| |
|
Konu Başlığı |
Yanıtlar |
Konuyu Başlatan |
Okunma |
Son Faaliyet |
| Duyurular |
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Hava Durumu |
- |
Live |
8815 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Balıkesir Nöbetçi Eczaneleri Adres ve Tel |
- |
Live |
8492 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Hoca ve İdari Bilimlerin Telefon Numaraları |
- |
Live |
23292 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Tüm Fakülteler İçin Haftalık Yemek Programı - Güncel |
- |
Live |
22605 |
--
Son İleti: Live
|
 |
 |
Duyuru: Günlük Burç Yorumları - 7/24 Sürekli Günceldir... |
- |
Live |
23764 |
--
Son İleti: Live
|
| Önemli Başlıklar |
 |
 |
|
4
|
Live |
1,311 |
15.09.2008 - 12:53:25 Son İleti: su_mercan |
B.İ.İ.B.F 2008 - 2009 Akademik Takvimi ve Kayıt Yenileme Tarihleri
Harç Miktarları Ve Kayıt Yenileme İşlemi Aşamaları 15 Eylül 2008 Tarihinde İlan Edilecektir.Bandırma İ.İ.B.F. 2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Takvimi
Bandırma İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Hazırlık Sınıfı
 |
 |
|
5
|
Live |
2,054 |
24.08.2008 - 13:57:40 Son İleti: castavilla |
B.İ.İ.B.F 2008 - 2009 Eğitim Öğretim Yılı Ders Planı
Lütfen Dikkatli Okuyunuz !
- Kayıt Yenileme İşleminden Önce Transcrıpt Belgelerinizden Aşağıdaki Bilgileri Kontrol Ediniz.
- Ders Planlarında İlgili Dönemlerde Belirtilen Seçmeli Ders Sayısından Fazla Seçmeli Ders Alan Öğrencilerin Fazladan Aldığı O Dersler Alınmamış Sayılır. Danışmanın Kayıt Yenileme İşlemini Kabul Etmesi O Kaydın Doğru Yapıldığını Göstermez. Kayıt Yenileme İşleminden 1.Derecede Öğrenci Sorumludur.
- Seçmeli Derslerin Başında ( * ) İşareti Bulunmakta Ve Kodları 81.. – 82.. – 91.. – 92.. İle Başlamaktadır.
- Mezuniyet Aşamasındaki Kontrollerde Maalesef Bu Gibi Durumlarla Karşılaşılmakta Ve Öğrencilerin Dönemi Uzamaktadır.
 |
 |
|
0
|
Live |
521 |
24.08.2008 - 08:38:45 Son İleti: Live |
Balıkesir Üniversitesi B.İ.İ.B.F Yeni Kayıt Yaptıracaklara Duyurudur
Balıkesir Üniversitesi Bandırma iktisat ve idari Bilimler Fakültesine Kayıt Yaptıracaklara Duyurudur
FAKÜLTEMİZE YENİ KAYIT YAPTIRACAK ÖĞRENCİLER (ÖSS – DGS)
(01-08 EYLÜL 2008 CTS-PAZAR HARİÇ)
1- Lise diploması aslı
(DGS ile kayıt yaptıranlar Önlisans diploması veya mezuniyet belgesi)
2- Nüfus cüzdanı sureti (2 adet – noterden veya muhtardan olabilir)
3- İkametgah belgesi (muhtardan)
4- Askerlik durum belgesi (1986 ve daha önce doğmuş erkek öğrenciler)
5- Fotoğraf (12 adet – baş açık – tamamen sakalsız)
6- Katkı payı dekontu (Harçlar henüz Bakanlar Kurulu tarafından açıklanmamıştır. Fakültemizde banka şubesi vardır)
7- DGS ile gelenler ayrıca not belgesi aslı ve ders içerikleri getirecektir
- Adaylara sınav sonuç belgesi gelmeyecektir.
- Adayların kayıt için bizzat başvurmaları gerekmektedir. Posta ile kayıt yapılmaz.
- Kayıt için istenen belgelerin fotokopisi kabul edilmez.
- Belgeler eksik ise kayıt yapılmaz.
- Belirtilen tarihler arasında kaydını yaptırmayan aday herhangi bir hak iddia edemez.
 |
 |
|
0
|
TiaMaT |
511 |
21.04.2008 - 14:23:24 Son İleti: TiaMaT |
A'dan Z'e Ekonomi Sözlüğü
ektedir 
 |
 |
|
2
|
Live |
884 |
25.08.2007 - 11:31:12 Son İleti: BauLive |
 |
 |
|
0
|
Live |
653 |
23.08.2007 - 08:29:29 Son İleti: BauLive |
Posta adresi:
Kasaplar Mahallesi Akyar Sokak No: 6 Doğumevi arkası
10100 BALIKESİR
TEL:
(0266) 249 65 35
(0266) 249 04 64
FAX:
(0266) 249 34 14
e-mail: bauiibf@balikesir.edu.tr
 |
 |
|
0
|
Live |
574 |
23.08.2007 - 08:28:22 Son İleti: BauLive |
Dekan Sekreteri: Leyla DEMİRCİ
 |
 |
|
0
|
Live |
613 |
23.08.2007 - 08:26:11 Son İleti: BauLive |
 |
 |
|
1
|
Live |
3,684 |
23.08.2007 - 08:24:07 Son İleti: BauLive |
Balıkesir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 26 Mayıs 2006 tarih ve 26179 sayılı Resmi gazetede yayınlanan 10408 sayılı kararla kurulmuştur. 21.07.2006 tarihinde İktisat ve İşletme bölümleri açılmış olup, Fakültemizin kuruluş çalışmaları devam etmektedir.

| Forum Başlıkları |
 |
|
|
46
|
Xrated |
3,885 |
Dün, 21:52:29 Son İleti: ttk |
Arkadaslar yardıma ıhtıyacım var.Bandırma nasıl bi yer.Yeni fakulte yapılmıs galiba merkezden cokmu uzak.En yakın yerleşim yerine ne kadar mesafe var?İstanbuldan gelicem.Balıkesir merkez icin cok sıkıcı demişler.Bandımada oylemi.Ve egitim nasıl.İng ce yzde 30 zorunlu die duydum ve genelde olumlu şeyler soylediler egıtım kalıtesı hakkında.Bide sizden ogrenmek ıstıyorum.
 |
|
|
4
|
betagog |
131 |
Dün, 21:50:57 Son İleti: ttk |
arkadaşlar bu sene bandırmayı tercih etçem bana yardımcı olun lütfen iktisattamı iş olanakları daha ii işletmedemi, sizce bandırmayı tercih etsem pişman olurmuyum
 |
|
|
354
|
crazy_sensei |
5,717 |
30.07.2010 - 17:50:32 Son İleti: epoksit |
Bandırma İİBF de okuyan arkadaşlar neden hiç sesimiz çıkmıyor?????
Valla sanki biz BAU den değilmişiz gibi davranıyoz.
EEEEEEEE yokmu Bandırmada okuyan????????????????
 |
 |
|
6
|
DenizGözlüm52 |
572 |
08.03.2010 - 23:08:34 Son İleti: ekmelulhalk |
Hadi millet buraya koşunnnnn 

Yazmaya üşenmeyin xD
 |
 |
|
3
|
Live |
391 |
24.02.2010 - 05:53:19 Son İleti: blksrfzk07 |
Konunun Tamamı Ekte Verilmiştir
 |
 |
|
86
|
ıceberg |
4,481 |
04.09.2009 - 18:27:58 Son İleti: gfbemir1989 |
 |
|
|
5
|
sabry91 |
266 |
03.09.2009 - 09:14:03 Son İleti: uLá$ |
ya ben dün kaydımı tamamladın ama yurda yazılmadım yurt hala bi sorun hepsı bırbırlerını kötülüyorlar

şimdi bana önerebileceğiniz güzel bir yurt varmı özel arifi düşünüyorum nasıl bir yer

vede yurtlar 2 3 gun ıcınde dolar mı bunları merak edıyorum cevaplarınız için teşekkürler
 |
 |
|
5
|
Live |
783 |
01.09.2009 - 10:25:46 Son İleti: sabry91 |
 |
 |
|
5
|
zeytin |
479 |
05.05.2009 - 13:22:57 Son İleti: phoenix |
Girişimciler İçin Kitaplar- Bir İş Fikri Bulmak - Eğitim Pazarı - Franchising Rehberi - Girişimci Olabilir Miyim? - İş Planı Değerlendirme - İş Kurmak ve Yönetmek - İşletme Mevzuatı - İş Planı Dosyası - İş Planı Rehberi - Pazarlama Planı Rehberi - Şirket YapılarıTıkla İNDİR...
 |
 |
|
28
|
Freesstumss |
2,158 |
11.12.2008 - 21:07:49 Son İleti: Live |
Genel Bilgiler
BAÜ, Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi yedi bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerden İktisat ve İşletme ve Maliye bölümlerinde I. ve II. Eğitim yapılırken, Kamu Yönetimi Bölümünde I. Eğitim yapılmaktadır. Lisans eğitimi, İngilizce Hazırlık Eğitimi dahil, beş yıldır. Fakültemizin tüm bölümlerinde kredili sistemle eğitim yapılmaktadır.
İktisat, İşletme, Maliye ve Kamu Yönetimi mezunları için Yüksek Lisans Programları vardır. Yüksek Lisans iki yıl olup Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsünün organizasyonu altında yapılmaktadır. Ayrıca İşletme Bölümünde Tezsiz Yüksek Lisans, İktisat Bölümünde doktora programları mevcuttur.
 |
|
|
6
|
TiaMaT |
729 |
03.10.2008 - 20:15:50 Son İleti: Live |
Malın, komisyon karşılığında, komisyoncuya ya da tüccara bırakılması anlamına gelir. Mallar satılıncaya kadar vedia akti hükümleri uygulanır. Malları emanet alan kimse bunları kendi adına ve malı bırakan kişi hesabına satar. Bazen bir işletmenin acentesi de, işletme tarafından verilen malları ankonsinyasyon alır ve hatta bir miktar para da öder. Mallar satılınca hesaplaşılır ve komisyonunu alır.
İhracat sisteminde, konsinye satışlarda, yani kesin olarak satış yapılmadan komisyoncuya mal gönderilmesi hallerinde, minimum fiyatın satıcıya garanti edilmesi aranır. Minumum fiyatla satış fiyatı farkından giderlerin düşürülmesinden sonra kalan tutar, komisyoncu ile satıcı arasında paylaşılır. Bundan ötürü bu işlem, "ortak hesap ile satış" şeklinde nitelendirilir.
 |
 |
|
10
|
eяy |
845 |
03.10.2008 - 20:06:31 Son İleti: Live |
 |
 |
|
0
|
Live |
1,533 |
24.08.2008 - 08:42:05 Son İleti: Live |
Balıkesir Üniversitesi B.İ.İ.B.F Yatay Geçiş Yapacaklara Duyurudur
Balıkesir Üniversitesi Bandırma iktisat ve idari Bilimler Fakültesine Yatay Geçiş Yapacaklara Duyurudur
Fakültemizde 1 yıl süreli zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı olduğundan yatay geçiş müracaatında bulunan öğrencilerin 11.09.2008 Perşembe günü saat 10.00'da yapılacak İngilizce muafiyet sınavına girmeleri gerekmektedir. (Kendi okulunda hazırlık sınıfı okuyup başarılı olanlar dahil) Sınavda 50 ve daha üzeri not alan öğrencilerin müracaatları değerlendirmeye alınacaktır. Yurtdışı kontenjanımız yoktur.
 |
|
|
2
|
TiaMaT |
485 |
17.06.2008 - 11:20:19 Son İleti: sturk |
FİNANSAL ANALİZ
1.1. FİNANSAL ANALİZİN KAPSAMI
Finansal analiz planlama açısından önemlidir. Sağlıklı bir planlama yapabilmesi için her şeyden önce işletmenin içinde bulunduğu durum iyi analiz edilmelidir. Planlardan tam yararlanabilmek için işletmenin gücünün, zamanında önlem alabilmesi için de zayıf yanlarının bilinmesi gereklidir.
