| |
|
Konu Başlığı |
Yanıtlar |
Konuyu Başlatan |
Okunma |
Son Faaliyet |
| Duyurular |
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Hava Durumu |
- |
Live |
8815 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Nöbetçi Eczaneleri Adres ve Tel |
- |
Live |
8492 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Hoca ve İdari Bilimlerin Telefon Numaraları |
- |
Live |
23292 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Fakülteler İçin Haftalık Yemek Programı - Güncel |
- |
Live |
22605 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Burç Yorumları - 7/24 Sürekli Günceldir... |
- |
Live |
23764 |
--
Son İleti: Live
|
| Önemli Başlıklar |
 |
 |
|
0
|
Live |
537 |
18.02.2007 - 21:15:05 Son İleti: BauLive |
1- Konu açmadan önce lütfen arama butonunu kullanalım.
2- Açılan konular mizahi olmalı.Adı üstünde burası geyik-matrak
3- Belirli bi sewiyeye kadar + 18 içerik konular açabilirsiniz.Tabiki bunu belirtmek şartıyla
4- Konu kısıtlaması yok.isteyen istediği kadar konu açabilir.tabiki 1 numaralı kurala uymak şartıyla.
5- Her konuyu kendi bölümünde açalım.kalkıpta fıkra bölümüne komik resim eklemek olmaz dimi.
6 -Bunlara ilaveten forum genel kuralları bu bolumde de gecerlıdır.
Daha kaliteli paylaşımlar için lutfen kurallara uyunuz,
İlginize teşekkürler . . .
| Forum Başlıkları |
 |
|
|
5
|
dolmustaksici |
81 |
12.07.2010 - 20:03:50 Son İleti: Hestia |
Ressam galeri sahibine sergide resimlerinin ilgi görüp görmediğini
sordu Galeri sahibi şöyle cevapladı
Sana bir iyi bir de kötü haberim var İyi haber bir beyefendi senin resimlerini
inceledi ve sen öldükten sonra bu resimlerin kıymetlenip, kıymetlenmiyeceğini
sordu ben de ewet dedim bunun üzerine 15 resmin tamamını satın aldı
Harika diye bagırdı ressam , peki kötü haber ne ?
adam senin doktorundu ....
 |
|
|
2
|
dolmustaksici |
60 |
11.07.2010 - 13:20:31 Son İleti: Hestia |
işsiz biri temizlik işleri için Microsoft'a basvuru İnsan kaynakları bir öngürüşmenin ardından test (yeri temizlemek)
yaparlar ve işe alındın e-mail adresini ver sana basvuru formunu göndereyim aynı zamanda işe baslamak için
geleceğin günü bildiririm der Adam çaresiz bilgisyarının ve dolayısı ile e-mail adresinin olmadığını söyler İnsan kaynaklarından onun adına üzüldüklerini fakat e-mail 'i yoksa kendisininde var olmadıgını ve kendiside olmadıgı
için işe alınmayacağını söylerler ...
Adam umutsuzca ne yapacağını bilmeden cebinde sadece 10$ ile cıkar bir markete girerek 10 kiloluk bir kasa
domates alır .Kapı kapı dolasarak 2 saat içerisinde sermayesini ikiye katlar . İşlemi birkaç kez daha tekrarlar ve
akşam eve döndüğünde cebinde 60 dolar vardır . bu sekilde yasayabileceğini anlar her sabah evinden erkenden
cıkar ve akşam gec saatlere kadar calışır her gün parasını üçe dörde katlar Az bir zaman sonra bir el arabası alır
bunu bir kamyonla değiştirir ve bir süre sonra artık bir cok aracatan olusan bir nakliye sirketi sahibidir
5 sene gecer adamımız Birleşik devletlerin en büyük gida nakliye şirketlerinden birinin sahibidir artık Artık ailesini
ve geleceğini düşünmektedir ve hayat sigortası yaptırmaya karar verir Bir sigorta sirketini arar kendine uygun bir
plan secer ve konusma biterken sigortacı teklifi gönderebilmek için adamın e-mail adresini ister Adam e-mail'inin
olmadığını söyler '' Şaşırtıcı'' der sigortacı e-mailiniz yok ve bu hanedanlığı kurabildiniz düşünün ya bir de e-mail
adresiniz olsaydı...
