| |
|
Konu Başlığı |
Yanıtlar |
Konuyu Başlatan |
Okunma |
Son Faaliyet |
| Duyurular |
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Hava Durumu |
- |
Live |
6173 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Nöbetçi Eczaneleri Adres ve Tel |
- |
Live |
5990 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Hoca ve İdari Bilimlerin Telefon Numaraları |
- |
Live |
20531 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Fakülteler İçin Haftalık Yemek Programı - Güncel |
- |
Live |
19792 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Burç Yorumları - 7/24 Sürekli Günceldir... |
- |
Live |
21046 |
--
Son İleti: Live
|
| Önemli Başlıklar |
 |
 |
|
40
|
Live |
2,759 |
06.12.2009 - 13:48:53 Son İleti: dolunayY |
 |
 |
|
6
|
Berdus |
315 |
19.11.2009 - 17:50:58 Son İleti: Berdus |
 |
 |
|
29
|
Live |
1,203 |
17.09.2009 - 22:41:20 Son İleti: Live |
ETÜVÜN KULLANIMI
Açılış;
1- Etüvün fişini prize tak.
2- Etüv üzerindeki yeşil renkteki düğmeye basılarak etüv çalıştır.
3- F tuşuna bas, göstergedeki P 001 veya P 002 değerlerini kırmızı ve mavi ok tuşlarını kullanarak P 000 konumuna getir.
4- F tuşuna tekrar bas, göstergedeki Y *** değerini kırmızı ve mavi ok tuşlarını kullanarak Y 001 konumuna getir.
 |
 |
|
10
|
Live |
998 |
12.02.2009 - 03:29:32 Son İleti: Live |
| Forum Başlıkları |
 |
 |
|
4
|
Live |
931 |
Bugün, 01:45:36 Son İleti: EXTACY112 |
Koordinasyon bileşikleri konusunda Werner teorisinin incelenmesi ve Hegzaamminkobalt (III) klorür [Co(NH3)6]Cl3 Sentezlenmesi
Koordinasyon Bileşiklerinde Geometri
Geçiş metalleri komplekslerinin formüllerinin belirlenmesindeki esaslar, organik kimyadaki karbon atomuna benzetilerek, belirli değerdeki metal atomunun belirli koordinasyon sayısına ve geometriye sahip olması gerektiği düşünülmüştür. Valans Kabuğu Elektron Çifti İtmesi (VSEPR) kuramına göre d orbitallerinde farklı sayıda elektron bulunan merkez atomlarının oluşturdukları komplekslerin geometrileri de farklı olmalıdır. Fakat bazı iyonların merkez atomlarının d orbitallerinde farkılı sayıda elektron olduğu halde aynı geometriye sahip olabilmektedirler.
Geniş metal komplekslerinin yapılarını etkileye faktörler olarak şunlar sayılabilir.
1. Metalin elektron dizilişi, değerliği ve enerjileri bakımından bağ oluşumuna katılabilecek orbital sayısı
2. Elektronların çiftlenmiş veya çiftlenmemiş olması
3. Ligandların özellikleri
4. Ligandların büyüklükleri ve sterik etkileri
(Hibritleşme türleri, koordinasyon sayısı ve geometriler EK’te verilmiştir.)
===> Daha Fazlası İçin Konu ekindeki Dosyayı İndiriniz
 |
 |
|
9
|
Live |
1,865 |
06.03.2010 - 20:16:28 Son İleti: bluedolping |
insan vücudunda bulunan tampon çözeltiler neler?
 |
 |
|
4
|
Live |
255 |
05.03.2010 - 02:20:51 Son İleti: arif_99 |
Lafarge Staj Raporu
1 Kuruluş Hakkında Bilgi . İ
1.1 Aslan Çimento Fabrikasının Tanıtımı .. İ
1.2 Kuruluşun Organizanyon Şeması . İii
1.3 Fabrika Kapasiteleri . Vi
1.4 İş Güvenliği Aktiviteleri . Vii
2 Çimento .. 1
2.1 Çimentonun Tarhiçesi 1
2.2 Çimentonun Tanımı 4
2.3 Çimentonun Bileşenleri .. 4
2.4 Çimento Hammaddeleri 5
3 Çimento Üretimi . 9
3.1 Genel Çimento Üretim Yöntemleri . 9
3.2 Lafarge / Aslan Çimento Fabrikasında Üretim Prosesi .. 10
4 Klinker Üretimi 22
4.1 Ön Isıtma .. 22
4.2 Pişirme. 24
4.3 Fırındaki Gaz Akışı 28
4.4 Alev Ve Alev Borusu . 29
4.5 Soğutma 33
5 Çimentonun Elde Edilmesi . 36
5.1 Çimentonun Öğütülmesi Ve Katkı Malzemeleri . 36
6 Ürünler 42
6.1 Portland Katkılı Çimento(Pkç) 42
6.2 Sülfata Dayanıklı Çimento (Sdç) .. 42
7 Paketleme 42
8 Farin Ve Homojenliğinin Ayarlanması . 44
8.1 Fiziksel Özellikleri 44
8.2 Kimyasal Özellikleri .. 45
8.3 Minor Bileşenleri: 45
8.4 Homojenlik Özellikleri 46
9 Klınker Bileşenlerinin Dayanıma Etkisi 49
9.1 C3a (3cao.Al2o3) 49
9.2 C3s ( 3cao.Sio2) Ve C2s (2cao.Sio2) .. 50
9.3 Fazla Piiirme Ve Yavai Soğutma 51
10 Enerji Ve Kütle Denklikleri .. 52
10.1 Fırın İçinde Kütle Denkliği 52
10.2 Döner Fırın İçin Enerji Kaybının Hesaplanması . 56
10.3 Klinker Soğutucu İçin Enerji Denkliği 57Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
2
|
Live |
497 |
04.03.2010 - 14:37:33 Son İleti: rabia_mengi |
Werner’in Koordinasyon bileşikleri konusunda teorisini açıklamada kullandığı bileşiklerden Kloropentaamminkobalt (III) klorür’ün [Co(NH3)5Cl]Cl2 Sentezlenmesi, koordinasyon bileşiklerinde izomer türlerinin ve renk farklılıklarının açıklanması.
Werner’in teorisini açıklamada kullandığı komplekslerden açık eflatun ve yeşil kompleks aynı formüle CoCl3.4NH3 sahip olmasına rağmen özellikleri farklıydı. Bu farklılık koordinasyon bileşiklerinde izomerin açıklanmasına yardımcı oldu.
Bileşiklerin geometrisi, merkez atomunun koordinasyon sayısı ile yakından ilgilidir.
Kare düzlem yapıda merkez atoma bağlı dört konum da eşit olmakla birlikte komşulukları aynı derecede değildir. Bu nedenle farklı ligandların girmesi komplekse izomerlik kazandırır. Ligandların biribirine komşu olarak düzenlendiği geometrik izomere cis, biribirine karşıt konumlarda düzenlendiği izomere trans denir. Oktahedron bir yapıda üç eşit ligand merkez atomundan geçmeyen bir düzlem üzerinde bulunursa bu izomere fac (facial) izomeri denir. Üç eşit ligand merkez atomundan geçen bir düzlem üzerinde ise bu izomere mer (meridiyonal) izomer denir. Oktahedral komplekslerde geometrik ve optik izomeri görülür.
Koordinasyon Bileşiklerinin Renkli Olmalarının Nedeni
Renk teorisi ilk defa Newton tarafından açıklanmıştır. Beyaz ışık bir zam prizmadan geçirildiğinde çeşitli renklere ayrılır. Görünen her renk belirli dalga boylarındaki ışıklardan oluşur. Tek bir dalga boyuna sahip ışığa tek renkli anlamında monokromatik ışık denir. Dalga boyları farklı ışınlardan oluşan ışığa çok renki anlamında polikromatik ışık denir. Renk dizisi kırmızıdan başlar ve mora kadar devam eder. Kırmızı; en uzun dalga boylu en düşük frekanslı, mor; en kısa dalga boylu en yüksek frekanslı ışıktır. Göz ancak bu iki renk arasındaki ışınlara karşı duyarlıdır.Frekansı kırmızı renkten düşük ışınlara kırmızıötesi, frekansı mor renkten yüksek olanlar mor ötesi ışınlar olarak bilinir.
===> Daha Fazlası İçin Konu ekindeki Dosyayı İndiriniz
 |
 |
|
3
|
Live |
1,190 |
02.03.2010 - 23:04:46 Son İleti: scientistt |
BAKIR(II) SÜLFAT PENTAHİDRAT VE BAKIR(I) OKSİT SENTEZİ
TEORİK BİLGİ
Kimyasal Bileşimi, Cu
Kristal Sistemi, Kübik
Kristal Biçimi, Nadiren kübik kristaller halinde, çoğunlukla uzunlamasına yassı biçimli,masif
İkizlenme, {111} yüzeyinde yaygın
Sertlik, 2.5-3
Özgül Ağırlık, 8.93-8.94
Renk ve Şeffaflık, Soluk kırmızı, kahverengi, opak
Çizgi Rengi, Metalik bakır kırmızısı
Parlaklık, Metalik
Ayırıcı Özellikleri, Renk ve kırılganlık, nitrik asitte kolay çözünürlük
Bulunuşu, Bakır içeren sülfür yataklarının oksidasyon zonları yaygın oluşum ortamıdır.
Bakır atom numarası 29 ve atom ağırlığı Cu=63,546 olan elementtir. Kendine has kızıl bir rengi vardır. Yoğunluğu 8,96’dir. Erime noktası 1083oC ve kaynama noktası 2595oC’dir. Isıyı ve elektriği en iyi ileten sınai madendir. Pek sert değildir,kolayca tel ve levha haline getirilebilir;dövülmekle, yeşil bir saydamlığı olan çok ince tabakalar verebilir.
