Basketbol Tarihi ve Gelişmesi Basketbolun anavatanı Amerikalı, babası ise aslen Kanadalı olup hayatının 40 yılını Amerika'da spor öğretmenliği yapmakla geçiren Dr. James Nasimith'dir.
Amerika'nın Sprinfield eyaletindeki, YMCA Dershanesinde beden eğitim öğretmenliği yaparken, uzun yıllardan beri hayalinde yaşattığı bir sportif oyuna son şeklini veren Dr. James Naismith bunu ilk kez okulun spor salonunda öğrencilerine oynatmış ve uygulamasını gördükten sonra gerekli düzeltmeleri yapmıştı.
Dr. James Naismith basketbol'un yaratıcısı spor salonuna karşılıklı duvarlarına asılan tahtadan yapılma kağıt sepetlerine topu sokmak esasına dayanan bu oyunu, atlet ve beyzbolculara iyi bir kış antrenmanı olarak tasarlayan Naismith'in eski bazı kavimlerin Amerika kıtasında oynadıkları bir oyundan faydalandığı da ileri sürülür.Kristof Kolomb'un Amerika'yı bulmadan önce Güney Amerika'da yaşayan Mayas adlı Kızılderili kavminin en belli başlı bir spor eğlencesi olan Tlahiotenie'nin basketbola çok benzeyen bir spor olduğu bilinir.
Ancak bu tarihi uygarlıktan günümüze kadar ulaşabilen kalıntılardan, Tlahiotenle alanlarının bu günkü basketbol sahalarının en az beş misli büyüklükte olduğu görülmektedir. Bu alanın iki ucunda yükselen mermer duvarlar üzerinde ve yerden ortalama 4 metre yükseklikteki yine mermerden yapılma yarım metre çapındaki çemberlerde bu oyunla basketbol arasındaki benzerliği gözler önüne sermektedir. Ancak bu halkalar yere paralel olmayıp dikey durumda bulunmaktadır. Top üstten değil yanlardan geçirilir. Toplarda tahtadan yad, mermerden yapılmıştır. Dr. James NAISMITH' in "basketbol"u ortaya çıkarırken Maysalılar'ın bu oyunundan yaralanmış olabileceği de akla yakın bir ihtimaldir.
Tüm zamanlarda en çok sayı atan oyuncu: 38,387-Kareem Abdul Jabbar Tüm zamanlarda en yüksek sayı ortalaması: 30,12-Michael Jordan Tüm zamanlarda en fazla sayı kralı olan oyuncu: 10 kez- Michael Jordan Bir sezonda en fazla sayı: 4,029-Wilt Chamberlain ort:50,4 sayı!!!! Bir maçta en fazla sayı: 100-Wilt Chamberlain Bir devrede en fazla sayı: 59-Wilt Chamberlain Bir periyotta en fazla sayı: 33-George Gervin Bir uzatmada en fazla sayı: 15-Earl Boykins Kariyerinde en fazla 50 sayı barajını geçen oyuncu: 118-Wilt Chamberlain Bir sezonda en fazla 50 sayı barajını geçen oyuncu: 45-Wilt Chamberlain Bir sezonda ard arda en fazla 50 sayı barajını geçen oyuncu: 7-Wilt Chamberlain Kariyerinde en çok 40 sayı barajını geçen oyuncu: 271-Wilt Chamberlain Bir sezonda en fazla 40 sayı barajını geçen oyuncu: 63-Wilt Chamberlain Bir sezonda ard arda en fazla 40 sayı barajını geçen oyuncu: 14-Wilt Chamberlain
RİBAUND
Tüm zamanlarda en fazla ribaund alan oyuncu: 23.924-Wilt Chamberlain(Yanına yaklaşılamayan rekor) Tüm zamanlarda en yüksek ribaund ortalaması: 22,9-Wilt Chamberlain Tüm zamanlarda en fazla ribaund kralı olan oyuncu: 11-Wilt Chamberlain Bir sezonda en fazla ribaund: 2,149-Wilt Chamberlain Bir sezonda en yüksek ribaund ortalaması: 27,2-Wilt Chamberlain Bir maçta en fazla ribaund: 55-Wilt Chamberlain Bir devrede en fazla ribaund: 32-Bill Russell(sonunda) Bir periyotta en fazla ribaund: 18-Nate Thurmond
ASİST
Tüm zamanlarda en fazla asist yapan oyuncu: 15,806-John Stockton Tüm zamanlarda en yüksek asist ortalaması: 11,2-Magic Johnson Tüm zamanlarda en fazla asist kralı olan oyuncu: 9-John Stockton Bir sezonda en fazla asist: 1,164-John Stockton Bir sezonda en yüksek asist ortalaması: 14,5-John Stockton Bir maçta en fazla asist: 30-Scott Skiles Bir devrede en fazla asist: 19-Bob Cousy Bir periyotta en fazla asist: 14-John Lucas
TOP ÇALMA
Tüm zamanlarda en fazla top çalan oyuncu: 3,265-John Stockton Tüm zamanlarda top çalma ortalaması: 2,71-Alvin Robertson Tüm zamanlarda en fazla top çalma kralı olan oyuncu: 3-Michael Ray Richardson,Alvin Robertson,Michael Jordan Bir sezonda en fazla top çalma: 301-Alvin Robertson Bir sezonda en yüksek top çalma ortalaması: 3,67-Alvin Robertson Bir maçta en fazla top çalma: 11-Larry Kenon,Kendall Gill Bir devrede en fazla top çalma: 8-Quin Buckner,Fred Brown,Gus Williams,Eddie Jordan,Dudley Bradley,Bob Williams,Fat Lever,Michael Jordan,Clyde''The Glyde''Drexler,Doug Christie ve Michael Finley Bir periyotta en fazla top çalma: 8-Lafayette Fat Lever(Diğer 3 periyotta hiç top çalamamış )
BLOK
Tüm zamanlarda en fazla blok yapan oyuncu: 3,830-Hakeem Olajuwon Tüm zamanlarda blok ortalaması: 3,50-Mark Eaton Tüm zamanlarda en fazla blok kralı olan oyuncu: 4-Mark Eaton,Kareem Abdul Jabbar Bir maçta en fazla blok: Resmi; 17-Elmore Smith. Gayri resmi;28-Wilt Chamberlain Bir devrede en fazla blok: 11-Elmore Smith,George Johnson,Manute Bol Bir periyotta en fazla blok: 8-Manute Bol,Dikembe Mutombo,Erick Dampier
Daha çocuk yasta ona gebe olan bir anne, babasiz, fakir, sefalet içinde geçen ve ailesinin aldigi tüm yanlis kararlarin yasamini dogrudan etkiledigi bir hayat. Allen Iverson, 6 Temmuz 1975 tarihinde Hampton, Virginia�da dogdu. Allen dogdugunda annesi Ann sadece 15 yasindaydi. Ve Allen�i tek basina yetistirmek zorundaydi. Hampton� da yasadiklari ev ise kanalizasyon sebekesinin hemen üzerinde oldugu için sik sik lagim taskinlarina maruz kalmaktaydi. Iverson�in gerçek babasini merak edenleriniz varsa, Iverson�in hayatiyla biyolojik olarak onun babasi olmasi disinda hiçbir ilgisi olmadi.