Adam düşünür ve su cevabı verir
Microsoft'ta temizlikçi olurdum !!!
 |
|
|
1
|
dolmustaksici |
135 |
24.05.2010 - 22:15:09 Son İleti: Hestia |
Temel ile Dursun hızlı trende yolculuk yaparken bir sıgır çiftliğinin önünde gecerler.....
Temel :
Ula Dursun burada tam 397 sıgır var
Dursun :
Ula Temel nasıl saydun haçen zırt diye gectuk ...
Temel :
Onun kısa bir yolu vardur Ayaklarını sayup dörde böleyrum ......
 |
|
|
1
|
dolmustaksici |
121 |
24.05.2010 - 22:12:10 Son İleti: Hestia |
Bir cocuk ormada mantar topluyormus Orman bekçisi cocugu görünce sinirlenip cocugun yanına gitmiş :
Ne yapıyorsun ?
Mantar topluyorum amca !
Evladım mantarın zehirli olup olmadıgını bilmeden nasıl yiyorsun ?
Amca ben bunları yemiyorum ki satıyorum

 |
 |
|
6
|
tonguc |
287 |
19.05.2010 - 22:50:51 Son İleti: dolmustaksici |
Son patitoyu da attım ağzıma ve bim`e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat
şimdi bağcık bağlayacak. ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar ben bunu anladım.
Bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı,
çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum.
"abi bu klima üflemiyor galiba" dedim. ama cevap vermedi, işine döndü. bende doğruca patitoların olduğu yere gittim. aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. gittim onu da aldım.
tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" diye yankılanan bir ses şimdi "süt de alalım. dost süt olsun" diyordu. bir zamanlar kulağıma "seni seviyorum"
diye yankılanan bir ses şimdi "yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz" diyordu. yavaşça arkamı döndüm. patitolar ve le porta elimden yere düştü.
evet, eski sevgilimdi bu.
bir zamanlar sevdiğim kadındı. bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim`e gelmiş alışveriş yapıyordu. bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu. ve alışveriş arabasında le cola, blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi birsürü ürün vardı. evet
bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu.
ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim
ama lanet olası bim`de raf diye bir şey yok ki. tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde
saklanamadım.
peki size sorarım. siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle mıçar gibi çömelmiş ve kç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. bastılar kahkahayı. yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. le portam mahsunca yerden bana bakıyordu. ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu.
gözlerine baktım. le portanın değil lan, eski sevgilimin. bana baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. ayaklarıma
bakıyordu. anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. buydum işte. sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi
giyinmiş ama bir bak bakayım ona. bim`de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? ben en azından yakışıyorum buraya. içimden geldiği gibiyim.
böyle düşündüm ama sonra hass.. dedim. adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. kim naapsın lan beni. "nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı" dedi. gittikçe gerginleşiyordu ortam. yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama "nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl
olduğundan zerre umrunda değildim herifin. adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu.
"niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım. "ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "neyse str et" der gibi baktım. str etti alışverişe devam etti. bir güle güle demeden.
gözyaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. bir de blume peçete aldım yüzlük paket, gözyaşlarımı silmek
için. kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana, bana bakması artık kimse. al lan paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. dönüp onu da aldım.
eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan.
"abi bir şey diycem. pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük"
o günden beri evdeyim. bim`e de kapıcıyı yolluyorum. 
*ALINTIDIR.
 |
 |
|
0
|
tonguc |
128 |
11.05.2010 - 22:37:50 Son İleti: tonguc |
Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:
"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.
Genel Müdür bey beni çağırttı:
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?
- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...
- Çabuk hemen hazırlayıverin.
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?
Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt`takilere şu sekilde yazacaktım:
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..
Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
...
1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..
2,5 paket Samsun`u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!
Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..
Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.
209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
...
Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:
"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."
"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."
“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”
"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."
"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi`ye tebrikli günler dilerim.."
"Sizin de eşinizin de Niyazi`nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."
“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”
"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi`ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."