Hava etkisiyle bakırın yüzeyi aşınmaya uğrar, bakır pası (jingar)adıyla bilinen koruyucu bir bazik karbonat tabakasıyla kaplanır. Soğukta gerçekten oksitlenmesi yalnız asitlerin etkisiyle olur; böylece sirke, yağlı maddeler bazı zehirli tuzlar verir, onun için bakır mutfak eşyası olarak kullanılırken bazı tedbirler almak gereklidir. Amonyak bakırın havada oksitlenmesini sağlar ve selülozu çözündüren Schweitzer likörü adında amonyaklı bir karmaşık verir. Bakır, kızıla kadar ısıtıldığında siyahlaşarak oksit verir; kükürt buharının ve klorun içinde yanar, derişik ve kaynak sülfürik asit bakır üzerinde etki gösterir. Bakır, sulandırılmış nitrik asitte bile kolaylıkla erir.
İki grup bakır bileşiği vardır. bakırın tek değerli olduğu bakır-1 bileşikleri ve çift değerli olduğu bakır-2 bileşikleri; oksijenli tuzlar bakımından ancak bakır-1 bileşikleri kararlıdır. Tabiatta kırmızı sekiz gözlüler (küprit) halinde bulunan bakır-1 oksit Cu2O, bakır-2 asetatın veya Fehling likörünün glikoza indirgenmesi sonucu oluşur; camların yakut kırmızısına boyanmasında kullanılır.
Siyah renkteki bakır-2 oksit CuO, bakırın yakılmasından veya nitratin kireçlenmesinden doğar. Bir bakır-2 tuzu çözeltisine alkalik eriyik katmakla, buna tekabül eden Cu(OH)2 formülündeki bakır-2 hidroksit elde edilir; mavi bir çözelti olan bu madde amonyakta çözünerek havai mavi renkte bir karmaşık verir. Bakır-2 oksitten camların yeşile boyanmasında faydalanılır.
Bakır Üretimi
1. Tabii bakır filizleri Amerika’da superior gölü çevresindeki bugün isletilen belli
baslı yataklarda 1% kadar saf bakır bulunur. Bolivya’da da saf bakır çıkarılır.
2. Oksitli filizler en az rastlanan filizdir. Bunlar A.B.D, Sili, Rodezya ve Uzakdoğu’da işletilir.
3. Sülfürlü filizler en çok rastlanan bakır filizleridir. Başlıcası, kalpopirit ve pirittir.
Bakırdan yararlanmanın günümüzdeki yeri çok önemlidir. Saf bakırın sanayide kullanılmasını sağlayan özellikleri şunlardır;
Sınai metaller arasında en iyi elektrik iletkenliği;(en iyi iletken olan gümüşünkinin 95 % ‘ne eşit) elektrik kablo ve tellerinin, elektrik cihazlarının yapımında kullanılır.
Çok iyi isi iletkenliği;kazan, imbik, mutfak takımları isi değiştirici ve bunun gibi yerlerde bakırdan yararlanılır.
Atmosfer aşındırmasına karsı yeterli dayanıklılık; kanalizasyon ve dam levhası gibi yerlerde kullanılır.
Saf bakır, özellikle elektrik sanayiinde kullanılır, fakat bazı özelliklerini çekime, yorgunluğa dayanıklılık, sertlik, işleme kolaylıklarını daha iyi hale getirmek için az miktarda bazı elementler bakıra katılır: 0,5% arsenik veya 0,1% gümüş veya 0,8% kadmiyum veya 0,5% tellür,selenyum veya kükürt.
Sanayide kullanılan bakır çeşitleri
• Her türlü iste kullanılan ve yüksek bir iletkenlik gerektirmeyen adi bakır.
• Kanalizasyonlarda her türlü iste kullanılan oksijeni alınmış bakır.
• Erimiş katotların arıtılması ürünü olan, iletkenliği saflığı için kullanılan elektrolitik
bakır.
• İletkenliği yüksek olduğu için elektrik tesisatında ve mekanik yapımda kullanılan ateşle arıtılmış bakır.
• İçinde oksijen bulunmayan, iletkenliği yüksek, yumuşaklığı ve camla lehimlenmesi bakımından uygulamada çok aranılan, Amerikan menseli OFHC bakırı.
===> Daha Fazlası İçin Konu ekindeki Dosyayı İndiriniz
 |
 |
|
2
|
Live |
120 |
01.03.2010 - 22:15:38 Son İleti: osikoc |
Alternatif Enerji Kaynakaları Ders Notu, Ödevi, Tezi
Enerji iş yapabilme kabiliyeti olarak tanımlanır. Endüstriyel manada insanlığı huzuru ve refahı için hizmet veren her enerji türü mühendislik ilgi alanına girer. Günümüzde, endüstrinin en temel enerji tüketimi elektrik enerjisi olup, onu ısınma veya ısıtma amaçlı fosil yakıtlar (petrol, kömür, doğal gaz...) takip etmektedir. Geçmişten günümüze elektrik ekseriyetle hidrolik santraller vasıtasıyla üretilmektedir. Arazi yapısı ve nehir potansiyeli uygun olmayan ülkeler ise termik santraller vasıtasıyla elektrik ihtiyacını karşılamışlardır. Tüm ülkeler yine ısınma ihtiyacını kömür veya petrol ile karşılamaktadırlar. Diğer taraftan enerji ve yakıt talebi sürekli olarak artmaktadır. Dolayısıyla hidrolik santraller veya termik santraller vasıtasıyla ve kömür veya petrol vasıtasıyla yakıt talebi karşılanamaz hale gelmesi kaçınılmaz bir gelecektir. Özellikle kömür ve petrol rezervlerinin sınırlı olması ve bir gün mutlaka bitecek olması gelecek enerji talebini planlayan enerji projeksiyonların çok önemle değerlendirilmektedir. Bugün, petrol savaşları olarak tanımlanabilecek Körfez veya Afganistan krizleri göstermektedir ki, enerji endüstri ihtiyacı yanında çok büyük bir uluslar arası bağımsızlık yönü de vardır. Ülke politikalarında hemen hemen enerji başrolü oynamaktadır. Bir noktada bir ülkenin bağımsızlığı “artık kendi enerjisini karşılayabilme potansiyeli” ile belirlenmektedir. Enerji olmadan endüstri, endüstri olmadan refah ve mutlu toplum veya bağımsızlığını koruyabilme yeteneği olmayacağı için enerjisiz bir ülke siyaseti düşünülemez.
Bahsedilen krizler ve 1974 yılında meydana gelen ve petrol fiyatlarının aşırı yükselmesi ile sonuçlanan petrol krizi enerjinin önemini ortaya koymaktadır. Petrol fiyatlarındaki artış, petrol bağımlısı ülkelerde ekonomik krizlere, ekonomik krizlerde halk ayaklanmasına, böylecede dış ülkelerin müdahelesine ortam hazırlamıştır. Bu ülkeler hayatlarını idame ettirmek için IMF politikalarına mahkum olarak bağımsızlıklarından belirli ölçüde fedakarlık etmişlerdir. Bununla birlikte, 1974 petrol krizinde sanayileşmiş ülkeler teknolojileri vesanayi ürünleri ihracatları vasıtasıyla, geniş ölçüde petrol kaynaklarına sahip değilken, hafif bir sıkıntı ile bağımsızlıklarından ödün vermeden tlatmışlardır. Hatta benzer bir duruma tekrar düşmemek için enerji bağımsız hale gelmenin yöntemlerini aramışlardır. Petrol, kömür ve hidrolik potansiyele dayanmayan, bilimsel terminolojide Alternatif Enerji Kaynakları olarak isimlendirilen, yeni enerji kaynakları geliştirmişlerdir. Bu kaynakların her ülkede olabilecek olmasına özellikle dikkat edilmiştir.
Hiç şüphesiz en temel alternatif enerji, tasarruf veya izolasyon ile kazanılan enerjidir. Sonuç olarak, klasik enerji kaynakları olan hidrolik enerji ve fosil yakıtlara alternatif olabilecek enerjiler
Tablo-1 görüldüğü gibi sınıflandırılabilir.