Iverson�larin evinde ödenmeyen faturalardan dolayi genelde su ve elektrik kesik olurdu. Ama küçük Allen gene de annesine kizgin degildi çünkü mevcut duruma göre annesinin zaten elinden geleni yaptigini düsünmekteydi. Allen daha sonra kendi basinin çaresine zor bakarken hayatina giren iki kizin da sorumlulugunu üstlenmek zorunda kaldi: Kardesleri Brandy ve Iliesha.
Özellikle küçük Iliesha�nin lagim suyu baskinlarin getirdigi sagliksiz kosullar nedeniyle sik sik hastalanmasi zaten mali problemler yasayan aileyi daha da büyük bir krize sürükledi. Iverson�in hayatindaki dönüm noktalarindan belki de en önemlisi, annesinin o daha çok küçük yaslardayken oglunun spora yetenekli oldugunu kesfederek onu bu yönde desteklemesi. Zaten bu dönemde annesinin daha iyi bir hayat için kurdugu tüm hayallerin merkezinde Allen�in spor konusundaki yetenegi bulunmaktadir. Belki Inanmayacaksiniz ama, Iverson çocuklugunda basketbola karsi pek de fazla ilgili degildi. Annesi onu zorla basketbol oynamaya yolladi ona bu oyunu sevdirmek için maddi bakimdan zorlanarak da olsa Jordan ayakkabilari ve buna benzer basketbol malzemeleri aldi.Iverson ailesinin yasadigi yer olan Hampton, çetelerin kol gezdigi,uyusturucu ve suçun adeta günlük siradan bir olay oldugu tabiri caizse tam bas belasi bir yerdi. Allen daha 14 yasindayken yakin arkadaslarindan birinin biçaklanarak öldürülmesine sahit olmustu. Bu olayin üstünden fazla geçmeden katildigi bir partide en yakin arkadasi gözlerin önünde vurulmustu. Annesi ile yasayan Ive�nin babasi yerine koydugu adamsa uyusturucu satarken yakalandi.
Iverson genç yasinda bu gibi sorunlarla boguluyor ve bu olaylari kafasindan atmak aklini baska seylere vermek istiyordu ve kendini spor a yöneltti. Basketbol ve Amerikan futbolu en sevdigi sporlardi.Basketbol Iverson için bos vakitlerini degerlendirdigi hos bir ugrasti sadece. O kendini Amerikan futboluna daha yakin görüyordu annesi ise onun basketbol ile ilgilenmesini istiyor, ona nasil sut atilacagini içeriye nasil dribling yapilacagini gösteriyordu. Iverson ile ilgilenen sadece annesi degildi. Ilkögretim ögretmeni Amerikan futbolu takimi antrenörü Gary Mooredu idi. Mooredu Ive�nin atletik özelliklerini fark etmisti ve onu Hampton�nun belali sokaklarinda uzak tutmak istiyordu.Ancak Iverson hala Amerikan futbolunu basketbola tercih ediyordu.Ta ki 15 yasina kadar....
INANILMAZ OLAN.... Bir gün Ive yine basketbol oynarken kisacik boyuna ragmen nizami olan bir potaya smaç atti. O maçtan sonra hissettikleri Allen�a gelecegi için önemli bir karar verdirecekti.
Lisede okulunun hem basketbol takiminda hemde Amerikan futbol takimin da oynadi. Bethel lisesini adeta tek basina eyalet sampiyonu yapti. Ayni basariyi Amerikan futbol takiminda da gerçeklestirince Virginia�daki liseler arasinda en iyi sporcu ödülünü aldi, bu ödül bir ilk ama asla sonuncu olmayacakti... 1992 yilinda ise Amerikan futbol takimini sampiyon yapmisti ve hayatinin belkide en güzel ve mutlu günlerini geçiriyordu. Ama 1993 yili hiçde öyle geçmeyecekti. Hayat ona en aci sürprizini hazirliyordu .......
HAPISHANE GÜNLERI.... Bir gün Iverson arkadaslari ile bowling oynamaya giderken yollarini irkçi bir grup beyaz çevirdi. Karsilikli sözlü satasma kisa süre içinde büyük bir kavgaya dönüstü. Kavga bittiginde ise Iverson çete kurarak kavga çikarmak suçundan tutuklandi. Elliden fazla kisinin katildigi kavgada sadece dört siyah tutuklanmisti ve Iverson onlardan biriydi onun için istenen ceza 15 yil hapisti. Olanlara inanamiyordu artik tüm rüyalari ona uzakti. Lise diplomasi,üniversite ve profesyonel sporculuk artik rüyaydi. Ama bir Amerikan rüyasinin gerçeklesecegini nereden bilebilirdi.
Iverson'in aldigi ceza Amerika�da genis yanki yaratti. Irkçi bir örgüt olan Ku Klux Klan örgütünün bu olayi bilinçli olarak yarattigini siyah bir oyuncunu basarilarini engellemek için bu olaylari çikardiklari iddia edildi. Iverson�in annesi oglunu kurtarmak için her seyi yapiyor her kapiyi çaliyordu aklina Georgetown Üniversitesinin disipliniyle taninan ünlü antrenörü John Thompson geldi hemen Thompson u aradi ve Thompson eger hapisten çikarsa onu Georgetown Üniversitesine alacagini söyledi üstelik ona burs verecekti diger taraftan çesitli örgütler de Iverson'in aldigi cezayi protesto ediyordu. Virginia valisi davayi tekrar görüsülmesine karar verdi.
