| |
|
Konu Başlığı |
Yanıtlar |
Konuyu Başlatan |
Okunma |
Son Faaliyet |
| Duyurular |
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Hava Durumu |
- |
Live |
8815 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Nöbetçi Eczaneleri Adres ve Tel |
- |
Live |
8492 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Hoca ve İdari Bilimlerin Telefon Numaraları |
- |
Live |
23292 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Fakülteler İçin Haftalık Yemek Programı - Güncel |
- |
Live |
22605 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Burç Yorumları - 7/24 Sürekli Günceldir... |
- |
Live |
23764 |
--
Son İleti: Live
|
| Önemli Başlıklar |
 |
 |
|
11
|
Live |
955 |
05.09.2009 - 14:34:37 Son İleti: ilyassahin |
Tüm iller için 2009 Ramazan imsakiyesi
| Forum Başlıkları |
 |
|
|
0
|
dry |
13 |
30.07.2010 - 22:59:47 Son İleti: dry |
Pilatese merak salan da var, halı sahadan vazgeçemeyen de!.. Hangi ünlü hangi sporu yapıyor?
Saçı, kıyafeti, ‘fit’ duruşlarıyla insanlara örnek olan ünlü isimler, form tutma konusunda Hollywood ünlülerini yakından takip ediyor. Geçen yıllarda dünyaca ünlü starların pilates tutkusu ülkemizde de başta Sezen Aksu olmak üzere pek çok tanınmış ismin vazgeçilmezleri arasındaydı. Bu spor dalına eklenen power plate de yine pek çok yerli yıldızın yaptığı sporlardan biri oldu. Yurtdışında Madonna, Kyle Minogue’la ünlenen sporun ülkemizdeki takipçileri ise Sezen Aksu, Zuhal Olcay, Mehmet Ali Erbil, Seda Sayan, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Gülben Ergen, Billur Kalkavan, Çağla Şıkel ve Beyazıt...

Yonca Evcimik:Dans ve pilates
Uzun bir süre Yoga ve Tai Che yaptım. Birkaç aydır pilates yapıyorum. Dans etmediğim zamanlarda vucudumu dinç tutmak amaçlı yaptığım bu sporlar çok işe yarıyor.

Sezen Aksu: Pilates ve Power Plate
Altı yıldır evinde egzersiz bölümü bulunan Sezen Aksu, masa tenisi tutkusuyla tanınıyor. Çengelköy’de yaptığı sabah yürüyüşleriyle de bilinen Aksu, pilates ve Power Plate yapıyor.

Irmak Ünal: Pilates yapıyorum
Ortaokul ve liseden itiraren profesyonel olarak okul takımlarında yüzücülük yaptım. Daha sonra Bilkent Üniiversitesi’nde step ve aerobik takımlarına girdim. Dört yıl devam ettim. Yurtdışında fitness yaptım. Aktif olarak şu an pilates yapıyor. Yüzme alanında çok sayıda ödülüm var. Yüzme çok disiplinli bir spor olduğu için hayatıma da farklı şekillerde yansıdı.

Asya:
Yoga yapıyorum
Küçüklüğümden beri voleybol, jimnastik gibi sporlarıyla uğraşıyorum ama son iki senedir özellikle yoga yapıyorum. Yoga ile kendimi çok iyi hissediyorum.

Pamela:
Pilatesle enerjimi yükseltiyorumBeş yıl kick box yaptım ama son iki senedir pilates yapıyorum. Kendim ile uğraşmasını çok seviyorum. Pilates’le enerjimi yüksek tutuyorum.

Türkan Şoray:Her sabah yürüyorum
Her sabah ormanda yürüyüş yapıyorum. Yıllardır bu alışkanlığım hiç değişmedi.

Kerem Alışık:
Halı saha maçlarına devam
Küçük yaşlarda mahallede başladığım futbol serüvenim profesyonelliğe uzanan bir süreci yanında getirdi. Dikilitaş Kulübü ile başlayıp, sonra amatör Milli Takıma kadar gittim. Lisansım vardı, şampiyonluklarım oldu. Sonra geçirdiğim sakatlık nedeniyle profesyonel futbol hayatından uzak kalmak zorunda kaldım. Ama halen halı saha maçları yapıyorum.

Hande Yener:Üç yıldır pilates yapıyorum
Üç yıldır pilates yapıyorum. Spor yapmak hem çok iyi hissettiriyor, hem de zihin açıyor. Bedensel sağlık için de pilates bütün vücudu çalıştıran bir spor şekli. Haftada üç gün birer saat yapıyorum ve çok mutlu oluyorum. Kendimi artık dişi ve dinamik hissediyorum. Açık havada koşmayı ve yürümeyi de ihmal etmiyorum.

Armağan Çağlayan
Gym, kardiyo ve ağırlık yapıyorum
Gym, kardiyo ve ağırlık yapıyorum. Dokuz yıldır formda kalmak için bu sporlarla yakından ilgileniyorum.
 |
|
|
0
|
dry |
13 |
30.07.2010 - 22:28:21 Son İleti: dry |
Türkiye'nin online kitapçısı ''İdefix.com'', son 2 ayın en çok satan 50 kitabını açıkladı.
Alınan bilgiye göre, Ahmet Ümit'in son kitabı ''İstanbul Hatırası'' ile 2010 yazına damgasını vurduğu görülen listede, geçen yılın yaz döneminin en çok satan kitabı olan Elif Şafak'ın ''Aşk''ı hala en çok satanlar arasında yer alıyor.


Ümit'i, ''Ölü Ruhlar Ormanı'' ile Jean-Christophe Grange, ''Otostopçunun Galaksi Rehberi'' ile Douglas Adams, ''Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer'' ile Thomas Cathert ve ''On iki'' ile Jasper Kent izliyor.