Finansal analiz, finansal tablolarda incelenmek istenen iki kalem arasındaki ilişkinin matematiksel olarak ifade edilmesi ve yorumlanması işlemidir. Analiz, işletmelerin yükümlülüklerini yerine getirme, karlılık, likidite durumu, finansman yapısı ve varlıkların etkinliği hakkında ilgili kişilere fikir vermektedir.
Finansal analizden genellikle işletme yöneticileri, kredi analistleri ve menkul kıymet analistleri yararlanmaktadır. Yöneticiler finansal analiz, kontrol ve işletme faaliyetlerinin düzenlenmesi amacıyla oranları kullanır.
Kredi analistleri ( Banka Yöneticileri, Rating Kuruluşları) işletmenin borçlarını ödeme yeteneğini belirlemek amacıyla, menkul kıymet analistleri ise işletmenin etkinliği ve büyümesi, faiz ödeme yeteneği ve menkul kıymetlerin likiditeye kolay çevrilmesi ile ilgili oranları analiz etmektedirler. (BÜKER, S.;1998)
Finansal analiz ya da diğer bir tabirle Mali Tablolar Analizi, bir işletmenin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve finansal yönden gelişmesinin yeterli olup olmadığını saptamak ve o işletme ile ilgili geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilmek için, mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin ve bunların zaman içinde göstermiş oldukları eğilimlerin incelenmesinden oluşmaktadır.
Finansal analizler iki farklı şekilde yapılabilir. Bunlardan ilki dikey analiz ya da zaman serisi analizidir. Dikey analizde aynı firmanın farklı dönemlere ait verileri analiz edilip karşılaştırılır ve gelişmelerin olumlu yönde olup olmadığı değerlendirilmeye çalışılır. Ancak bu arada, gözlenen değişimlerin firmaya özgü nedenlerden yanında, genel ekonomik şartlar ve endüstri koşullarından da etkilenebileceği unutulmamalıdır.
Yatay kesit analizlerinde ise belirli bir anda birden fazla firmanın durumları birbirleri ile karşılaştırılır. Amaç, belirli bir firmanın, dahil olduğu endüstri içindeki başarı derecesini, konumunu belirlemek, firmaları en başarılıdan başarısıza doğru sıralamak ya da bir endüstrideki en başarılı firmaların hangileri olduğunu belirlemek vb. olabilir. (19998’in en büyük ilk 100 firması gibi).
Finansal analizleri amaçlarına göre de;
Yönetim analizleri
Menkul değerlere yatırım analizleri
Kredi analizleri
olarak üçe ayırmak mümkündür.
Yönetim analizleri işletme yönetiminden sorumlu kişiler tarafından yapılır. Yöneticilerin finansal analizlerden beklentileri şunlar olabilir.
Bir bütün olarak işletme faaliyetlerinin başarı derecesini ölçmek,
İşletmenin ana ve ikincil hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını saptamak,
Hedeflere ulaşılamamışsa nedenlerini araştırmak,
Geleceğe yönelik planlar hazırlamak.
Yatırım analizleri, bir işletmenin mevcut veya potansiyel hissedarları ile işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan veya sağlamayı düşünenler tarafından yapılır. İşletmenin mevcut veya olası ortakları, işletmenin devamlılığı, karlılığı, gelecek dönemlere ait kazanma gücü, dağıtılacak kar payı tutarı, hisse senetlerinin değer artışı ve bunların izledikleri eğilimler ile ilgilidirler. İşletmeye uzun vadeli fon sağlayanlar ise işletmenin faiz ve anapara ödemelerini zamanında yapabilecek gücü olup olmadığını saptamak isterler. Her iki grup için de bilgi kaynağı finansal tablo analizleridir.
Bir işletmeye kredi sağlayan finansman kurumları ile işletmeyle ticari ilişkide bulunan ve özellikle kredili mal satan diğer işletmelerin, alacaklı oldukları firmanın finansman durumu, kısa vadeli borçlarını ödeme gücü hakkında bilgi sahibi olmaları da finansal tablolar analizleri ile mümkün olabilmektedir.
Finansal kurumlarla işletmeye kredili satış yapanların beklentileri farklıdır. Finansal kurumlar işletmeye verdikleri krediler karşılığında faiz geliri elde etmek isterken, kredili satış yapanlar kendi mallarının sürümünü artırmayı amaçlarlar. Ancak her ikisinin de söz konusu işletme için yapacakları analiz benzer nitelikli olacaktır. (BOLAK, M.; 1998)
Finansal analiz ile ilgili çalışmalar, analizi yapanlara, analiz sürecine vb. faktörler göre farklılıklar gösterir. Örneğin, bir işletmeye ticari kredi açmayı düşünen diğer bir işletme için önemli olan, o işletmenin kısa vadede borçlarını ödeyip ödeyemeyeceğinin tespit edilmesidir.
İşletmeyle ilgili finansal analiz yapılırken bilgiler, bilanço ve gelir tablosundan elde edilir. Finansal analist, bu iki tablodan yaralanarak, birçok sonuç elde edilebilir. Ancak önemli olan, analistin amacına uygun hesaplamaların yapılmasıdır.
Mali analiz teknikleri, işletmelerin değerlendirilmesinde çok önemli bir rol oynamakla birlikte, değerlendirme sürecinin sadece bir aşaması oluşturmaktadır. Başka bir deyişle, işletmelerle ilgili değerlendirmelerde doğru karar verebilmek için, işletmeyle ilgili başka bilgilere de gereksinim vardır. Bu nedenle, özellikle bankalar ve bankaların istihbarat elemanları, yöneticilerin karakter ve yetenekleri, işletmenin geçmişi ve faaliyetleri, işletmenin organizasyon şekli, ekonomik ve finansal koşullar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışmaktadırlar. Bundan dolayı, bankalar açısından finansal analiz teknikleri, kredi analizlerinin yalnızca bir aşamasını oluşturmaktadır.
İşletme yöneticilerinin doğru yorumlar yapabilmesi için, muhasebeci, denetçi, endüstri mühendisi veya kredi yöneticisi olmasına gerek yoktur. Finansman bilgisine sahip, bilanço ve gelir tablosundaki her kalemin anlamını bilen, oranları kullanabilen yöneticiler, işletmelerin durumunu ortaya koyabilir ve diğer işletmeler ile doğru karşılaştırmalar yapabilirler.
Yapılan finansal analizlerin amacı, işletmelerle ilgili olarak aşağıdaki bilgileri sağlamaktır.
İşletmelerin likidite durumu
İşletmelerin karlılık durumu
Sermaye yapısı
Aktiflerin kullanım durumu
İşletme hakkında önemli trendler
Finansal analizde başarılı olmak için, finansal analistin aşağıdaki noktalara dikkat etmesi gerekir.
Finansal analist, finansal tabloları doğru yorumlayabilmek için, muhasebe teori ve uygulamalarını bilmelidir.
Finansal analiz yapılırken, işletmenin ve ait olduğu işletme kolunun özellikleri göz önünde tutulmalıdır.
Değerlendirmelerde analizin yapıldığı dönem ve o dönemdeki ekonomik koşullar göz önünde tutulmalıdır.
Finansal analize konu olan işletmenin politikaları ve yöntemleri, analist tarafından iyi bilinmelidir.
Elde edilen analiz sonuçları mantıki bir şekilde yorumlanmalıdır.
Ülkemizde son yıllarda işletmelerin sorunlarının artması, finansal analizin işletmeler açısından önemini arttırmıştır. Bugün finansal analistlerin görevi, yalnız işletmelerin geçmiş faaliyet sonuçlarını değerlendirmek değil, aynı zamanda işletmelerin geleceklerine ait tahminlerde bulunmak ve planlar hazırlamaktır.
Mali tabloların yaygın bir şekilde kullanımını engelleyen faktörlerden birisi de işletmelerin tek tip hesap planının olmasıdır. Ancak, ülkemizde 1994 yılı hesap döneminden başlamak üzere, “Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliği” çerçevesinde uygulamaya konulan “ Tekdüzen Hesap planı” söz konusu sakıncaları büyük ölçüde gidermiştir. Buna rağmen, yüksek oranlı enflasyon, mali analiz tekniklerinin uygulama alanını sınırlamaktadır. Enflasyon muhasebesinin daha yaygın kullanımı ise mali tablolara olan güveni arttıracaktır.
Finansal analizin iki türü vardır. Bunlar:
Statik finansal analiz
Dinamik finansal analiz
1. Statik Finansal Analiz
Belli bir döneme ait finansal verilerle faaliyet sonuçlarının analizidir. Burada analiz bir tek dönemle ilgili olarak yapılır. Statik analiz yapılırken gerekli rasyolar ve yüzdeler yöntemi kullanılır.
2. Dinamik Finansal Analiz
İşletmenin cari dönem geçmiş yıllar veya rakip işletmelere ait verilerle karşılaştırılması yoluyla yapılır. Bu tür analizler için, genellikle karşılaştırmalı finansal tablolar ve rasyolardan yararlanılır.
Gelişmekte olan ülkelerde finansal analiz tekniklerinin uygulanmasında çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Her şeyden önce , finansal tablolar genellikle kamuya açıklanmamaktadır. Muhasebeyle ilgili kayıtlar, genellikle vergi ve diğer piyasalar nedeniyle zorunlu olarak tutulmaktadır. Finansal tablolar gelişi güzel hazırlanmakta, eksik bilgiler içermekte, muhasebe yöntem ve uygulamaları işletmeler arasında farklılıklar göstermektedir. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerde yüksek enflasyon oranı, finansal tablolara olan güveni azaltmaktadır. ( CEYLAN, A.; 1998)
Finansal analiz faaliyetlerinin etkinlik ve başarı derecesini ölçmede, firmanın hedeflerine ne ölçüde ulaşabildiğini tespitte, geleceğe ait planların hazırlanmasında firmanın yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getirebildiğini tespitte, faaliyetlerin denetim ve değerlendirilmesinde ve diğer bazı amaçlar için yapılır. Finansal planların yapılması ve gereken kararların alınması için firmanın mevcut durumunu bilmek ve analiz yapmak gerekir. Finansal analiz bir doktorun hastasına reçete yazmadan önce rahatsızlığı teşhis etmek için yaptığı muayeneye benzetilebilir. Hastayı muayene etmeden yazılacak bir reçetenin yaratacağı sakıncalar gibi finansal analiz yapılmadan alınacak kararlar ve yapılacak finansal planların da sakıncalar doğuracağı açıktır.
Finansal analiz yapılırken dikkat edilecek husus, analizin ne amaçla veya kimin için yapıldığıdır. Analizi yapan sermaye piyasasında yetişmişse, analizcinin görüşleri sermaye piyasası yönünde ağırlık kazanır. Analizi yapan kredi analizcisi ise analiz olayına nakit açısından bakmak isteyecektir. Yani finansal analizi yapan kişinin görüşleri de finansal analizin yapısını etkiler. Bu nedenle analiz sonuçları değerlendirilirken analizi kimin hazırladığına bakmak gerekir. Keza finansal analizi yapandan beklenen de önemlidir. Analizden, firmanın likidite yapısının tespiti bekleniyorsa, analiz bu yöne ağırlık verir. Eğer analiz firmanın finansal bütünlüğünün incelenmesine yönelikse, analizin konumu değişik ve çok yönlü olur.