Bunun sonucunda Iverson'in cezasi agir ceza kapsamindan çikarildi,davanin çocuk mahkemesi yetkisinde olmasi gerektigi ve cezasi dört ay bir çiftlikte çalismak olarak açiklandi. Iverson o dört ayin sonunda serbestti ve hayallerini gerçeklestirmek için tek yapmasi gereken lise diplomasini almakti .O da bunu gerçeklestirerek
Georgetown Üniversitesinin yolunu tuttu.
ÜNIVERSITE GÜNLERI... Iverson'in Üniversite günleri pek kolay olmadi. Bu seviyedeki basketbola pek de hazir degildi. Rakip takimin taraftarlari maç sirasinda ona sürekli ^hapishane kusu^ olarak seslenmeleri onu olumsuz etkiliyordu.Herseye ragmen Iverson'a güvenmeye devam eden antrenör Thompson da yogun elestirilere maruz kaliyordu. Çok geçmeden Iverson kendini toparladi ve NCAA in sayili oyunculari arasinda gösterilmeye basladi ertesi senede farkli degildi ancak saha disindaki sorunlar Iverson'in pesini birakmiyordu. Kardesinin önemli saglik sorunlari vardi ve annesi tedavi masraflarini karsilayabilecek durumda degildi. Ailesinin siddetle paraya ihtiyaci oldugu dönemde Iverson üniversiteyi birakarak NBA gitme karari aldi zaten baskada seçenegi yoktu. Ive kisa süren üniversite kariyerinde 67 maçin 66 sinda ilk bes baslamis ve oynadigi her iki sezonda da Georgetown üniversitesinin bas skoreri olmustu.Georgetown�da geçirdigi iki yilin sonunda arkasinda bir çok ödül birakti. 20.4 sayi ve 4.5 asist ortalamalari ile oynadigi 1994-95 sezonunda Big East Ligi�nin en iyi çaylagi ve savunmacisi ödülüne ulasti. 25.0 sayi, 4.7 asist, 3.35 top çalma ortalamalariyla oynadigi 1995-96 sezonunda ise ismi Big East�in en iyi ilk besindeydi ve tekrar yilin takimina seçildi..
Airball: Şut çekildiğinde topun ne çembere, ne potaya değmemesi. Tribünde "yuh" veya "oha" tezahüratına yol açan şut!
Alley-oop pass: Rakip potaya yönelmiş bir oyuncuya atılan yüksek pas. Elemanın topu havada yakalayıp smaç atması yahut çemberin içine bırakması ile son bulduğunda daha da leziz olur ve asist sayılır. NBA'de bini bir para, bizde olunca jeneriğe girer.
Assist: Sayı pası.
Backcourt: Rakip sahada, yani hücumdayken defans sayılan oyuncular. Genellikle gardlar.
Backcourt violation: Hücum ederken geçtiniz takım halinde santrayı, rakip sahadasınız... Adamlar baskılı savunma yapıyor, topa hakim elemanı ikili sıkıştırmayla ketenpereye getirdiler, göğüsleriyle iteliyorlar gerisin geriye... Adam topu santranın gerisindeki kendi potasının olduğu sahaya değdirir/vurursa yahut topla temas halinde iken ayağını orta çizgiye veya arkasına basarsa, bunun adı "backcourt violation"dır. Statüsü, kategori itibarıyla "top kaybı"na girer, yapan adamın takımdaki statüsü de "itibar kaybı" olarak nitelendirilebilir.
Backdoor play: Top yüksek posttaki adama geçirilir. Savunmanın dikkati buna çekilmişken ters taraftan bir oyuncu kat eder ve ona pas çıkarıldığında açık şutla basket şansı bulur. (İsmet Badem çok sever bu lafı telaffuz etmeyi...)
Backup: İlk beşte yer alan pozisyonların birinde oynayan oyuncuların yedeği. (Örn. Backup PG: Yedek oyun kurucu.)
Ballhandling: Top hakimiyeti... Bunu iyi kıvıran elemanlara "ballhandler" sıfatı yakıştırılır. Adamın göğsü kabarır, havaya girer, varyasyon çekmeye başlar. Top kaybı yapmıyorsa demek ki ünvanı hakediyordur.
Bank shot: Panya tabir edilen, "backboard" yahut "glass" olarak da bilinen, çemberin ardındaki dik düzleme çarptırılarak atılan şut. Panyalı basket atma teşebbüsü.
Baseline: İki potanın arkalarında yer alan, sahanın bitiş çizgisi. "Endline" diye de bilinir ama kullanılmaz pek.
Bench: Yedekler.
Bounce pass: Yerden sektirilerek atılan pas. Baunspas dediğimiz... Arapaslarında çok elverişli bir stildir.
Box out: Ribaunt için avantaj sağlamak amacıyla, vücudunu kullanarak rakiple pota arasında pozisyon almak. "Baks koysana lan" denir ya!
Breaking ankles: Hayır efendim, bileği burkmak filan değil, atlamayın hemen aynalı sazan gibi! Şudur: Crossoverla rakibi geçerken adamı dağıtıp belini kırma hareketinin enbieycesi... (Yine Levent Koralp'ten...) Ben de örnek vereyim: Hani Mike'ın şu meşhur "the last shot"ını hatırlıyor musunuz? 98 finallerinde Jazz'i geberttiği şut... İşte o şuta kalkmadan önce Howard Eisley ya da Bryon Russell, hangisi tam çıkaramadım, o elemana çektiği numara.
Brick: Topun, basket olmakla alakasız biçimde ve sert şekilde panyaya yahut çembere çarpıp uzağa sekmesine yol açan dengesiz şut. (Bunları atanlara da "stone hand/taş elli" denir!)
Body up someone: Savunmada vücudu kullanmak. Faul yapmadan yahut hakemin görmeyeceği sümenaltı faullu hareketlerle ayılık etmek, matchup'ı canından bezdirmek, sindirmek.
