1959'da ilk kez ev sahipliğini yaptığı şampiyonada ise 12. sırada yer alabildi.
Türkiye, son 9 Avrupa Şampiyonası finallerine aralıksız katılma hakkını elde ediyor.
TÜRKİYE'NİN AVRUPA ŞAMPİYONASI KARNESİ Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası karnesi şöyle:
Şampiyona Derece O G M A Ort.A Y Ort.Y
--------------------------------------------------------------------
1949 Kahire 4 6 3 3 247 41,16 253 42,16
1951 Paris 6 8 5 3 382 47,75 340 42,05
1955 Budapeşte 11 9 5 4 611 67,88 515 57,22
1957 Sofya 9 10 8 2 704 70,04 556 55,06
1959 İstanbul 12 8 3 5 445 55,62 468 58,05
1961 Belgrad 10 9 4 5 519 57,66 516 57,33
1963 Wroclaw 15 9 1 7 540 60 641 71,22
1971 Essen 12 7 1 6 476 68 582 83,14
1973 Barcelona 8 7 2 5 490 70 558 79,71
1975 Belgrad 9 7 3 4 503 71,85 571 81,57
1981 Prag 11 8 1 7 533 66,62 657 82,12
1993 Münih 11 6 2 4 403 67,16 465 77,50
1995 Atina 13 6 1 5 462 77 539 89,83
1997 Barcelona 8 9 3 6 647 71,88 699 77,66
1999 Paris 8 9 4 5 563 62,55 603 67
2001 İstanbul 2 6 4 2 461 76,83 473 78,83
2003 İsveç 12 4 2 2 298 74,5 296 74
2005 Sırbistan Karadağ 9 4 1 3 293 73,25 322 80,5
2007 İspanya 11 6 1 5 388 64,6 472 78,6
 |
 |
|
3
|
Live |
197 |
05.09.2009 - 23:51:59 Son İleti: uLá$ |
Türk Milli Takımı, Estonya'yı 1-0'dan geri gelerek 4-2 mağlup etmeyi başardı.

Dünya Kupası'na katılma yolunda kritik bir viraja giren A Milli Futbol Takımımız, Kayseri'de karşılaştığı Estonya'yı 4-2 mağlup ederek, Bosna maçı öncesinde önemli bir 3 puan aldı.
MAÇA ŞOK GOLLE BAŞLADIKMaçın 6. dakikasında Voskoboiniko'nun golüyle yenik duruma düşen Ay-Yıldızlı ekibimiz, 29'da Tuncay'la beraberliği yakalayıp, 37. dakikada Sercan'la öne geçerek soyunma odasına 2-1 üstünlükle gitti.
TUNCAY'DAN İKİ GOL BİRDENİkinci yarıya durgun başlayan Milliler, 52. dakikada Vassiljev'in ayağından yediği golle yüreklerimizi ağzımıza getirdi. 62. dakikada sahneye çıkan Arda Turan, kafayla attığı golle takımımızı bir kez daha öne geçirirken, 10 dakika sonra Tuncay Şanlı, farkı 2'ye çıkaran golü atarak bu kez yüreklerimize su serpti: 4-2
 |
 |
|
15
|
Live |
670 |
24.08.2009 - 15:47:07 Son İleti: uLá$ |
2012 Olimpiyat'ına katılmak için genelev açtı!
2008 Pekin Olimpiyatı'nda yarışan 23 yaşındaki Campbell, Auckland'da 'Centilmenler Kulübü' adlı 14 odalı bir genelev açtı.
Onun hedefi kazanacağı parayla ailesine daha az yük olmak. Pekin Olimpiyatı için 58 bin sterlin (145 bin TL) harcayan Campbell, bu paranın büyük kısmının ailesi tarafından karşılandığını ve ailesinin bu parayı biriktirmek için çok çalıştığını anlatıyor. Nakit para biriktirmenin çok zor olduğunu ve bunun için de bu yolu bulduğunu söyleyen genç tekvandocunun tek amacı 2012 Olimpiyatı'nda ülkesini başarıyla temsil etmek...
Ancak Yeni Zelanda'nın olimpiyat yetkililerine göre iş bu kadar kolay değil. Onlar Campbell'ın bu seçimle olimpiyata katılma şansını riske attığını söylüyor.
Fiziki yeterlilik yetmez!
Takımın finansman müdürü John Schofield, “Olimpiyata göndereceğimiz sporcuların seçimi sırasında sadece fiziki performanslarına bakmıyoruz, milli olaylarda o sporcunun topluma ve gençlere örnek biri olması da önemli” diyor.
Yeni Zelanda'da altı yıl önce fuhuş suç olmaktan çıkarılmış ve genelevler bazı düzenlemelerle yasal olarak açılabilir hale gelmişti. Ayrıca açılan genelevlerde yasalar çerçevesinde sağlık ve güvenlik standartları da aranıyor.
 |
|
|
2
|
SaiR |
215 |
22.08.2009 - 02:06:26 Son İleti: ekmelulhalk |
Türkiye Kupası'nı önümüzdeki 2 sezon boyunca TRT yayınlayacak.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından düzenlenen ve 2009-2010 ile 2010-2011 sezonu Türkiye Kupası müsabakalarının televizyondan yayınlanmasına ilişkin ihale sonuçlandı. Önümüzdeki 2 sezonun Türkiye Kupası yayın ve isim hakkını Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) aldı. TFF'den yapılan açıklamada, kapalı zarf usulüne göre gerçekleştirilen ihalede TRT, yıllık ''17 milyon 100 bin dolar Türkiye Futbol Federasyonu payını'' teklif ederek, yeni yayıncı oldu.