Analizle İlgili Taraf Analizin Amacı İlgi Alanı
Kısa Vadeli Borç Veren Kredi Güveni Likidite, Döner Sermaye Ve Firmanın Kısa Vadeli Borçlarını Ödeme Kapasitesi
Uzun Vadeli Borç Veren Kredi Güveni Firmanın Borcunu Ödeyebilme Yeterliliği
Hissedar (Yatırımcı) Yatırım Verimi Firmanın Karlılığı, Hisse Başına Kazanç, Hisse Başına Kar Payı Tutarı
Yönetim Verimlilik
Karlılık Oranı
İç Kontrol
Finansal Sağlık Toplam Aktiflerin Verimlilik Oranı, Öz Sermayenin Verimlilik Oranı
Hükümet Gelir Vergisi
Verimlilik Katma Değer, Hisse Başına Kazanç, Muhasebe Düzenine Uyum
2.2. TEMEL FİNANSAL TABLOLAR
Finansal analizlerin veri kaynağını teşkil eden mali tablolar, muhasebe bölümünün işlediği ve biriktirdiği bilgilerin, belli dönemlerde ilgililere sunulmasına aracılık eden raporlardır. Başlıca mali tablolar şunlardır:
Bilanço
Gelir tablosu
Kar dağıtım tablosu
Satışların maliyeti tablosu
Nakit akımı tablosu
Fon akımı tablosu
Öz sermaye değişim tablosu
Net işletme sermayesi değişim tablosu
Bu tablolar sırasıyla aşağıda incelenecektir:
2.2.1. Bilanço
Bilanço, bir işletmenin belli bir anda sahip olduğu varlıklarla, bu varlıkların sağlandığı kaynakları bir düzen içinde gösteren mali tablodur. Bilanço tekdüzen hesap planı çerçevesinde, bilanço ilkeleri dikkate alınarak düzenlenir.
Bilanço ilkelerinin amacı; sermaye koyan veya sonradan kendilerine ait karı işletmede bırakan sahip ve hissedarlar ile alacaklıların işletmeye sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen varlıkların muhasebe kayıt, hesap ve tablolarında anlamlı bir şekilde tespit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla, belli bir tarihte işletmenin mali durumunun açıkça ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasıdır.
Bilanço, varlıkların içinde bulunulan zamandaki değerini veya tasfiye halinde bunların satışından elde edilecek para tutarlarını yansıtan bir tablo değildir.
Bütün varlıklar, yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar bilançoda gayri safi değerleri ile gösterilir. Bu ilke, bilançonun net değer esasına göre düzenlenmesine bir engel oluşturmaz. Bu doğrultuda net değer bilanço düzenlenmesinin gereği olarak indirim kalemlerinin ilgili hesapların altında açıkça gösterilmesi esastır.
Bu amaç doğrultusunda benimsenen bilanço ilkeleri, varlıklar, yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar itibariyle aşağıda belirtilmiştir:
Varlıklar
İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşebilecek varlıkları, bilançoda dönen varlıklar grubu içinde gösterilir.
İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşemeyen, bir hesap döneminden daha uzun süre yararlanılan uzun vadeli varlıkları, bilançoda duran varlıklar içerisinde gösterilir.
Bilançoda varlıkları, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleriyle gösterebilmek için, varlıklardaki değer düşüklüklerini göstererek karşılıkların ayrılması zorunludur.
Gelecek dönemlere ait önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir.
Dönen ve duran varlılar grubunda yer alan alacak senetlerini, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılmalıdır.
Bilançoda duran varlıklar grubunda yer alan maddi duran varlıklar ile maddi olmayan duran varlıkların maliyetlerini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan amortismanların birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir.
Bilançonun dönen ve duran varlıklar gruplarında yer alan alacaklar, menkul kıymetler, bağlı menkul kıymetler ve diğer ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilişkili bulunduğu ortaklara, personele, iştiraklere ve bağlı ortaklıklara ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.
Tutarları kesinlikle saptanmayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz. Bu tür alacaklar bilanço dipnot veya eklerinde gösterilir.
Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatların özellikleri ve kapsamları bilanço dipnot veya eklerinde açıkça belirtilmelidir. Bu ilke, alınan rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatlar için de geçerlidir. Ayrıca, işletme varlıkları ile ilgili toplam sigorta tutarlarının da bilanço dipnot veya eklerinde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Yabancı Kaynaklar
İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçları, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir.
İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmeyen borçları, bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir. Dönem sonu bilanço gününde bu grupta yer alan hesaplardan vadeleri bir yılın altında kalanlar kısa vadeli yabancı kaynaklar grubundaki ilgili hesaplara aktarılır.
Tutarları kesinlikle saptanamayanları veya durumları tartışmalı olanları da içermek üzere, işletmenin bilinen ve tutarları uygun olarak tahmin edilebilen bütün yabancı kaynakları kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda gösterilmelidir. İşletmenin bilinen ancak tutarları uygun olarak tahmin edilemeyen durumları da bilançonun dipnotlarında açık olarak belirtilmelidir.
Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasılat ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde ödenecek olan giderler kayıt ve tespit edilmeli ve de bilançoda ayrıca gösterilmelidir.
Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borç senetlerini bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılmalıdır.
Bilançonun kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar gruplarında yer alan borçlar, alınan avanslar ve diğer ilgili hesaplardan işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilgili bulunduğu ortaklara ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.
Öz Kaynaklar
İşletme sahip veya ortaklarının, sahip veya ortak sıfatıyla işletme varlıkları üzerindeki hakları öz kaynaklar grubunu oluşturur. İşletme bilanço tarihindeki ödenmiş sermayesi ile işletme faaliyetleri sonucu oluşup, çeşitli adlar altında işletmede bırakılan karları ile dönem net karı (zararı) bilançoda öz kaynaklar grubu içinde gösterilir.
İşletmenin ödenmiş sermayesi bilançonun kapsamı içinde tek bir kalem olarak gösterilir. Ancak, esas sermaye özellikleri farklı hisse gruplarına ayrılmış bulunuyorsa, esas sermaye hesapları her grubun haklarını, kar ve tasfiye planlarının dağıtımında sahip olabilecekleri özellikleri ve diğer önemli özellikleri yansıtacak biçimde bilançonun dipnotlarında gösterilmelidir.
İşletmenin hissedarları tarafından yatırılan sermayenin devam ettirilmesi gerekir. İşletmede herhangi bir zararın ortaya çıkması, herhangi bir nedenle öz kaynaklarda meydana gelen azalmalar; hem dönemsel, hem de kümülatif olarak izlenmeli ve kaydedilmelidir.
Öz kaynakların bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar zararları ile dönem zararları, öz kaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır.
Öz kaynaklar; ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmiş yıl karları (zararları) ve dönem net karı veya zararından oluşur. Kar yedekleri yasal, statü ve olağanüstü yedekler ile yedek niteliğindeki karşılıklar, özel fonlar gibi işletme faaliyetleri sonucunda elde edilen karların dağıtılmamış kısmını içerir. Sermaye yedekleri ise hisse senedi ihraç primleri, iptal edilen ortaklık payları, yeniden değerleme değer artışları gibi kalemlerden meydana gelir. Sermaye yedekleri, gelir unsuru olarak gelir tablosuna aktarılamaz.
Bilançolar biçimlerine ve kapsamına göre gruplandırılmaktadır. Biçimlerine göre bilançolar ikiye ayrılır:
1.Hesap Tipi Bilanço: Hesap tipi bilançoda aktif ve pasif kalemler muhasebede kullanılan hesap çizelgesine karşılıklı olarak düzenlenir. Hesap tipi bilanço aşağıdaki şekilde düzenlenir. Gerçekleşmiş değerler kullanılmamıştır.
2- Rapor Tipi Bilanço: Rapor tipi bilanço, aktif ve pasif kalemlerin alt alta yazılması ile oluşturulur. Rapor tipi bilanço, bir işletmenin birden fazla yılına ait bilanço rakamlarını yan yana yazarak karşılaştırma fırsatı verdiğinden, analiz amacıyla kullanılmaya daha uygundur. Rapor tipi bilanço Tablo 2.3.’deki gibi düzenlenir. Değerler hesap tipi bilânçodakinin aynısıdır.
Bilançolar kapsadıkları bilgi düzeyi bakımından da ikiye ayrılırlar:
1.Özet Tipi Bilanço: Genel olarak hesap grup tutarlarını gösterir.
2.Ayrıntılı Bilanço Tipi: Hesap grupları yanında her hesap grubunda yer alan hesapları da gösterir.
2.2.2. Gelir Tablosu
Gelir Tablosu, işletmenin belli bir dönemde elde ettiği bütün gelirlerle, bu gelirleri elde etmek amacıyla aynı dönem içinde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda oluşan dönem net karının veya zararını belli bir düzen içinde gösteren mali tablodur. Gelir tablosu tekdüzen hesap planı çerçevesinde, gelir tablosu ilkeleri dikkate alınarak düzenlenir. Gelir tablosu ilkelerinin amacı; satışların, gelirlerin, satışların maliyetinin, giderlerin, kar ve zarara ait hesapların ve belli dönemlere ait işletme faaliyeti sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterilmesini sağlamaktır.
Bu amaç doğrultusunda benimsenen gelir tablosu ilkeleri şunlardır:
Geçekleşmemiş satışlar, gelir ve karlar, gerçekleşmiş gibi veya gerçekleşenler gerçek tutarından az veya fazla gösterilmemelidir. Belli bir dönem veya dönemlerin, faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun olarak göstermek için, dönem veya dönemlerin başında ve sonunda doğru hesap kesim işlemi yapılmalıdır.
Belli bir dönemin satışları ve gelirleri bunları elde etmek için yapılan satışların maliyeti ve giderleri ile karşılaştırılmalıdır. Belli bir dönem veya dönemlerin başında ve sonunda maliyet ve giderleri gerçeğe uygun olarak gösterebilmek için stoklarda, alacak ve borçlarda doğru hesap kesimi işlemleri yapılmalıdır.
Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar için uygun amortisman ve tükenme payı ayrılmalıdır.
Maliyetler; maddi duran varlıklar, stoklar, onarım, bakım ve diğer gider grupları arasında uygun bir şekilde dağıtılmalıdır. Bunlardan direkt olanları doğrudan doğruya, birden fazla faaliyeti ilgilendirenleri zaman ve kullanma faktörü dikkate alınarak tahakkuk ettirilip, dağıtılmalıdır.
Arızi ve olağanüstü niteliğe sahip kar ve zararlar meydana geldikleri dönemde tahakkuk ettirilmeli, fakat normal faaliyet sonuçlarından ayrı olarak gösterilmelidir.
Bütün kar ve zararlardan, önceki dönemlerin mali tablolarında düzeltme yapılmasını gerektirecek büyüklük ve niteliktekiler dışında kalanlar, dönemin gelir tablosunda gösterilmelidir.
Karşılıklar, işletmenin karını keyfi bir şekilde azaltmak veya bir döneme ait karı diğer döneme aktarmak amacıyla kullanılmamalıdır.
Dönem sonuçlarının tespiti ile ilgili olarak uygulana gelen değerleme esasları ve maliyet yöntemlerine bir değişiklik yapıldığı takdirde, bu değişikliğin etkileri açıkça belirtilmelidir.
Bilanço tarihinde varolan ve sonucu belirsiz bir veya birkaç olayın, ortaya çıkıp çıkmamasına bağlı durumları ifade eden, şarta bağlı olaylardan kaynaklanan, makul bir şekilde gerçeğe yakın olarak tahmin edilebilen gider ve zararlar, tahakkuk ettirilerek gelir tablosuna yansıtılır. Şarta bağlı gelir ve karlar için ise gerçekleşme ihtimali yüksek de olsa herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz; dipnotlarda açıklama yapılır.