Bunny: Markaj altında değil de son derece serbest pozisyonda atılan orta yahut kısa mesafeli, basket olması çok yüksek ihtimalli şut. "Snowbird" de denir. Kaçırana kötü bakılır. Rakip alay eder.
Bury: Orta/uzak mesafeli şutu gömmek. (Yani sayı olması.) "Drain" tabirini de kullanırlar yerine...
Butcher: Kelime anlamındaki gibi, aynen; kasap. Ayı gibi faul yapan oyuncu. (Flagrant foul çalarlar ya hani.) Örnek vereyim mi? Nah, alın: Benetti! Hatırladınız mı? Hani Zoff'lu, Bettega'lı efsanevi İtalya Milli Takımı'nın defans oyuncusu. Zaten lakabı da "Kasap" idi. "Top geçer adam geçmez" lafını hayatta idrak ettiğim şahıstır. Şimdi hemen "E Benetti filan diyorsun, hani futbol yasaktı bu sitede?" diye vızıldanmayın. Benetti'nin oynadığı, futbol filan değildi. Haydi, ikileyin.
Buzzer: Hani arada bir tezahüratı filan bölen "zıvaaaynk!" diye bir ses var ya, odur işte. Peki ne zaman çalar bu düdük? 24 saniye süresi bittiğinde, periyod bittiğinde ya da maç bittiğinde... Takımın bir, iki veya üç sayı gerideyse ve sen bu sesi duyduğunda top da hala elindeyse, tribünlerden o topu ne yapacağına dair bol miktarda öneri duyabilirsin! (buzzer beater: bu düdük çaldığında, "aman üzerimde kalmasın" diyerek şutu atmış olan oyuncunun, eğer top çemberden geçerse coşku içinde layık görüleceği kahramanlık payesi... Bunu becerme adetinde olan oyunculara "clutch player" da denir. Yani oyunun tansiyonun yüksek olduğu son anlarında, skor üretebilme kabiliyetine ve soğukkanlılığına sahip müstesna şahsiyet hesabı...)
NBA'de Andre Miller'ın 52 sayı attığı maçta Portland Trail Blazers, deplasmanda Dallas Mavericks'i 3 maç aradan sonra galibiyetle tanıştı. NBA'de sabaha karşı 6 maç oynandı. Geceye Portland'ın guardı Andre Miller attığı 52 sayı ile damga vururken, temsilcimiz Ersan İlyasova'nın formasını giydiği Milwaukee Bucks evinde Miami Heat'i 95-84 mağlup etti. Ersan maçta 4 sayı ile
Portland'ın Dallas'ı 114-112 mağlup ettiği maçta Andre Miller attığı 52 sayı ile adeta şov yaparken, konuk ekipte L.Aldrigde 21 sayı – 4 ribaund, J.Bayless 17 sayı – 1 ribaund 2 asist ve S.Blake 10 sayı – 2 ribaund ve 3 asistle oynadı.
Ev sahibi ekipte yıldız oyuncu Dirk Nowitzki 28 sayı – 9 ribaund 2 asistle en skorer isim olurken, J.Terry 18 sayı – 4 ribaund 5 asist, J.Howard 17 sayı – 5 ribaund, J.Barea 13 sayı – 7 ribaund 3 asist, S.Marion 12 sayı 4 ribaund ve Jason Kidd ise 10 sayı – 4 ribaund ve 10 asistle maçı tamamladı. Milli basketbolcumuz Ersan İlyasova'nın formasını giydiği Milwaukee Bucks evinde Miami Heat'i 95-84 mağlup etti. Ersan'ın 4 sayı – 1 ribaund 1 asistle oynadığı maçta, Milwaukee'de H.Warrick 22 sayı – 6 ribaundla en skorer oyuncu oldu. Andre Bogut 17 sayı – 15 ribaund 2 asist, B.Jennings 17 sayı – 5 ribaund 5 asist, C.Delfino 16 sayı – 7 ribaund 2 asist ve C.Bell 11 sayı – 3 ribaund 1 asistle oynadı.
Miami Heat de ise Dwyane Wade attığı 21 sayı ile mağlubiyeti önleyemezken, Q.Richardson 16 sayı – 6 ribaund 2 asist, 15 sayı – 10 ribaund, D.Wright 12 sayı – 2 ribaund 1 asistle maçı tamamladı.
Memphis Grizzlies evinde New Orleans Hornets'e uzatmalarda 109-102 mağlup olurken sahasında 11 maçlık galibiyet serisi de sona erdi. Konuk ekibin oynadığı son 10 maçın 4'ü uzatmaya giderken, bunların üçünü kaybeden New Orleans bu kez kazanmayı başardı. New Orleans'ta D.Collison'un 18 asistle kariyer rekorunu kırdığı maçta konuk ekipte D.West 22 sayı – 4 ribaund, E.Okafor 21 sayı – 10 ribaund, P.Stojakovic 20 sayı – 5 ribaund 2 asiste tamamladı.
Ev sahibi Memphis'te ise 25'er sayı ile oynayan M.Gasol ve Z.Randolph yenilgiyi önleyemezken, O.Mayo 17 sayı – 8 ribaund 3 asist, R.Gay 10 sayı – 7 ribaund 1 asist ve M.Conley 10 sayı – 4 ribaund 5 asistle oynadı.
Washington Wizards evinde New York Knicks'i 106-96 mağlup etti. Maçın en skorer isme M.Miller attığı 25 sayı ile sezon rekoru kırarken, A.Jamison 25 ribaundla kariyer rekorunu kırdı.
Allen Iverson NBA'e veda kararı aldı. Sezon başında Memphis Grizzlies'a 3 milyon dolar karşılığında transfer olan Iverson, takımında 3 maç oynadıktan sonra yaşadığı sorunlar sebebiyle Memphis'ten ayrılmıştı. 34 yaşındaki oyuncu, basketbol kariyerine nokta koyma kararı aldı ve menajeri aracılığıyla bu kararını duyurdu.
Kendisine talip olan bir takımın çıkmaması üzerine küçük dev adam, başarılarla dolu kariyerini sonlandırdı.
1996 yılında 1. sıradan draft edildiği Philadelphia 76ers'da kariyerinin en parlak zamanlarını geçiren Iverson, 2006'da Denver Nuggets'a Chauncey Billups karşılığında gönderildi. Denver'da da tutunamayan yıldız basketbolcu son olarak kısa süreli Memphis forması giydi.