Listeye giren kitapların 12'si Ahmet Ümit başta olmak üzere İpek Çalışlar, İhsan Oktay Anar, Falih Rıfkı Atay, Oğuz Atay, Elif Şafak, Ertuğrul Özkök, Ece Temelkuran, Vahdettin Engin, Gürkan Hacır, Sabiha Paktuna Keskin, Sadun Boro ve Y. Akın Öngör gibi Türk yazarların eserlerinden oluştu. Listede yer alan 50 kitaptan ilk 5'in dışındaki 20'si şöyle:
''Halide Edib'' ile İpek Çalışlar, ''Dünya Tarihi'' ile Kolektif, ''Sherlock Holmes Baskerville Laneti'' ile Conan Doyle, ''Brida'' ile Paulo Coelho, ''Pazarlık'' ile Vahdettin Engin, ''Çavdar Tarlasında Çocuklar'' ile Jerome David Salinger, ''Ateşle Oynayan Kız'' ile Stieg Larsson, ''Sineklerin Tanrısı'' ile Sir William Gerald Golding, ''Dorian Gray'in Portresi'' ile Oscar Wilde, ''Hayat Kitabı: Zamanımızın Büyük Bilimcileriyle Söyleşiler'' ile Eduardo Punset, ''Küçük Aptalın Büyük Dünyası Pucca Günlük'' ile Pucca, ''Ejderha Dövmeli Kız'' ile Stieg Larsson, ''Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman'' ile Agatha Christie, ''Satranç'' ile Stefan Zweig, ''Yabancı'' ile Albert Camus, ''Görünmeyen'' ile Paul Auster, ''Savaş ve Barış'' ile Lev Nikolayeviç Tolstoy, ''Küçük Arı'' ile Chris Cleave, ''Bizim Hep İnanmamızı İstediler (Ma'Amin)'' ile Gürkan Hacır ve ''Her Şey Aydınlandı'' ile Jonathan Safran Foer.''
 |
|
|
8
|
Randomyq |
240 |
03.06.2010 - 01:06:32 Son İleti: ujnat17 |
İsrail askerleri Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen gemilerden Mavi Marmara'ya çıkarak ateş açtı.

Türkiye'den toplanan yardımları taşıyan Mavi Marmara filoya önderlik ediyor
İsrail ordu sözcüsü operasyonda en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
İsrail televizyonları ise, ölü sayısının 16 olduğunu duyurdu.
Ancak, İsrail devleti, bu operasyonla ilgili haberlere sansür uyguladığı için ne ölü sayısı ne de yardım ekiplerinin yeri konusunda herhangi bir bilgi alınabiliyor.
İsrail ordusundan bir sözcü, donanmanın Gazze'ye giden yardım konvoyuna düzenledikleri operasyon sırasında bıçaklı ve sopalı saldırıya hedef olduğunu da öne sürdü.
Gemilerin nereye götürüldüğü konusunda ise herhangi bir ayrıntı yok.
Gemidekilerle telefon yoluyla iletişim kurulamadığından gelişmeler Mavi Marmara'dan yapılan canlı yayınlarla duyuruldu.
Gemiden yansıyan görüntülerde güvertedeki İsrail askerleri, yaralılar ve onlara müdahale etmeye çalışan sağlık görevlileri görülüyor.
Yayınlarda silah sesleri de duyulabiliyordu.
Olayla ilgili bilgi veren İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) insani yardım örgütü yetkilileri, İsrail askerlerinin helikopterlerden gemiye inerek ateş açtığını anlattı.
Yetkililer askerlerin plastik mermilerin yanı sıra gerçek mermi de kullandığını öne sürdü.
İHH görevlilerinden biri, gemidekilerin askerlerden ikisini yaraladığını, onların tedavisinin de gemide yapıldığını söyledi.
Ankara'da durum değerlendirmesi Ankara'da üst düzey yetkililer İsrail'e verilecek tepkiyi belirlemek üzere toplandı.
Başbakanlık Merkez Bina'da saat 07.20'de başlayan toplantıya, Başbakan Vekili Bülent Arınç ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Mehmet Eröz ve Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Nusret Güner ile ilgili bürokratlar katılıyor.
Ayrıca İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levi Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı.
Brezilya'dan ABD'ye geçmekte olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü bilgilendirdi.
İstanbul'da protesto İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan bir grup, İsrail'in, ''Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım'' konvoyuna müdahalesini protesto ediyor.
Gruptakiler, İsrail'in, Gazze'ye yardım için giden gemilere müdahale ettiği haberini aldıktan sonra ellerinde Filistin bayraklarıyla ''İsrail şaşırma sabrımızı taşırma'' sloganı attı.
İsrail gemilerin Gazze kıyılarına 65 kilometreden fazla yaklaşmasına izin vermeyeceklerini duyurmuştu.
Sabah saatlerinde Gazze'ye ulaşmayı hedefleyen insani yardım filosuna iki İsrail savaş gemisinin yaklaşmakta olduğu bildirilmişti.

"Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım" kampanyası çerçevesinde yaklaşık 10 bin ton yardım taşıyan 6 gemi dün öğleden sonra Kıbrıs açıklarından Gazze'ye doğru hareket etti.
Bu esnada gemideki İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı yetkilileri, filoya 2 İsrail savaş gemisinin yaklaşmakta olduğunu duyurdu.
Türkiye'den Mavi Marmara gemisindeki Anadolu Ajansı muhabiri, bunun üzerine gemilerin aralarındaki 2 millik takip mesafesini 300 metreye indirdiğini, gemideki yolcu ve gazetecilerin can yeleklerini giydiğini ve geminin her tarafında görevlilerin nöbet tutmaya başladığını bildiriyordu.
Uluslararası haber ajansları da, 3 İsrail hücum botunun Hayfa limanından ayrıldığını duyurdu.
Kısa bir süre sonra İsrail Radyosu hücum botlardan birinin yardım filosuna yönelik olarak telsizden geçtiği uyarı mesajını yayınladı.
Mesajda, "Emre itaat etmez ve ablukayı delerseniz, İsrail donanması ablukanın gereklerini uygulamak üzere gerekli önlemleri almak zorunda kalacaktır" dendi.
3 kargo ve 3 yolcu gemisinden oluşan yardım filosu, İsrail'in Gazze'ye üç yıldır uyguladığı ambargoya dikkat çekmeyi hedefliyordu.
Gemiler İsrail'in Gazze'ye girişine müsade etmediği çimento ve diğer inşaat malzemelerinin yanı sıra, ilaç, tekerlekli sandalye, prefabrik ev gibi malzemeler taşıyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yigal Palmor ise gemilerden "el koyacakları" malzemenin güvenlik kontrollerinin ardından kendileri tarafından Gazze'ye ulaştırılacağını, ancak abluka kuralları altında bölgeye girişi yasak malzemelerin gönderilmeyeceğini söyledi.
Palmor bu malzemelere örnek olarak çimentoyu gösterdi.
Bölgeye inşaat malzemelerinin girişine izin verilmediği için, Gazzeliler geçen yılki İsrail saldırısında yıkılan evlerini onaramıyor.
Bölgede gıda ve ilaç sıkıntısı da yaşanıyor.
 |
 |
|
1
|
Randomyq |
129 |
31.05.2010 - 05:19:26 Son İleti: Vivivan |
Uygunsuz İçerikli Birden Fazla Konu Başlattığı İçin "nualiaholamma" Nickli Kullanıcı Banlanmıştır...
 |
|
|
11
|
dry |
392 |
06.04.2010 - 17:11:48 Son İleti: =Algos= |
Norveç'in Oslo kentinde düzenlenecek olan Eurovision 2010 şarkı yarışmasına Türkiye adına katılacak olan Manga'nın şarkısı belli oldu. We could be the same isimli ingilizce şarkı ile Manga Eurovision'a katılacak.
Bu yıl Norveç'in Oslo kentinde düzenlenecek olan 55. Eurovision şarkı yarışmasına ülkemizden Manga katılacak.Geçen yıl Alexandr Rybak'ın kazandığı Eurovision şarkı yarışması, Rybak'ın Norveç adına yarışmasından dolayı Norveç'te düzenleniyor.
Eurovision 2010'a ülkemiz adına ise Manga grubu katılıyor. Manga, dün akşam katılacağı şarkısını TRT ekranlarında seslendirdi. "We could be the same" (Aynı Olabiliriz) isimli İngilizce parça ile yarışmaya katılacak olan Manga, 25-27 Nisan tarihleri arasında Yarı Finale katılacak. Yarı finali geçmesi durumunda temsilcimiz, 29 Mayıs 2010'da final için sahne alacaklar... İngilizce okunan parçanın sözleri; Evren Özdemir, maNga ve Fiona Movery Akıncı tarafından yazıldı.
İŞTE ŞARKI SÖZLERİ
"We Could Be The Same"
You could be the one in my dreams
You could be much more than you seem
and i can't hide one in that life
Do you understand what i mean
I can see that, this could be faith
I can love you more than they hate
Doesn't matter who they will blame
We can beat them at their own game
I can see it in your eyes
It doesn't count as a surprise
I see you dancing like a star
No matter how different we are
For all this time i'm in love with you
Don't even know your name
For just one night
We could be the same
No matter what they say
And i feel i'm turning the page
And i feel the world is a stage
I don't think that drama will stop
I don't think they'll give up the rage
But i know the world could be great
I can love you more than they hate
Doesn't matter who they will blame
We can beat them at their own game
I can see it in your eyes
It doesn't count as a surprise
I see you dancing like a star
No matter how different we are
For all this time i'm in love with you
Don't even know your name
For just one night
We could be the same
No matter what they say
İŞTE ŞARKININ TÜRKÇESİ
Rüyalarımda gördüğüm o sen olabilirdin
Göründüğünden çok daha fazlası,
Hayatta istediğim her şey olabilirdin
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bunun kader olabileceğini görüyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onların kendi oyunlarında yenilebiliriz
Bunu gözlerinde görüyorum
Bu bir sürpriz değil
Seni bir yıldız gibi dans ederken gördüm
Ne kadar faklı olduğumuz önemli değil
Bunca zamandır
Seviyorum seni
İsmini bile bilmiyorum
Sadece bir geceliğine
Aynı olabiliriz
Ne derlerse desinler fark etmez
Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum
Seni onların senden nefret
ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz
İLK YORUMLAR NELER?
Geçtiğimiz yıl Hadise ile bir anda 1.liğe gözünü diken Türkiye, yarışmadan sonra büyük bir hüzün yaşamıştı. Hadise'nin şarkısını ilk dinletikten sonra taraflı tarafsız bir çok kişiden çok olumlu eleştirilen Hadise, yarışmada ancak 4. olabilmişti. Ancak Manga için yapılan yorumlar pek olumlu değil. Ekşisözlük yazarları, şarkının yayımlanmasının ardından şarkıya verip veriştirdiler. Televizyon programlarında da ilk dinlemede akılda kalıcılık yönünden pek başarılı bulunmayan şarkının dereceye girmesine ise çok az ihtimal verildi.
Ancak şarkıyı beğenmeyenler de yok değil. Geçtiğimiz yıllarda Sertab Erener ile yakaladığımız birincilik mutluluğunu, umarız bu yılda Manga ile yakalarız.
AYNI OLABİLİRDİK NE ANLATIYOR?
Peki Manga'nın şarkısında anlatılmak istenen duygu ne? Parçada, şiddetin ve nefretin eksik olmadığı dünyamızda her şeyin çok daha güzel olabileceğine dair göndermeler yapılıyor.
FERMAN'IN İLK YORUMU
Manga grubunun solisti Ferman Akgül ise, "Biz inandığımız bir parça yaptık. Amacımız ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Parçanın ana fikri sevgi olacak."dedi.
Hatırlanacağı üzere, geçen yıl Emre Aydın'ın aldığı MTV müzik ödüllerinde en iyi şarkı ödülünü bu yıl da Manga grubu almıştı... MTV müzik kanalının Avrupa'da çok büyük izleyici kapasitesine sahip olmasından dolayı, Manga'nın tercih edildiği de düşünülüyor. Eurovision 2010 için ise Türkiye, tam 400 bin TL bütçe ayırmış durumda...
 |
|
|
23
|
mka |
797 |
01.04.2010 - 22:17:57 Son İleti: =Algos= |
 |
|
|
0
|
mka |
90 |
30.03.2010 - 09:09:12 Son İleti: mka |
Arap Birliği zirvesine katılan tek Avrupalı lider olan Berlusconi'nin sevgisini göstermek için Libya lideri Kaddafi'nin elini öpmesi ülkesinde tepki çekti. Geçtiğimiz hafta Libya'nın Sirte şehrinde düzenlenen Arap Birliği Zirvesi'ne katılan tek Avrupalı lider İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'ydi.
Libya, 20. yüzyılın başında 30 yılı aşkın bir süre İtalya'nın sömürgesi altında kaldığı için iki ülke arasında özel ilişkiler bulunuyor. Bu ilişkiler Berlusconi'nin çabaları ile son yıllarda yeni bir boyut kazandı.
Berlusconi ise Sirte'de Libya lideri Kaddafi ile samimiyetini göstermek için, Arap Birliği Zirvesi'nde Kaddafi'nin önünde eğilerek elini öptü.
NTV
http://www.ntvmsnbc.com/id/25075476/
 |
|
|
12
|
sinemis |
349 |
28.03.2010 - 18:06:06 Son İleti: tonguc |
 |
|
|
5
|
sinemis |
161 |
14.03.2010 - 03:21:26 Son İleti: castavilla |
Beş kızına da tecavüz edip, onlardan altı çocuğa sahip oldu, çünkü...New Jersey'deki terkedilmiş bir cenaze evinde yaşayan Charles McGill'in ailesine yaptıkları Amerika'da dehşet yarattı. Charles McGill, dünyanın sonunun geldiğine inanıyordu. Ancak kendisine göre, o seçilmiş insanlar arasındaydı. Bu yüzden de yapabileceği en iyi şey, kendi "kutsanmış" soyunu korumaktı. Kıyamete kadar kanını bozulmadan korumak isteyen McGill, beş kızına da tecavüz etti. Amacı "kendi kanından" çocuklara sahip olmaktı. Kızlarından üçü altı çocuk doğurdu. Doğan çocuklardan ikisi ölürken, hayatta kalan dördü de nüfusa kaydettirilmedi. McGill, "emirlerine" uymayan çocuklarını tahtalarla, çelik uçlu botlarla dövüyordu. Polis, ailenin çocukları yetkililerden saklamak için sürekli yer değiştirdiğini, Florida'ya kadar kaçtıklarını açıkladı. Evde eğitim gören çocukların kimseyle görüşmesine de izin verilmiyordu. McGill'in eski karısı Beverly, dayak korkusuyla kızlarına yardım edemedi. Ancak bir gün kocasından kaçmayı başaran kadın, McGill'in yakalanıp tutuklanmasıyla mahkemede aleyhinde tanıklık etmeyi kabul etti. 51 yaşındaki McGill, beş kızı için de beş ayrı davadan yargılanacağı günü bekliyor.
 |
 |
|
0
|
castavilla |
95 |
08.03.2010 - 18:25:57 Son İleti: castavilla |
Atilla Aldemir, 15 işadamının kendisine imece usulüyle satın aldığı 170 yıllık yüzbinlerce euroluk kemanıyla dünyayı büyüledi. Şimdi Türkiye için projeler üretiyor... Genç yetenek Atilla Aldemir, uluslararası yarışmalara katılıyor ama 2 bin dolarlık kemanı, rakiplerinin Stradivarius'larıyla baş etmekte zorlanıyordu. Bir gün, ünlü bir işadamıyla sohbet ederken bu durumu anlattı. O işadamı, "Biz sana keman alalım" dedi. 15 işadamı, aralarında para topladı ve Aldemir' e "Rolls Royce" dediği 1840 yapımı J.B.Vuillaume'u aldı. Aldemir, imece usulü alınan, yüz binlerce euroluk kemanıyla dünyayı fethetti. Birbirinden değerli orkestralarla dünya çapında konserler vermeye de başladı. İstanbul'da 1975'te doğan Atilla Aldemir, öğretmen dayısından mandolin dersi alarak müzikle tanışmış.
'İYİ Kİ KEMANIM SİGORTALI' Almanya'daki master yıllarında, geçimini sağlamak için kiliselerde keman çaldığını belirten Aldemir, "imece usulü" alınan kemanının öyküsünü şöyle aktarıyor: "Formula 1'e katılıyorsunuz. Herkeste 5 bin motor var. Siz hâlâ Şahin motoruyla yarışmaya çalışıyorsunuz. Herkesin elinde çok değerli kemanlar, milyonlarca euroluk Stradivarius'lar var, ben 2 bin dolarlık bir kemanla çıkıyordum. İster istemez çok kötü sesler çıkarırsınız. Bu keman Fransızlar'ın Rolls Royce'u... Euro bazında, altı haneli bir fiyatı var. İyi ki sigortalı, yoksa kemanı kucağımdan indiremezdim."
'KÖYLERDE DOLAŞACAĞIM'
"Bu toprağın kemancısı olarak, öğrendiklerimi genç kardeşlerimle paylaşmak istiyorum. " diyen Aldemir'in uluslararası bir müzik projesi de var. Aldemir, "Şimdi Viyana'yı sanatla kuşatabiliriz. İstanbul'un önemli bir özel üniversitesi projeme çok sıcak bakıyor. Ayrıca köy köy dolaşıp konserler vermek, çocuklara keman çalmak istiyorum" diye konuştu.
15 ULUSLARARASI ÖDÜLÜ VAR Atilla Aldemir, bugüne kadar ABD, Avrupa, İsrail ve Mısır'da konser verdi. Berlin Filarmoni, Viyana Konzerthaus gibi konser salonlarında, Viyana Filarmonia'nın da aralarında olduğu dünyanın en büyük orkestralarıyla çaldı. Türkiye'deki tüm Devlet Senfoni Orkestraları ile Gürer Aykal, Rengim Gökmen, Alexander Rahbari gibi şeflerle birlikte sahne aldı. Henüz 15 yaşındayken Türkiye'yi temsilen Papa'ya konser verdi.
ARTIK YARIŞMACI DEĞİL JÜRİ ÜYESİ OLACAK Aldemir,
ünlü besteci Brahms adına 2007 ve 2008'de düzenlenen yarışmalarda toplam 5 ödül almış. 2007'de kemanda ikincilik ve iki özel ödül, 2008'de ise viyola kategorisinde üçüncülük ve "En İyi Çagdaş Eser Yorumu" ödülünü kazanmış. Keman, viyola, şan, çello ve piyano dallarında yapılan yarışmada finale kalmak bile büyük başarı sayılıyor. Aldemir, "Şimdi yarışmanın onur üyesi oldum. Jüri üyesi olarak da davet edildim. Ayrıca mayıs ayında yapılacak keman yapımı yarışmasında jüri üyesi olacağım. Kemanların en iyisini seçip onunla konser vereceğim" diyor. Atilla Aldemir ayrıca Fransa'nın en büyük iki orkestrasından biri olan Fransa Montpellier Senfoni Orkestrası'yla 12-14 Mart'ta iki konser verecek.
Kaynak :
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/03/08/s...mi_star_yaratti
 |
|
|
2
|
mka |
228 |
05.03.2010 - 04:58:41 Son İleti: =Algos= |