Gelir tabloları kapsadıkları bilgi düzeyi bakımından ikiye ayrılır:
Özet Gelir Tablosu
Ayrıntılı Gelir Tablosu
Özet Gelir Tablosu genel olarak hesap grup tutarlarını gösterirken; Ayrıntılı Gelir Tablosu grupları oluşturan hesap tutarlarını da gösterir. Özet bir gelir tablosu aşağıdaki gibi olur:
……….. İşletmesi …. Yılı Gelir Tablosu
Gelir tabloları aşağıda belirtilen beş ana bölümden oluşur:
Brüt Satış Karı veya Zararı
Faaliyet Karı veya Zararı
Olağan Kar veya Zarar
Dönem Karı veya Zararı
Dönem Net Karı veya Zararı
XYZ ŞİRKETİ GELİR TABLOSU
(MİLYON TL)
1997
1998
Satışlar
211.230 372.240
Satılan malların maliyeti
185.130 335.000
BRÜT KAR
26.100 37.240
Amortisman
0.85 1.8
Satış ve yönetim giderleri
21.200 25.670
FAİZ ve VERGİ ÖNCESİKAR
4.815 9.770
Faiz masrafları
1.120 2.300
VERGİ ÖNCESİ KAR
3.695 7.470
Vergiler
1.293 2.700
NET KAR 2.402 4.770
2.2.3. Kar Dağıtım Tablosu
Kar dağıtım tablosu mutlaka, bilanço ve gelir tablosu yanında yer alması gereken bir tablodur. Genellikle gelir tablosunda yer alan karın belirli bir kısmı dağıtılacağından, sadece işletmede alıkonulacak kısmın finansal duruma yansıyacağı söylenebilir.
Kar Dağıtım Tablosu
(Dönem Karının Dağıtımı Bölümü)
Dönem Karı
Ödenecek Vergi ve Yasal Yükümlülükler
Dönem Net Karı
Geçmiş Dönem Zararları(-)
Tertip Yasal Yedek Akçe(-)
İşletmede Bırakılması ve Tasarrufu Zorunlu Yasal Fonlar(-)
Dağıtılabilir Net Dönem Karı
Ortaklara Birinci Temettü(-)
Personele Temettü(-)
Yönetim Kuruluna Temettü(-)
Ortaklara İkinci Temettü(-)
İkinci Tertip Yasal Yedek Akçe(-)
Statü Yedekleri(-)
Olağan Dışı Yedekler
Diğer Yedekler
Özel Fonlar
Tablo 2.6. Kar Dağıtım Tablosu Örneği
Kar dağıtım tablosu, ülkemiz uygulamasına göre, vergiden önceki kardan başlayarak bu karın ne şekilde kullanıldığını açıklamayı amaçlar. Söz konusu karın bir kısmı vergi olarak maliyeye ödenecek, kalan kısmı ya kar payı olarak ortaklara ödenecek, ya da işletmede alıkonulacaktır. Kar dağıtım tablosunun ana bölümleri şu şekildedir:
Vergiye konu karın belirlendiği kısım
Kurumlarda kurumlar vergisi – birinci, yedek ve birinci kar payının belirlendiği kısım
İkinci kar payı ve genel yedeklerin belirlendiği kısım
İşletmelerin gelir tablolarında raporlanan karla vergiye konu kar çeşitli nedenlerle hemen hemen hiçbir zaman uyuşmaz. Bu nedenle, kar dağıtım tablosunun ilk kısmında işletmenin raporlanan karından vergiye konu kar rakamına gitmek gerekir. Bunun için değerleme farklarını dikkate almak, vergiye tabi olmayan karları düşmek, yatırım indirimi ve geçmiş yıl kazançları söz konusu ise bunları dikkate almak ve buna karşılık yasal olarak kabul edilmeyen giderleri eklemek gerekir. Bunun yanında yönetim kurulu üyelerine ve şirket personeline ödenen ikramiye ya da kar payları içinde gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Vergiye konu kar belirlendikten sonra kurumlar vergisi ve mali denge vergisi için hesaplama yapılacak, bu vergiler çıktıktan sonra Ticaret Yasası gereğince birinci yedek ayrılacak ve birinci kar payı düşülecektir. Bu şekilde kalan kısım ya ikinci kar payı olarak dağıtılacak ya d genel yedeğe ayrılacaktır. Bu kalemler tablonun son bölümünü oluşturur.
2.2.4. Satışların Maliyeti Tablosu
Satışların Maliyeti Tablosu gerçekte Gelir Tablosunun tamamlayıcısı niteliğinde bir mali tablodur. Bu tablo gelir tablosunda yer alan Satışların maliyeti kaleminin detayını gösterir. Özellikle üretim işletmelerinde üretim maliyet unsurları olan Direkt İlk madde ve Malzeme Giderleri, Direkt İşçilik Giderleri ve Genel Üretim Giderlerinin analizi açısından dikkatle incelenmesi gereken mali tablodur. Tablonun oluşumunda yer alan üretim maliyet unsurları aşağıdaki şekilde tanımlanabilir:
Direkt İlk madde ve Malzeme: Üretilen mamule göre kullanılacak miktar ve tutarı belirlenebilen ve mamule göre izlemeye değer bulunan maddeleri kapsar.
Direkt İşçilik: Üretilen mamul üzerinde bizzat işlem yapan çalışanların ücret giderlerini kapsar.
¨
Genel Üretim Giderleri: Üretimle ilgili olduğu halde yukarıda açıklanan iki ana gider içine alınamayan giderler de söz konusudur. Bunların tamamı Genel Üretim Giderleri olarak üretimi yapılan mamul maliyetine dahil edilir. Bu giderler mamullere dağıtım yolu ile yüklenir.
Tablo 2.7. Satışların Maliyeti Tablosu Örneği
2.2.5. Nakit Akım Tablosu
Nakit Akım Tablosu, belirli bir dönemde işletmenin nakit kaynaklarını ve bunları kullandığı alanları gösteren bir tablodur. Bu tablo düzenlenirken, nakit girişi sağlamayan veya nakit çıkışı gerektirmeyen işlemler dikkate alınmalıdır.
Nakit akım tablosunun düzenlenebilmesi için iki yıla ait karşılaştırmalı bilançoları ile son hesap dönemine ait gelir tablosuna ihtiyaç vardır.
2.2.6. Fon Akım Tablosu
Fon Akım Tablosu, belirli bir dönemde işletmenin fon kaynaklarını ve bunları kullandığı alanları gösteren bir tablodur. Bu tabloda fon kavramı tüm finansal (mali) değişimleri ifade eder. Fon Akım Tablosu, bilanço ve gelir tablosunu tamamlayıcı ve işletmenin finansal durumunun yorumlamasına yardımcı bir kapsama sahiptir. Fon Akım Tablosuna kaynaklar tarafından cari faaliyet döneminde elde edilen fonların sağlam kaynaklardan mı yoksa geçici işlemlerden mi sağlandığı tespit edilir. Tablonun fon kullanımları tarafından ise söz konusu fonların kullanım yerlerinin uygunluğu ile ilgili bilgi alınır. Buradan işletmenin finansmanda uygunluk ilkesine, yani uzun vadeli yatırımların uzun vadeli fonlarla finanse edilmesi gereğine uyulup uyulmadığı açık olarak görülebilir.
Fon akım tablosunun düzenlenebilmesi için işletmenin birbirini izleyen iki yıla ait karşılaştırmalı bilançoları ile son hesap dönemine ait gelir tablosuna ihtiyaç vardır. Fon akım tablosunun temel olarak fon kaynakları ve fon kullanımları olmak üzere iki tarafı vardır. Fon kaynakları ve fon kullanımları daima birbirine eşittir.
XYZ ŞİRKETİ FON AKIM TABLOSU (31 ARALIK 1998-31 ARALIK 1999) (MİLYON TL)
Uzun dönemli borçlarda artış
Borç senetlerinde artış
Ödenecek vergilerde artış
Borçlarda artış
Faaliyetlerden sağlanan net kar
Alacaklarda azalış
Pazarlanabilir menkul kıymetlerde azalış
TOPLAM KAYNAKLAR
FON KULLANIMLARI
Sabit varlıklarda artış
Stoklarda artış
Nakitte artış
Tahakkuklarda azalış
Ödenen temettüler
TOPLAM KULLANIMLAR 4100
705
120
110
100
95
35
5265
4730
430
42
17
46
5265
Tablo 2.8. Fon Akım Tablosu Örneği
2.2.7. Öz sermaye Değişim Tablosu
Öz sermaye değişim tablosu, hesap dönemi içerisinde, firmanın öz sermayesinde meydana gelen değişiklikleri gösteren mali tablodur. Bu tablonun hazırlanmasında bilanço ve gelir tablosundaki bilgilerden faydalanılır.
Öz sermayenin dönem başı değerine, yapılan ilaveler eklenip, azalışlar çıkarıldığında, dönem sonu öz sermaye değerine ulaşılır ve böylece iki değer arasındaki farkın hangi nedenlerden kaynaklandığı açıklanmış olur. (BOLAK, M.; 1998)
2.2.8. Net İşletme Sermayesi Değişim Tablosu
İşletme sermayesi deyimi, bilançodaki dönen varlıklar toplamı, net işletme sermayesi ise dönen varlıklarla kısa süreli borçlar arasındaki farkı ifade etmek için kullanılır. Net işletme sermayesindeki değişimlerin nedenlerini, kaynaklar(net işletme sermayesini artıran) ve kullanımlar(net işletme sermayesini azaltan) şeklinde belirlemek amacıyla hazırlanan tablo “net işletme sermayesi değişim tablosu” olarak adlandırılır.
2.3. FİNANSAL ANALİZ TÜRLERİ VE FİNANSAL ORANLAR
Finansal yönetici firmanın bazı önemli faaliyet istatistiklerinin genel bir görünümünü elde etmek istediğinde finansal rasyoları kullanabilir. Zaman içinde bu rakamları inceleyerek firmanın performansındaki önemli trendleri yakalayabilir.
Bilançodaki aktif bir değerin pasif bir değere ya da tersi bir oran ile yapılan hesaba yatay analiz, pasif bir değerin yine pasif bir değere oranlanması ya da aynı şeyin aktif bir değer için yapılmasına da dikey analiz denir. Analizde kural olarak çok sayıda oran hesaplanabilir ancak önemli olan bu rakamların bulunmasından çok sonuçların sağlıklı bir şekilde yorumlanmasıdır. Bu nedenle çok sayıda oran hesaplayıp sayıların arasında boğulmak yerine, birbirleriyle ilişkilendirilebilecek optimum sayıda oran belirlenip, hesaplar ve yorumlar yapmak daha doğrudur. Oranlar hesaplandıktan sonra analist şu üç kritere göre kıyaslama yapabilir :
Zaman Açısından : Bulunan sayısal değerler firmanın önceki değerleri ile kıyaslanır.
İşkolu Ortalamaları : Sayısal değerler aynı işkolunun ortalamaları ile kıyaslanır.
Bilimsel Değerler : Yapılan araştırmalar sonucu çeşitli işkolları için ortalama değerler mevcuttur. Bu değerleri göz önüne alarak bir kıyaslama yapılabilir. Ancak burada her ülkenin kendisine özgü ekonomik ve sosyal koşulları olduğu unutulmamalıdır.
2.3.1. Karşılaştırmalı Analiz Yöntemi
Karşılaştırmalı mali tablolar analizi, bir işletmenin birbirini izleyen en az iki veya daha fazla faaliyet dönemine ait mali tabloların, karşılaştırmalı olarak düzenlenmesi ve bu tablolarda yer alan kalemlerin zaman içinde göstermiş olduğu gelişmelerin ve değişikliklerin tespit ve incelenmesidir. Karşılaştırmalı mali tablolar analizi birden fazla döneme ait bilgilerin karşılaştırılması ve değerlemesi öngörüldüğünden dinamik bir yapıya sahiptir.