Allen Iverson 27.0 sayı 6.2 asist ortalamalarıyla kariyerini tamamladı.
Kariyerinde 10 kez All-Star seçilen ve 4 kez en skorer oyuncu olmayı başardı.
Iverson'ın veda mektubu şöyle: "NBA?den emekliliğimi açıklıyorum. Hayatım boyunca basketboldan ancak takımıma alıştığım şekilde yardım edemeyeceğim zaman emekli olacağımı düşünürdüm. Ancak durum böyle olmadı.
Hâlâ basketbolu çok seviyorum, oynama isteğim var ve çok iyi de oynayabilirim. En üst seviyede oynayabileceğimden eminim.
Emekliliğim sayesinde eşim ve çocuklarımla daha çok vakit geçirme şansım olacak. Bu parkede kazandığım her şeyden daha da büyük bir ödül. Hep bugün için dua etmiştim ve bu anı hayatımın en büyük hediyesi olarak görüyorum.
Reebok çalışanlarına iniş çıkışlara dolu kariyerimin her döneminde beni destekledikleri için çok teşekkür ediyorum. NBA?de 13 harika sezon geçirdim ve buna minnettarım.
Dünyanın her yerindeki taraftarlarıma, tüm kariyerim boyunca benimle oldukları için teşekkür ediyorum. Siz olmasaydınız ben de olmazdım. Bana verdiğiniz desteği kalbimin derinliklerinde hissettiğimi bilmeniz gerekiyor. Teşekkür ederim.
Michael Jordan, Magic Johnson, Isiah Thomas, Charles Barkley ve Larry Bird... Sizler bana vizyon ve sonsuza dek kalbimde yer alacak basketbol sevgisini kazandırdınız.
Her gün basketbol oynamam için beni cesaretlendiren ve bana ilham veren annem, tüm ailem ve en başından bu yana yanımda olan arkadaşlarım. Teşekkür ederim.
Lisedeki antrenörüm Michael Bailey, Georgetown Üniversitesi?ndeki antrenörüm John Thompson, Larry Brown ve diğer antrenörlerim, takım arkadaşlarım, yöneticilerim, patronlarım ve kariyerimin bir parçası olan tüm çalışanlar. Sizlere de teşekkür ederim.
Memphis halkına da özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Grizzlies?teyken iç sahada hiç maç yapamadım, ancak muhteşem takım sahibiniz Michael Heisley?nin bana verdiği fırsatı ve şehrin desteğini unutmam mümkün değil. Memphis Grizzlies organizasyonuna başarılar diliyorum.
Ve son olarak Philadelphia şehri... Sixers formasıyla harika anılarım var. Tüm Philly taraftarları, sizlere teşekkür ediyorum. Sesiniz kulağımda bir müzik gibi yankılanacak...
NBA takımlarından Milwaukee Bucks tarafından 18 yaşındayken 2005 Draft'larında seçilen Milli Basketbolcu Ersan İlyasova, Bucks'ın teklifinin ardından tekrar NBA'e dönmeye hazırlanıyor. Basketbol Milli Takımı'nın da yıldızlarından olan genç yetenek, 2005 NBA Draft'larında Bucks takımı tarafından seçilmiş, o zaman 18 yaşında olan oyuncu aynı yıl terübelenmesi için NBA'in alt ligi NBDL'ye gönderilmişti.
NDBL'de bir sezon oynadıktan sonra Avrupa'ya giden İlyas, İspanyol ekibi Regal FC Barcelona ile sözleşme imzaladı ve burada 2 sezon geçirdi. Barcelona ile geçen sezon İspanyol Ligi'nde şampiyonluk yaşayıp Euroleague'de final-four oynayan genç oyuncunun yükselen grafiğinin ardından Bucks takımı Ersan'ı kadrosuna katmak için girişimlerini hızlandırdı.
Milwaukee kentinin gazetesi Milwaukee Journal Sentinel'de yayınlanan habere göre, Bucks takımı, Ersan'la aynı mevkiide oynayan Charlie Villanueva'yı Houston Rockets'a satarak Ersan için kadrosunda yer açtı.
İlyasova için görüşmeleri yürüten Bucks takımının Genel Menajeri John Hammond yaptığı açıklamada, ''Ersan'ı tekrar kadromuza istiyoruz. O, genç yaşına rağmen artık NBA'de oynayacak düzeye erişti. Avrupa'nın bu sezonki en iyi oyuncuları arasında ve NBA'de de önümüzdeki sezon kendisini gösterip kalıcı olacak'' dedi.
Gazetede yer alan haberde, milli basketbolcunun Bucks'tan 2 milyon dolarlık bir ücret talep ettiği, Milwaukee ekibinin de Ersan'la anlaşmada son aşamaya geldiği öğrenildi.
Hammond ve yardımcısı Jeff Weltman'ın önceki gün İspanya'ya gittiği belirtilirken, genç yıldızla önümüzdeki günlerde kesin anlaşmaya varılacağı bildirildi.
Euroleauge'de geçen sezon 10.5 sayı, 7 ribant ortalamasıyla oynayan 22 yaşındaki forvet İlyasova'nın, Bucks'ta kendisiyle aynı mevkide oynayan Villanueva'nın takımdan ayrılmasıyla NBA'de daha fazla süre alacağı kaydedildi.
-NBA'DEKİ TÜRK OYUNCU SAYISI ERSAN'LA 3, SEMİH DE GİDERSE 4 OLACAK-
Ersan İlyasova'nın da Amerikan Profesyonel Ligi'ne gelmesiyle NBA'de oynayan Türk oyuncu sayısı üçe yükselecek. Ligde, dokuzuncu sezonlarını tamamlayan Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur, bu sezonki transfer dönemlerinde NBA takımları ile yeni sözleşmeler imzaladılar.
Doğu Konferansı'nda Orlando Magic ile şampiyonluk kupasını kaldıran ve NBA finali oynayan 30 yaşındaki Hidayet, ligin Kanada merkezli takımlarından Toronto Raptors ile rekor ücret karşılığı 5 yıl daha anlaştı.