[b]KULÜPLERİN KAZANCI YÜZDE 30 ARTACAK
[/b]Söz konusu ihalenin son derece şeffaf ve Türk futboluna yakışır düzeyde olduğunu belirten TFF Başkanı Mahmut Özgener, ''Türkiye Kupası, Türk futbolunun en önemli değerlerinden biri. Son yıllardaki çalışmalarla yeniden marka değeri yükselen bu organizasyonun önemi, son ihale ile birlikte bir kez daha ortaya çıktı. Yayın ve isim hakkı toplam tutarının yeni ihale ile birlikte artarak kulüplerin kazancının yüzde 30 yükselmesi, Türk futbolunda sağlanan güven ortamının bir eseri. Böyle bir ortamda futbolumuza ayrılan kaynağı artırarak, kulüplerimizin çok daha fazla para kazanmasını sağlamak bizlere de gurur veriyor. Bu rakama çıkan TRT'ye, federasyon ve kulüplerimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum'' dedi.
Yeni sezonda kulüplerin Türkiye Kupası'ndan kazanacağı paranın da önemli miktarda yükseleceğine dikkati çeken Özgener, ''Türk futbolu sponsorlar ve onların sağladığı kaynaklarla çok daha ilerilere gidecektir. Bunun için bize destek olan, işbirliği yapan tüm sponsorlarımız ile Türkiye Kupası'nın 4 sezon boyunca yayıncı kuruluşluğunu üstlenen Digitürk'e ve isim sponsorluğunu yapan Fortis'e bir kez daha teşekkür ediyorum'' ifadelerini kullandı.
 |
|
|
0
|
thelara |
155 |
21.08.2009 - 23:14:57 Son İleti: thelara |
Güney Afrika`da oynanacak 2010 Dünya Kupası`na katılacak milli takımların futbolcularının maç öncesi ve sonrasında saha içinde dua etmelerinin FIFA tarafından yasaklanmak istendiği iddia edildi.
İspanyol basınında yer alan haberlerde, FIFA Başkanı Joseph Blatter`ın `Dünya Kupası`nı kazanmak tanrısal değil, takımla ilgili bir mesele` dediği belirtilerek, Dünya Kupası süresince hangi dine ait olursa olsun takımların dua etmelerinin yasaklanması konusunda çalışmaların başlatıldığı ifade edildi. FIFA`nın sadece dua konusunda değil, futbolcuların formalarının altına dinsel içerikli mesaj veren tişört giymelerine de yasak getireceği belirtiliyor.
Verilen bilgilerde, geçtiğimiz haziran ayında yapılan FIFA Konfederasyon Kupası`nı kazanan Brezilya Milli Takımı`nın çoğu kupa galibiyetinde olduğu gibi saha ortasında toplanıp dua etmesini Danimarka Futbol Federasyonu Başkanı Jim Stjerne`nin eleştirdiği ve konunun bu şekilde gündeme geldiği söyleniyor.
Bu arada FIFA`nın konuyla ilgili çalışmalarına Vatikan`dan `Hristiyan dininin etik değerlerini futboldan dışlamak bir hata olur` şeklinde tepki geldiği bildirildi.
 |
|
|
0
|
thelara |
133 |
21.08.2009 - 16:34:42 Son İleti: thelara |
Şifresiz maçlara hazır olun
Türkiye Kupası maçları iki sezon boyunca TRT ekranlarından şifresiz ve ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından düzenlenen ve 2009-2010 ile 2010-2011 sezonu Türkiye Kupası müsabakalarının televizyondan yayınlanmasına ilişkin ihale sonuçlandı. Önümüzdeki 2 sezonun Türkiye Kupası yayın ve isim hakkını Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) aldı.
TFF'den yapılan açıklamada, kapalı zarf usulüne göre gerçekleştirilen ihalede TRT, yıllık ''17 milyon 100 bin lira Türkiye Futbol Federasyonu payını'' teklif ederek, yeni yayıncı oldu.
-KULÜPLERİN KAZANCI YÜZDE 30 ARTACAK-
Söz konusu ihalenin son derece şeffaf ve Türk futboluna yakışır düzeyde olduğunu belirten TFF Başkanı Mahmut Özgener, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
''Türkiye Kupası, Türk futbolunun en önemli değerlerinden biri. Son yıllardaki çalışmalarla yeniden marka değeri yükselen bu organizasyonun önemi, son ihale ile birlikte bir kez daha ortaya çıktı. Yayın ve isim hakkı toplam tutarının yeni ihale ile birlikte artarak kulüplerin kazancının yüzde 30 yükselmesi, Türk futbolunda sağlanan güven ortamının bir eseri. Böyle bir ortamda futbolumuza ayrılan kaynağı artırarak, kulüplerimizin çok daha fazla para kazanmasını sağlamak bizlere de gurur veriyor. Bu rakama çıkan TRT'ye, federasyon ve kulüplerimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum.''
Yeni sezonda kulüplerin Türkiye Kupası'ndan kazanacağı paranın da önemli miktarda yükseleceğine dikkati çeken Özgener, daha sonra şu ifadeleri kullandı:
''Türk futbolu sponsorlar ve onların sağladığı kaynaklarla çok daha ilerilere gidecektir. Bunun için bize destek olan, işbirliği yapan tüm sponsorlarımız ile Türkiye Kupası'nın 4 sezon boyunca yayıncı kuruluşluğunu üstlenen Digitürk'e ve isim sponsorluğunu yapan Fortis'e bir kez daha teşekkür ediyorum.''
|
|
|