Karşılaştırmalı mali tablolar analizinde mali analist işletmenin birkaç döneme ait mali tabloların yan yana koymak suretiyle inceleyerek, işletmenin iktisadi ve mali yapısındaki, karlılığındaki, verimliliğindeki gelişmeler konusunda önemli bilgiler elde edebilir. Bu teknikle işletmenin geçmişteki durumu ile bugünkü durumu karşılaştırılmak suretiyle elde edilecek bilgiler işletmenin geleceğiyle ilgili kararlara da ışık tutar.
Mali tablolarda yer alan rakamların karşılaştırılabilmesi için faaliyet dönemlerinin eşdeğer olması, tablolardaki bilgilerin aynı muhasebe kavram ve ilkesine göre hazırlanmış olması gerekir. Bu çerçevede hazırlanan mali tabloların karşılaştırılması ve analizi sonucu alınacak kararların isabet derecesi de artar.
Karşılaştırmalı mali tabloların amacı yıllar itibarîyle alınan sonuçların diğer yıllarla karşılaştırarak başarı durumu hakkında fikir edinmektedir. Ancak bu, enflasyon ortamında dikkatli uygulanması gereken bir tekniktir. Çünkü, enflasyon analizde kullanılan mali tablo rakamlarını bozar ve yüksek enflasyon yaşandığında mali tabloların karşılaştırılmaları sonucu elde edilen farklar anlamlı biçimde yorumlanamaz. Bunun giderilmesi için karşılaştırılan mali tabloların enflasyonun bozucu etkisinden kurtarılması gerekir.
Tablo 2.9. Karşılaştırmalı Gelir Tablosu Örneği
Karşılaştırmalı mali tablolar analizinde hesaplanan değişimler hem tutar hem de yüzde olarak dikkate alınmalıdır. Sadece tutar veya sadece yüzde değişimlere bakılması, değişimin işletme açısından öneminin gözden kaçırılmasına veya gerekenden fazla önemli görülmesine neden olabilir. Bu da değişimlerle ilgili yorumu zayıflatır. Mali tablo içinde nispi olarak küçük bir kalemde yüzde olarak büyük sayılabilecek bir değişim gerçekte işletmeyi pek etkilemeyebilir. Ancak mali tablonun bütünü bakımından tutardaki küçük değişme de sadece tutar değişimine bakılarak inceleme dışı bırakılmamalıdır.
Karşılaştırmalı mali tablo analizinde aşağıda belirtilen esaslara uymak gerekir:
Karşılaştırılması yapılacak cari ve önceki dönem mali tabloları aynı zaman dilimlerini kapsayacak şekilde hazırlanmış olmalıdır.
Mali tablolar üç veya altı aylık dönemleri kapsıyor ise, karşılaştırma ya bir önceki üç veya altı aylık mali tablolarla; ya da bir önceki yılın aynı dönemleri ile yapılmalıdır.
Cari döneme ait mali tablolar dönemin bütçe rakamlarıyla karşılaştırılabilir. Bu işlem bütçe kontrolü kapsamındadır.
Bir işletmenin cari yılına ait mali tablolar diğer işletmelerin aynı dönemine ait mali tablolarıyla karşılaştırılabilir. Bu, işletmenin benzer işletmelere göre başarısını değerlendirmeye yöneliktir.
Karşılaştırılacak mali tablolar enflasyonun bozucu etkisinden arındırılmalıdır.
2.3.2. Eğilim Yüzdeleri Analizi Yöntemi
Mali tabloların analizinde kullanılan tekniklerden bir diğerini de eğilim yüzdeleri yöntemi oluşturur. Eğilim yüzdeleri (Trend) analizi ile işletmenin gösterdiği gelişmeler yıllar itibariyle görülür. Bu analize Yatay Yüzde Analizi de denir.
Bu yöntemde, birbirini izleyen dönemlere ait mali tablolarda yer alan kalemlerin temel (baz) alınan mali tablo kalemlerine göre gösterdiği artış ve azalışlar yüzde olarak hesaplanır. Bu şekilde işletmenin mali tablolarında yer alan her bir kalemin kabul edilen yıla yüzde olarak gelişme trendi bulunur. Temel yıl olarak mali tablo serisinin ilk yılı kabul edilebilir. Temel yıla göre hesaplanan yüzdeler belli tarih veya dönemler arasındaki mali durumu ve faaliyet sonuçlarında meydana gelen değişimleri açık olarak gösterir ve karşılaştırmalı mali tablolara ait verilerin yatay olarak analizine imkan verir. Mali analist, mali tablo kalemlerindeki artış ve azalış eğilimlerinin olumlu veya olumsuz olduğunu belirlerken aralarında anlamlı ilişkiler kurulabilecek kalemleri birlikte değerlendirir.
Ayrıca analizin anlamlı olabilmesi için temel olarak seçilen yılın her bakımdan işletme faaliyetlerini yansıtacak normal bir yıl olması gerekir.
Hesaplanan eğilim yüzdeleri yorumlanırken fiyatlar genel seviyesindeki değişimlerin de gözden uzak tutulmaması gerekir. Aslında mali tablolar analiz edilmeden önce fiyatlar genel seviyesinde meydana gelen değişiklikler dikkate alınarak bunların mali tablo kalemleri üzerindeki etkisinin giderilmesi ve mali tablo kalemlerinin temel yıl olarak seçilen yıldaki paranın satın alma gücüyle ifade edilmesinde yarar vardır.
Eğilim yüzdeleri hesaplanacak dönemin analizinden beklenen yararın sağlanabilmesi için mümkün olduğu kadar uzun bir süreyi kapsaması gerekir. Sadece birkaç yıldaki eğilime bakarak sağlıklı karar vermek mümkün değildir.
Eğilim yüzdeleri analizinin uygulamasında;
Baz Yıla Göre Trend Hesaplanması
Bir Önceki Yıla Göre Trend Hesaplanması
olmak üzere iki yaklaşım söz konusudur.
2.3.3. Dikey Yüzde Analizi Yöntemi
Mali tabloların analizinde kullanılan tekniklerden biri olan dikey yüzde yönteminde mali tablolarda bulunan kalemin toplam veya grup içindeki oransal büyüklüğü irdelenir.
Bu yöntemle her bir mali tablo kaleminin, bulunduğu grup toplamı içinde yüzde payı ile mali tablo toplamı içindeki yüzde payı hesaplanır. Örneğin bilanço bu yöntemle analiz edilirken, bir aktif kalemin, toplam aktifler içindeki payı ve bulunduğu grup içindeki payı yüzde olarak hesaplanır. Gelir tablosunda ise her bir gelir tablosu kaleminin net satışlar içindeki payı ve her kalemin ait olduğu grup içindeki payı hesaplanır.
Dikey yüzdeler yöntemine göre düzenlenmiş mali tablolar, farklı büyüklükteki işletmeler arası karşılaştırmalar için ortak bir baz oluştururlar. Bu yöntemle, işletmenin mali tabloları rakip işletmelerin mali tabloları ile karşılaştırılabilir.
Dikey yüzde yöntemi ile tek bir döneme ait mali tablolar analiz edilebileceği gibi birden fazla dönemin mali tabloları da analiz edilebilir. Bu nedenle dikey yüzdeler hem dinamik hem de statik bir analiz yöntemi niteliği taşır.
Dikey yüzdeler yöntemi işletmenin sektör içindeki yerini belirlemesi açısından veya işletmenin mali yapısında meydana gelen değişiklikleri izleme açısından yararlı bir araç niteliğindedir.
Enflasyonun dikey yüzde analizi üzerindeki etkisi, mali tabloların enflasyon karşısında bozulan kompozisyonuna paralellik gösterir. Analizde bu bozulma göz önünde tutulmalıdır. Çünkü, mali tablolarda bulunan grup ve hesaplar enflasyondan aynı oranda etkilenmez. Bu nedenle, analiz yapılırken bu kalemlerin etkilenme oranları dikkate alınmalıdır.
Mali tabloların dikey yüzde yöntemi ile düzenlenmesinde mali tablo toplamı (gelir tablosunda net satışlar toplamı) 100 kabul edilir ve her bir mali tablo kaleminin toplam içindeki yüzde payı hesaplanmak suretiyle mali tablo yüzdelerle ifade edilir.
2.3.4. Oranlar Yoluyla Analiz Yöntemi
Oran (rasyo) analizi ile mali tablolarda yer alan tutarların nispi ilişkileri incelenerek işletmenin mali durumu konusunda bilgi edinilir. Mali tablolardan çok sayıda oran hesaplamak mümkündür. Ancak oran hesaplamaktan amaç yorumlanabilir bilgi üretmek olmalıdır.
Oran analizi mali tabloların analizinde kullanılan en yaygın tekniklerden biridir. Oran mali tablolarda yer alan iki kalem arasındaki matematiksel ifade olarak da tanımlanabilir. Hesaplanan oranlar yüzde veya katı şeklinde ifade edilir. Tek başına bir oran herhangi bir anlam ifade etmez. Oran herhangi bir standartla mukayese edildiğinde anlam kazanır. Bu şekilde, karşılaştırılan oranın yeterli olup olmadığına karar verebilir. Oranlar diğer istatistiki veriler gibi daha derin incelemeler gerektiren olay ve ilişkiler üzerine mali analistin dikkatini çeker.
Oranlar, işletme faaliyet sonuçları ile mali durumunu değerlemedeki kullanış amaçları dikkate alınmak suretiyle 5 şekilde sınıflandırılabilir. Bu sınıflar:
Likidite Oranları
Mali Yapı ile İlgili Oranlar
Faaliyet Oranları
Karlılık Oranları
Borsa Performansını Değerlendirmede Kullanılan Oranlar
2.3.4.1. Likidite Oranları
2.3.4.1.1. Cari Oran
Bilançoda yer alan dönen varlıkların toplamının kısa süreli borçlara bölünmesi ile bulunur. Bu oranın yüksek olması işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün yüksek olduğunu gösterirken, bu değerin çok yüksek olması, işletmenin elinde verimli kullanılmayan atıl fonlar bulunduğu anlamına gelir. Bu durum, işletmeye kredi verecek olan kurumlar için olumlu iken, işletmenin daha fazla kar edebilecek iken düşük kar marjıyla çalıştığını gösterir. Birçok finansal analist bu değerin 2.00 civarında olması gerektiğini savunurken, özellikle gelişmekte olan ülkelerde bankaların kısa vadeli borçlar vermeyi tercih etmesi nedeniyle cari oran daha düşük değerler almaktadır. Böyle durumlarda 1.5 civarındaki değerler kabul edilebilir.
2.3.4.1.2. Likidite OranıDönen varlıklardan stokların çıkarılmasıyla elde edilen değerin kısa vadeli borçlara oranlanmasıyla elde edilen değerin kısa vadeli borçlara oranlanmasıyla hesaplanır.
Genellikle 1.00 civarında olması gerektiği kabul edilirken ülkemiz işletmelerinde 0.6-0.7 civarındadır.
2.3.4.1.3. Nakit Oranı
İşletmenin alacaklarını tahsil edememesi ve elindeki stokları nakde çevirememesi durumunda borçlarını ödeyebilme yeteneğini gösterir. Para ve paraya kolayca çevrilebilecek menkul kıymetlerin kısa vadeli borçlara bölünmesi ile hesaplanır.
Bu değerin en az 0.20 olması gerekir. Ancak firma stokları ihtiyaç duyulduğunda kolayca nakde çevrilebilecek durumdaysa veya işletmeye borcu olanlar güvenilir müşteriler ise bu oranın daha düşük çıkması kabul edilebilir.