Silifke aşısı Keben narı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 33 N16 olarak tescillendi ve Türkiye`nin tek sofralık narı oldu. Keben narı, adını Göksu Vadisindeki Keben köyünden alıyor. Bu köyde yetişen narın bir tanesinin ağırlığı 1,5-2 kiloyu buluyor ve ekimden 3 yıl sonra ürün vermeye başlıyor. Keben narı ayrı bir aroma özelliğine sahip, görünüşü, tadı ve damak zevkine hitap etmesi nedeniyle tercih ediliyor. Nar ayrıca sağlık açısından da birçok özelliğe sahip bağışıklık sistemini güçlendiriyor, gribe karşı koruyucu etki yapıyor. Kolesterolü düşürüyor, kalp sağlığını koruyor. En çok polifenol, yani antioksidan içeren bir meyve. Nar suyunda, aynı miktardaki kırmızı şarap ve yeşil çaya oranla 3 kat fazla antioksidan var. Yeni araştırmalar, narın, cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu olduğunu da gösteriyor. Aşı olmayan narlar ise nar ekşisi yapılırken kabukları ekşi kaynatılmasında yakılarak, taneleri ise hayvan yemi olarak değerlendiriliyor.
 |
|
|
2
|
mka |
189 |
04.03.2010 - 19:27:01 Son İleti: mka |

Silifke Çileği "Arife Karcıoğlu" Olarak Markalaşıyor
Türkiye'nin önemli çilek üretim merkezi Silifke'...de, sezonun ilk hasadı Macaristan, Özbekistan, Litvanya ve Ukrayna'ya ihraç edildi.
Silifke'de ilk çilek üretiminin 1965'te Arife Karcıoğlu adlı bir kadın tarafından 6 dönümlük arazide başlatıldığını belirtilirken, o günden bu zamana kadar büyük aşama kaydedildiği gözlendi. Silifke’de yetişen çileğin aroması yüksek, iri meyvesi ve yola dayanıklılığı ile de ihracatın gözdesi.
Silifke çileğini de Arife Karcıoğlu” olarak markalaşma çalışmalarına başlandı.Tüm dünya ülkelerine aranan lezzeti sunan Silifke çileği artık “Arife Karcıoğlu” olarak markalaşacak.
 |
 |
|
2
|
dry |
140 |
04.03.2010 - 17:48:45 Son İleti: ekmelulhalk |
Kucağında yeni doğan kardeşleriyle poz veren üç yaşındaki kız ve bebekler aslında dördüzler!