Utah Jazz ile play-off mücadelelerinin ilk turunda, sezonu şampiyonlukla kapayan Los Angeles Lakers takımına elenen bir diğer tecrübeli Türk oyuncu Mehmet Okur ise, takımıyla bulunan bir yıllık opsiyonunu kullandı ve Utah'da 2010 sezonunun sonuna kadar kaldı.
Öte yandan, daha önce Boston Celtics takımı tarafından 2008 Draft'larında seçilen 23 yaşındaki Semih Erden'in de, bir sezon sonra Celtics'e gelerek NBA'de oynamaya başlayacağı tahmin ediliyor.
İSTANBUL - NBA'de Cleveland Cavaliers ve Phoenix Suns arasında yapılan takas gündeme damgasını vurdu. Phoenix Suns’ın yıldız pivotu Shaquille O’Neal Cleveland Cavaliers’a giderken; Ben Wallace ve Sasha Pavlovic de Phoenix’in yolunu tuttu. Cleveland, takası tamamlamak için 2009 NBA Draftı’ndaki 46. sıradan seçme hakkını Phoenix’e devreden, Suns ayrıca 500 bin dolarlık nakit parayı kasasına koyacak.
Orlando Magic, Los Angeles Lakers, Miami Heat ve Phoenix Suns’ın ardından NBA kariyerindeki beşinci takımına giden Shaquille O’Neal, all-star’lar Kobe Bryant ve Dwyane Wade’in ardından şimdi de LeBron James ile aynı takımda yer alacak.
O’Neal’ın transferiyle Cleveland pota altında yeni bir hücum silâhı kazanırken, özellikle play-off’ta kendilerine büyük sorun çıkaran Dwight Howard’ı savunabilecek yeni bir oyuncuyu da kadrosuna kattı.
Los Angeles Lakers’tan ayrıldıktan sonra Miami Heat’te şampiyonluk yaşayan Shaquille O’Neal, eski takım arkadaşı Kobe Bryant’in bu sezon şampiyonluğa ulaşmasının ardından yeniden kupayı kaldıracağını söylemişti. Shaq, ligin önemli şampiyonluk adaylarından biri olan Cleveland’a giderek bu iddiasını kuvvetlendirdi.
Daha önce 2010 yılında emekli olacağını açıklayan Shaq, bu transferle kariyerinin son sezonunu LeBron James ile yan yana geçirecek.
NBA Draftı'nda beklenen oldu ve bir numaralı seçme hakkına sahip olan Los Angeles Clippers, ilk sıradan atletik pota altı oyuncusu Blake Griffin'i seçti.İkinci sıradan seçilen Hasheem Thabeet'in Memphis Grizzlies yolunu tuttuğu gecede, Oklahoma City Thunder ise üçüncü sıradan James Harden'ı kadrosuna kattı.
Gecenin hayal kırıklığını yaşayan İspanyol oyun kurucu Ricky Rubio beşinci sıraya kadar düşünce Minnesota Timberwolves tarafından seçildi.
Dördüncü seçme hakkına sahip olan Sacramento Kings ise skorer guard Tyreke Evans'ı kadrosuna kattı.
Birçok Avrupalı oyuncunun draft edildiği gecede Fenerbahçe Ülker'in Slovenyalı oyuncusu Emir Preldziç 57. sıradan Phoenix Suns tarafından seçildi.
Preldziç'in bu sezon NBA'e gitmesi beklenmiyor. Sarı-lacivertlilerin bir diğer oyuncusu Oğuz Savaş ise hiçbir takım tarafından seçilmedi.
NBA’de draft gecesine Vince Carter takası damgasını vurdu. Buna göre NBA finalinde Los Angeles Lakers’a 4-1 elenen Orlando Magic, oyun kurucu Rafer Alston ile birlikte Tony Battie ve Courtney Lee’yi New Jersey Nets’e gönderirken; Vince Carter ve 21 yaşındaki pota altı oyuncusu Ryan Anderson’ı kadrosuna kattı. Bu transferle Dwight Howard, Rashard Lewis ve Jameer Nelson’ın yanına dördüncü all-star oyuncuyu da ekleyen Orlando Magic’te bu takastan sonra milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu’nun takımda kalıp kalmayacağı ise merak konusu. Orlando, bu yaz serbest kalan Hidayet ile yeniden imzalaması durumunda lüks vergisi sınırının yaklaşık yedi milyon dolar üzerinde olacak ve ekstradan yedi milyon dolarlık bir vergi ödemek zorunda kalacak.
Öte yandan Hidayet Türkoğlu’nu kadrosuna katmak için çalışmalarını sürdüren Portland Trail Blazers, Sergio Rodriguez’i Sacramento Kings’e göndererek salary cap’te yaklaşık iki milyon dolarlık bir yer daha açtı. İlk turdan en az bir yıl daha İspanya’da kalacak Victor Claver’i seçen Portland İspanyol oyuncuya bu sezon sözleşme imzalamayacak. Blazers, böylelikle serbest kalan Hidayet Türkoğlu’na yaklaşık 9 milyon dolardan başlayan bir kontrat önerebilecek.
Draft gecesi takım değiştiren tek oyuncu Vince Carter değildi. Quentin Richardson’ı Memphis Grizzlies’e gönderen New York Knicks, karşılığında Sırp pivot Darko Miliçiç’i alırken; Minnesota tarafından draft edilen North Carolina’nın oyun kurucusu Ty Lawson ise Denver Nuggets’ın yolunu tuttu.
Orlando Magic, NBA final serisi üçüncü maçında LA Lakers'ı 108-104 yendi. Ev sahibi takım bu galibiyetle, 2-0 geride olduğu seriyi 2-1'e getirdi. Maçın tekrarı 18.00'de NTV Spor'dan, 20.00'de NTV'den yayınlanacak.
NBA final serisi üçüncü maçında Orlando Magic ile Los Angeles Lakers, Orlando’nun sahası Amway Arena’da karşı karşıya geldi.
Orlando, Hidayet Türkoğlu'nun 18 sayı - 7 asist - 6 ribaund ile oynadığı karşılaşmayı 108-104'lük skorla kazanarak seride durumu 2-1 getirdi. Florida ekibi bu sonuçla, kulüp tarihinde final serisindeki ilk galibiyetini almış oldu.