2.3.4.2. Mali Yapı ile İlgili Oranlar
2.3.4.2.1. Toplam Borç/Toplam Varlıklar Oranı(Kaldıraç Oranı)
Bu oran işletmenin ne ölçüde borca bağımlı olduğunu belirler. Yüksek bir
kaldıraç oranı daha riskli bir firmayı ifade eder. Firmanın kazançları dalgalı olsa bile, borç ödemeleri sabit ve önceden ödeme planı bellidir. Sonuçta nakit akımı azalırsa, firma borçlarını ödeyemez duruma gelir.
Bu oranın %50 civarında olması normal karşılanabilir. Ancak, yaşanan enflasyonun bilançoların pasif yapısı üzerindeki bozucu etkisi sonucu ülkemizde bu oranın %70’lere kadar çıktığı görülmektedir. Bunda ülkemizdeki sermaye kıtlığı ve borçlanmanın avantajlı olmasının rolü büyüktür. Ancak, borçlanma maliyetinin oldukça yüksek seyretmesi, bu durumu giderek ortadan kaldırmaktadır.
2.3.4.2.2. Öz Sermaye/Toplam Varlık Oranı
Bu oran, işletme varlıklarından yüzde kaçının ortaklar ve işletme sahibince finanse edildiğini gösterir. Orta ve uzun vadeli kredi değerini tespit amacıyla yaygın olarak kullanılır. Oranın yüksek olması işletmenin uzun vadeli yabancı kaynakları ile bunların faizlerini ödemede güçlükle karşılaşma ihtimalinin zayıf olduğunu gösterir. Oran aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanır.
Bu oranın %50 civarında olması normal karşılanabilir. Ancak yaşanan enflasyon nedeniyle ülkemizde bu oran %30’lara kadar düşmektedir.
2.3.4.2.3. Toplam Borç/Öz Sermaye Oranı
Bu oran işletmenin öz kaynakları ile yabancı kaynakları arasındaki ilişkiyi gösterir. Oran yabancı kaynakların öz kaynaklara bölünmesi suretiyle aşağıdaki şekilde hesaplanır.
Oranın 1 olması öz kaynak borç dengesi açısından yeterli görülür. Oranın 1’den küçük olması işletme faaliyetlerinde kullanılan iktisadi varlıkların büyük kısmının öz kaynak ile finanse edildiğini gösterir. Buna karşılık oranın 1’in üstüne çıkması, üçüncü kişilerden sağlanan fonların ortaklardan sağlanan fonlardan daha fazla olduğunu gösterir
2.3.4.2.4. Kısa Vadeli Borçlar/Toplam Varlık Oranı
Pasif içinde kısa vadeli yabancı kaynakların ağırlığını gösteren bir orandır. Bir işletmenin çok fazla kısa vadeli borcu olması geri ödeme riskini arttırır. bu oranın 1/3 seviyesini aşmaması uygun olur. Oranın yüksek olması aktiflerin büyük bölümünün yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösterir.
2.3.4.2.5. Uzun Vadeli Borçlar/Kaynaklar Oranı
Bu oran işletmenin sahip olduğu varlıkların ne kadarlık bir kısmının uzun vadeli yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösterir. Oran aşağıdaki şekilde hesaplanır.
2.3.4.3. Faaliyet Oranları
2.3.4.3.1. Alacak Devir Hızı
Alacak devir hızı bir faaliyet dönemindeki kredili satışların ticari alacaklara bölünmesi suretiyle hesaplanır. Ancak analist işletmenin kredili satış tutarını belirleyemiyorsa, pay’da net satışlar tutarına yer verilmek suretiyle oran hesaplanır.
Alacakların yılda kaç defa tahsil edildiğini gösterir. Alacak devir hızı arttıkça alacakların likidite değeri artar. Oranın büyümesi vadelerin kısaldığını, küçülmesi ise vadelerin uzadığını gösterir.
2.3.4.3.2. Alacakların Ortalama Tahsil Süresi
Alacak devir hızını tamamlayıcı bir orandır. İşletmenin fonlarını ortalama ne kadarlık bir süre için alacaklara bağladığını gösterir. Bu oranı aşağıdaki şekillerde hesaplamak mümkündür.
Bu oran, borçların ortalama ödeme süresi ile karşılaştırılarak değerlendirilmelidir. Bu oran üzerinde enflasyon pek fazla etkili olmaz. Çünkü oranı oluşturan pay ve payda enflasyondan aynı yönde ve hemen hemen aynı oranda etkilenir.
2.3.4.3.3. Stok Devir Hızı
Stok Devir hızının artması genellikle firmanın stok yönetiminin daha çok etkinli kazandığını gösterir. Ancak, bu durum göreli olarak firma stoklarının sık sık tükenmesinin bir sonucu da olabilmektedir. Stok devir hızı stokların satışlar yoluyla alacaklara dönüşüm hızı hakkında bilgi verir.
2.3.4.3.4. Aktif Devir Hızı
Bu oran, işletmenin aktif varlıklarının kaç katı satış yaptığını gösterir. Aktif devir hızının yüksek olması olumludur. Oranın büyük sanayi işletmelerinde 2 küçük sanayi işletmelerinde ise 2-4 arasında olmasının uygun olacağı ileri sürülmektedir.
2.3.4.3.5. Duran Varlık Devir Hızı
Duran varlık devir hızı duran varlıklara yapılan yatırımın seviyesini belirlemeye yardımcı olur. oranın düşme eğilimi göstermesi kapasite kullanım oranının düştüğünü, duran varlıkların verimli kullanılamadığını gösterirken, oranın artış eğilimine girmesi kapasite kullanım oranının arttığını ve işletmenin duran varlıklarını verimli kullandığını gösterir. Genel olarak sanayi işletmelerinde bu oranın 2 olması yeterli görülmektedir.
2.3.4.3.6. Öz Kaynaklar Devir Hızı
Bu oran öz kaynakların ne ölçüde verimli kullanıldığının tespit edilmesinde kullanılır. Oranın çok yüksek olması işletmenin faaliyetlerini büyük ölçüde borçlanmak suretiyle finanse ettiğini gösterir. Oranın düşük olması ise işletmenin öz kaynaklarını etkin olarak kullanamadığını ve işletmenin faaliyet seviyesinin gerektiğinden daha fazla öz kaynağa sahip olduğunu gösterir.
2.3.4.4. Karlılık Oranları
2.3.4.4.1. Öz Kaynak Net Karlılık Oranı
Bu oran, işletmeye ortaklarca tahsis edilmiş değerlerin ne ölçüde etkin ve verimli olarak kullanıldığını tespit etmek amacıyla hesaplanır. İşletmenin öz kaynak karlılığını gösterir. Bu oranın yüksek olması olumludur.
2.3.4.4.2. Brüt Satış Karı Oranı
Bu oran işletmenin satış karlılığını gösterir. Bu oranın bir diğer adı da satış kar marjıdır. Bu oranın yüksek olması yanında değerlerin tutarları da önemlidir.
2.3.4.4.3. Faaliyet Karı Oranı
Satışlar üzerinden faaliyet karlılığını gösterir ve işletmenin ana faaliyetlerinin ne ölçüde karlı olduğunu tespitte kullanılır. Oranın yüksek olması işletmenin ana faaliyetinin karlı, verimli olduğunu gösterirken, oranın azalma eğilimi göstermesi karlılığın, verimliliğin azaldığını gösterir.
2.3.4.4.4. Aktif Karlılık Oranı
Bu oran, aktiflerin işletmede ne ölçüde karlı kullanıldığını tespit amacıyla hesaplanır.
 |
|
|
1
|
TiaMaT |
566 |
17.06.2008 - 11:07:20 Son İleti: sturk |
1.DIŞ TİCARETİN FİNANSMANI
Dış ticaretin finansmanı ihracatın finansmanı ve ithalatın finansmanı olmak üzere ikiye ayrılır.
1.1.İhracatın Finansmanı
1.1.1.Giriş
• İhracatın finansmanı-ihracatçının finansmanı, ihracatçının mal ve hizmetleri sevk etmeden önce veya sonra sevk ettikten sonra, gereksinim duyduğu fonların sağlanmasıdır.
• İhracatçılar, siparişi aldıklarında üretimi gerçekleştirmek için veya vadeli mal sattıklarında mal bedeli ödeninceye kadar, finansmana ihtiyaç duyarlar.
• İhracatın finansmanı iki şekilde olur:
1.Sigorta Edilmesi: İhracatçının alacağını tahsil edememe riskine karşı alacağın sigortalanmasıdır.(Gayri-maddi finansman)
2.Kredi Verilmesi: Bu da nakdi finansmandır.
• İhracatın finansmanında kullanılan kaynaklar ise şunlardır:
1. Merkez Bankası ve Ticari Banka Kredileri,
2. Eximbank Kredileri,
3. Red Clause Akretidif Açılması,
4. Prefinansman,
5. Peşin Ödeme,
6. Banka Kabulü.
1.1.2.Merkez Bankası ve Ticari Banka Kredileri
• İhracat Reeskont Kredisi: İhracatın vergi , resim, harç istisnasından yararlandırılmasıdır. Bu kredinin kullandırılması için, herhangi bir merciden belge alınmasına gerek yoktur.
• Vesaik Mukabili Kredi: İhracatla ilgili belgelerin tahsile gönderildiğini gösteren belgelerin karşılığında kullandırılan bir kredi türüdür.
• Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Reeskont Kredisi: Yurt dışında müteahhitlik faaliyetleri karşılığında döviz sağlayacak işletmelere kullandırılmak üzere, aracı bankalara tahsis edilen kredidir.
• Özel İhracat Reeskont Kredisi: İhracat faaliyetleri ile ilgili sevk öncesi ve sevk sonrası finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla, Eximbank aracılığıyla ihracat performansı bazında dönüşümlü olarak kullandırılan bir kredi türüdür.
1.1.3.Eximbank Kredileri
• Türkiye İhracat Kredi Bankası, ihracatçıları finanse etmek amacıyla 1987 yılında kurulmuştur.
• İhracatçılara garanti, kredi ve sigorta hizmetleri sunmaktadır.
• Eximbank, 2000 yılında toplam 3.5 milyar Dolarlık ihracat kredisi kullandırmıştır.
• İhracat kredi sigortası kapsamında sigortalanan sevkıyat toplamı, 3 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
• Eximbank, nakdi-gayri nakdi destekleri ile ihracatın yaklaşık %24’üne finansman desteği sağlayan bir kuruluştur.
• Eximbank’ın kullandırdığı krediler 3’e ayrılır, bunlar:
1.Sevk Öncesi İhracat Kredileri: Amacı imalatçı-ihracatçı firmaların hazırlık aşamasına desteklenmesidir. Kredi tutarı FOB ihracat taahhüdünün %100’üdür. Bu krediyi ikiye ayırmak mümkündür.
-Sevk Öncesi Türk Lirası İhracat Kredisi(SÖİK TL) ve Sevk Öncesi Türk Lirası Kalkınmada Öncelikli Yöreler İhracat Kredisi(SÖİK KÖY)
-Sevk Öncesi Döviz İhracat Kredisi(SÖİK- DVZ)
2.Performans Kredileri: İhracata yönelik mal üreten imalatçı ve ihracatçıların uluslararası piyasalarda rekabet güçlerini artırmak ve ihracat projelerini hazırlık aşamasında desteklemek amacıyla, Eximbank tarafından aracı banka olmaksızın doğrudan kullandırılan kredilerdir. TL veya döviz olarak verilmektedir.