Üç yaşındaki Alice Baxter, yeni doğan kardeşleriyle poz verirken oldukça mutlu görünüyor.
Ancak fotoğrafta bir gariplik var. Aslında Alice ve kardeşleri dördüzler! Anneleri dört çocuğa da aynı anda hamile kalsa da, Alice 2007 yılında doğdu, kardeşleriyle 2010 yılının Ocak ayında.
Anneleri Helen Baxter, Alice'e hamile kalmasının ardından embriyolarını dondurmuştu.

Ancak doktorlar geçtiğimiz yıl embriyoları çözüp, tekrar Helen'a aşıladıklarında, kimse üçüzlerle karşılaşmayı beklemiyordu.
41 yaşındaki Helen ve 37 yaşındaki kocası Shane, 18 ay boyunca Helen'ın hamile kalması için uğraştılar.
Yapılan testlerin ardından Helen'ın rahmindeki bir sorundan dolayı doğal yollardan hamile kalamayacağı anlaşıldı.
Helen'a 2006 yılı Mayıs ayında Care Doğurganlık kliniğinde döllenmiş iki yumurtası aşılandı ve dört yumurtası da donduruldu.
İki hafta sonra Helen'ın hamile olduğu ortaya çıktı ve 2007 Şubat'ında Alice doğdu.
Bir süre sonra çift tekrar doğal yollardan hamileliği denedi, ancak Helen'ın iki kez düşük yapmasının üzerine tekrar dondurulmuş yumurtalardan faydalanmaya karar verdiler.
Üç yumurtanın aşılanmasının ardından şaşırtıcı gerçek ortaya çıktı, yumurtalardan biri sayesinde Helen bu kez üçüzlere hamileydi.
Üçüzler altı hafta erken yapılan bir sezaryenle doğduğunda, Alice çok istediği kardeşlerine sahip oldu...
 |
|
|
2
|
dry |
104 |
04.03.2010 - 17:44:56 Son İleti: ekmelulhalk |
Suudi Arabistan’da bir kadın, hapse giren kocasından boşanması için kendisine baskı yapan mahkeme heyetinden şikâyetçi olunca, yanında bir erkek akrabası olmadan mahkemeye gitmekten suçlu bulundu ve 300 kırbaç ile 18 ay hapis cezasına çarptırıldı
Merkezi ABD’de bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün açıklamasına göre, Rass kentinde yaşayan Savsan Salim isimli kadının kocası 2004 yılında borçları yüzünden hapse atıldı. Davaya bakan mahkemenin hâkimi Habib Abdullah El Aksa, Salim’den defalarca kocasından boşanmasını istedi. Bunu reddeden kadın, kendisine yıllarca baskı ve kötü muamele yaptıkları gerekçesiyle El Aksa’nın da aralarında bulunduğu yerel adli yetkililerden ve Kral Abdullah’tan şikâyetçi oldu. Ancak Salim, bu şikâyetleri sırasında mahkemeye yanında bir erkek akrabası olmadan gittiği ve sahte suçlamalarda bulunduğu gerekçesiyle yargılandı ve geçen ocak ayında suçlu bulundu. Salim’i hapse ve kırbaç cezasına mahkûm eden mahkeme heyetinde El Aksa da hâkim olarak görev yaptı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suudi yetkililere, kararı iptal etmeleri çağrısı yaptı.
 |
|
|
0
|
dry |
83 |
04.03.2010 - 10:01:13 Son İleti: dry |

İran’da temyiz mahkemesi, hükümete karşı düzenlenen protesto gösterilerinde tutuklanan muhalif bir öğrencinin idam cezasını onayladı
Muhalif internet siteleri Kelime ve Nevruz’da yer alan haberlerde, 28 Aralık’taki Aşure Günü’nde düzenlenen ve 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan protesto gösterileri sırasında tutuklanan Muhammed Emin Valiyan’ın (20), Allah’a karşı savaş açmak, devletin güvenliğini tehdit etmek ve yöneticilere hakaret etmekle suçlandığı bildirildi.
‘3 taş attım, hiçbiri isabet etmedi’
Haberlerde, Tahran’ın doğusundaki Damgan kentinde bir üniversitede okuyan ve geçen haziranda düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimini Mahmud Ahmedinecad’a tartışmalı bir şekilde kaybeden muhalif lider Mir Hüseyin Musevi’nin yerel seçim bürosunun üyesi olan Valiyan’ın bu suçlamaları reddettiği de belirtildi.
Kelime, Valiyan’ın gösteriler sırasında güvenlik güçlerine taş atarken çekilmiş bir fotoğrafının mahkemede delil olarak kullanıldığını ve idam cezasının bu fotoğraf temel alınarak verildiğini yazdı. Habere göre, Valiyan, duruşmada taş attığını kabul etti, ancak fırlattığı 3 taşın kimseye isabet etmediğini söyledi.
Valiyan’ın ocak ayında protestolara ilişkin olarak idam cezasına çarptırılan 11 kişiden biri olup olmadığı bilinmiyor. İran basını, bu kişilerden ikisinin cezasının infaz edildiğini, diğerlerinin ise temyiz aşamasında olduğunu duyurmuştu
 |
|
|
0
|
dry |
82 |
04.03.2010 - 09:57:57 Son İleti: dry |
MALTEPE’de, Darıca'daki İnci Kibrit Fabrikası'nın sahibi Zeynep Ayar (44), bir kafenin otoparkına parkettiği panelvanda, göğsünden tabanca ile vurulmuş halde bulundu. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen yaşamını yitiren Zeynep Ayar'ın, piyasa olan borçları nedeniyle intihar ettiği sanılıyor.