Orlando'da milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu, 7/12 saha içi isabetiyle 18 sayı üretti. İstatistiklerine 7 asist ve 6 ribaund ekleyen yıldız oyuncu, 42 dakika görev yaptı. Tecrübeli isim, üç sayılık atışlarda da 1/3 ile oynadı.
Orlando, play-off'ta 8'de 8 yapan Cleveland'ı deplasmanda 107-106 yenerek Doğu final serisinde 1-0 öne geçti. Hido 14 asistle kariyer rekorunu kırdı.
NBA'de Doğu Konferansı Final Serisi ilk maçında Orlando Magic, deplasmanda Cleveland Cavaliers’ı 107-106 mağlup ederek seride 1-0 öne geçti.
Orlando’da Dwight Howard 30 sayı, 13 ribaundla oynarken, kötü bir ilk yarı geçiren Rashard Lewis de maçı 22 sayı, 7 ribaundla tamamladı.
Orlando’da milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu ise bir kez daha mükemmel bir oyun ortaya koydu. 15 sayı, 6 ribaundla oynayan Hidayet, yaptığı 14 asistle kariyer rekorunu kırdı.
Doğu Konferansı Final Serisi ikinci maçı cumayı cumartesiye bağlayan gece saat 03:30’da Cleveland’da oynanacak ve NTV ekranlarından naklen yayınlanacak…
NBA'de Batı Konferansı mücadelesinde Dallas Mavericks, sahasında Denver Nuggets'ı 119-117 mağlup ederek seriyi 3-1'e getirdi.
44 sayısının 19'unu son çeyrekte üreten Dirk Nowitzki gecenin kahramanı oldu. Alman yıldız istatistiklerine 13 ribaunt - 3 asist ve 2 top çalma ekledi.
Denver'da 41 sayıyla kariyer play-off rekorunu kıran Carmelo Anthony ise 11 ribaunt - 3 asist ve 5 top çalmayla oynadı.
Tıpkı serinin 3. maçı gibi baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan karşılaşmada, 7 teknik, 2 sportmenlik dışı faul kararı çıkarken, takımlar toplam 87 serbest atış kullandı.
NBA' de play-off ilk turu 4. maçında Orlando Magic deplasmanda Philadelphia 76ers'ı Hidayet Türkoğlu'nun son saniye basketiyle mağlup etti.
Seride 2-1 geride olan Orlando Magic, bu maçı da kaybetse üst tura çıkma şansını zora sokacaktı ama maçın bitimine 0.9 saniye kala sahneye Hidayet çıktı ve attığı mucizevi basketle takımının 84-81 galip gelmesini sağladı. Hido, maçı da 17 sayı 3 ribauntla tamamladı. Bu sonuçla seride durum 2-2 oldu.
Şampiyonluğun en büyük adaylarından Cleveland Cavaliers deplasmanda Detroit Pistons'u 99-78 mağlup ederek seriyi 4-0'a getirip bir üst tura yükselirken, Houston Rockets, Portland Trail Blazers'ı 89-88 yendi ve 3-1 öne geçti. Son şampiyon Boston Celtics de 2 uzatmaya giden maçta Chicago Bulls'a 121-118 mağlup oldu ve seride durum 2-2 oldu.
Detroit Pistons, dev bir takasa imza atarak Denver'dan Allen Iverson'ı kadrosuna kattı. Pistons, All-Star oyun kurucu Chauncey Billups, değerli yedek Antonio McDyess ve genç pivot Cheikh Samb karşılığında Iverson'ı kadrosuna kattı.
Pistons'ın basketbol operasyonları başkanı Joe Dumars, "takımda değişiklik yapmak için doğru zamanın geldiğini düşündük. Iverson bu takımın ihtiyacı olan yeni bir boyut kazandıracak ve bize çok faydalı olacak" dedi.
Sözleşmesinin son yılında olan Iverson 1996 yılında Philadelphia 76'ers tarafından bir numarada seçildi, bu takımı 2001'de NBA finaline taşıdı.
Dokuz kez All-Star takımına seçilen 33 yaşındaki Iverson, 27.7'lik kariyer sayı ortalaması ile NBA'de tüm zamanlar listesinde üçüncü sırada.
Sixers'ta 11.5 yıl geçirdikten sonra 19 Aralık 2006 tarihinde Denver'a gönderilen yıldız oyun kurucu, bu takımı iki kez play-off'a taşıdı.
Geçtiğimiz sezon Doğu finalinde Boston'a elendikten sonra takımda köklü değişiklikler yapacağını açıklayan Joe Dumars'ın ilk işi Flip Saunders'ın yerine Michael Curry'yi takımın başına getirmek olmuştu.
Pistons'ın Nuggets'a gönderdiği oyunculardan Billups 2004 NBA final serisinin MVP'si seçildi ve dört yıl için 46 milyon dolarlık garanti kontratının ikinci sezonunda.
Detroit dışında bir takımda oynamak istemediğini açıklayan 34 yaşındaki McDyess ise emekli olmayı veya sözleşmesinin Nuggets tarafından satın alınıp serbest kalmayı tercih edecek.
32 yaşındaki oyun kurucu Billups ve deneyimli forvet McDyess, 1990'lı yıllarda Denver Nuggets'ta forma giymişti.
Hedo NBA'in bu yıl en çok gelişme kaydeden oyuncu ödülüne sahip oldu...Takımının play-off' a kalmasında büyük pay sahibi alan Hedo kendisini all star' a almayanlara en iyi cevabı verdi ... kendisine tesekkür edioruz
NBA'de Los Angeles Lakers'ın süperstarı ünlü basketbolcu Kobe Bryant, sınırları aşmaya ve imkansızı başarmaya devam ediyor...
Rakiplerinin üzerinde bastığı smaçlarla görmeye alıştığımız Kobe, bu kez değişik bir gösteriye imza attı. Yıldız basketbolcunun Aston Martin marka bir arabanın üzerinde Nike ayakkabılarıyla zıpladığı görülüyor. Kullanıcıların büyük bir merakla izlediği ve geçtiğimiz aylarda siteye verilen videoda, kimi izleyiciler Kobe'nin arabanın üzerinden değil yanından atladığı belirtirken, kimileri onun bunu yapmasının sürpriz olmadığını ifade etti. Amerikalı oyuncunun bu gösteriyi yaparken yanındaki kişi ise takım arkadaşı Ronny Turiaf.