Alternatif Enerji Türü Kaynak veya yakıtı
1 Nükleer Enerji Uranyum gibi ağır elementler
2 Güneş Enerjisi Güneş
3 Rüzgar Enerjisi Atmosferin hareketi
4 Dalga Enerjisi Okyanus ve denizler
5 Doğal Gaz Yer altı kaynakları
6 Jeo-termal Enerji Yer altı suları
7 Hidrolik potansiyel Nehirler
8 Hidrojen Su ve hidroksitler
9 Bio-mass, bio-dezel ve bio-gas Biyolojik artıklar, yağlar
Tabloda verilen ve kaynak itibariyle insanlık hayatı açısından sonsuz sayılacak kadar çok olan enerjiler Yenilenebilir Enerji olarak isimlendirilmektedir. Fosil yakıtlar içindeki karbon havadaki oksijen ile birleşerek CO2 (tam yanma halinde) veya CO (yarım yanma halinde veya yanma havasının az olması) gazları ortaya çıkmaktadır. Yine yakıt içerisinde eser miktarda bulunan kurşun, kükürt gibi elementler yanma sıcaklığında oksijen ile birleşerek insan sağlığı açısından önemli tehdit oluşturan bileşikler (SOx,PbO, NOx...) oluşturmaktadır. Bu yanma ürünleri atmosfere bırakılmakta ve atmosfer içerisinde birikmektedir. Fotosentez, çürüme gibi tabii dönüşümler bu birikime engel olabilse de, aşırı yakıt tüketimi kısa süreli bir birikime neden olmaktadır. Atmosfer içinde biriken yanma gazları güneş ve yer arasında tabii olmayan katman meydana getirmekte, insan ve bitki hayatı üzerinde negatif etkiye neden olmaktadır. Sera Etkisi olarak ta bilinen bu etki ve insan sağlığı bugün önemle üzerinde durulan olgulardır. Tabiatın ve tabii değerlerin korunması amaçlı Çevreci Düşünceler toplumlarda taban bulan ve bazı siyasi partilerin politikasına temel teşkil etmektedir. Dolayısıyla endüstrinin veya toplumun enerji talebi düşünülürken, seçilecek enerji türünün çevre ve insana olan etkisi de düşünülmek durumundadır. İlave olarak, fosil yakıtların ana maddesi olan karbon endüstrinin en temel malzemesi olan çeliğinde önemli bir elementidir. Dosyanın Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
18
|
Live |
2,259 |
01.03.2010 - 16:11:04 Son İleti: badem64 |
1.BÖLÜM
1. TEMEL BILGILER
1.1. Polimer Kimyasinin Kisa Tarihi
1.2. Polimer Kimyasi Ile Ilgili Genel Tanimlar
1.3. Polimerlerin Siniflandirilmasi
1.4. Plastiklerin Genel Özellikleri
1.4.1. Plastiklerin Görünüsü
1.4.2. Plastiklerin Yüzey Sertligi
1.4.3. Plastiklerin Yogunlugu
1.4.4. Plastiklerin Isisal Özellikleri
1.4.5. Plastiklerin Kimyasal Özellikleri
1.4.6. Plastiklerin Alevlenme Özellikleri
1.4.7. Plastiklerin Hava Etkisiyle Bozulmasi
1.4.8. Plastiklerin Elektriksel Özellikleri
1.5. Plastiklerin Taninmasi
1.6. Plastiklerin Yapisi
2.BÖLÜM
2. POLIVINIL KLORÜR (PVC) POLIMERI
2.1. PVC’ye Kisa Bir Bakis
2.2. PVC Monomeri ve Üretim Yöntemleri
2.2.1. Ülkemizde Etilenden Vinil Klorür Monomeri Eldesi
2.2.2. PVC Üretim Yöntemi ve Teknolojisi
2.3. PVC’nin Özellikleri ve Kalite Kontrol Yöntemleri
2.3.1. Molekül Agirligi
2.3.2. Partikül Boyutu
2.3.3. Görünür Yogunluk
2.3.4. Renk ve Isi Kararliligi
2.3.5. Kaynama ve Kuruma Zamanlari Için Tork Reometre Testleri
2.4. PVC’nin Özelliklerini Etkileyen Faktörler
2.4.1. Kararli Hale Getirilmemis PVC’nin Termal Kararliligi ve Bozunmasi
2.4.2. PVC’nin Fiziksel Özelliklerine Etki Eden Etmenler
2.4.3. PVC’nin Mekanik Özellikleri
2.4.4. PVC’nin Kimyasallara Olan Direnci
2.4.5. PVC’nin Kristal Yapisi
2.5. PVC’nin Isleme Yöntemleri
2.5.1. PVC’nin Ekstrüztonu
2.5.2. PVC’nin Kalenderlenmesi
2.5.3. PVC’nin Kaliplanmasi
3. BÖLÜM
3. PVC’NIN IÇERISINE KONULAN KATKI MADDELERI VE YARATTIGI
ÇEVRELE SORUNLAR
35
3.1. Isi Stabilizörleri
3.1.1. Kursun Tuzlari
3.1.2. Karisik Metal Sabunlari
3.1.3. Organo-Kalay Bilesikleri
3.1.4. Diger Stabilizatörler
3.2. Kaydircilar
3.2.1. Dis Kaydiricilar
3.2.2. Iç Kaydiricilar
3.3. Isleme Yardimcilar
3.4. Darbe Modifiye Ediciler
3.5. Dolgu Maddeleri
3.6. Boyar Maddeler
3.7. Anti Oksidantlar
3.8. Plastiklestiriciler
3.8.1. Genel Amaçli Plastiklestiriciler
3.8.2. Özel Plastiklestiriciler
3.9. PVC’ye Eklenen Katki Maddelerinin Çevresel Etkileri
3.9.1. Kursun Bilesikleri
3.9.2. Kadmiyum Bilesikleri
3.9.3. Klorlu Prafinler
3.9.4. Antimon Bilesikleri
3.9.5. Fatelif Plastiklestiriciler
3.10. PVC ve Plastiklestirme
3.10.1. PVC’yi Plastiklestirme Yöntemleri
3.10.2. PVC’nin Fiziksel Özelliklerinin Plastiklestirici ve Degistirilmesi
3.10.3. PVC’nin Kimyasal Özelliklerinin Plastiklestirici Etkisi
4.BÖLÜM
4. PVC PROSESLERI VE YARATTIGI ÇEVRESEL SORUNLAR
4.1. Klor-Alkali Prosesi
4.2. Civa-Cell Prosesi
4.3. Klor ve Klorlu Organik Bilesikler
4.4. Etilen Diklorür ve Vinil Klorür
4.5. EDC/VCM Atiklar
4.6. Dioksinler ve Furanlar
4.7. Diger Klorlu ve Klorsuz Kirleticiler
5.BÖLÜM
5. KULLANILMIS PVC MALZEMELERININ ATIK YÖNTEMI
5.1. Yeniden Isleme
5.2. Dolgu Malzemesi Olarak Kullanilmasi
5.3. Yakilarak Temizleme
5.4. Yapi Ürünlerinde Kullanilan PVC’nin Çevresel Etkileri
5.4.1. Dengeleyici Atiklar
5.4.2. Plastik Kayiplari
5.4.3. Diger Etkileri
6.BÖLÜM
6. TÜRKIYE’DEKI PLASTIK SANAYI VE PVC’NIN ÜRETIMI
6.1. Yarimca Kompleksi
6.2. Aliaga Kompleksi
6.3. Türkiye’deki Plastik ve PVC Sanayinin Artisi
6.4. PVC’nin Diger Sektörlerle Iliskisi
Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
1
|
Live |
37 |
28.02.2010 - 14:49:05 Son İleti: selim akar |
Kimya Teknolojisi - Kıl Giderme - Ders, Ödev, Tez
1. Badana Çözeltisinin Hazırlanması Ve Deriye Uygulanması.3
1.1. Kıl Gidermenin Amacı Ve Önemi 3
1.2. Kıl Giderme Metotları4
1.2.1. Banyo Usulü Kıl Giderme .4
1.2.2. Badana Usulü ( Sürme İle ) Kıl Giderme5
1.2.3. Terletme Metodu İle Kıl Giderme .6
1.2.4. Enzimatik Kıl Giderme6
1.3. Önemli Kıl Giderme Maddeleri 6
1.3.1. Kireç “Ca(Oh)2”.6
1.3.2. Sodyum Sülfür ( Na2s ) ..7
1.3.3. Sodyum Sülfühidrat ( Nash )..8
1.3.4. Kalsiyum Sülfür (Cas) 8
1.3.5. Kalsiyum Sülfühidrat “Ca(Sh)2”9
1.4. Tola Gelişmesi ..9
Uygulama Faaliyeti .10
Ölçme Ve Değerlendirme 12
Öğrenme Faaliyeti- 2..15
2. Derilerin Kıllarını (Epidermis Tabakasını) Temizlemek15
2.1. Kıl Gidermenin Pratikte Uygulanışı 15
2.1.1. Dana Derisi İçin Kıl Giderme Ve Kireçlik..15
2.1.2. Oğlak Derileri İçin Kıl Giderme Ve Kireçlik.16
2.1.3. Koyun Derileri İçin Kıl Giderme Ve Kireçlik17
2.2. Kıl Giderme Ve Kireçlemenin Kontrolü.18
2.3. Önemli Kıl Giderme Hataları..18
2.3.1. Kıl Vermeme .18
2.3.2. Kıl Giderme Etkinliğinin Az Olması.19
2.3.3. Kıl Giderme Süresinin Uzun Tutulması ..19
2.3.4. Kireç Lekeleri 19
2.3.5. Aşırı Damarlaşma 19
2.3.6. Sülfür Lekeleri..19
2.3.7. Kalsiyum Sabunları 20
2.4. Kireçlik Hatalarının Giderilme Yöntemleri .20
Uygulama Faaliyeti .21
Ölçme Ve Değerlendirme 23
Modül Değerlendirme .26
Cevap Anahtarları ..29
Kaynakça30
Dosyanın Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
|
|
1
|
ekmelulhalk |
67 |
28.02.2010 - 14:46:28 Son İleti: selim akar |
-Su ve canlılar
-İçme suyunun nitelikleri
-Suda bulunan başlıca maddeler ve kaynakları
-Su kirliliği
-Endüstriyel atık su ve arıtma
-Fiziksel arıtma sistemleri
-Biyolojik arıtma sistemleri
-Kimyasal arıtma sistemleri
-Su arıtma sistemleri
-Sert su nedir?