"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi`nin gözlerinden öperim.."
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi`nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."
"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"
“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”
“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”
“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”
Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.
"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..
3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..
***
Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi`yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı?
)))
*Alıntıdır.
 |
|
|
3
|
dolmustaksici |
167 |
11.05.2010 - 22:24:40 Son İleti: tonguc |
18 yaşındaki kız, annesine iki aydır hastalanmadigini söyler. Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuçlar kizin hamile oldugunu gösterir. Anne çildirmistir, bagirir çagirir ve bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum'... der. Kiz telefon açar ve yarim saat içinde bir Ferrari evin önü...nde durur, içinden hafif kirlasmis saçlari ve çok pahali bir elbisenin içinde manyak yakisikli biri iner ve kapidan içeri girer. Anne baba ve kizla beraber otururlar. Adam,Kiziniz durumu anlatti' der 'kisisel durumumdan dolayi kizinizla evlenemem.' der, ' ancak tüm sorumlulugu aliyorum' der. Eğer bir kiz çocugu dogarsa ; Annesine bir ev, bir yazlik villa ve 1 milyon dolarlik bir banka hesabi, Eger bir erkek çocuk olursa ; Birkaç fabrika ve bir milyon dolarlik bir hesap, Eger ikiz dogarsa ; Her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim,' der. 'Ancak düsük olursa....' O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamin omuzuna koyar ve 'O zaman tekrar denersiniz evladım' der
 |
|
|
3
|
ekmelulhalk |
120 |
03.05.2010 - 22:53:31 Son İleti: Hestia |
Tebeşir
Ders yine kalkülüs. hoca büyük bi sevkle anlatiyo. tamamen konuya konsantre olmus. ama tebesirinin ufacik kaldigini farkediyo. uyuklayan bi öğrenciye
- "e hadi çık tebeşir bul yan siniftan" diyo.
çocuk çikiyo harbiden. ama yan sinif diye ayni amfiye diğer kapidan giriyo ve yine bizim hocaya
-"hocam yan siniftan tebeşir istiyolar" diyo.
hoca da derse konsantre ya
-"ya ben de az önce bi öğrenci gönderdim alsin diye. bizde de yok" diyo.
cocuk da
-"haa taam" diyip çikiyo. sonra diger kapidan tekrar girip
-"yokmus hocam. aa nasi yani ya"
diyince hoca da öğrenci de durumu çakıyolar. inanilmaz ama gerçek.
 |
 |
|
1
|
ekmelulhalk |
123 |
03.05.2010 - 21:26:58 Son İleti: sinemis |
o kadar çok var ki Bir Amerikalı

bir İngiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlar.
Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış
silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış:
'Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz
Amerika'da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz'
Ingiliz de bunun uzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış
ve ateş ederek bardağı parçalamış:
'Bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için
o kadar çok kumsal vardır ki

aynı bardakla iki kere çay içmeyiz'
Bunun üzerine Iraklı da çayını bitirmiş

bardağı havaya fırlatmış

silahını çekip Amerikalı ve Ingilizi vurup öldürmüş...
'Bağdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki
biz aynı adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz...
 |
 |
|
1
|
ekmelulhalk |
109 |
03.05.2010 - 21:21:50 Son İleti: sinemis |
IETT
Hani su IETT'nin yesil otobüsleri var ya; çevreci ve ABS frenli olanlar .Abi gayet güzel bir gün herkes kendi kivaminda ve tadinda yolculuk ederken birden bir telefon sesiyle irkildik. Gazman'inki gibi çaliyodu.Neyse adam çalan telefonu açti ve konusmaya basladi. Biraz argosu rahatsiz ediyordu çevreyi ama
asil rahatsizlik veren kapali olmasi gereken telefonun açik ve kullanilir vaziyette olmasiydi. Tabi çok geçmeden IETT söförünün ikaz sesi duyuldu;
-Beyfendi cep telefonuyla bu otobüste konusmaniz yasak!
Adam hiç iplemeden konusmaya devam etti. Söför tekrar uyardi;
-Beyfendi kime diyorum
cep telefonuyla konusmaniz yasak
aaaa!