Sahil Yolu Kumcular mevkiinde, saat 00.00 sıralarında meydana gelen olay iddiaya göre şöyle gelişti: Piyasaya yüklü miktarda borcu olan iş kadını Zeynep Ayar, saat 23.30 sıralarında ailesini arayarak, Maltepe sahilinde bir kafenin otoparkında aracının içinde oturduğunu söyleyip, yanına gelmelerini istedi. Zeynep Ayar, bir süre sonra kafenin çalışanları tarafından camı kırık olan panelvanın içinde yaralı halde bulundu. Kafe çalışanları olayı polise ihbar ettikten sonra sağlık ekiplerine bilgi verdi. Buraya gelen sağlık görevlileri hayatta olduğunu belirledikleri Zeynep Ayar’a müdahale etti. Ancak, göğsünden yaralı olan ve aşırı kan kaybeden Zeynep Ayar, tüm çabalara rağmen olay yerinde hayatını kaybetti. Üzerinden kimlik çıkmayan Zeynep Ayar’ın cesedi, bir süre önce telefonla konuşup yanına çağırdığı yakınları tarafından teşhis edildi. Yakınları, polisin çalışmaları sırasında uzun süre gözyaşı döktü. Fenalık geçiren Zeynep Ayar'ın kızı Filiz Ayar'ı yanındakiler teskin etti.
Panelvanda inceleme yapan polis, cesedin yanında ruhsatsız tabanca buldu. Olay tutanaklara intihar diye geçerken, polis, soruşturmanın sürdüğünü ve cinayet ihtimalinin de değerlendirildiğini belirtti.
Ceset, incelemelerin tamamlanmasının ardından Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
 |
|
|
0
|
dry |
97 |
04.03.2010 - 09:18:36 Son İleti: dry |

İköğretim öğrencisi internetten tanıştığı erkeklerle ilişki kurdu, hamile kaldığını öğretmeni anladı.
Burdur'un Kozluca beldesinde ilköğretim öğrencisinin internetten tanıştığı kişilerle cinsel ilişkiye girmesi sonucu hamile kaldığı bildirildi.
Kozluca İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi Ş.G'nin (14) öğretmenlerinden biri, öğrencinin karnının büyümesinden şüphelenerek okul yöneticilerine haber verdi.Okul yöneticilerinin öğrencinin ailesiyle bağlantı kurması üzerine öğrenci sağlık kontrolünden geçirildi.5,5 aylık hamile olduğu anlaşılan Ş.G'nin internetten tanıştığı bazı kişilerle cinsel ilişkiye girdiğini söylemesi üzerine yapılan araştırma sonucu, kimliği açıklanmayan 5 kişi gözaltına alındı.
Zanlıların küçük kızla rızasıyla birlikte olduğunu söylediği, öğrencinin de bunu doğruladığı bildirildi.Zanlılardan 4'ünün ifadelerinin alınmasının ardından sevk edildiği mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı, birinin sorgusunun sürdürüldüğü kaydedildi. Kızın ailesine teslim edildiği belirtildi.
 |
|
|
1
|
dry |
148 |
01.03.2010 - 00:56:06 Son İleti: Hestia |
Habertürk TV'de yayınlanan, "Tarihin Arka Odası" programında dün gece bir ilk yaşandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşu döneminde tarikatların tartışılırken Murat Bardakçı konuğuna biraz sessiz konuşmasını rica etti. Bu söz kameralar Pelin Batu'yu gösterince anlam kazandı.
Güzel yazar ve tarihçi Batu canlı yayında resmen uyuyordu. Kısa bir süre uykusuna devam eden Pelin Batu irkilerek uyandı.
 |
|
|
0
|
dry |
121 |
28.02.2010 - 22:13:41 Son İleti: dry |