-Sertlik birimleri
-Suyun yumuşatılması
-Yumuşak suyun faydaları
-Susuzluk
-Küresel ısınma ve susuzluk
Dosya Ektedir
[attachment=1941:end_stri...umu_su_2.ppt]
 |
 |
|
9
|
Live |
820 |
28.02.2010 - 14:39:37 Son İleti: selim akar |
High Performance Liquid Chromotography
Süreyya ÖZCAN
• HPLC’nin Tarihçesi
• HPLC’de Ayırma
• Ayırmada Rol Alan Unsurlar
• HPLC Sistemleri
• HPLC’de Kullanılan Dedektörler
• Floresans Dedektör
• HPLC’nin Kullanım Alanları
Detektör performans özellikleri:
• Hassasiyet (LOD, LOQ)
• Seçicilik
• Lineerlik
• Kalitatif Bilgi
• Güvenilirlik
• Kullanım kolaylığı
• Üniversal olması
Floresans Dedektör Özellikleri
• Floresans sadece seyreltik çözeltiler için lineerdir.
• Emisyon ölçümü sadece 90 ’ de yapılmakta ve ağ ile bir
tek dalga boyu seçimi yapılmaktadır. Bu sebeple öl üm
çok hassastır.
• Bazı kimyasallar floresansı yok ederek hassasiyeti
azaltır (i.e., O2).
• Eksitasyon dalga boyunda absorbsiyon yapan çözücüler
kullanılmamalıdır.
• FLD detektörleri akış hızı ve ısı değişikliğinden fazla
etkilenmemektedir.
• Seçici detektörlerdir.
<==> Tamamını indirmek isteyenler için gerekli döküman; aşağıda ki ekte verilmiştir <==>
 |
 |
|
12
|
uLaS |
1,003 |
23.02.2010 - 04:50:16 Son İleti: NAKATA_59 |
1.Biyodizel Motorlarda Yakıt Olarak Bitkisel Yağ Kullanımının Tarihi Gelişimi 3
3. Motor Yakıtı Olarak Biyodizel 4
3.1.Biyodizel Nedir? 4
3.2.Sık Sorulan Sorular 5
3.3.Biyodizelin Sakıncaları 5
4.Biyodizel 7
4.1.Üretim 9
4.2.Biyodizel Üretim Sistemi 15
4.2. 1.Alkol Ve Katalizörün Karıştırılması 15
4.2.2.Reaksiyon 15
4.2.3.Ayırma 15
4.2.4.Alkolün Uzaklaştırılması 16
4.2.5.Gliserin Nötralizasyonu 16
4.2.6.Metil Ester Yıkama İşlemi 16
4.3.Üretimde Kullanılan Katalizörler 19
4.3.1.İnorganik Katalizörler 19
4.3.1.1.Baz Katalizörler 19
4.3.1.2.Asit Katalizörler 20
4.3.2enzim Katalizörleri 20
5. Biodizel Üretim Maliyetleri 21
6.Biyodizelin Teknik Özellikleri 22
6.1.1yoğunluk 22
6.1.2.Parlama Noktası 23
6.1.3.Kalori Değeri 23
6.1.4 Kinematik Viskozite 23
6.1.5. Soğukta Akış Özelliği 23
6.1.6.Setan Sayısı 23
6.1.7 Karbon Artığı 24
6.1.8. İyot Sayısı 24
6.1.9.Kü********** İçeriği 24
6.1.10.Su İçeriği 24
6.1.11.Soğukta Filtre Tıkanması 24
6.2. Biyodizelin Emisyon Değerleri 25
6.3. Biyodizel Malzemelerle Uyuşabilirliği 26
6.4.Biyodizelin Biyolojik Ayrışabilirliği 26
6.5.Enerji Bilançosu 27
6.6. Biyodizelin Depolanması Ve Taşınması 27
6.7. Biyodizelin Diğer Kullanım Alanları 28
7. Biyodizel Çevre Ve Sağlık 29
8.Türkiye’de Biyodizel Üretiminin Mevcut Durumu 30
Sonuç 31
Dizel motorlarda yakıt olarak kullanılan ve yenilenebilir biyolojik maddelerden türetilen yakıtlar biodizel olarak adlandırılır. Hayvansal yağlar ile soya fasulyesi, mısır ve ayçiçeği gibi bitkisel ürünlerin yağlarından biodizel yakıt üretiminde faydalanılır. Biodizel saf olarak kullanılabileceği gibi petrolden elde edilen dizel yakıtla karıştırılarak da kullanılabilir. Sebze yağlarının yakıt olarak özel olaylar sonucu ve kısıtlı olmuştur. İkinci dünya savaşı, 1970 lerdeki petrol darboğazı ve yeni dönemde çevre bilincinin artması yeni enerji kaynaklarına ilgiyi artırmıştır [2]. Biodizel ismi ilk olarak 1992 yılında Amerika Ulusal SoyDiesel Geliştirme Kuruluşu tarafından telaffuz edildi. Kimyasal olarak yenilenebilir yağ kaynağından türetilen uzun zincirli yağlı asitlerin mono alkol esterleri olarak tanımlanır. Yani biyolojik kaynaklardan elde edilen ester tabanlı bir tür oksijenli yakıttır ve sıkıştırmalı (dizel) motorlarda kullanılabilir.
Mazotla belli oranlarda karıştırılarak kullanılabilir. Bu oran; ekonomi, gaz emisyonu, yanma özelliği gibi birçok faktöre bağlıdır ve genelde %20 lik karışım kullanılır. Bakterilerle ayrışabilen, zehirsiz, sülfürsüz ve hoş kokuludur. Bitkisel yağların metil veya etil esteridir. Bu konuda araştırma ve üretim yapan ülkelerin favori ürünü soya fasulyesidir. Elde edilen bitkisel veya biyolojik yağlar alkolle (genelde metanol) karıştırılır ve sodyum hidroksitle tepkime hızlandırılır. Kimyasal reaksiyon sonunda bir ester ve gliserin oluşur. Ester yakıt olurken gliserinde değerli bir ürün olarak birçok sektörde kullanılır.
Biodizel verim olarak mazota yakın ve motor performansı olarak eşdeğerdir. Diğer yakıt türlerine göre üstünlükleri ;
• Bir ülkenin dışa bağımlı olmadan üretebileceği bir yakıttır,
• Tarımsal sanayinin güçlenmesini sağlar ve kırsal alandan göçü azaltır,
• Tarımsal ürünlerden ve atıklardan üretilebilir,
• Üretimi kolaydır ve nitrojen tutma özelliği fertilize ihtiyacını azaltır,
• Zehirli atık içermez,
• Egzoz duman gazlarını azaltır,
• Saf veya karışımlı kullanıldığında kokusu mazotunkinden daha iyidir,
• Duman soluma durumunda mide bulantısını azaltır.
Biodizelin yanması sonucunda çevreye atılan zararlı gazların diesel yakıta göre;
.Egzoz duman gazlarını azaltır
.CO2 miktarında %78 azalma
.%15 daha az CO,%27 daha az HC
.%22 daha az partikül
.%50 daha az is sağlar.
Biodiesel iyi bir yağlama yeteneğine sahiptir ve böylece motor aşınması oluşturmamaktadır. AB tarafından yayınlanan araştırma raporu sonuçlarına göre; aynı miktarda motorin ve biodizel ile yapılan çalışmada motorin tüketimi ile 3,2 kg CO2 emisyonu oluşurken, biodizel tüketiminde bu miktar 2-2.5 kg azalarak 0.7 kg seviyesine kadar düşmektedir
Bütün bunların dışında biodizel sektörünün diğer bir avantajı ise, soya fasulyesi bitkisinin toprağı temizleme ve havadaki karbondioksiti emmesidir. Bu özelliği ve yakıt olarak kullanılması ile küresel ısınma açısından da yararlı bir yakıttır. Biodizelin; temiz, zehirsiz, bakterilerle ayrışabilir, sülfürsüz ve kansere neden olmamasının yanı sıra aşağıdaki özelliklere de sahiptir.
* Tarım sektöründe canlanma,
* İç göç azalması,
* Fabrika ve istihdam oluşturma,
* Petrol ambargo ve kriz risklerini azaltma,
* CO2 miktarını %78 oranında düşürmesi,
* Dış bağımlılığı azaltması,
* Yenilenebilir bir enerji kaynağı olması,
* Atıklarının gübre ve yem olması ve doğaya zarar vermemesi,
* Hidrokarbon ve karbonmonoksit yayılışını azaltması,
* Parçacık ve duman yayılışını azaltması,
* Yüksek miktarda CETANE içermesi,
* Kalitesi çeşitli Uluslararası standartlarca kabul edilmiş olmasıdır.
* Gelecek nesillerimiz için insanlığın gelişen değeri, *Kyoto Protokol’una uymak ve onu ilerletmek.
===> Dosyayı indirmek için Tıklayın
 |
 |
|
4
|
Live |
432 |
22.02.2010 - 00:23:44 Son İleti: ekmelulhalk |
Nem Analizi, Kül analizi ve Elek Analizi + Genel Özellikleri
1. Nem Miktarı Tayini 3
1.1. Hapsedilmiş Su..3
1.2. Nem Tayini Yöntemleri Ve Çeşitleri ..5
1.2.1. Etüvde Nem Tayini 5
1.2.2. Vakum Kurutma Etüvünde Nem Tayini .7
1.2.3. Toluen İle Damıtma Metodu .8
1.3. Etüv .9
1.4. Desikatör Ve Kullanımı ..10
1.4.1. Desikatör Çeşitleri..10
Uygulama Faaliyeti..13
Ölçme Ve Değerlendirme.17
Öğrenme Faaliyeti 2 18
2. Kül Tayini Yapmak18
2.1. Kül Yüzdesi Hesabı..18
2.1.1. Peynirde Kül Tayini 19
2.1.2. Balda Kül Tayini ..19
2.2. Krozeler..19
2.2.1. Kroze Çeşitleri20
2.3. Fırınlar.21
Uygulama Faaliyeti..23
Ölçme Ve Değerlendirme.27
Öğrenme Faaliyeti 3 28
3. Elek Analizi .28
3.1. Elek Üstü Yüzdesi Hesabı.30
3.1.1. Gübrede Elek Analizi .30
Uygulama Faaliyeti..31
Ölçme Ve Değerlendirme.34
Modül Değerlendirme.35
Cevap Anahtarları..37
Kaynakça.39
Dosyanın Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
0
|
=Algos= |
55 |
15.02.2010 - 22:43:53 Son İleti: =Algos= |
 |
 |
|
9
|
Live |
3,078 |
11.02.2010 - 23:26:25 Son İleti: ToPRaK |
“Cam, Çesitleri ve Üretim Asamalari” konulu çalismamda öncelikle camin tarihi ve gelismeleri ele alinmistir. Tarihi gelisimi dünya üzerinde ilk yillara ait bulunan eserlerle tanitilmis ayrica Selçuklular ve Osmanlilar dönemindeki camin gelisimi degisen padisahlarla dönem dönem anlatilmistir.