Adam hala konusuyor valla hiç tinmiyor. Söför daha fazla dayanamadi bir hisimla el frenini çektigi gibi
caaaart diye durdurdu otobüsü ve herifin tepesine dikildi.
- Kardesim ne laf anlamaz adamsin sen yaaaaa! Bu otobüste cep telefonuyla konusamazssiiiin. Yasak yaaa yasaaaaak!
Söförün bu hiddetli haraketinin ardindan telefonla konusan adam bir an duraksadi ve telefonda konustugu kisiye dönerek;
- Aloo
Hilmi abi benim bu otobüste cep telefonuyla konusmam yasakmis abi. Naapalim abi
tamam sen konus ben sadece dinliyorum aabiii. Cümleten apistik kaldik billa
alıntıdır
 |
 |
|
0
|
ekmelulhalk |
107 |
01.05.2010 - 13:33:43 Son İleti: ekmelulhalk |
Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar. Bush
Tayyip'e
"Bizde öyle bir teknoloji var ki
ölüyü diriltiriz" der. Tayyip altta kalmaz
ve karsilik olarak "Bizde öyle bir teknoloji var ki
partimizin bütün
üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz" der. Türkiye'ye
döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirtir ve attigi
palavrayi anlatir. "Haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak
acaba ne
yapsak?" diye sorar. Danismanlarindan biri hemen yanitlar: "Onlara ölüyü
nasil dirilttigini sordunuz mu?" "Hayir sormadik" "O halde hiç korkmayin
basbakanim
alin Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.
Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse
siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz......!!!"
 |
 |
|
0
|
ekmelulhalk |
79 |
01.05.2010 - 13:31:44 Son İleti: ekmelulhalk |
Temel İlk Defa Bir Kızla Çıkar.
Kız Temele Sorar : Temel Jeep'in Varmidur ?
TemeL : Yok
Sonra Kız Sorar : Senin Bankada Konton Varmidur ?
TemeL : Yok
Kız Tekrar Sorar : Peki Söyle Karadeniz Sahillerinde 2 Katlı 1 Villan Varmidur
TemeL : Hayır Yok
Kız Temel'e O zaman Biz Anlaşamayız Der Ayrılırlar.
Temel Üzgün Bir Şekilde Düşünürken Dursunla Karşılaşır Ve Derdi Açar.
Dursun ! Sence Benim Limuzini 1 Jeepe Karşı Değiştirebilirmiyim
Dursun : Tabi Neden Olmasın.
TemeL : Ya Sence Bana Bankada 1 Konto Acarlar mı Acaba
Dursun : Tabiki Banka Senin Bankan
Temel : Herşeyi Çözdüm de Acaba Bizim Peder Bizim Villanın 3. Katını Yıktırır Mı 

 |
|
|
5
|
dolmustaksici |
152 |
27.04.2010 - 19:49:13 Son İleti: pavlovkedisi |
Tayyip Erdoganla Apdullah Gül uçakta konusuyorlarmıs Abdullah Gül şimdi şurdan
20 tl atsam 20 kişi sevinir demiş .... Erdogan ben 50 tl atsam 50 kişi sevinir demiş...,
Bunları duyan pilot ben sizi atsam 70 milyon sevinir demiş .....
 |
|
|
3
|
mka |
156 |
29.03.2010 - 12:33:12 Son İleti: ege |
"Anneciğim, Adem bana evlenme teklif etti!.." "Ne güzel.. Peki ama, neden bu kadar üzgünsün!?.." "Sorma anneciğim, adam ateist. Cehenneme bile inanmıyor!.."
"İlahi kızım üzüldüğün şeye bak.. Hele sen onunla bir evlen.. Bir aya kalmaz, evvelallah ikimizin arasında cehenneme en çok o inanır!?.."
 |
|
|
3
|
mka |
172 |
12.03.2010 - 01:26:24 Son İleti: Hestia |
Anaokuluna giden bir kız çocuğuna öğretmeni sayıları bilip bilmediğini sormuş, kız çocuğu biliyorum babam öğretti demiş. Öğretmeni 3 ten sonra kaç gelir demiş çocuk 4 öğretmenim..7 den sonra kaç gelir diye sormuş bu sefer öğretmeni, 8 gelir demiş kız çocuğu. Öğretmeni aferim senin babanı tebrik ediyorum nasılda güzel öğretmiş demiş. Ve son olarak 10 dan sonra kaç gelir bunu da söyle demiş.