Önümüzdeki günlerde Amerika'ya gidecek olan ve birkaç ay sonra da yeni albümünü çıkarmaya hazırlanan pop müziğin ünlü ismi Sertab Erener, önceki akşam İzmir'de konser verdi. Kapılarını bu sezon açan Lou Jain Club, bu özel gece için zemin kattaki barın üst kısmına bir haftada özel bir sahne sahne yaptırdı. Son çıkardığı iki single albümündeki parçalarıyla geceye başlayan Erener, mekan içerisindeki sigara dumanından rahatsız olunca müşterileri uyardı. Bazı müşteriler kendisini alkışlayarak desteklerken, bazıları da gizli gizli sigara içmeye devam etti.
SAHNEYİ TERK ETTİ
Durumun farkına varan ünlü popçu, ikinci şarkının başında mikrofonu bırakarak sahneyi terk etti. Kısa süre sonra kızgın yüz ifadesiyle yeniden sahneye dönen Sertab Erener, bir kez daha dinleyicilerini uyararak, "Sigara sağlığıma dokunuyor ve beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Daha önce de aynısı oldu. Lütfen sigaralarınızı söndürün ya da gidin dışarıda için. Şurada bir saat içmeden duramıyor musunuz. Farz edin ki uçağa bindiniz ve uçakta konser var. 1,5 saat boyunca sigara içmemeniz gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek çok gergin bir gece yaşarız. Ne ben eğlenebilirim ne de siz" dedi. Konuşmanın ardından şarkısına devam eden Sertab Erener, biryandan da gizli gizli sigara içenleri tespit etmeye çalıştı. Kalabalık bir gecede sahneye çıkan ünlü popçuyu dinleyenler arasında, bir iş görüşmesi için prodüktörü Mehmet Kavasoğlu ile birlikte İzmir"e gelen ünlü yönetmen Sinan Çetin de vardı.
 |
|
|
5
|
ekmelulhalk |
264 |
24.02.2010 - 05:49:12 Son İleti: blksrfzk07 |
Balıkesir'de kömür ocağında grizu faciasıHilki DUYAR- Coşkun YAMAN- Turaç TOP- Turan GÜLTEKİN/ BALIKESİR, (DHA)Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’deki
maden ocağında, toplam 17 kişinin hayatını kaybettiği, arama-kurtama çalışmalarının sona erdiği bildirildi.
Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, olay yerinde gazetecilere yaptığı açıklamada, vardiyada 46 işçinin çalıştığını belirterek, patlamanın ardından işçilerin bir kısmının ocaktan kendi çabalarıyla çıktığını söyledi.
DAHA ÖNCE DE FACİA YAŞANMIŞTIDursunbey’e bağlı Odaköy’de bulunan, Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Ortaköylü’nün sahibi olduğu, Şentaş
Madencilik’e ait kömür madeninde, 1 Haziran 2006’da da yerin 700 metre derinliğinde meydana gelen grizu patlamasında 17 işçi hayatını kaybetmişti. Facianın ardından, olay yerinde inceleme yapan heyetin raporunu dikkate alan
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, “madendeki ocaklarda açık ve kapalı usülde
üretim yapıldığı, kuralsızlık ve denetimsizliğin hüküm sürdüğü, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli önlemin alınmadığı, yeni kaza risklerinin yüksek olduğu” yönünde iddiaları gündeme getirmişti.
KURTARMA EKİBİ YOLA ÇIKTIZonguldak'taki
Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan (TTK) 24 kişilik tahlisiye (kurtarma) ekibi, techizatlarıyla birlikte kara yoluyla bölgeye hareket etti.
TTK yetkilileri tam donanımlı tahlisiye cihazlarıyla bölgede görev yapacak ekipte başmühendis ve mühendislerin yanı sıra usta tahlisiyecilerin yer aldığını,
Kütahya Tunçbilek’te eğitimde olan 3 kişinin de ekibe
ÖLEN VE YARALANANLARIN ADLARIGrizu patlamasının ardından kaldırıldığı Dursunbey Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybeden işçinin Engin Tanrıkulu olduğu bildirildi. Hastaneye getirilen ve yanık ünitesi bulunmaması nedeniyle Balıkesir’e sevk edilen 11 yaralının isimleri ise şöyle:
“Mehmet Demirel, İsmail Yaren, Ramazan Can, Mehmet Demirel (isim benzerliği), Ahmet Karaca, Hasan Hüseyin Karaca, Davut Yaren, Talat Tanrıkulu, Ömer Yüksel, Celal Açık, İbrahim Kahraman.”
Bu arada, çoğunda
grizu patlaması nedeniyle ciddi derecede yanıklar bulunduğu saptanan yaralıların sevk edildiği Balıkesir’deki hastanelerde de yanık ünitesi bulunmadığı öğrenildi. Yaralıların
İzmir ya da
Bursa’ya sevk edilebileceği ifade edildi.
YERİN 500 METRE ALTINDABalıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’deki madende grizu patlamasının yerin 500 metre altında ve girişin 250'nci metresinde meydana geldiği öğrenildi.
Madenin sahibi ve Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Ortaköylü patlamanın meydana geldiği madende yaptığı açıklamada, olaydan önce 46 işçinin madende çalıştığını, 3 işçinin ise vardiyaya gelmediğini söyledi. Ortaköylü, “Yanmanın meydana geldiği bölgede kapıya yakın olan işçiler ocaktan çıktı. İlk müdahalesi
maden alanında yapılan yaralılar süratle Dursunbey Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Şu anda madende 8-10 kişinin mahsur kaldığını tahmin ediyoruz. Bu işçilerimizin kurtarılması için çalışıyoruz. Burada bir gaz yanması olmuş. Küçük bir kaza değil. Allah kimsenin başına vermesin ama biz madenciler bununla yaşamak zorundayız. Şehitlerimiz var ama sayısını bilemiyorum” dedi.
BURSA'DAKİ FACİADA 19 KİŞİ ÖLMÜŞTÜBursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesi'nde 10 Aralık 2009'da Bükkey Madencilik'e ait kömür madeninde meydana gelen grizi faciasında 19 kişi ölmüştü. Bu kazadan sonra maden ocağı 6 ay süreli faaliyeti durdurulmuş ve maden ocaklarındaki denetimsizlik gündeme gelmişti.
YANIK YARALARI AĞIRYetkililer Balıkesir Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ağır yaralılardan Hayrettin Kahraman'ın
Kocaeli'ne, İsmail Yaren'ın de İzmir'e gönderileceği öğrenildi. Yaralılar Ramazan Fidan, Hasan Hüseyin Karaca ve Ramazan Koca'nın tedavileri Balıkesir Devlet Hastanesi'nde sürüyor. Yanık yaraları bulunan işçilerin durumunun ciddi olduğu bildirildi.
ÖLÜ SAYISI 17 OLDUOdaköy'deki maden ocağında grizu faciasında ölenlerin sayısı 17'e yükseldi. Ocakta ulaşılamayan madenci kaymayınca arama kurtarma çalışmalarına da son verildi.
 |
|
|
8
|
dry |
326 |
19.02.2010 - 23:53:13 Son İleti: ekmelulhalk |

Konya'da evli 4 çocuk babası bir adam ile 24 yaşındaki kadının, yasak aşkları sonucu dünyaya gelen bebeklerini öldürdükleri ortaya çıktı.
Konya Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde dünyaya gelen bir bebeği evinde kontrol etmeye gitmesinin ardından kayıp olduğu öğrenen yetkililer durumu savcılığa bildirdi.
Savcılık da bebeğin durumunun araştırılması için Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekiplerini görevlendirdi. Dedektifler, kadını hastaneye doğuma getiren Zekeriya K.'yi (40) buldu. Şüpheli Zekeriya K., kadının tarım işçisi olduğunu, doğumunu yaptıktan sonra bebeğini de alarak gittiğini söyledi. Polis araştırmasının ardından bebeğin annesi Hacer K.'yi (24) bulmasıyla gerçekler ortaya çıktı.
BEBEĞİ BOĞARAK ÖLDÜRMÜŞ
Polis tarafından yakalanan Hacer K., Zekeriya K.'nin yanında tarlalarda işçi olarak çalıştığını, birkaç defa cinsel ilişkiye girdiklerini ve hamile kaldığını anlattı. Hastanede bir erkek bebek dünyaya getirmesinin ardından kendisini alan Zekeriya K.'nin, merkez Meram ilçesi Pireli Deresi'ne gittiklerini belirten anne Hacer K., "Ben araçtan indim, o araçta bebeği boğmaya çalıştı. İlkinde yapamadı, ikincisinde eliyle boğarak öldürdü, sonra da bebeğin üzerini toprakla örtüp gittik" dedi.
Gözaltına alınan Zekeriya K. de bebeğin yasak ilişkilerinden dünyaya geldiğini ve boğarak öldürdüğünü kabul etti. Bebeği öldürdükten sonra tam olarak hangi bölgeye gömdüklerini hatırlamadığını söyleyen şüpheli pişmanlığını da dile getirdi. Polis, bebeğin cesedinin bulunması için Pireli Deresi'nde iki gün süren çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda şuana kadar bebeğin cesedi bulunamadı. Olayın faili Zekeriya K. ile bebeğin annesi Hacer K. Konya Numune Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra
adliyeye sevk edildi. Hastaneden çıkarken şüpheli Hacer K, "Bebeğimi o ş... öldürdü, davacıyım ondan" dedi.
CİNAYETİN ÇÖZÜMÜNDE HASTANENİN BÜYÜK ROLÜ
Öte yandan Konya Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi yetkililerinin 13 Ekim'de dünyaya gelen ve sağlıklı bir şekilde hastaneden taburcu olan anne ile bebeğini takibe almasıyla olaylar ortaya çıktı. Bebekle anne arasında kan uyuşmazlığını gören doktorlar ailenin evine bir ekip gönderdi. Ekip, doğum yapan kadının ailesinden aldığı, "Kızımız bekar, bebeği de yok, karışıklık olmalı" cevabının ardından durumu savcılığa bildirdi. Bebeğin bulunamaması üzerine başlayan çalışmada polis gerçeği ortaya çıkarmış oldu.
 |
|
|
44
|
dry |
993 |
19.02.2010 - 23:33:33 Son İleti: blksrfzk07 |