Camin tanimi verilerek camsi durumun nasil ve hangi kosullarda olusabilecegine deginilmistir. Camin fiziksel ve kimyasal özelliklerini olusturtan faktörler tek tek incelenip arastirilmistir. Tablolar halinde farkli cam bilesenlerine sahip ürünlerin degisen fiziksel özellikleri açiklanmistir. Mekaniksel özellikleriyle elastik durumu, dayanikliligi ve kirilganligi ele alinmistir.Camin kimyasal daya nimiyla asit ve su etkisine deginilmistir.
Camdaki karismazlik faz ayrismasiyla nedenleriyle birlikte ele alinmis bunun sonucu olusan ürünler anlatilmistir.
Camin üretiminde ise öncelikle harman açiklanmis harmani olusturan tüm maddelerin özellikleri ve kullanim nedenleri açiklanmistir. Camdaki katki maddeleri, renkli olup olmamasini saglamaktaki farkliliklar tablolarla birlikte ele alinmistir. Cam eldesi prosesinde ve harman beslemede sürekli çalisan firinlar tanitilarak gazlarin camda çözünmelerine deginilmistir.
Sekillendirmede kullanilan makinelerin özellikleri ve imalat sirasinda olusabilecek cam hatalari açiklanmistir.
Olusturulan cam ürünlerinin içerikleri, kullanim alanlari ve farkliliklari incelenerek her birinin yapisi hakkinda bilgi verilerek hangi amaçlarla kullanildiklari incelenmistir.
Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
7
|
ekmelulhalk |
139 |
30.01.2010 - 21:56:32 Son İleti: ekmelulhalk |
- Enstrumental Analize Giriş
- Elektromagnetizma
- Absorpsiyon-Emisyon
- UV-GB Spektroskopisi
- IR
- AAS-AES-ICP
- Atomik Kütle Spektrometrisi İNDİR
 |
 |
|
1
|
Live |
76 |
24.01.2010 - 14:34:29 Son İleti: tolgatokdemir |
Giriş İnsanoğlunun çok süratli bir şekilde artan ihtiyaçlarına cevap veren sosyal ve endüstriyel gelişmeler, beraberinde bazı problemleri de getirmişlerdir. Bunların içinde çevre kirlenmesi, kamuoyunu en çok etkileyen konu olmuştur. Başlangıçta hızlı şehirleşme ve endüsriyel gelişmelerin sebep olduğu yerel problemler olarak değerlendirilen çevre sorunu, günümüzde akarsu, göl ve denizlerde atıkların oluşturduğu kirlenme, egzoz gazlarının yol açtığı atmosfer kirlenmesi ve asit yağmurları, toprak erozyonu, tarımsal ilaçların toprak ve yeraltı sularını etkilemesi, tabiatın tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan iklim değişiklikleri gibi tüm dünyaya malolmuş ekolojik problemler olarak görülmektedir.
Gelişen teknoloji ve nüfusla birlikte artan enerji ihtiyacı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmadığı takdirde dünyamızı daha yaşanılır bir hale getirmek ve gelecek nesillere daha güzel yarınlar bırakabilmek her geçen gün daha da güçleşecektir. İşte bu noktada doğanın kendi içinde bulunan, atıkları yok ederek enerji üretme imkanı devreye girerek bizi yarınlarımız için ümitlendirmektedir. "Geleceğin yakıtı" olarak da adlandırılan bu enerji kaynağı biyogazdır.
1.Biyogaz Nedir? Organik maddeler oksijen yokluğunda ayrıştığında -anaerobik oluşum olarak adlandırılan işlem- hacimce %40-70 metan (CH4), %30-60 karbon dioksit (CO2), %1-5 diğer gazlar [%0-1 hidrojen (H2), %0-3 hidrojen sülfür (H2S)] içeren bir gaz oluşur. Bazen bu ayrışım doğal olarak bataklık etraflarında gerçekleşir ve oluşan gaza "bataklık gazı" denir. Diğer durumlarda atıksu arıtma tesislerinde lağım ayrıştırılırken oluşan gaza "sindirici gaz" denir. Son olarak, katı atıkların depolandığı arazi doldurulan yerlerde atıkların oluşturduğu gaza "arazi doldurma gazı" denir. Müşterek olarak, bu gaz karışımları biyogaz olarak bilinir.
Renksiz, kokusuz, yanıcı olan biyogaz için kullanılan diğer ifadeler lağım gazı, sulu çamur gazı, maden gazı, aptal ateşi, inek pisliği gazı, biyoenerji, ve "geleceğin yakıtı"dır. Yemek pişirmek ve aydınlanmak için dört kişilik bir aile günde 4248litre biyogaz tüketir, bu da ailenin gecelik çöpü ve üç ineğin pisliğinin toplamından rahatlıkla üretilecek miktarda biyogaz demektir. Eğer gübre, mutfak atığı, bahçe atığı, malt artığı, posa artığı, market atığı, mezbaha atığı, yağlar ve diğer yerli-organik substratlar anaerobik olarak işlemden geçirilirse, mesela serbest oksijensiz olarak, biyogaz üretilir.
Farklı çeşitlerden mikroorganizmalar anaerobik koşullar altında organik substratların karbonlarını metabolize ederler. Bu işlem -sindirim veya anaerobik fermantasyon- bir besin zincirini takip eder.Mesela, eğer gübre bu şekilde işlemden geçirilirse, sindirilmiş gübre taze gübreye göre çok daha az kokuyla son ürün olarak elde edilir. Buna ek olarak, bu sindirilmiş gübre nötr pH-derecesine sahiptir ve bitkilere uygulandığındaki yakıcı etkisi ortadan kalkmıştır. Sindirimden sonra azot genellikle organik bağını yitirmiş olur ve amonyak (NH4) formunda bulunur. Bundan dolayı, bitki tarafından direk olarak özümsenebilir. Bu şekilde çiftçi, gübreleştirmenin basit ve ucuz bir yolunu elde eder. Pahalı mineral gübrelerden vazgeçebilir.
Üretilen biyogazın miktarı başlangıçtaki organik maddenin sadece miktarına değil kalitesine göre de değişir.
2.CH4 Mikrobiyolojisi veya Biyo-metanogenesis Anaerobik sindirim veya metan-üreten biyoçevrim, selülozik ve diğer kimyasal olarak işlenmemiş organik artıklardaki mikrobiyal eylemin nıhai sonucu olarak hem yakıt(biyogaz), hem de organik gübre(sulu çamur) oluşturur. Bu substratlar çeşitlilik gösteren bakterileri içeren bir seri derecelendirilmiş adımlarla elde edilir. İlk adımda, karmaşık polimerik organik substratlar -proteinler,karbonhidratlar ve yağlar- metanojenik bakteriler tarafından bütrat, propiyonat, laktat ve alkol gibi aslında metanojenik olmayan substratlara çevrilirler. Aketojenik bakterileri içeren ikinci adım esnasında, hala kalanların belirlendiği bir bileşim ve özdeşlik, bu bileşikler metanojenik substratlara çevrilirler, örneğin aketat, nötral veya çok az alkali ortamda çoğalan zorunlu anaerobik metan bakterileri tarafından CH4 ve CO2 'ye çevrilmiş H2 ve C1 bileşikleri.
Yine, anaerobik sindirim işleminin her iki açıdan da -sıvılaştırma ve gazlaştırma- dengelenmesi önemlidir. Eğer metan bakterileri yoksa, sindirim işlemi sadece malzemeyi sıvılaştırma işleminde başarıya ulaşabilir ve malzemeyi orijinal malzemeden daha çirkin hale getirebilir. Diğer taraftan, eğer sıvılaştırma gazlaştırmadan daha hızlı bir oranda gerçekleşirse, asitlerin bileşke birikimi metan bakterilerini ve de biyoçevrim işlemini engelleyebilir.
3.Biyogaz Neslinin Gelişimi Son yıllarda biyogaz sistemleri dağıtılmış kırsal alan gelişimine verdikleri ümitle kayda değer bir ilgi çekmişlerdir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ve bir kısım uluslararası organizasyon sıralanan çeşitli amaçlara göre biyogaz sistemlerine ilgi göstermişlerdir: yenilenebilir bir enerji kaynağı, biyogübre, atık geri dönüşümü, kırsal kesimdeki gelişim, halk sağlığı ve hijyeni, kirlilik kontrolü, çevresel yönetim, uygun teknoloji ve teknik iş birliği. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Unesco ve Uluslararası Hücre Araştırma Organizasyonu tarafından ortaklaşa olarak sponsor olunan UNEP/Unesco/ICRO mikrobiyoloji programının içeriği dahilinde bir kısım çalışma merkezleri Yogyakarta, Manila, Mexico City, Singapur ve Bangkok'ta halihazırda kurulmuş durumda. Bu düşük maliyeti onaylanmış, atık-üretmeyen teknoloji, çevreyi kontrol etmek; yakıt, yiyecek ve gübrenin yerine konacak kaynakların aranmasını iyileştirmek için giderek daha çok yerleştirilmek üzere bu merkezlerde çalışmalar sürdürülüyor.