3.Özellikli Krediler: Birçok çeşit özellikli kredi bulunmaktadır. Bazıları şöyledir:
-Kısa Vadeli İhracat Alacakları İskonto Programı
-Sevk Öncesi Reeskont Kredisi
-İslam Kalkınma Bankası Orta Vadeli Finansman Fonu
-İhracata Yönelik İthalatın Finansmanı
-Turizm Pazarlama Kredisi
-Gemi İnşa ve İhracına Yönelik Teminat Mektubu Programı
*Eximbank kredilerinin vade yapılarına bakacak olursak:
• Kısa Vadeli TL İhracat Kredisinin vadesi 180 gündür
• Kısa Vadeli Döviz İhracat Kredilerinin vadesi ise 90 ile 180 gündür.
1.1.4. Red Clause Akreditif Açılması
Red Clause akreditifler, ihracatçıya açık kredi şeklinde peşin ödeme yapılmasına veya avans verilmesine olanak sağlar. İhracatçılar gizli yada açık faiz ödeyerek, söz konusu peşin ödemeden yararlanmaktadırlar. Uygulamada ihracatçılara verilen avans, akreditif tutarının %50-%60’ını geçmemektedir.
1.1.5.Prefinansman
Mal ve hizmet alımının finansmanında kullanılmak üzere, işletmeler tarafından yurt dışındaki alıcılardan yada uluslararası kuruluşlardan, döviz yada efektif olarak sağlanıp bankalar aracılığı ile TL olarak kullanılan ve anapara-faiz giderinin ihracat ve döviz kazandırıcı işlemlerden sağlanan dövizlerle ödenmesi gereken döviz kredisi şeklidir.
1.1.6.Peşin Ödeme
Yurt dışı satışlarda alıcının-ithalatçının, ihracatçıya malları almadan ödeme yapmasıdır.
1.1.7.Banka Kabulü
İhracatçının ithalatçıdan aldığı bono ve poliçelere, bir bankanın garanti vermesidir. Böylece ihracatçı alacağını garanti altına almış olur, bono ve poliçeyi ikincil piyasada vadesinden satabilir.
1.1.8.İhracatın Finansmanında Kullanılan Diğer Teknikler
1.1.8.1.FACTORİNG
• Factoring, işletmelerin genellikle kısa vadeli satışlarından doğan alacak haklarının factor adı verilen kuruluşlara satılmasıdır.
• Factor kuruluş, işletmeye garanti, tahsilat, muhasebe ve finansman hizmetlerinin bir kısmını yada tamamını sunmaktadır.
• Sürekli bir işlemdir, işletme alacaklarının tümünü factor’e devreder.
1.1.8.2.FORFAİTİNG
• Kredili mal ve hizmet ihracatından doğan ve gelecekte tahsil edilecek, orta vadeli bir alacağın, vadeden önce satılarak, tahsil edilmesidir.
• Senetli ve senetsiz alacaklar forfaiting konusu olabilir. Fakat uygulamada bakacak olursak, bono ve poliçe gibi senetlerle temsil edilen alacaklar, forfaiting’e konu olmaktadır.
• Forfaiting’de vade, 6 ayla 10 yıl arasında değişmektedir.
• Forfaiting ile factoring birbirine benzeyen yöntemler olmasına rağmen aralarında çeşitli farklar bulunmaktadır. Bunlar:
Factoring:
-Devamlı bir işlemdir
-%80 kadar finansman sağlar.
-Sadece fatura yeterlidir.
-İkincil pazarı yoktur.
-Vade 180 gün kadardır.
-Çalışma alanı tüketim mallarıdır.
Forfaiting ise:
-Bir defalık bir işlemdir.
-%100 finansman sağlar.
-Poliçe ve bono ister
-İkincil pazarı vardır.
-Vade 180 günden 10 yıla kadar çıkabilir.
-Çalışma alanı yatırım mallarıdır.
1.1.8.3.LEASİNG
Leasing yada diğer adıyla Finansal Kiralama, belirli bir süre için kiralayan ve kiracı arasında imzalanan ve üreticiden kiracı tarafından seçilip, kiralayan tarafından satın alınan bir malın, mülkiyetini kiralayanda, kullanımını ise kiracıda bırakan bir sözleşmedir. Leasing işlemi ile malın kullanım hakkı belirli bir kira ödemesi karşılığında, sözleşme belirtilen zaman kadar kiracıya bırakılmaktadır. İki tür leasing vardır, bunlar:
-Faaliyet Kiralaması: Tüketim mallarına yönelik, kısa vadeli, önceden haber vermek suretiyle feshedilebilen ve bakım-onarım gibi hizmetlerin kiralayana ait olduğu leasing türüdür.
-Finansman Kiralaması: Kiraya verenin, kiralanan mala ait tüm risk ve menfaatlerini, aynen malikmişçesine kiracıya devrettiği leasing türüdür. Orta ve uzun vadeli, önceden feshedilemeyen bir kiralama çeşitidir.
1.2.İthalatın Finansmanı
-İthalatın finansmanını ikiye ayırmak mümkündür.
• İthalat Finansmanı: İthalatçılara, malların mülkiyetini elde etmelerinden önce yapılan finansmandır.
• İthalat Sonrası Finansman: İthalatçıların, malların mülkiyetini elde etmesinden sonraki finansman ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
-İthalatın finansmanında kullanılan kaynaklara kısaca bakarsak:
1-Vesaik Mukabili İthalat: İhracatçı tarafından, malların alıcının bulunduğu yere gidine kadar geçen süre için sağlanan kredidir.
2.Akreditif Kredisi: İthalatçı tarafından, peşin ödeme yerine mallar gümrüğe ulaştığında ödeme yapılması, ithalatçıya sağlanmış bir kredi sayılabilir.
3.Banka Kabulü: Satıcı tarafından, ibraz edilen poliçenin, ithalatçının bankası tarafından kabul edilmesiyle gerçekleşir.
2.DIŞ TİCARETTE ÖDEME YÖNTEMLERİ
2.1.Açık Hesap Yöntemi(Open Account)
İler ki bölümlerde inceleyeceğimiz ”Mal Mukabili Ödeme” şekliyle benzerlik gösterir. Bu tür ödeme şekli ihracatçı açısından maksimum risk, ithalatçı açısından ise sıfır risk taşır. Bu nedenle, ithalatçı tam güvenilir değilse yada ihracatçı dış ticaret ilişkisine diğer yönlerden tamamen hakim olmadığı durumlarda, bu ödeme yöntemini tercih etmez. Dış ticarette sık kullanılan bir yöntem değildir. Aşamalarına kısaca bakacak olursak:
-Önce, ihracatçı malı gönderir ve ithalatçı malı alır.
-İthalatçı, uygun bir zamanda bankası aracılığıyla ihracatçıya malın bedelini gönderir veya malı beğenmezse geri gönderir.
-İhracatçı, bankası aracılığıyla veya posta ile sevk vesaikini ithalatçıya gönderir ve ithalatçı sevk vesaikini alır.
Bu yöntemde ihracatçının, malın bedelini alıp alamayacağı veya alacaksa ne zaman alacağı belli değildir. Çünkü ithalatçı istediği zaman malı ne sebeple olursa olsun geri gönderebilir.
2.2.Peşin Ödeme Yöntemi(Cash Payment-Advance Payment)
Peşin ödeme, ihracat bedelinin fiili ihracattan önce tahsil edildiği ödeme şekline denir. Mal mukabili ödemenin ve açık hesap yönteminin tam tersidir. İhracatçı açısından sıfır riskli, ithalatçı açısından ise en riskli yöntemdir. Ancak birçok ülke, yaptıkları çeşitli düzenlemeler ile söz konusu riski azaltıcı önlemler almışlardır.
Peşin ödeme yöntemlerine bakacak olursak:
1-Efektif Ödeme
Kasa işlemlerinde çek ve benzeri kolayca tahsil edilebilen senetler dışındaki kağıt ve madeni para ile yapılan ödemelerdir.
2-Vadeli Ödeme ve Çek
Bu şekilde gelen dövizlerin alışını yapacak olan yetkili bankalar dövizlerin hangi firma adına hangi cins ve miktarda mal için ne kadar süreyle getirildiğini ihracatın hangi firmaya yapılacağını önceden tespit etmek zorundadır.
*Peşin bedel tahsil eden Türk ihracatçının, Türk Kambiyo Mevzuatı’na göre BİR YIL içinde ihracatı yapması gerekir. Söz konusu ihracatı yapamadığı takdirde, bedeli yurt dışına geri gönderme zorunluluğu vardır.
*Peşin bedel ödeyen Türk ithalatçının 180 GÜN içinde ithalatı yapması zorunludur. Belirtilen sürede ithalatı yapamaz ise, peşin ödediği parayı yurda geri getirmek zorunluluğu vardır. Türk Kambiyo Mevzuatının bu hükmüyle amaçlanan, ülkemiz ekonomisinin her zaman ihtiyaç duyduğu döviz rezervlerinin boşa gitmesini önlemektir.
2.3.Konsinye Teslim Yöntemi(Consigments)
İhracatta kullanılan bir ödeme şeklidir. Aşamaları şu şekildedir:
-İhracatçı önce ithalatçıya malları fiyatı belli olmaksızın gönderir ve ithalatçı malları teslim alır.
-İhracatçı, malların yabancı ülkenin piyasa koşulları altında kesin satışının yapıldığının ithalatçı tarafından bildirilmesinden sonra, en geç 3 işgünü içersinde bedelin yurda getirileceğini aracı bankasına bildirir.
İthalatçı ise, kesin satıştan sonra 30 gün içinde faturayı keserek ihracatçıya göndermek zorundadır. Ayrıca, fiili ihraç tarihinden itibaren 1 yıl içinde satılmayan mallar geri iade edilmek zorundadır. Yani bir yıl içersinde kesin satışın gerçekleşmesi gerekir. Mücbir bir sebepten dolayı süre 1 yıl uzatılabilir.
Söz konusu yöntem ihracatçı açısından oldukça riskli, buna karşılık ithalatçı açısından ise sıfır risklidir. Ancak ihracatçı riski azaltmak amacıyla, ithalatçıyla ”müşterek hesap” konusunda anlaşabilir.
2.4.Mal Mukabili Ödeme Yöntemi(Cash Against Good)
İhracatçı, alıcının-ithalatçının bankasına bir talimat vererek, belirlenen ödeme vadesini taşıyan bir çek-poliçenin düzenlenmesi karşılığında vesaikin alıcıya teslim edilmesine izin verdiği ihracat yöntemidir.
İhracatçının, mal bedelini, mallar sevk vesaiki ile birlikte ithalatçının ülkesindeki varış yerine(söz konusu yer alım-satım sözleşmesinde belirtilir)ulaşıp ithalatçı tarafından görüldükten sonra tahsil ettiği ödeme yöntemidir.
Mal mukabili ödeme, peşin ödemenin tam tersi özellik taşır. Çünkü, peşin ödemede ithalatçı ihracatçıya kredi açmış gibi olurken, bu ödeme yönteminde ihracatçı ithalatçıya kredi açmış gibi olmaktadır. Bu kredi ayni kredi yani malla kredi olmaktadır. Dolayısıyla mal mukabili ödeme, ithalatçı açısından herhangi bir risk taşımazken ihracatçı açısından risklidir.
*Aşamalarına kısaca bakacak olursak:
-İhracatçı malını sevk eder
-Sevkiyata ait vesaiki doğrudan veya herhangi bir bedel tahsil edilmeksizin teslim edilmek üzere bir Banka aracılığıyla ithalatçıya gönderir.
-Vesaiki teslim alan ithalatçı bununla malları gümrükten çeker ve ihracatçı ile aralarındaki anlaşmaya göre tespit edilen süre içinde mal bedelini öder.
*Bu tip ödeme yöntemine aşağıdaki durumlarda daha sık başvurulur:
-Her iki tarafın birbirini çok iyi tanıyor olmaları ve problem çıkma ihtimalinin düşük olması.
-Satıcının, dış pazarlara yeni girmesinden dolayı pazarda tutunabilmek için başlangıçta azami tavizi göstermek zorunluluğunu hissetmesi durumunda.