İsrail polisi, kadınları köle yapan ve öz çocuklarına bile cinsel tacizde bulunduğu sanılan bir tarikat liderini yakaladı.
İsrail Emniyet Müdürlüğünün sözcüsü Micky Rosenfeld, 59 yaşındaki Goel Ratzon'un Tel Aviv bölgesinde farklı farklı evlerde 17 kadınla 40 çocuğu zorla alıkoyduğunu belirtti.
Sözcü, polisin 3 odalı bir evde de 10 kadınla 17 çocuğu bulduğunu bu insanların korkunç koşullarda yaşadığını anlattı.
Ratzon, yıllardır tamamı kadınlardan oluşan bir tarikatın lideri olarak tanınıyor ve onlarca karısı ve çocuğu olduğu söyleyen bu kişinin öz kızlarına tecavüz edip hamile bıraktığı da sanılıyor.
Avukatı ise Ratzon'a yönelik suçlamaları reddedip, kadınların istekleri dışında zorla tutulmadığını söylüyor.
 |
|
|
12
|
dry |
335 |
18.02.2010 - 19:49:17 Son İleti: Hestia |

Letonyalı illüzyonist Gennadi Palçevski, Moskova'da buzdan yapılmış kütlenin içinde 64 saat 32 dakika kalarak dünya rekoru kırdı.
Mr.Fix lakabı ile tanınan illüzyonist, Moskova'nın Prodekspo-2010 isimli sergisinde buz kalıbının içine girerek üç gün kalmayı hedeflemişti. İllüzyonist daha önce buz kutu ortamında kalan İsrailli Hezi Dalyan'ın 64 saatlik rekorunu sekiz saat farkla kırmayı planlarken, 32 dakikalık bir fark atabildi. Buz kalıbındayken süreklik video ve fotoğrafları çekilen Mr. Fix'in görüntüleri Guinness'e gönderilerek rekorun onaylanması beklenecek. Uzmanlar, bu tür gösteri yapmanın teknik açıdan çok tehlikeli olduğunu belirterek "Kolay olsaydı herkes rekor kırmaya kalkardı." şeklinde itirafta bulunuyor.
Gennadi Palçevski'yin yardımcısı Aleksey Sinyaev gazetecilere yaptığı açıklamada "Genadiy'in ilk söyledikleri 'Biz bunu başardık!' sözleri oldu. Her şey yolunda. Kendisini iyi hissediyor. Sorulara normal tepki veriyor. Tek sorun ayakları. Ancak yine de her şey yolunda." dedi.
Gösterinin sanat yönetmeni ve aynı zamanda Mr. Fix'in eşi Elena Grigoryeva eşine buz kalıbındayken manevi destek verdiğini belirterek, "Rusya'nın 48 saatlik rekorunu kırdığı zaman daha da güç kazanmıştı ve kesinlikle dünya rekorunu kıracağına inanmıştı. Devam edeceğim dedi. Ve şu anda dünya rekorundan 32 dakika daha fazla kaldı. " dedi.
İllüzyoniste votka, uyumak ve insanlarla temas yasaktı. Buz kütlesinden çıkmadan tuvalet ihtiyacını gidermesine ve sıvı gıda almasına izin verilmişti.
 |
|
|
0
|
dry |
105 |
18.02.2010 - 19:15:43 Son İleti: dry |

Önce sevgilisi olduğu iddia edilen kadını öldürdü ardından başına dayadığı silahı ateşleyerek kendi hayatına son verdi.
Edinilen bilgiye göre Pendik, Yenişehir Mahallesi Cumhuriyet Bulvarı üzerinde meydana gelen olay şöyle gelişti.
Eşinden bir yıl önce ayrılan bir çocuk annesi Yasemin Keleş( 29) evine giderken yanına sevgilisi olduğu iddia edilen Cengiz Yalçınkaya (25 ) geldi. Yasemin Keleş'le Cengiz Yalçınkaya cadde ortasında tartışmaya başladı.
Görgü tanıklarının ifadesine göre genç kadın, inşaat işçisi olduğu öğrenilen Cengiz Yalçınkaya'ya tepki göstererek yanından kaçmaya çalıştı. Bu sırada Cengiz Yalçınkaya ruhsatsız olduğu öğrenilen tabancayla genç kadına peş peşe ateş etmeye başladı. Yasemin Keleş vücuduna isabet eden üç kurşunla oturduğu siteye 200 metre kala yere yığılırken Keleş'in öldüğünden emin olan Cengiz Yalçınkaya'da kafasına bir el ateş ederek kanlar içinde cadde ortasında yığıldı.
Silah sesleri üzerine vatandaşlar olay yerine toplanırken genç kadının ikamet ettiği sitede oturan bir vatandaşda olayın hemen ardından olup biteni cep telefonuyla görüntüledi. Cep telefonuyla çekilen görüntülerde iki gencin kanlar içinde yerde yattığı görülürken olay yerine gelen jandarma ekipleri meraklı vatandaşları ve cadde üzerindeki araçları uzaklaştırmaya çalışıyor. Daha sonra gelen ambulanstaki sağlık ekipleri de hemen yerdeki iki gence ilk müdahaleyi yapıyor. Fakat yapılan müdahalede genç kadının öldüğü anlaşılırken, ağır yaralı olan Cengiz Yalçınkaya'ya kalp masajı yapılıyor. Ancak Yalçınkaya'da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybediyor.
"KADINI VURDUKTAN SONRA KENDİ KAFASINA ATEŞ ETTİ"
İki gencin cesetleri önce Pendik Devlet Hastanesi Morguna ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Görgü tanıklarıysa olayla ilgili olarak, “Sevgilisi olduğu söylenen adam bayana evlenme teklifi etmiş, fakat bayan kabul etmeyince silahla vurmuş. Üç el silah sesi duyduk kadını vurduktan sonra kendi kafasına ateş etti. Bildiğimiz kadarıyla bu kadının sevgilisiymiş ancak kadın daha sonra tehdit edildiğini de söyleyerek savcılığa müracaatta bulunmuş" diye konuştular.
Sevgilisi olduğu adam tarafından kurşun yağmuruna tutularak öldürülen genç kadının yakınları hastane önünde endişeli bir şekilde beklerken, Yasemin Keleş'in bir üniversitede temizlik görevlisi olarak çalıştığı ve 9 yaşında bir oğlunun bulunduğu öğrenildi.
|
|
|