Mikrobiyal aktiviteden tarımsal, endüstriyel ve evsel atıkları işlemek üzere yararlanma yarım yüzyıldır yaygın bir uygulamaya sahiptir. Aerobik, aktif çamur yöntemi ve anaerobik veya metan fermantasyon yöntemini içeren işleyişten sonrası basittir, teknik bilgi veya bileşenini gerektirmez, küçük ailelere veya kasaba-ölçekli sindirime uygundur ve atığı değerli bir kaynak yerine koyan tek işlemdir. Gelişen ülkeler açısından büyük önem içeren metan kullanımı son zamanlara kadar kamunun duyduğu antipati veya diğer ucuz enerji kaynaklarının mevcut olması nedeniyle yasaktı. Ancak günümüzde biyogaz teknolojisi hakkı sayılır sayıda ülkenin ve şirketin ilgisine yön verecek derecede yeterli ve önemli bir enerji üretim şekli haline gelmiştir.
4.Biyogaz Tesislerinin Yapısı Biyogaz tesisleri genel yapı olarak genelde aynı olmasına rağmen büyüklük olarak çok çeşitlilik göstermektedir. Bunun altındaki neden de biyogaz teknolojisinin özünde bakteri boyutunda işlemlerin olmasıdır. Dolayısıyla bir çiftlik ölçekli bir tesisle, 100,000 nüfuslu bir şehre enerji sağlayan tesisin yapısı birbirine çok benzemektedir. Tesislerde bakteriler için uygun ortam ve malzeme sağlanıp işlem sonucu oluşan ürünler düzenlenir.
4.1.Kristianstad Biyogaz Tesisi 4.1.1.Projenin arka planı 1995 sonbaharında Kristianstad Şehir Konseyi evsel atıkların ayrıştırılmasını içeren bir atık geri dönüşüm sistemini kurmayı kararlaştırdı. Proje 1996 Aralık'ında başladığında Kristianstad biyogaz tesisi resmi olarak açılmıştı. Tesis; endüstriyel, tarımsal ve tüm organik evsel atıkların, çevresel olarak sorumluluk taşıyan bir anlayışla işlemden geçirilmesini hedefleyen belediye, çiftçiler, sanayi ve müşterilerin ortak çalışmasının sonucudur.

Şekilde İsveç'in en büyük biyogaz tesisi görülmektedir
Tesis, belediyeye ait yerel bir atık şirketine, Kristianstads Renhållnings AB, ait olup işletilmektedir. Biyogaz tesisi, kapanmış bir şeker pancarı fabrikasının sınırları içinde inşa edilmiştir. Eski şeker atıksuyu işleme tesisinden kalan tanklar sindirim ve depolama tankları olarak kullanılmaktadır. Bu eski endüstriyel tesislerden kalma binaların kullanılması uygundu çünkü elverişli bir yer sunuyordu. Bundan başka, bir geri dönüşüm tesisinin eldeki yapıları yeniden kullanması uygundur.
Danimarkalı Krüger A/S şirketi işlem dizaynı, mühendisliği ve makine sağlanmasından sorumludur. Kristianstad vatandaşları organik ev atıklarını her ikinci haftada toplanan kağıt torbalara ayrıştırıyorlar. Şehirde yaklaşık 100,000 sakin ikamet ediyor ve şu an ayrıştırılan organik materyalin yaklaşık olarak %100'ü Karpalund biyogaz tesisine gidiyor. İnsanların %30 kadarı atıklarını ayrıştırmıyor ve bu atıklar tesise gitmiyor. Şehir sakinleri projeye olumlu bakıyor ve ayrıştırılan atığın kalitesi oldukça tatmin edici.
4.1.2.Tesisin İşleyişi Biyogaz tesisi tarafından kullanılan endüstriyel organik atık, iki mezbahadan ve damıtım yerinden(genellikle içki fabrikalarında) gelen biyo-sulu çamurdan olduğu kadar mayankökü, patates ve havuç atığını da içeren gastrointestinal atıktan oluşuyor. Bunu sağlayan endüstriyel şirketler, atıkların yok edilmesi yolu için ton başına 350 SEK (SEK:İsveç kronu) öderler ki bu da arazi doldurma alanına giriş ücretinden ton başına yaklaşık 100 SEK daha azdır. Doğal olarak şirketler atıklarını daha ucuz yoldan elden çıkarmak için biyogaz tesisini tercih ediyorlar.
Evsel atıkları içeren kağıt torbalar çöp kamyonlarıyla taşınıp biyogaz tesisinin girişine yakın 100m?'lük depolara boşaltılır. Bazı endüstriyel katı atıklar da buraya dökülür.
Atık karışımı otomatik olarak kaba parçalayıcıya yedirilir ve 8cm uzunluğundaki parçalara kesilir. Sonrasında metalleri toplayan magnetik ayrıştırıcının olduğu hava ve kokuyu tutan hareketli bant boyunca geçer. Bir ince parçalayıcı atığı, gübre ve biyo-sulu çamurla karıştırıldığı 1,000m?'lük birincil karışım tankına dökülmeden önce 10-11mm'lik parçalara böler.
Gübre ve sıvı endüstriyel atık tankerlerle biyogaz tesisine taşındıktan sonra direk olarak birincil tanka boşaltılır. Gübre, endüstriyel ve evsel atıkların homojenize edilmesi üstten döner-bıçaklı çalkalayıcılarla gerçekleştirilir. Tesis 22 çiftlikten gelen gübreyi işler. Çiftçiler sözleşme esaslarına göre ücretsiz verim artırıcı gübre karşılığında hayvansal atıklarını tesise verirler.

Şekilde biyogaz tesisinin çalışma mekanizması gösterilmiştir
Çiftiçiler sindirilmiş biyokütleyi verim artırıcı gübre olarak almaya sıcak bakıyorlar ve daha bir çoğu projeye katılmak için sırada bekliyor. Üretilen fazla verim artırıcı gübre, atık sağlamayan çiftçilere m?'ü 18 SEK'ten satılıyor, ki bu da nakliyat maliyetini karşılıyor
Biyokütlenin sıcaklığı ısı değiştiricisinde işlem sıcaklığına düşürülür. Günde yaklaşık 200ton biyokütle sindirilirken, 8-9,000 Nm? biyogaz üretilir; bu da yılda yaklaşık 20,000 MWh'a karşılık gelir. Düzeltilmiş biyogaz hacimleri beklentileri karşılamıştır. Gazın büyük bir kısmı 4km uzaklıktaki, Kristianstad şehrinin farklı bölgelerini ısıtan Allöverket bölge ısıtma tesisine pompalanır. Biyogazın %10 kadarı tesisin kendi ısıtma işlemi için kullanılır.
Sindirilmiş biyokütle, sindirici tanktan plastikler ve sıkıştırılmamış maddeler gibi istenmeyen maddeleri ayıran iki ayrıştırıcıdan birine pompalanır.
Bunlardan yakındaki bir arazi doldurma alanına(solda Warnham, İngiltere'deki hijyenik arazi doldurma alanı gözükmektedir) boşaltılarak kurturulur. Akışkan madde verim artırıcı gübre olarak çiftçilere nakledilmeden önce herbiri 1,250m? kapasiteli iki depolama tankından birine gönderilir. Aynı tankerler hem çiftçilerden gelen gübreyi hem de çiftçilere gidecek verim artırıcı gübreyi taşır. Böylece, gübreyi biyogaz tesisine getiren tankerler, verim artırıcı gübreyle tekrar yüklenerek baharda tarlalara yayılmak üzere çiftçilerin kendi depolama araç gereçlerine dağıtılır.
Kristianstad biyogaz tesisi, izleme ve veri toplama yapıp, tam otomatik işlemek üzere dizayn edilmiştir. Tam gün çalışan bir menajer ve bir asistan operasyonu denetler.
Tablo 1 1998'de biyogaz tesisine girenleri ve tesisten çıkanları göstermektedir. Tesis tarafından reddedilen çeşitli materyal yılda ancak yaklaşık 50 tonu bulmaktadır. Bunun yüksek kaliteli, kaynaktan ayrıştırılmış ev atığı olması ve kağıt torbalarda toplanmasından ileri geldiği söylenebilir.
1998'de biyogaz üretimi 20,000 MWh'a eşitti, bu yıldaki tüm enerji istatistikleri Tablo 2'de gösterilmiştir.
4.2.Dippel Biyogaz Tesisi Şu an Almanya'da biyogaz tesislerinde bir patlama olmuş durumda. Bu teknolojiyle sözü edilen biyogaz organik maddelerden elde edilmektedir. Biyogaz yenilenebilir bir enerji çeşitidir. Gaz motorlarında ısı ve elektrik üretmek için kullanılabilir.
İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Almanya'da birkaç biyogaz tesisi kurulmuştu, birkaçı da bazı çiftliklerde kurulmaktaydı. O zamanki neden enerji sıkıntısıydı: akaryakıt ve doğalgaz neredeyse bulunamıyordu, biyogaz ise kolayca ve diğerleriyle karşılaştırıldığında ucuz olarak sığır ve domuz gübresinden çiftçilerin kendileri tarafından elde edilebiliyordu.