-Satıcı ülkenin ekonomik ve mali koşullarının iyi olmamasından dolayı ihracatçının ödeme şekli pazarlığı yapacak kadar güçlü olmaması durumunda.
-Mevzuatın bu ödeme şeklini şart koşması durumunda.
-Alıcının satıcının bir temsilcisi veya şubesi olması durumunda.
*Türkiye’ de mal mukabili ithalat yapılması için Türk Bankaları yada Özel Finans Kurumlarının Ödeme Garantisi vermesi gerekir.
2.5.Vesaik Mukabili Ödeme Yöntemi(Cash Against Documents)
Mal Mukabili ödemeye benzer ama bazı farklılıkları vardır. En önemli fark, bu ödeme türünde tahsilatın, mal ithalatçının ülkesine varıp ithalatçı tarafından görülmüş olmasına gerek kalmaksızın vesaik karşılığında yapılmış olmasıdır.
İhracatçı firma, malları sevk ederken bankasına bir talimat vererek, karşı ülkedeki alıcının bankasının mal bedellerini tahsil etmeden vesaikin alıcıya-ithalatçıya teslim edilmemesini talimat olarak verir. İhracat bedeli ödendikten sonra gerekli belgeler alıcıya teslim edilir. Malların ithalatçı tarafından alınacağının garantisi yoktur, ithalatçı herhangi bir neden göstermeksizin alımdan vazgeçebilir.
*Vesaik Mukabili Ödemede 4 taraf bulunmaktadır, bunlar:
-Amir(İhracatçı): Sevk vesaikini, gerekli talimatla bankasına vererek işlemi başlatan taraf.
-Gönderi Bankası(İhracatçının Bankası):Amirden aldığı sevk vesaikini tahsil için ithalatçının bankasına gönderen taraf.
-Tahsil-İbraz Bankası(İthalatçının Bankası):İthalatçıyla muhatap olan, gönderi bankasından sevk vesaikinin geldiğini ithalatçıya ihbar eden ve sonra ibraz eden taraf.
-Muhatap(İthalatçı-Borçlu):Kendisine, sevk belgelerinin geldiğinin ihbar, ibraz ve tesliminin yapıldığı taraf.
*Bu ödeme yönteminin üç türü vardır, bunlar:
-Vesaik İbrazında Ödeme,
-Kabul Kredili Vesaik Mukabili Ödeme,
-Vesaikin Taahhütname Karşılığında Teslimi.
Dolayısıyla bu ödeme yönteminde ihracatçı açısından ihracat bedelinin tahsili, diğer bir deyişle ithalatçı açısından ithalat bedelinin ödenmesi yukarda ki üç şekilde gerçekleşir.
*Vesaik mukabili ödemede, aşağıdaki durumlar mevcutsa risk en alt düzeydedir.
-Alıcının çok iyi tanınması ve siparişten vazgeçmeyeceğinden emin olunması.
-Bankanın iyi seçilmesi, bedelini tahsil etmeden vesaiki teslim etmeyeceği ve bu konuda yeterince titiz davranması hususunda şüphe duyulmaması.
-İthalatçının bulunduğu ülkenin ekonomik, politik ve mali koşullarının göz önünde bulundurulması, ülkenin mevzuatı veya politikası gereği vesaik bedelinin tahsilinde engel bir durum olmadığının bilinmesi.
*Yukarıda sayılan durumlar oluştuğu taktirde, vesaik mukabili ödeme yöntemi hem risksiz hem de ucuza mal olan bir yöntem olmaktadır. Komisyon ve diğer açılardan maliyetinin düşük olması tercih edilme sebebidir.
2.6.Akreditifli Ödeme Yöntemi(Letter of Credit-L/C)
2.6.1.Akreditifin Tanımı ve Tarafları
-Kapsamı en geniş ve hem ihracatçı hem de ithalatçı açısından en garantili ödeme yöntemi Akreditifli Ödemedir. Akreditif, ithalatçı tarafından, ihracatçı firma adına açtırılan ve alıcının banka nezdinde kredisi-itibarını belgeleyen bir kredi mektubudur.
-Akreditif şartlı banka garantisi olarak da değerlendirilebilir. İthalatçıya açılan bir banka kredisidir. Burada banka ithalatçıya kefil olmaktadır. İşte bu nokta, akreditifli ödemeyi vesaik mukabili ödemeden ayırır. Çünkü vesaik mukabili ödemede ithalatçının bankasının ithalatçıya kefil olması zorunluluğu yok iken, akreditifte ithalatçının bankası ithalatçı yerine ödeme yapar. Burada, ithalatçının bankası ithalatçıya kefil olurken aslında ona kredi vermektedir. Çünkü ithalatçı adına ödeme yapması demek aynı zamanda ithalatçıya borç para vermiş olması demektir. İthalatçının bankası, ithalatçıya kefil olurken ithalatçıya bir ”gayri-nakdi kredi” hesabı açar. Akreditif işlemi bittikten sonra ithalatçı bankaya borcunu ödediği zaman, banka bu hesabı kapatır. ”Letter of Credit” deyimindeki Credit kelimesi bu anlatılanlara istinaden konulmuştur.
*Akreditifli ödemede genel olarak 4 taraf bulunur, bunlar:
1.Akreditif Amiri-İthalatçı: Akreditifi açar, akreditif emrini verir.
2.Amir Banka-İthalatçının Bankası: Akreditifi açan ithalatçının bankasıdır. Söz konusu firmanın kendi nezdinde kredisi olduğunu ihracatçıya bildirir.
3.Muhabir Banka-İhracatçının Bankası: Akreditif açıldığını ihracatçıya ihbar eder.
4.İhracatçı-Lehdar: Üzerine akreditif açılan taraf, satıcıdır.
Bu 4 taraf akreditifin oluşması için olmazsa olmaz derecesinde önem taşırlar. Bunların dışında akreditifte her zaman bulunmayan çeşitli başka taraflarda vardır. Bunlar:
-Teyit Bankası,
-İştira Bankası,
-Rambursman Bankası: Alıcı firmanın ödeme ajanıdır. Yani alıcı firma akreditif işlemlerini başka ödeme işlemlerini başka bankaya yaptırmaktadır.
2.6.2.Akreditifin İşleyiş Süreci
Akreditifli ödeme yönteminin işleyişi aşağıdaki gibidir:
-İthalatçı firma bankadan ihracatçı banka lehine bir akreditif açmasını talep eder.
-Muhabir banka akreditifi ihracatçıya bildirir.
-İhracatçı firma malları ithalatçıya gönderir.
-İhracatçı firma malları sevk ettiğine dair belgeleri kendi bankasına verir.
-*Akreditif teyitli ise, ihracatçı firma mal bedelini kendi bankasından alır.
-İhracatçının bankası belgeleri ithalatçının bankasına iletir.
-İthalatçı bankası mal bedelinin tamamını (veya kalanını) tahsil ettikten veya akreditifteki ödeme şekline göre gerekli işlemler yapıldıktan sonra belgeleri ithalatçı firmaya ciro eder.
-İthalatçı firma bu belgelerle malı gümrükten çeker.
2.6.3.Akreditif Çeşitleri
2.6.3.1.Geri Dönülebilir Akreditif(Revocable L/C)
İthalatçıya siparişten her an vazgeçme imkanı tanır. İhracatçı için oldukça risklidir. Çok sık rastlanmayan bir akreditif türüdür.
2.6.3.2.Geri Dönülemez Akreditif(Irrevocable L/C)
Akreditif kesin taahhüt niteliği taşır. Söz konusu taahhüt akreditif taraflarının tamamının onayıyla değişebilir yada iptal edilebilir. Eğer bir akreditifin üstünde revocable yada irrevocable olup olmadığına dair bir ibare yoksa, söz konusu akreditif ICC-500’e göre ırrevocable sayılmaktadır.
2.6.3.3.Geri Dönülemez Teyitli Akreditif(Irrevocable Confirmed L/C)
Satıcının ülkesindeki teyit bankasının akreditife, amir bankanın talebi üzerine onun ödeme taahhüdüne ilaveten kendi taahhüdünü eklediği akreditif şeklidir.
Satıcı böylece kendi rızası olmadan tadil ve iptal edilemeyecek akreditif için vade dahilinde şartlara uygun belgeleri ibraz ettiğinde ülkesindeki bankanın akreditifi teyit etmesi dolayısıyla vesaik bedelinin kendisine ödeneceği konusunda kesin güvence içindedir.
Bu akreditif teyit bankasının alacağı yüksek teyit komisyonu dolayısıyla pahalı bir akreditif şeklidir.
2.6.3.4.Devredilebilir Akreditif(Transferable L/C)
İhracatçının zorunlu bir nedenle malları sevk edememesi durumunda akreditifin aynı yada farklı koşullarda bir başka firmaya devredilmesine olanak tanıtan akreditif türüdür. Akreditif sadece bir kez devredilebilir.
2.6.3.5.Rotatif Akreditif(Revolving L/C)
Bir malın, aynı alıcıya yıl içersinde düzenli partiler halinde sevk edilmesi durumumda, alıcı firmanın talimatına dayalı olarak aksine bir talimat olmaksızın banka tarafından belirli aralıklar ile açılan akreditif türüdür.
2.6.3.6.Bölünebilir Akreditif(Dividible L/C)
Büyük bir parti siparişin alınması durumunda eğer firma siparişi tek başına karşılayabilecek kapasiteye sahip değilse, akreditifin birden fazla firmaya paylaştırılmasına olanak tanıyan akreditif türüdür.
2.6.3.7.Red-Clause Akreditif
Bu akreditif ihracatçı firmaya sevk öncesinde mal bedellerinin belirli bir yüzdesi kadar avans kullanma imkanı verir. Prefinansman ile benzerlik gösterir. Maliyet sıfırdır.
2.6.3.8.Green-Clause Akreditif
İhracatçının malları hazırladıktan sonra, sevk etmeden bir depoya alıcı adına bloke ederek düzenlettiği depo makbuzunu bankaya sunarak, belirli miktar avans kullanmasına imkan sağlayan akreditif türüdür.
2.6.3.9.Stand-By Akreditif
İhracatçı tarafından açtırılan tek akreditiftir.
İhracatçının büyük uluslararası ihalelerde ”yeterlilik belgesi” yada ”referans mektubu” gibi kullandığı, ihracatçı tarafından bankasına talimat vererek açtırılan akreditif türüdür.
 |
|
|
0
|
TiaMaT |
753 |
24.05.2008 - 09:48:38 Son İleti: TiaMaT |
1.GİRİŞ
2.AB ORTAK TARIM POLİTİKALARI VE TEMEL İLKELER
2.1 Avrupa Birliği’nde Ortak Tarım Politikası Fikrinin Oluşumu
2.2 Ortak Tarım Politikası Araçları
2.2.1 Fiyat Destekleri
2.2.2 Arz Kontrolleri
2.2.3 Doğrudan Gelir Desteği
2.2.4 Sınır Önlemleri
2.3 Ortak Tarım Politikasında Pazar Ve Fiyat Mekanizması
2.3.1 Hedef ve Müdahale Fiyat
2.3.2.Eşik Fiyat ,İthalat Kesintileri ve İhracat Teşvik Primleri
2.4.Ortak Tarım Politikasının Finansmanı
2.5. Ortak Tarım Politikasının Genel Olarak Değerlendirilmesi
3. Türkiye Bugünkü Tarımsal Yapısıyla AB Üye Olabilir Mi?
3.1Türkiye ile AB tarım politikaları çok farklı mı?
3.2.Desteklemede Türkiye AB ile zıt politika uyguluyor mu?
3.3.Türk Tarımının Ortak Tarım Politikasına Uyumu
3.4. Tarım Politikasının Hedefleri
|
|
|