Orlando Magic, sahasında Atlantik Grubu takımlarından Washington Wizards'a 87-86 yenildi. Hidayet Türkoğlu, 39 sayıyla kariyer rekoru kırarak doğum gününü kutladı.
Doğu Konferansı'nda 6. sırada yer alan Washington Wizards, Hidayet Türkoğlu'nun 39 sayıyla kariyer rekoru kırdığı maçta, Orlando Magic'i deplasmanda 87-86'lık skorla geçti. Bu sezon iki takım arasında oynanan ilk iki maçı kaybeden Wizards, bu galibiyetle Magic'in 5 maçlık galibiyet serisine son verdi.
Hidayet Türkoğlu'nun yüksek şut yüzdesiyle kendi seyircisi önünde maça iyi başlayan Orlando Magic, rakibini ilk iki periyot sonunda 36 sayıda tutmayı başardı ve soyunma odasına 43-36'lık üstünlükle gitti.
Dwight Howard'ın yalnızca 3 sayı üretebildiği maçın üçüncü çeyreğinde Antawn Jamison ve Caron Butler'ın sayılarıyla oyunda dengeyi kuran Wizards, son çeyreğe 2 sayı farkla önde girdi.
Büyük bir çekişme içinde geçen son çeyrekte temsilcimizin basketleriyle ayakta kalan Magic, Keith Bogans'ın karşılaşmanın bitimine 3 dakika 5 saniye kala kaydettiği üç sayılık basketle skoru 81-80'e getirerek yeniden öne geçti. Konuk ekip Jamison ve Butler'ın sayılarıyla son 5 saniyeye 1 sayı farkla önde girerken, son hücumda turnikeyi sayıya çeviremeyen milli basketbolcumuz, maçı takımına kazandırma fırsatını kullanamadı.
Doğum gününü kutlayan Hidayet, oyunda kaldığı 41 dakika içinde, 20/11 saha içi isabetiyle 39 sayı üreterek kariyer rekoru kırdı. Üç sayılık atışlarda 9/7 ile oynayan temsilcimiz, bir maçta ürettiği en fazla üç sayılık basket sayısını tekrarladı. Skorer oyununu 6 ribaunt – 3 asist – 1 top çalma ve 1 blokla pekiştiren Hidayet, sahanın en etkili ismi oldu; ancak yıldız oyuncunun skorer oyunu Magic'in maçı kazanması için yeterli olmadı.
Orlando Magic, Doğu Konferansı'nda 8. sıra için mücadele eden Atlanta Hawks'ı sahasında 123-112 mağlup etti. Hidayet Türkoğlu, 23 sayı – 13 asist – 10 ribauntla kariyerinin ikinci triple-double'ını yaptı.
Bu sezon Atlanta Hawks ile oynadığı ilk maçı kendi seyircisi önünde kaybeden Orlando Magic, Amway Arena'daki ikinci randevuda Hidayet Türkoğlu'nun etkili oyunuyla sahadan 123-112'lik galibiyetle ayrıldı.
Maça çok iyi hücum ederek başlayan Orlando Magic ilk yarıyı yüzde 63 saha içi isabetiyle bitirirken, soyunma odasına Hidayet Türkoğlu'nun son saniyede kaydettiği üç sayılık basketle 21 sayı farkla önde gitti. İkinci yarıda Mike Bibby ve Joe Johnson'ın basketleriyle etkili olan Hawks farkı 10 sayıya kadar indirmeyi başardıysa da, Magic hücumdaki üstün performansıyla rakibine öne geçme fırsatı tanımadığı maçı fazla zorlanmadan kazandı.
İlk yarıda 73 sayı üreterek kulüp rekorunu tekrarlayan Magic'de 23 sayı – 13 asist – 10 ribauntla karşılaşmayı tamamlayan temsilcimiz kariyerinin ikinci triple-double'ına imza attı. 17/9 saha içi isabetiyle hücum eden milli basketbolcu, üç sayılık atışlarda 6/3 ile oynadı. Oyunda kaldığı 38 dakika içinde yalnızca 2 top kaybı yapan Hidayet, takımını bir kez daha sırtlamayı başardı.
26 sayı – 16 ribauntla double-double yapan Magic'in genç yıldızı Dwight Howard pota altındaki etkili oyunu ile Hidayet'e eşlik ederken, Rashard Lewis 22 sayı – 6 ribaunt – 4 asist – 1 top çalma ve 1 blokla galibiyette büyük rol oynadı.
Oyuna sonradan giren Keith Bogans, 19 sayıyla takımına hücumda önemli katkı yaptı. 8/7 saha içi isabetiyle geceyi bitiren tecrübeli oyuncu, üç sayı çizgisinin gerisinden kullandığı 4 şutun 3'ünü sayıya çevirdi. Jameer Nelson 13 sayı – 4 asist – 2 ribaunt – 1 top çalmayla maçı noktalarken, Porto Rikolu oyun kurucu Carlos Arroyo 11 sayı – 3 asist ve 1 ribauntla katkı yaptı.
Hawks'da 27 sayı – 11 asistlik performansıyla double-double yapan Joe Johnson karşılaşmanın en skorer ismi olmayı başarırken, yaptığı 4 top kaybıyla sahanın en fazla top kaybeden oyuncusu oldu. Üç sayılık atışlarda 6/5 gibi yüksek bir oranla oynayan yeni transfer Mike Bibby, 23 sayı – 6 asist – 2 ribaunt ve 2 top çalmayla sahne aldı.
Genç oyuncu Josh Smith 16 sayı – 12 ribaunt – 5 asist ve 2 blokla double-double yapan bir diğer Hawkslı oyuncu olurken, kenardan gelen Salim Stoudamire 16 sayıyla hücumda önemli katkı yaptı. Karşılaşmaya ilk beşte başlayan Marvin Williams 11 sayı – 9 ribaunt – 2 top çalma ile dikkat çekerken, 18 dakika süre alan çaylak oyuncu Al Horford, yalnızca 9 sayı – 3 ribaunt ve 1 asist üretebildi.