O ilk Alman biyogaz tesisleri ellili yıllarda ortadan yok oldu. Akaryakıt ucuzdu ve her yerde her zaman bulunabiliyordu. Daha sonra yeniden, yetmişlerdeki iki petrol krizinden sonra biyogaz kullanımının yapılabilirlik araştırmaları başladı - bu sefer bazı ev mekanikleriyle yölendirilmiş olarak. Bu ikinci dalga da yok oldu. Sadece seksenlerin ortalarında bazı insanlar biyogaz tesisleri üzerinde tekrar ciddi olarak çalışmaya başladı. Bu üçüncü patlama hareketli bir şekilde günümüze kadar devam etti.
1992'deki Elektrik Girdi Yasası("Stromeinspeisegesetz") Almanya'da biyogaz tesislerinin gelişiminde bir kilometre taşı oldu. Bu yasa yenilenebilir enerji üreticilerine kamu elektrik şebekelerine dağıtılan her kWh enerji için sabit ücreti garantiledi. Bu yasa sadece biyogaz tesislerini değil, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını da içermekteydi, rüzgar enerjisi gibi. Fakat doksanların başındaki esas etkilerinden bazıları biyogaz tesislerindeki atılım oldu. Daha sonra, 2000 Şubat'ında, Elektrik Girdi Yasası ("Stromeinspeisegesetz"), kamuya dağıtılan elektrikte daha da yüksek sabit ücret garantisi veren Yenilenebilir Enerji Yasası'yla ("Erneuerbare Energien Gesetz") değiştirildi.
Almanya'da 1996 yılında kurulan Dippel tesisi gübre, saman ve organik atık girdisiyle çalışmaktadır. İki adet 100m?'lük çelik tanktan oluşan fermentasyon bölümü olup katı/sıvı ayrımı yapar.
Günümüzde Almanya'da 600 civarında biyogaz tesisi çalışmaktadır. Bunların çoğu tarımsal, çiftlik boyutunda biyogaz tesisleri, kalanlar da büyük ölçekli merkezi mayalama tesisleri ve biyoartık ve/veya mutfak artığı sindirimi için endüstriyel tesislerdir. Bu tesislerin çoğu tecrübeli danışmanların yardımıyla sahipleri tarafından kendiliğinden inşa edilmiştir. Sonuç olarak maliyetler büyük oranlarda azaltılmıştır.
5.Biyogaz Teknolojisinin Faydaları İyi çalışan biyogaz sistemleri kullanıcılarına birçok açıdan fayda sağlar, toplum ve çevre açısından genel olarak: enerji üretimi (ısı, ışık, elektrik); organik atıkların yüksek kaliteli gübreye dönüşmesi; mikropların (patojenler), kurt yumurtalarının ve sineklerin indirgenmesindeki hijyenik koşulların gelişmesi; işyükünün indirgenmesi, özellikle kadınların, yakacak odun toplama ve pişirme açısından; çevresel avantajları olarak: toprak, su, hava ve ağaçlık bitkilenmesinin önlenmesi; mikro-ekonomik avantajları olarak: enerji ve gübrenin yerini alması, ek gelir kaynakları, artan hayvan çiftçiliği ve tarım kazançları yaratması; makro-ekonomik avantajları olarak: merkezileştirilmemiş enerji nesli, yerli mal üretimi ve çevresel korunum sayılabilir.
Biyogaz, bir defa kullanıldığında bir daha yenilemenin imkansız olduğu, aynı zamanda kullanıldıklarında çevresel sonuçları olan karbon dioksit, azot dioksit ve sülfür dioksit (asit yağmurlarını oluşturan) salımının oluşturduğu global tehlike ile beraber karbon monoksit gibi diğer insan sağlığına zararlı gazlara ilişkin birbirini izleyen etkileri olan fosil yakıtlarıyla kıyaslandığında çok iyi bir yenilenebilir enerji kaynağıdır. Diğer taraftan biyogaz kullanılırken atmosfere bırakılan karbon dioksit bitkiler tarafından fotosentezle geri alınır.
6.Türkiye'de Biyogaz Biyogaz teknolojisindeki bunca avantajı sıraladıktan sonra ülkemizdeki durumuna bakacak olursak parmakla gösterilecek derecede az ve yetersiz tesis olduğuna üzülmemek elde değil. Proje aşamasında kalıp uygulamaya geçilemeyen birçok örnek dışında uygulamada başarısız olunup yarıda bırakılan projeler de yok değil.
Avrupa'da kırsal kesime verilen önem doğrultusunda birçok kentte, hatta kasabada küçük ölçekli biyogaz tesisleri kurulmuş olmasına karşın ülkemizde kırsal kesim hep ikinci plana atılıp öncelik büyük şehirlere verildiğinden köyden kente göç engellenememiş ve bu yüzden ne kırsal kesimde ne de kentte planlı gelişim yönünde sağlıklı adımlar atılamamıştır. Bunun sonucunda büyük şehir belediyelerinin bütçeleri doğrultusunda uygulamaya çalıştıkları projelerden tam randıman alınamamıştır. Bu keşmekeşliğe bir örnek de İzmir'dedir. Yıllar boyunca denize dökülen her türlü atık körfezi bataklık haline getirmiş, son on yılda harcanan emeğe ve paraya karşın net bir çözüme ulaşılamamıştır. Şu an yürütülmekte olan Büyük Kanal Projesi'yle şehrin tüm atığının tek bir tesiste toplanarak ayrıştırılması, konumuz olan biyogaz elde edilerek bundan faydalanılması ve çevreye zararsız hale getirilen atığın geri dönüşümünün gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Harmandalı Katı Atık Deponi Alanı'na ilişkin oluşan problemler tesisin dizayn edildiği şekilde işletilememesinden kaynaklanmaktadır. Sözgelimi Belediyeler arasındaki iletişim eksikliği ve ekipman yetersizliği nedeniyle evsel atıklar zaman zaman gerektiği şekilde gömülememekte; bu da martılar tarafından çöplerin karıştırılmasına neden olmaktadır. Kaynağında ayırma gerçekleşmediğinden çöpler cam, plastik, kağıt gibi niteliklerine göre ayrı olarak depolanamamaktadır. Büyükşehir Belediyesi'nde mevcut olan iş makinalarının yetersiz oluşu ve kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle Harmandalı Katı Atık Deponi Alanı'ndaki çalışmalar verimli olarak sürdürülememiş; bu nedenle depolama alanına gelen çöpün toprağa serilmesi işi özelleştirilmiştir.
Depolama Alanı'nda organik atıkların oksijensiz ortamda mikrobiyolojik olarak ayrışması sonucu metan gazı ağırlıklı olmak üzere, karbondioksit, hidrojensülfür, amonyak, azotlu bileşikler vb.gazlar oluşmakta; bu gazlar herhangibir önlem alınmadan atmosfere verildiğinde, patlamalara ve zehirlenmelere neden olarak çevre ve insan saglıgını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenlerden dolayı; Harmandalı Katı Atık Deponi Alanı'nın evsel atık depolama bölgesinde çöplerin ayrışmasından kaynaklanan deponi gazlarının miktarının belirlenmesi, toplanması, gaz yakma sisteminin projesi, inşaası ve gazın elektrik enerjisine dönüşümü ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 14.11.1995 tarihinde bir ihale yapılmıştır. Konu ile ilgili çalışmalar tamamlanmış olup; 5.6.1996 tarihinden itibaren yeni sistem devreye girmiştir. Halihazırda alanda mevcut gaz toplama bacalarının verimli olan 18 adedinden yüksek yogunluklu polietilen borular yardımıyla toplanan gaz ana kollektör ile deponi gazı yakma tesisine verilmektedir. 1250 m3/saat'lik gaz yakma kapasitesine sahip tesiste, deponi gazları 1000 C'te yakılarak, çevreye olumsuz etkiler önlenmektedir.
Vadi şeklinde olan katı atık depolama alanının en derin bölgesi ortalama 25 m. olup; toplanan deponi gazının içerisinde % 40-60 oranında metan gazı mevcuttur. Evsel atıkların depolandıgı kısımdan oluşan çöp sızıntı suları çalışır durumdaki ön arıtma tesisinde kanal standartlarını sağlayacak şekilde arıtıldıktan sonra kanal sistemine verilmektedir. Önümüzdeki günlerde Büyük Kanal Projesi kapsamındaki kanal sistemine bağlanacaktır.
İstanbul'da da benzer uygulamalar denenmiş ancak şehrin altyapısı çok yetersiz olduğundan başarıya ulaşılamamıştır. Zaten biyogaz araştırmamızda gördüğümüze göre daha çok kırsal kesimde gelişmeye yönelik kullanılması uygun olan, çok nüfuslu ve altyapısı yetersiz büyük şehirlerde hayata geçirilmesi zaman alacak bir sistemdir. Çıkarılacak yasalarla bu sistemi kırsal kesimde kuracak girişimciler desteklenip, çiftçi ve halk da bilinçlendirilerek kısa sürede ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan enerji sıkıntısı ortadan kaldırılabilir. Uzun vadede ise büyük kentlerde uygulamaya sokulacak tesisler, sınırları netleştirilmiş, yaptırımı yüksek, kontrolü kolay olacak şekilde çıkarılacak yasalar ve bilinçlendirilmiş toplumla kendi kendine yetip çevreyi koruyan bir enerji kaynağına ulaşılabilir.