-Kız çocuğu tamam öğretmenim demiş saymış -vale, kız, papaz
 |
|
|
3
|
mka |
169 |
12.03.2010 - 01:25:11 Son İleti: Hestia |
Adamla kadın evlenmeye karar verirler ama adamın önemli bir şartı vardır. Evlenmeleri halinde başucundaki komodinin en üst çekmecesini asla açmaması için söz vermesini ister. Kadın kabul eder evlenirler.Aradan 25 yıl geçer ve kadın sonunda dayanamayıp çekmeceyi açar. İcinde 3 yumurta ve 700$ vardır. Kadın adama çekmeceyi açtığını itiraf eder ve bunların anlamını sorar. Adam kadını affeder ve o da itiraf eder ve kadını aldattığını her sefer için oraya bir yumurta koyduğunu söyler.Kadın da adamın yapmış olduğu bu 3 kaçamağı affeder ama hala 700$''in ne işi olduğunu anlamamıştır. Adam der ki : -Yumurtalar çekmeceye sığmadığı için ara ara onları sattım ve o parayla dolar aldım.
 |
|
|
1
|
mka |
146 |
11.03.2010 - 16:47:13 Son İleti: Hestia |
Bir arkadaş topluluğu içindeki Hasan'in garip inanışı varmış!.. En kötü durumlara düşse dahi, "Öyle demeyin siz!.. Beterin de beteri vardır!?.." der dururmuş!.. Arkadaşları da onun bu aşırı iyimserliğine takılırlarmış. Düşünmüşler, "Şuna bir oyun oynayalım!.." demişler. Akşam Hasan kahveye gelince oyun başlamış.
-Yahu! Duydun mu bizim Necati''nin başına gelenleri !?.. Dün gece aniden dönüp, pat !.. diye eve gelmiş, bir de ne görsün!.. Karısı Necla, bir dostuyla yatakta değil mi!?.. Çekip tabancayı ikisini de anında vurup, öldürmüş!.. O da şimdi içerde !?
Hasan, yine derin bir "Oh" çekip
-Çocuklar!.. Beterin beteri vardır!... demesin mi!?.. Birisi atılmış -Oğlum, bundan daha beteri ne olabilir ki!?...diye isyan edince Hasan duruma açıklık getirmiş;
-Olmaz olur mu hiç!?.. Ya Necati önceki gece evine gelseydi!?., Şimdi ben de burada olamayacaktım !...
 |
|
|
1
|
mka |
117 |
11.03.2010 - 16:42:15 Son İleti: Hestia |
Ev ödevi hazırlayan çocuk babasına sordu?
-Afrika ne taraftadır baba?
-Babası bilmiyorum demeyi kendisine yediremediği için biraz düşündü.Fazla uzakta olmamalı dedi.
-Çünkü bizim şirkette bir zenci var.Hergün işe bisikletle gidip geliyor.
 |
|
|
0
|
mka |
93 |
11.03.2010 - 14:11:27 Son İleti: mka |
Pazar günü kiliseye yığılan kasaba halkı tam dualara başlayacakken mihrapta birden şeytan görünür... Cemaat dehşet içinde kapıya hücum eder.. Beş dakikada, arka sıralardan birinde oturan yaşlı bir adam hariç herkes kiliseyi terk eder. Şeytan kafasını kaldırır ve yaşlı adamı görür.. Onun niye kaçmadığını merak eder. - Sen benim kim olduğumu biliyor musun?
- Evet efendim, biliyorum.
- Herkes kaçtı.. Sen neden hâlâ buradasın o zaman? Benden korkmuyor musun?,
- Hayır efendim.. Ben, 48 yıldır kız kardeşinizle evliyim.
 |
|
|
0
|
mka |
134 |
11.03.2010 - 14:06:41 Son İleti: mka |
Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.
-Temelum harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim! demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
-Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.
-Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz? demiş Fadime hayretle.
-Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.
-Ne? Dosyalarınızda mı?
-Kesinlikle!
-Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm! demiş.
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik idaresine dalmış:
-Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili! diye bağırmış Temel.
-Sakin olun. Ciddi birşey değil! demiş memur.
-Bu gecikme için bize borçlusunuz!
-Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?
-O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!
-Ama o zaman Fadime ne yapacak?
-Bilmiyorum! demiş memur. Hanımefendi artik mumla falan idare eder...
 |
|
|
0
|
mka |
112 |
11.03.2010 - 13:47:26 Son İleti: mka |
Eşiyle yine kavga ettiğini söyleyen yeni evli genç kadın telefonda annesinden yardım istedi:
-Anneciğim bu kez ona iyi bir ders vermek istiyorum dedi. Bir süre eve dönüp senin yanında kalabilir miyim? Annesi bir süre duraksadıktan sonra kızına daha etkin bir çözüm yolu önerdi: -Eşine gerçekten iyi bir ders vermek istiyorsan; Ben gelip sizde kalayım bir süre.
 |
|
|
0
|
mka |
116 |
11.03.2010 - 13:45:45 Son İleti: mka |
Kayserili, çocuğunu okutmuş, mühendis etmiş. Lakin o devirde zabıtalar “çarşı ağası” olarak anılıyorlar ve oldukça itibarlılar. Kayseri halkı da esnaflık yaptığı için, bütün işleri çarşı ağalarından bitiyor. Kayserili, mühendis oğluna kız istemeye gittiğinde oğlunun mühendis olduğunu söylemiş. Kız tarafı da:
-Keşke mühendis olacağına biraz daha okusa da çarşı ağası (zabıta) olsaydı, diyormuş
 |
|
|
0
|
mka |
93 |
11.03.2010 - 13:43:50 Son İleti: mka |
Yaşlı Fransız, kasabanın papazına günah çıkarmaya gitmişti. İhtiyar adam itiraflarına başladı:
-İkinci Dünya savaşının ilk günlerinde bir güzel kız kapımı çalıp kendisini Almanlardan saklamamı istedi. Onu bodruma sakladım. Onu asla bulamadılar.
-Bu harika birşey dedi, papaz..
-Devamı var" dedi ihtiyar...Ben zayıf karakterli bir adamım. Birgün ondan, kendisini saklamamın bedelini seksüel arzularımı gidererek ödemesini istedim." Papaz bir süre düşündü, sonra.. -Himmm.. Savaş yılları. Zor günler.. O koşullarda böyle bir zaaf affedilebilir. Çok büyük bir riski göze almışşınız.. Kaldı ki, kız Almanlar''ın eline düşse, başına çok daha kötü şeyler gelirdi. Allah anlayışlı, hoş görülü ve affedicidir. Yaptığınız iyilik ve kötülükleri tartar, sizi şefkatle yargılar...
-Teşekkür ederim peder dedi, yaşlı adam...Şimdi içim rahatlamışken, bir soru daha sorabilir miyim?
-Tabii sorabilirsin oğlum dedi, papaz...
-Ona savaşın bittiğini söylemem gerekiyor mu?...
 |
|
|
0
|
mka |
80 |
11.03.2010 - 13:36:40 Son İleti: mka |
Yeni evlenen bir çift ilk gecelerini geçirmek için bir otele gitmişler. Adam kadına: -Sen hazırlan ben geliyorum demiş. Adam banyoya girmiş ve kahkaha atmaya başlamış. Kadın şaşırmış:
-Bu daha ilk gece, şimdi sormayayım daha sonra sorarım demiş. Aradan yıllar geçmiş, çift evlilik yıl dönümlerini kutlamak için ilk gecelerini geçirdikleri otele gitmeye karar vermişler. Adam yine banyoya girmiş. Kahkaha atmaya başlamış. Kadın ''Bu sefer sorucam" demiş.
-Sen ilk gecemizde de böyle gülmüştün, ne oluyor içerde? demiş. Adam:
-Yirmi sene önce kravatıma işemiştim şimdi paçama demiş
|
|
|