7.Kaynakça 1.
http://www.unu.edu 2.
http://www.lior-int.com/biogas/biogas1.htm 3.
http://www.biogas.org.uk 4.
http://www.kriegfischer.de/basics_inhalt.html 5.
http://www.lior-int.com/biogas/biogas1.htm 6.
http://www.solstice.crest.org 7.
http://www.biogas-international.com 8.
http://britishbiogen.co.uk 9.
http://roseworthy.adelaide.edu.au 10.
http://cfs.me.uvic 11.
http://pasture.ecn.purdue.edu 12.
http://cevre.gov.tr 13.
http://ibb.gov.tr 14.
http://www.izmircevre.gov.tr 15.
http://izmir-bld.gov.tr
 |
 |
|
15
|
Live |
562 |
16.01.2010 - 23:04:20 Son İleti: D.I.H.O |
analitik kimya hakkında dokuman ekte verilmiştir
 |
 |
|
2
|
Live |
307 |
11.01.2010 - 13:29:48 Son İleti: turkey2008abc |
Çözünmüş Oksijen Deneyi - Çözünmüş Oksijen Nasıl Bulunur - Çözünmüş Oksijen Önemi Nedir?
ANLAM VE ÖNEMİ:
Aerobik ortamlarda yaşayan organizmaların çoğalmalarında ve bunların enerji üreten metabolik faaliyetlerinde çözünmüş oksijene gerek duyulmaktadır. Doğal sular ve atıksularda bulunan çözünmüş oksijen konsantrasyonu fiziksel, kimyasal biyokimyasal aktivitelere bağlıdır.Sudaki çözünmüş oksijen konsantrasyonu sıcaklık ve tuzluluğun bir fonksiyonu olup; bu parametreler ile ters orantılıdır.
Su kirlenmesi ve atıksu arıtma tesislerinin kontrollerinde çözünmüş oksijen önemli bir parametredir. Çözünmüş oksijen ölçümü korozyon kontrolünde de kullanılmaktadır. Organik madde ölçümü için kullanılan biyokimyasal oksijen ihtiyacı parametresi çözünmüş oksijen ölçümüne dayanmaktadır. Kimyasal oksijen ihtiyacı parametresi ise çözünmüş oksijen cinsinden ifade edilmektedir.
Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
3
|
Live |
223 |
07.01.2010 - 20:31:21 Son İleti: Live |
Kimya Teknolojisi - Pompalar - Ders, Ödev, Tez
1. Pompalara Giriş.3
1.1. Pompaların Özellikleri ..4
1.1.1. Kapasite Ve Hacimsel Verim4
1.1.2. Basınç Ve Basma Yüksekliği 5
1.1.3. Buharlaşma Basıncı 10
1.1.4. Net Pozitif Emme Yüksekliği (Npey)11
1.1.5. Sürtünme..11
1.2. Santrifüj Pompalar 14
1.3. Hacimsel Pompalar (Pozitive - Dısplacement,17
Pozitif Öteleme Pompaları)17
1.3.1. Pompa Çeşitleri.20
1.3.2. Dönme Hareketi Yapan Pompalar ..26
Uygulama Faaliyeti .33
Ölçme Ve Değerlendirme 34
Öğrenme Faaliyeti-236
Öğrenme Faaliyeti-236
2. Pompaları İşletme..36
2.1. Santrifüj Pompalarda Eksenleme Ve Titreşim.36
2.2. İşletmeye Alma ..36
2.3. Devreden Çıkarma 38
2.4. Santrifüj Pompaların Genel Problemleri39
2.4.1. Pompanın Tedricen Kapasiteden Düşmesi .39
2.4.2. Revizyon Yapılmış Pompanın Servise Alınması.40
(Kapasite Hâlâ Normalin Altında İse ) ..40
2.4.3. Pompa Düşük Hızda Normal Çalışıyor (Yüksek Hızda Emiş Kayboluyor)..40
2.4.4. Hareket Verici Zorlanıyor40
2.4.5. Pompa Devamlı Olarak Emişten Düşüyor.40
2.4.6. Kavitasyon ..40
2.4.7. Santrifüj Pompanın Özellikleri .41
2.5. Hacimsel Pompaların İşletilmesi ..41
2.5.1. Hazırlık .41
2.5.2. Devreye Alma43
2.5.3. Devreden Çıkarma ..44
2.6. Hacimsel Pompaların Genel Problemleri..45
2.6.1. Pompanın Tedricen Kapasiteden Düşmesi .45
2.6.2. Emme Yetersizliği ..45
2.6.3. Buhar Kilitlemesi.45
2.6.4. Kapasitenin Aniden Azalması ..46
2.6.5. Aşırı Yüklenme.47
2.6.6. Aşırı Hız ..47
2.6.7. Kısa Strok 47
2.6.8. Gürültü Ve Titreşim.47
2.6.9. İşletme Bakımı..48
2.7. Pompa Seçimi .49
Uygulama Faaliyeti .50
Ölçme Ve Değerlendirme 52
Modül Değerlendirme .54
Cevap Anahtarları ..57
Kaynakça58
Dosyanın Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
3
|
Live |
451 |
25.12.2009 - 02:52:58 Son İleti: kesh0123 |
Fosfor Tayini Nasıl Yapılır? - Fosfor Tayini Nedir ? - Ortofosfat Nedir?
ANLAM VE ÖNEMİ:
Fosfor, temel besi maddelerinden biri olması nedeniyle canlı hayatında büyük önem taşımaktadır. Çevre Mühendisliği açısından en önemli fosfor bileşikleri ortofosfatlar, polifosfatlar ve organik fosfatlardır. Aşırı fosfor yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. Fosfor bileşikleri kazan taşı oluşumu kontrolünde ve su getirmede korozyon kontrolünde kullanılmaktadır. Evsel atıksular; sentetik deterjanlar ve organik madde, bünyesinde bulunan fosfatlar nedeniyle önemli miktarda fosfor içermektedir. Biyolojik arıtma uygulamalarında, özellikle endüstriyel atıksular için, gerekli fosforu sağlamak amacıyla fosfat ilavesi sözkonusu olabilmektedir.
ORTOFOSFAT TAYİNİ
Seyreltik ortofosfat çözeltisi asidik ortamda amonyum molibdat ile reaksiyona girerek amonyumfosfomolibdat kompleksini oluşturmaktadır. Bu kompleks, kalay klorür ile indirgendiğinde, “molibden mavisi” ni vermektedir.
Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
2
|
Live |
213 |
22.12.2009 - 01:40:45 Son İleti: castavilla |
Polimer Kavramları ve Polimerlerin Özellikleri
1. Temel Kavramlar3
1.1. Polimer Ve Monomer .3
1.2. Polimerlerin Adlandırılması4
1.2.1. Katılma Polimerlerinin Adlandırılması ..4
1.2.2. Kopolimerlerin Adlandırılması5
1.2.3. Iupac Ve Geleneksel Adlandırma6
1.3. Molekül Ağırlığı ..6
1.4. Ortalama Molekül Ağırlığı..8
1.5. Molekül Ağırlığı Dağılımı ..8
1.6. Zincir Yapısı Ve Dallanma 11
1.7. Polimer Hammaddeleri ..13
1.7.1. Petrol..13
1.7.2. Doğal Gaz 15
1.7.3. Kömür15
1.7.4. Bitkiler ..16
Uygulama Faaliyeti .17
Ölçme Ve Değerlendirme 18
Öğrenme Faaliyeti – 2 20
2. Polimerlerin Termal Özellikleri.20
2.1. Erime Sıcaklığı21
2.2. Camsı Geçiş Sıcaklığı .21
2.3. Camsı Geçiş Sıcaklığının Belirlenmesi..23
2.4. Camsı Geçiş Sıcaklığını Etkileyen Faktörler ..24
Uygulama Faaliyeti .25
Ölçme Ve Değerlendirme 26
Öğrenme Faaliyeti - 3.28
3. Polimerlerin Mekanik Özellikleri .28
3.1. Malzeme Dayanımı ..28
3.2. Elastiklik 28
3.3.Süneklik ..29
3.4. Sürünme .30
3.5. Sertlik.30
3.6. Tokluk.31
Uygulama Faaliyeti .32
Ölçme Ve Değerlendirme 34
Modül Değerlendirme .36
Cevap Anahtarları ..38
Kaynakça39
1. Polimerlerin Sınıflandırılması.3
1.1. Polimerlerin Kimyasal Yapılarına Göre Sınıflandırılması..3
1.1.1. Organik Polimerler 3
1.1.2. İnorganik Polimerler.5
1.2. Polimerlerin Bileşiklerin Kaynağına Göre Sınıflandırılması.5
1.2.1.Doğal Polimerler..5
1.2.2. Sentetik Polimerler 7
1.2.3. Yarı Sentetik Polimerler ..10
1.3. Polimerlerin Zincir Şekline Göre Sınıflandırılması .10
1.3.1. Düz Zincirli Polimerler.11
1.3.2. Dallanmış Polimerler.11
1.3.3. Çapraz Bağlı Polimerler ..12
Uygulama Faaliyeti .14
Ölçme Ve Değerlendirme 15
Öğrenme Faaliyeti – 2 17
2. Polimerlerin Mekanik Özelliklerine Göre Sınıflandırılması .17
2.1. Akışkan Polimerler ..17
2.2. Yüksek Elastik (Kauçuksu) Polimerler..17
2.3. Katı Polimerler18
2.4. Polimerlerin Monomer Şekline Göre Sınıflandırılması .18
2.4.1. Homopolimer.18
2.4.2. Kopolimer19
2.4.3. Terpolimer ..20
Uygulama Faaliyeti .27
Ölçme Ve Değerlendirme 28
Modül Değerlendirme .30
Cevap Anahtarları ..32
Kaynakça33
Dosyanın Tamamı Ekte Verilmiştir
|
|
|